HALİÇ'E MİCHELANGELO KÖPRÜSÜ
Fransız yazar Mathias Enard yeni romanında vaktiyle Haliç'e bir köprü yapması için İstanbul'a davet edilen Michelangelo'nun İstanbul'da geçirdiği 90 günü anlattı

23 Mayıs 2011 Pazartesi 19:00
İSTANBUL- Fransız yazar Mathias Enard yeni romanında vaktiyle Haliç'e bir köprü yapması için İstanbul'a davet edilen Rönesans'ın büyük sanatçısı Michelangelo'nun İstanbul'da geçirdiği 90 günü anlattı. Enard, 'Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara' adlı romanı vesilesiyle İstanbul'daydı.
Rönesans'ın büyük ismi Leonardo Da Vinci, 1502'de Sultan II. Bayezid'e Haliç'e yapılması için bir köprü projesi teklif eder. Proje kabul görmez ve zamanın diğer önemli ismi; mimar, ressam, heykeltıraş Michelangelo'ya yeni bir teklif götürülür; İstanbul'a gelip köprüyü çizerek tasarlaması ve yapım aşamasının ilk ayında kalması için... Karşılığında Papa'dan aldığından çok daha fazla para teklif edilmiştir. 13 Mayıs 1506'da İstanbul'a ayak basar Michelangelo. Üç ay kalır, projesini Sultan'a beğendirmeyi başarır ve yurduna döndüğünde inşa ettiği birçok yapıda İstanbul'da gördüklerinden yararlanır... Hikayenin önemli bir diğer parçası da burada yaşadığı acılı aşktır...
Fransız yazar Mathias Enard, bu hikayeyi anlattığı kitabı 'Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara' ile geçen yıl Fransa'nın prestijli edebiyat ödülü Goncourt des Lyceens'i kazandı. Kitabı önceki günlerde Can Yayınları tarafından Türkçe'ye çevrilen Enard, bu vesileyle İstanbul'daydı. Kitabı için geniş bir arşiv çalışması yürüten yazara hikayesindeki gerçeğin nerede başlayıp nerede fanteziye karıştığını, Haliç'in köprülerini, Osmanlı Sultanlarını sorduk.
İSTANBUL'A GELMİŞ OLMA İHTİMALİ KÜÇÜK
- Michelangelo'nun İstanbul günlerini yazmaya nasıl başladınız?
Bu fikir 2005'te aklıma gelmişti. Aslında tamamen tesadüf sonucu, bir Michelangelo biyografisi okuyordum ve bir satırında Sultan II. Bayezid'in onu İstanbul'a davet ettiğini gördüm. O an da bunun bir hikaye için çok iyi bir çıkış noktası olacağını düşündüm.
- Ne kadarı gerçek, ne kadarı efsane acaba yazdığınız hikayenin?
Sultan Bayezid'in Haliç'e köprü yapması için onu davet etmesi gerçek ama onun bu davete nasıl cevap verdiği belirsiz. Gelmiş olma ihtimali var ama çok küçük bir ihtimal.
- Özgün bir anlatım diliniz var; hem hikayenin içinden hem de dışarıdan biri olarak anlatıyorsunuz. Goncourt des Lyceens ödülüne bu nedenle mi değer görüldünüz?
Evet, kitabın hem içinde, hem dışındayım anlatırken; anlatıcının da, Michelangelo'nun da diğer karakterlerin de sesi var. Dolayısıyla diğer anlatım biçimlerine göre daha şiirsel olabiliyor bazı yerler. Ödül de bu şiirsellik kısmı nedeniyle verildi.
- Kitabınızda İstanbul'a gelmesinin bir nedeni olarak Papa tarafından hor görülmesini gösteriyorsunuz. Papa'yla neden arası iyi değildi?
Papa, Raffaello gibi o zamanın ressamlarının kendisine söylediklerini yapıyordu aslında. O ressamlar da Michelangelo'yu kendilerine rakip görüyor, kendilerinin yerini alabileceğini düşünüyorlardı.
DAHİ, PARAGÖZ VE İLK BAĞIMSIZ SANATÇI...
- Michelangelo ile Da Vinci arasında da bir gerilim hissediliyor...
Evet, bu bilinen bir gerçek. Birbirlerinin en büyük rakibiydiler ama daha çok Michelangelo'nun diğerine öfke duyduğunu söyleyebiliriz. Kendisi Da Vinci'den 20 yaş küçük ve onun heykel sanatını küçümsediğini biliyor. Bunu kendisine yönelik bir hakaret biçiminde algılıyor.
- Kitabınızda Michelangelo'yu bencil, çıkarcı, paragöz, cimri biri gibi anlatmışsınız. Kişiliği böyle miydi?
Çağdaşları benim yazdığım biçimde tasvir ediyorlar. Kendi yazdığı mektuplarda da karakterinin bahsettiğiniz yanlarını görmek mümkün. Ben de fazla değiştirmeden yansıtmayı tercih ettim.
