05 Ekim 2026
  • İstanbul14°C▼
  • Ankara9°C
  • Antalya16°C

GEZGİN GÖSTERİŞ DEĞİL, ÖZGÜN DENEYİM İSTİYOR!

Brüksel’de düzenlenen Euronews Travel & Tourism Summit 2026’da konuşan Michelin Rehberi Oteller İş Geliştirme Direktörü Marie-France Perrel, yeni nesil lüks seyahatin kodlarını anlattı.

Gezgin gösteriş değil, özgün deneyim istiyor!

04 Ekim 2026 Pazar 14:00

BRÜKSEL - Michelin Rehberi Oteller İş Geliştirme Direktörü Marie-France Perrel, Brüksel’de düzenlenen Euronews Travel & Tourism Summit 2026’da günümüz gezgininin gösterişten çok özgün deneyim peşinde olduğunu belirterek, “Lüks artık banyodaki mermer miktarıyla tanımlanmıyor” dedi. Michelin’in 2026 seçkisinde ise 79 destinasyonda 2 bin 832 otel Michelin Key ile öne çıktı.

Lüks seyahat anlayışı hızla değişiyor. Bir dönem görkemli oteller, ihtişamlı lobiler, geniş odalar ve pahalı malzemelerle özdeşleştirilen lüks konaklama, günümüzde gastronomiden wellness’a, kişiselleştirilmiş hizmetten destinasyonun ruhunu hissetmeye kadar uzanan çok daha kapsamlı bir deneyime dönüşüyor.

Brüksel’de düzenlenen Euronews Travel & Tourism Summit 2026’da konuşan Michelin Rehberi Oteller İş Geliştirme Direktörü Marie-France Perrel, yeni nesil lüks seyahatin kodlarını anlattı.

Perrel, “Bugün lüks, geçmiştekinden tamamen farklı. Artık aklımızdaki ihtişam standartlarıyla ilgili değil. Bir banyodaki mermer miktarı ya da bir tesisteki oda sayısıyla tanımlanmıyor” ifadelerini kullandı.

euronews-travel--tourism-summit-2026’da-.jpgGezgin artık bulunduğu yeri hissetmek istiyor

Perrel’e göre yeni nesil gezginler, konakladıkları tesisin bulunduğu destinasyonla güçlü bir ilişki kurmasını istiyor. Yerel kültür, mimari, gastronomi ve çevreyle bütünleşen oteller giderek daha fazla tercih ediliyor.

Bu nedenle lüks konaklama artık yalnızca otel odasından ibaret değil. Perrel, otel, gastronomi, wellness, hizmet anlayışı ve destinasyonun birlikte oluşturduğu yapıyı bir “ekosistem” olarak tanımlıyor.

Gastronomi seyahatin merkezine yerleşti

Lüks turizmdeki dönüşümün en önemli unsurlarından biri gastronomi oldu.

Michelin’in verileri, özellikle Kuzey Avrupa’da otel arayan kullanıcıların aynı internet oturumu içerisinde yakın çevredeki restoranları da araştırdığını ortaya koyuyor. Bu durum, konaklama ve gastronominin gezginlerin gözünde artık iki ayrı ürün olmaktan çıkarak tek bir seyahat deneyimine dönüştüğünü gösteriyor.

Perrel, “Eskiden bunlar iki ayrı deneyim olarak yaşanıyordu. Şimdi ise tek bir deneyim olarak algılandığını görüyoruz” dedi.

Bir pizza için bile seyahate çıkıyorlar

Turizmde dikkat çeken yeni eğilimlerden biri de belirli bir yemek veya mutfağı deneyimlemek amacıyla gerçekleştirilen seyahatler.

Gezginler artık gastronomi turlarına katılmak, televizyonda veya sosyal medyada gördükleri bir yemeği yerinde tatmak ya da belirli bir restoranı deneyimlemek için destinasyon seçebiliyor.

Perrel, insanların “gerçek pizzayı” yerinde tatmak gibi belirli gastronomik deneyimlerin peşinden seyahat ettiğini vurgulayarak, yemeğin günümüzde seyahatin çok önemli bir bileşeni haline geldiğini söyledi.

euronews-travel--tourism-summit-2026’da--001.jpgMichelin Key otelleri öne çıkarıyor

Michelin’in seyahat dünyasıyla ilişkisi 1900 yılına kadar uzanıyor. İlk Michelin Rehberi, Fransa’da sürücüleri seyahate teşvik etmek amacıyla yayımlandı ve yolculuk sırasında nerede yemek yenileceği ve nerede konaklanacağı gibi bilgiler sundu.

Michelin, restoranlara yıldız vermeye 1926 yılında başladı.

Şirket, otel dünyasında ise 2024 yılında “Michelin Key” sistemini hayata geçirdi. Sistem, sıra dışı konaklama deneyimleri sunan otelleri özel bir değerlendirme metodolojisiyle sınıflandırıyor.

2 bin 832 otel Michelin Key aldı

Michelin’in 2026 küresel seçkisinde 79 destinasyonda toplam 2 bin 832 Michelin Key otel bulunuyor.

Bunların 2 bin 20’si bir Michelin Key, 657’si iki Michelin Key ve 155’i üç Michelin Key sahibi.

2026 seçkisinde 470 otel listeye ilk kez girerken, 18 otel de ilk kez üç Michelin Key seviyesine yükseldi.

Michelin sisteminde bir anahtar “çok özel bir konaklama”, iki anahtar “olağanüstü bir konaklama”, üç anahtar ise olağanüstü özelliklere sahip, seyahat etmeye başlı başına değecek en üst düzey konaklama deneyimini ifade ediyor.

Perrel, üç Michelin Key seviyesini “İnsanın hayatında bir kez yaşayabileceği türden bir seyahat” sözleriyle tanımladı.

Lüksün artık tek bir formülü yok

Michelin’in otel seçkisinde tarihi saray otellerinden küçük bağımsız butik otellere, doğayla bütünleşen tesislerden inziva otellerine kadar oldukça farklı konaklama modelleri bulunuyor.

Perrel’e göre bu çeşitlilik, lüks seyahatte yaşanan dönüşümün en önemli göstergelerinden biri.

“En sevdiğim yanı, birbirinin aynısı otellerden oluşmaması” diyen Perrel, lüksün artık tek bir biçimde ortaya çıkmadığını ve çok geniş bir yelpazeye yayıldığını vurguladı.

Önce destinasyonu değil, oteli seçin

Perrel’in gezginlere verdiği tavsiye ise alışılmış seyahat planlama yöntemini tersine çevirmek.

Gezginlerin önce ülke veya şehir seçip ardından otel araması yerine, kendilerine gerçekten hitap eden bir oteli bulup seyahatlerini o tesisin bulunduğu destinasyona göre planlamalarını öneriyor.

Perrel, “Bir sonraki seyahatinizi farklı bir açıdan düşünün. Önce destinasyonu seçmek yerine önce oteli seçin. Size hitap eden bir otel bulun ve ardından o yere gidin” dedi.

Bu yaklaşım, lüks turizmin geldiği yeni noktayı da özetliyor: Artık önemli olan yalnızca nereye gidildiği veya ne kadar pahalı bir otelde kalındığı değil; seyahatin nasıl bir hikâyeye ve deneyime dönüştüğü.

Alternatif, daha güçlü bir haber başlığı da “Lüks turizmde ezber bozuldu: Gezgin artık oda değil, hikâye satın alıyor” olabilir.

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA