HALEP'İN ARMASI, 95 YILDA GELDİ
Çanakkale Savaşları sırasında Akbaş Limanı'nda batırılan şehir hatları vapuru Halep'in arması, 95 yıl sonra Türkiye'ye getirildi.

30 Mart 2010 Salı 09:00
ANTALYA -Çanakkale Savaşları sırasında Osmanlı ordusunun ikmal üssü Akbaş Limanı'nda batırılan şehir hatları vapuru Halep'in arması, 95 yıl sonra araştırmacı Selçuk Kolay'ın girişimleri sonucu Türkiye'ye getirildi. Arma, İstanbul Deniz Müzesi'nde sergilenmeye başladı.
Yapımcılığını ve yönetmenliğini Erhan Cerrahoğlu, görüntü yönetmenliğini, AA Kaş muhabiri Cumhur Ayar'ın yaptığı "Çanakkale Geçildi mi?" adlı belgeselin çekimleri, önemli bir tarih varlığının Türkiye'ye dönmesine aracılık etti. 
Cumhur Ayar, belgeselde 1. Dünya Savaşı sırasında Akbaş Limanı'nda demirli Halep Vapuru'nu batıran ve 200 Türk askerinin şehit düşmesine neden olan, İngilizlerin E-11 denizaltısının ele alındığını kaydetti.
Bu belgeselin çekimleri için İskoçya'ya gittiklerini ve geminin kaptanı Martin Nasmith'in evini ziyaret ettiklerini anlatan Ayar, belgeselde kendilerine danışmanlık yapan Selçuk Kolay'ın evde E-11 tarafından batırılan Halep Vapuru'na ait armayı görünce şaşırdığını vurguladı.
Selçuk Kolay'ın, Martin Nasmith'in oğlu Prof. James Nasmith ve torunu Duncan Dunbar Nasmith ile görüşerek armanın Türkiye'ye geri verilmesinin önemini anlattığını kaydeden Ayar, "Nasmith'in oğlu ve torunu, savaş sonrasında bölgeye envanter çıkarmak için gelen bir İngiliz askerinin armayı sökerek E-11 denizaltısının kaptanı Martin Nasmith'e anı olarak gönderdiğini anlattılar. Daha sonra Halep Vapuru ve şehitlerimizin hikayesini dinleyince armayı Türkiye'ye teslim etmek istediklerini söylediler" dedi.
Cumhur Ayar, ailenin verdiği armanın İstanbul Deniz Müzesi'ne teslim edildiğini, Deniz Müzesi restoratörleri tarafından orijinal haline döndürüldüğünü ve 18 Marttan itibaren de sergilenmeye başladığını kaydetti.
Ayar, armayı teslim etmek için Türkiye'ye gelen Martin Nasmith'in oğlu Prof. James Nasmith ve torunu Duncan Dunbar Nasmith'in Çanakkale'de, Halep Vapuru'nda şehit düşen askerlerin yattığı Akbaş Şehitliği'ni ziyaret ettiğini de sözlerine ekledi.
3 Kasım 1914 Osmanlı Devleti için son büyük savaşına başladığı gündü. İtilaf devletleri donanması Akdeniz'den İstanbul'u ele geçirmek için harekete geçerken, Almanların desteğini alan Osmanlı, Çanakkale'de büyük bir savunma hazırlığına girişmişti. Bedeli ne kadar ağır olursa olsun, itilaf devletleri donanmasının Çanakkale Boğazı'ndan geçmesi engellenecekti.
Bölgeye asker ve mühimmat sevk etmek için kullanılabilecek en kolay ve güvenli yol Marmara Denizi'ydi. Bu amaçla, seferberlik ilan edilmiş ve Türk sularındaki bütün deniz taşıtlarına el konulmuştu. Askeri gemilerin yanı sıra Marmara'nın hırçın sularında İstanbul'dan ve Mudanya'dan sevkiyat yapabilecek tüm sivil gemiler, asker ve mühimmat sevkiyatıyla görevlendirilmişti.
O günkü adı Şirket-i Hayriye olan şehir hatları gemileri büyük önem taşıyordu. Bu gemilerin içinde, 1881 yapımı 110 metre uzunluğundaki Halep Vapuru da vardı. İtilaf Devletleri Çanakkale cephesinde ummadıkları bir direnişle karşılaşmıştı. Yaşanan büyük kayıplar İstanbul'a karadan ilerlemenin mümkün olmadığını gösteriyordu.
