05 Ekim 2026
  • İstanbul12°C▼
  • Ankara6°C
  • Antalya16°C

GEMİCİLİKTE DÜNYANIN MERKEZİYİZ

Türkiye Tuzla. Pendik ve Aliağa'nın gemiler, nehir-kanal ve kıyı tekneleri, megayatlar ve sahil güvenlik botları üretiminde dünyanın merkezi olabilir.

Gemicilikte dünyanın merkeziyiz

01 Kasım 2010 Pazartesi 09:00

HAMBURG - İlki geçen yıl yapılan ve dünya gemi inşa sektörünün en önemli fuarı olarak kabul edilen Hamburg Messe SMM'nin uluslararası nitelik taşıyan ihtisas fuarının ikincisi bu yıl 26-28 Ocak 2011 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından da desteklenen fuar, dünya gemi inşa sektörünün uzmanlarını, sektörün kilit oyuncularını ve karar vericilerini bir araya getirip sektörün bölgedeki geleceğini şekillendiren bir platform oluşturmayı amaçlıyor.

Türkiye'yi orta vadede yeniden dünya gemi sanayinin ve tersaneciliğinin merkezi haline getirme çabaları hız kazanıyor. Gemi yapımı ve tersaneciliğin kuzeyin soğuk ve nemli ikliminden Türkiye gibi ılıman iklimlere kaydığını savunan uzmanlar, Tuzla'nın yanı sıra Pendik bölgesinin ve Aliağa'nın özellikle orta hacimli gemiler, nehir-kanal ve kıyı tekneleri, mega yatlar ve sahil güvenlik botları üretiminde dünya çapında bir merkez olabileceği belirtiliyor.
Bu amaç doğrultusunda ilki geçen yıl yapılan ve dünya gemi inşa sektörünün en önemli fuarı olarak kabul edilen Hamburg Messe SMM'nin uluslar arası nitelik taşıyan ihtisas fuarının ikincisi bu yıl 26-28 Ocak 2011 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. Hamburg Messe ve ortağı Goca Fuar Kongre ve Sergi Hizmetleri tarafından 2009'da ilki gerçekleştirilen ve 30 ülkeden 150 katılımcının yer aldığı ve 65 ülkeden 4000'e yakın ziyaretçinin gezdiği SMM İstanbul 2011 fuarı dünya gemi sanayinin önde gelen temsilcilerini bir araya getirmeyi hedefliyor. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı da fuarı destekliyor. Dünyanın en büyük denizcilik fuarı olarak kabul edilen Hamburg Messe SMM İstanbul fuarı dünya gemi inşa sektörünün uzmanlarını, sektörün kilit oyuncularını ve karar vericilerini bir araya getirip sektörün bölgedeki geleceğini şekillendiren bir platform oluşturmayı amaçlıyor.

-"KRİZ SONRASI BEKLENTİLER YÜKSELMİŞ DURUMDA"-

Hamburg Messe'nin ortağı Goca Fuar Kongre ve Sergi Hizmetleri Şirketi Genel Müdürü, Fatih Goca, SMM 2011'in hedeflerini şöyle dile getirdi:
"Gemi İnşa ve Sanayi sektörü küresel ekonomik krizden 2008 yılı sonu itibari ile etkilenmeye başlayan ve son günlerde krizin yarattığı karabulutları aralayarak çok ağır da olsa toparlanma içerisine girmiş durumda. Fuar krizin ardından sektörümüzün beklentilerinin de yüksek olduğu bir dönemde yapılıyor. Sektörün lider platformu olan SMM İstanbul olarak, Türk üreticilerine yeni pazarlar yaratmak adına çok önemli bir misyonumuz olduğu bilinci ile hareket ediyoruz"
SMM İstanbul 2011 etkinlik programının ana başlığını "Gelecekte ne olacak? Çıkış nerede?" olarak belirlediklerini aktaran Fatih Goca, "Bu anlamda SMM İstanbul 2011, niş pazarları belirleyip rotasını ona göre yeniden çizmiş ve tam yol ileri demiştir. Açık Deniz Platformları (Rüzgar enerjisi ve petrol gibi), Çevreci çalışmalar (green shipping) Yolcu gemileri, LPD taşıyan gemiler, Hızlı yolcu gemileri, Nehir gemileri ve vapurlar, Megayat üreticileri, Filo Destek gemileri, Askeri deniz araçlarından edinilmiş tecrübeyi sivil özel amaçlı deniz araçlarının yapımında kullanmak gibi çeşitli niş pazarlar üzerine yoğunlaşıyoruz.
T.C. Başbakanlık, Denizcilik Müsteşarlığı ve T.C. Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayi Müsteşarlığından da 2011 SMM İstanbul için tam destek aldık" dedi.

-"TÜRKİYE BÖLGENİN TERSANESİ OLABİLİR"-

Fatih Goca, Türkiye'nin gemi sanayinde orta vadede çok önemli bir oyuncu olabileceğine dikkat çekerek, "Dünyada artık yeşil ve çevreci gemilere talep daha artıyor. Eski teknolojideki gemiler başta Avrupa olmak üzere birçok önemli limana giremiyor. Yeni ve çevreci gemilerin dönemi başlıyor. Türkiye olarak biz de bu pazar trendine uymak durumundayız. Rusya'da Karadeniz ve Hazar bölgesinde, hatta İran'da gemiler eskimiş durumda. Bölgedeki gemilerin yüzde 80'i 25 yaşın üstünde. Bunlar ya hurdaya alınacaklar ya da yenilenecekler. Türkiye mevcut tersane yapısıyla tüm bu bölgenin gemilerini yenilenmesinde önemli bir rol oynayabilir. Gemi yapımı kadar söküm ve tamirat işinde de iddiamızı artırabiliriz. Türkiye deniz ticaretinin ve petrol trafiğinin yoğun olduğu bir bölgede yer alıyor. Hızlı bakım ve tamirat gereken durumlarda Türkiye herkesin rahat ve hızla ulaşabileceği bir konumda" dedi.

-"TÜRKİYE ORTA ÇAPLI GEMİLER VE KANAL GEMİLERİNDE İDDİALI"-

Gemi sanayinin yapım ve söküm olmak üzere iki ana faaliyetinin olduğunu hatırlatan Fatih Goca, Türkiye'nin her iki alanda da iddialı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin büyük hacimli yolcu gemileri, büyük tankerler alanında rekabet etmesi zor. Ancak Türkiye'nin en büyük avantajı orta çaplı tekne ve gemiler alanında. Ve bu bölgede orta çaplı gemilere daha çok ihtiyaç var. Deniz yoluyla ticaretin yoğun olduğu bu bölgede orta çaplı gemi ve tekne üretimi daha da hız kazanacak. Özellikle petrol kıyı tekneleri olarak adlandırılan teknelere büyük iş düşüyor. Off-shore petrol aramaları bugün Karadeniz'de ve Hazar bölgesinde devam ediyor. Bu platformlarla kıyılar arasında sefer yapacak tekneler önemli işlev görüyor. Coaster olarak adlandırılan bu tekneleri Türk tersaneleri çok rahatlıkla üretebilmektedir. Ayrıca kanal ve nehir gemileri de Türk gemi sanayi için büyük bir potansiyel oluşturuyor."

-"İŞGÜCÜ DAHA FAZLA ARTTIRILMALI"-

Fatih Koca, tersanelerde iş güvenliği konusunda yapılan tartışmaların da sektör üzerinde olumsuz etki yaptığını savunarak, "Bütün dünyada iş güvenliği tartışmaları ve sorunları var. Bugün tersanelerde işgücü oldukça azalmış durumda. 2008'de 35 bin olan rakam 7-8 bin kişiye kadar düştü. Tersane işçiliğini yeniden özendirmek gerekiyor. Teknik ve mühendislik kadrolarında Türkiye çok güçlü bir konumda. Bu avantajları devletimizin de desteğiyle daha üst aşamalara taşımanın zamanı geldi. Bu tür fuarlar sektöre dinamizm ve heyecan getirmek açısından çok fonksiyonel olacak" diye konuştu.