- Sanatçıların bağımsızlığının o zamanlarda kolay olmadığını biliyoruz ama Michelangelo başına buyruk biriymiş anlaşılan...
Özellikle ilerleyen yaşlarında gerçekten özgür davranan ilk sanatçı olduğunu söyleyebiliriz. Alacağı işlere, ne yapacağına tamamen kendisi karar veriyor. Son zamanlarında Floransa'ya dönmesi için yalvarıyorlar ama o Roma'da kalıyor. Kralın teklif ettiği onca paraya rağmen... Ölümünün ardından Floransa'ya getiriliyor.
- O kadar da paragöz değilmiş...
Hayır, tam tersi paraya çok düşkün. Reddetmesinin nedeni zaten artık çok fazla para kazanmış olması.
- Kitabınızda Osmanlı arşivlerinde, Michelangelo'nun Haliç'e inşa edeceği bir köprü projesinin bulunduğunu not düşmüşsünüz...
Arşivlerdeki araştırmalarım sırasında öyle küçük bir desen gördüm. Onu Michelangelo'ya bağlayan benim.
- Bu yönde bir fikir veriyor muydu o desen? Nasıl canlandırdınız Michelangelo'nun köprü projesini?
Da Vinci'nin Bayezid'e sunup kabul edilmeyen projesi, o dönem için gerçekleştirilmesi imkansız bir projeydi zaten. Mimar gibi değil, mühendis gibi düşünüyordu. Büyük ihtimalle köprü projesini çizerken Haliç'in uzunluğunu da bilmiyordu. Bilseydi o tarz bir projeyi teklif etmezdi. Ama Michelangelo mimardı ve gerçekten bir köprü projesi çizmiş olsaydı klasik çizgilere sahip bir köprü tasarlardı. Onun fikirlerinden yola çıkarak öğrencilerinin hayata geçirdiği köprü projeleri vardır. Dolayısıyla onun nasıl bir köprü tasarlayacağı hakkında yeterince ipucu var.
HALİÇ'E MICHELANGELO KÖPRÜSÜ YAKIŞIR
- Sultan II. Bayezid'in kendi mimarları, mühendisleri varken neden Michelangelo'ya teklif götürüyor?
Bayezid'in büyük mimarları vardı, buna karşın Michelangelo'nun yapmasını istemesinin nedeni hakkında bilgi yok, tamamıyla gizem. Hikayenin çekici yanı da bu zaten.
- Fatih Sultan Mehmet'in Batı kültürüne ilgi gösterdiği çok söylenir. Sultan II. Bayezid için de bu geçerli olabilir mi?
Hayat hikayesi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet'in Batı hayranı olduğu söylenir ama bana mantıklı gelmiyor. Osmanlı zaten Akdeniz'de ve dünyada büyük bir güç. İktidarın, görkemin, sistemin kendisi. 'Batı düşüncesi' de o zamanlarda henüz yerleşmemiş. Böyle bir ortamda hayranlık duyması için bir neden yok. Aynı durum onun oğlu Bayezid için de geçerli.
- Birkaç yıldan beridir Haliç'e, Eyüp ile Sütlüce arasına Da Vinci köprüsünün yapılmasının planlandığı konuşuluyor. Duymuş muydunuz?
Haliç'te böyle bir köprü görmek heyecan verici olabilir ama kendi adıma Michelangelo'nun köprüsünü görmeyi tercih ederim.
Herkes 'kanal'ı soruyor
- İstanbul'a yapılacak büyük 'kanal' projesini duydunuz mu?
Evet, geldiğimden beri herkes onun hakkındaki fikrimi sordu.
- Nasıl cevaplıyorsunuz?
İstanbul'un bir adaya dönüştürülmesi düşüncesini heyecan verici bulduğumu söyleyip espri yapıyorum. Bir Fransız için kanallar sembolik düzeyde önemli bir şeydir zaten; Panama ve Süveyş kanallarını inşa eden Fransızlardır. Belki bu kanalı inşa etmek için de Fransızları çağırırsınız. O kanalın üzerine köprüler de yapmak gerekecek. O zaman Da Vinci'ninkine benzer bir köprü de inşa edilebilir, hatta birkaç tane...
- Fransızlığınızı bir kenara bırakırsanız ne söylersiniz?
Boğaz da kanal da bir yoldur sonuçta; çok kullanılan ve tehlikeli olan bir yol varsa, bu yolun yoğunluğunu azaltmak için şehrin etrafından dolanan başka bir yol yaparsınız. Boğaz'daki gemi trafiği, kirlilik, olası bir gemi kazasından korunmak için bir çözüm sunabilir. Asıl önemli soru bunun bir öncelik olup olmadığıdır. Her şey politik seçimlerle ilgili... Uzun vadeli ve pahalıya mal olacak bir proje olduğu çok açık, bu kanaldan önce yapılması gereken başka şeyler var mı, yok mu onu İstanbullulara sormak lazım.
EYÜP TATLIPINAR
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.