Çanakkale direnişini kırmanın tek yolu, ittifak kuvvetlerinin ikmal yollarını kesmek ve ordunun moralini bozmaktı. Bu iş için en uygunu Kuzey Denizi'ndeki savaşta başarısını kanıtlayan sinsi bir silahtı. Denizaltılar, Boğaz'ı alttan geçerek Marmara'ya girmeliydi. Birkaç başarısız denemenin ardından bu tehlikeli görevi ilk başaran Avustralya'nın AE2 denizaltısıydı.
Mürettebat, tek bir gemi batıramadan yakalanmış ve denizaltı sulara gömülmüştü. Ancak AE2'nin keşfettiği rota, boğazın geçiş yolunu itilaf kuvvetlerine göstermişti. 19 Mayıs 1915 günü Yüzbaşı Martin Eric Dunbar Nasmith komutasındaki İngiliz E-11 denizaltısı bu yolu izleyerek Marmara'ya girdi.
Vakit kaybetmeden İstanbul'a seyir eden Nasmith, burada ilk gemisini batırdıktan sonra, Marmara sularında yöneldi. E-11'in bu sulardaki macerası sonraki 7 ayda 96 gün devam edecek ve denizaltı bu süre içinde içlerinde Osmanlı Donanması'nın en önemli savaş gemilerinden biri olan Barbaros Hayrettin Zırhlısı'nın da bulunduğu 94 gemiyi batıracaktı.
E-11'in Marmara'daki gerçekleştirdiği operasyonlar, müttefikleri alarma geçirmişti. Marmara Denizi E-11'e karşı kuleler ve zeplinlerle gözetleniyor, devriye gezen gemiler ve deniz uçakları denizaltıyı tespit etmeye çabalıyordu. Bu gerilimli ortamda, askeri hedeflere karşı elindeki tüm imkanlarla saldıran Yüzbaşı Nasmith, cepheye erzak ve mühimmat taşıyan sivil gemileri de durduruyor ancak gemiyi, sivil mürettebatı tahliye ettikten sonra batırmaya özen gösteriyordu.
Akbaş Limanı, muharebeler boyunca müttefiklerin temel ikmal üssüydü. Marmara'dan gemilerle gelen cephane ve erzak buradan cepheye naklediliyor, cepheden gelen yaralılar gemilerle İstanbul'da kurulan hastanelere gönderiliyordu. 25 Ağustos 1915 sabahı, liman yine hareketliydi. Gece boyunca cepheden gelen yaralı askerlerden 200'ü limanda bağlı olan Halep Vapuru'na yerleştirilmiş, vapur seyir için hazırlanmıştı. Ancak saat 07.20 sıralarında E-11 denizaltısının liman çevresinde devriye gezen Gunbot'a saldırması ile ortam hareketlenmişti. Gunbot ve bir destroyer denizaltıyı uzaklaştırmak için ateş ederken, limanda demirli üç vapuru gören Kaptan Nasmith aceleyle son bir saldırıya girişmişti.
Kaptan Nasmith, E-11'in seyir defterinde de o günü anlattı:
"Periskoptan limanda bağlı üç vapur görüyordum. Bunlardan yakınımızda olanı Kızılay amblemleri ile boyanmış bir hastane vapuruydu. Ona saldırmaktan hemen vazgeçip, diğer vapura yöneldim ve torpidoyu ateşledim. Üzerinde hiçbir işaret bulunmayan bu vapur muhtemelen cephane taşıyordu. Ön kısmından isabet alan vapur batmaya başladı."
Ancak Kaptan Nasmith yanılmıştı. Cepheden o gece gelen yaralılar öylesine çoktu ki 200 kadarı Halep Vapuru'na bindirilmiş ancak vapurun üzerine Kızılay bayrağı asılamamıştı. Ne yazık ki, bu yaralılar batmakta olan gemiden kurtulmayı başaramadı.
Şehit askerler gemiden çıkarılıp Akbaş Limanı'na defnedildi ve burada bir şehitlik yapıldı.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.