İzmir Limanı dünyada 5. olma yolunda

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, İzmir Liman İşletme Müdürlüğü'nde yaptığı açıklamada limanın yolcu ve yük gemisi olarak kullanılacağını belirtti. Limanın yük bölümüne yapılacak 250 milyon dolarlık yatırım hakkında bilgi aktaran Karaman, 5 vincin revizyonunun yapılacağını, 2 vinç, 8 çekici setinin satın alınacağını, limanda otomasyon sistemine geçileceğini ve liman içindeki 30 bin metrekarelik alanın ıslah edileceğini söyledi.

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman özelleştirilme yolunda ilerleyen ancak çeşitli sebeplerden ötürü özelleştirilme kararı durdurulan İzmir Limanı'na yapılan 250 milyon dolarlık yatırım hakkında bilgi verdi. Liman İşletme Müdürlüğü'nde düzenlenen basın toplatısında konuşan Karaman, Liman İşletme Planı'nın hazırlanacağını belirterek; "Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile sözleşme imzaladık. Çalışmalar sürüyor. İzmir'de bir üniversite ile birlikte 'liman en iyi nasıl işletilebilir'i birlikte çalışacağız. O
toplantı sonucunda bunun protokolünü yaptık" dedi.
Liman içindeki ambarların da artık fonksiyonel olmaktan çıktığını ve yıkım için gerekli onayların alındığını söyleyen Karaman; "Gerekli olan kurumlar ve Anıtlar Kurulu'ndan izin aldık. Oranın yıkımını bu ay yapacağız. Yıkılan ambar binalarının yerine konteyner alanı yapacağız" bilgisini verdi. Karaman, liman içinde bulunan viyadük malzemelerinin kaldırılması için Karayolları Bölge Müdürlüğü'nün çalışma yürüttüğünü ifade ederek; "Böylece liman genişletilecek ve Kordon'dan geçecek şekilde planlanan
viyadükler de limana indirilecek. Böylece limanın ulaşımı rahatlayacak. Bunun için de bütün hazırlıklar tamamlandı. Karayolları tarafından imar planı detay çalışmaları yapılıyor. Biter bitmez inşaata başlanacak. Böylece İzmir Limanı gerçekten dünyada 5. olacak" dedi. İzmir Limanı'na yapılan yatırımların bitiş süresi hakkında da değerlendirmede bulunan Karaman, vinçlerin revizyonunu hemen yapacaklarını, yeni vinçlerin satın alınmasının ise iki yılı bulabileceğini ifade ederek; "3-5 ay içinde limanda
otomasyona geçilmesi için ihaleye çıkacağız. 2011 yılında limanda birçok değişiklik olacak. Ambar binalarını hemen 1 ay içinde yıkacağız. Yılbaşına kadar o bölüm konteynere geçecek. Diğerini de ihaleye çıkacağız. Limanın yolcu ve yük limanı olarak yeniden dizayn edilmesi için de ihaleye çıkacağız. 1-2 sene içinde İzmir Limanı'ndaki değişimler tamamlanır" diye konuştu.
Limanın yük kısmının tamamen devlet tarafından yapılacağını ancak kruvaziyer gemiler için düzenlenecek kısmının 'Yap-İşlet-Devret' yöntemiyle yapılacağını da kaydeden Karaman, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararına göre limanın bir kısmının da yolcu limanı olarak genişletileceğini hatırlattı. Karaman kruvaziyer limanı ihalesinin ise 2011 yılı içinde gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA