06 Nisan 2026
  • İstanbul13°C
  • Ankara12°C
  • Antalya15°C

GELEN PARA VAR AMA HALK YOKSULLAŞTI

Türkiye yeni zenginler yarattı. Gelen para yeni 2014 yılı itibariyle OECD ülkeleri arasında gelir adaletsizliğinde Şili ve Meksika'dan sonra üçüncü oldu.

Gelen para var ama halk yoksullaştı

29 Haziran 2014 Pazar 09:00

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten 30 Haziran-04 Temmuz 2014
İSTANBUL-
AKP iktidarı ekonomideki başarılarıyla övünmeyi çok seviyor ama gelen para halka değil, bir avuç zenginin cebine gidiyor. Türkiye, 2014 yılı itibariyle  OECD ülkeleri arasında gelir adaletsizliğinde Şili ve Meksika'dan sonra üçüncü oldu. Türkiye nüfusunun en zengin yüzde 10’luk kesiminin sahip olduğu gelir, en yoksul yüzde 10’luk kesimin elde ettiği gelirin 15 katı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) açıkladığı   gelir adaletsizliğini gösteren Gini endeksine  göre, OECD ülkeleri arasında gelir dağılımı adaletsizliğinde 3’üncü sırada yer alan Türkiye’nin Gini katsayısı (0.411), OECD ortalamasının (0.316) üzerinde. Gini endeksinde mükemmel gelir dengesi sıfır seviyesiyle ifade ediliyor. ir ülkenin Gini endeksi ne kadar yüksekse gelir eşitsizliği o kadar yüksek oluyor. Endekste gelir dağılımı adaletsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler Şili, Meksika, Türkiye, ABD ve İsrail olarak sıralanıyor.

TÜRKİYE RAPORU

Türkiye'de bölgeler arası gelir farkı 2 kata ulaşıyor
TÜSİAD 2000 yılından sonra ilk kez Türkiye'de Gelir Dağılımı konusunda bir rapor hazırlatıp gelir eşitsizliğinde gelinen noktayı görmek istedi.  Bu rapora göre 2001 yılında 9 kat olan gelir eşitsizliği 2007 yılında 7 kata geriledi.  Ancak 2011'e kadar geçen son 4 yılda gelir dağılımında iyileştirici bir gelişme yaşanmadı. Türkiye'de bölgeler arası gelir farkı 2 kata kadar ulaştı.
TÜSİAD'ın çiçeği burnunda Başkanı Haluk Dinçer, gelir eşitsizliği konusunda küresel düzeyde meydana gelen düzelmelere karşın, Türkiye'de önemli bir gelişme olmadığına dikkat çekti. Bu raporu basın huzurunda açıklayan ve gelir adaletsizliğindeki çarpıklığı gözler önüne seren yeni başkan Dinçer’i, yandaş basın hedef yaptı. Bu açıklamanın zamanlamasını dikate alarak TÜSİAD’ı ard niyetli olmakla suçluyorlar.

2.20140629115846.jpg

RAPORDA İLGİNÇ VE İBRETLİK SONUÇLAR VAR.

Kriz sonrası ekonomide gerçekleştirilen düzenlemeler, enflasyondaki düşmeler ve faizdeki düşüşler gelir dağılımını nasıl etkiledi sorusuna cevap arayab bu rapora göre;

-En yoksul %20, toplam gelirin %5.3’ünü alıyormuş. 2006’da bu oran %6’ya yükselmiş. ancak 2011 yılında %6.1 olmuş.

-En zengin %20’nin payı 2002 yılında %49.8 iken, 2007 yılında bu oran %43.7’e gerilemiş. 2011 yılında %44.8 olmuş..

Farklı gelir grupları arasındaki eşitsizlikler ile faiz ve müteşebbis grubundaki eşitsizliklerin dikkat çekici olduğunu söyleyen Dinçer “Müteşebbis gelirleri önemli ölçüde farklılık içeriyor. Faiz de de önemli farklılıklar var” diyor. Bu açıklamaları yapan ülkenin zenginler külübünün başkanı. Sonuçlara bakarak, biz zenginledik demiyor Ama ciddi bir özeleştiri yapıyor. Öbür tarafta yandaş tayfa bundan ders çıkaracağına alınganlık yaparak, TÜSİAD’a yükleniyor.

Garip bir ülkeyiz gerçekten.Bunu anlamak için halkın içine girmek ve görmek gerekiyor. Asgari ücretle insanların nasıl bu hayat pahalılığında geçinmeye çalıştığını tahmin etmek bile kolay değil. Ev kiralarının alıp başını gittiği bir ortamda hele hele büyük şehirlerde geçinmenin ne demek olduğunuyaşayanlar biliyor. Stanford Üniversitesi’nin yıllık ücreti 35bin dolar iken, İstanbul’da bir özel lise veya ortaokulun yıllık ücretinin daha fazla olduğunu söylesem inanmazsınız. Ama maalesef doğru. Giderek zengin ile fakirin arasındaki farkın katsayı olarak her yıl daha da arttığını görüyoruz.Rant yaratmayı şiar edinmiş bir hükümettende başka bir şey beklemek mümkün değil.

TÜRKİYE EKONOMİSİ

Merkez Bankası'nın merakla beklenen, kritik önemdeki 24 Haziran Para Politikaları Kurulu (PPK) toplantısından da, Başbakanı mutlu edecek bir faiz indirimi kararı çıkmadı. Merkez be seferde omurgalı davrandı ve taviz vermedi.

3.20140629115911.jpg

PPK, geçen ay Başbakanın "Sen milletle dalga mı geçiyorsun?" diyerek tepki verdiği, 0,50'lik indirimin ardından 24 Haziran'da  ancak 0,75 baz puanlık bir indirime gitti.
MB son kararıyla politika faizini 8,75'e düşürürken, faiz koridorunun alt ve üst limitlerine dokunmadı.
 Bir yandan Türkiye, MINT (Malezya, Endonezya, Nijerya, Türkiye) ülkeleri sınıflandırmasında, 2050'nin ekonomik devleri arasında gösteriliyor olsa da, bugünün gerçeği Türkiye ekonomisinin 'en kırılgan' 5 ekonomi arasında, (Brezilya, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika, Türkiye) ilk sırada olmasıdır.
Yani enflasyon, cari açık, dış ticaret açığı, dış kaynak (doğrudan yatırım ve sıcak para) ihtiyacı gibi sıkıntıları ön planda olan bu ülkelerle Türkiye, küresel piyasalarda para bulmak için yarış halinde.
Dış kaynak akışı olmazsa sıkıntı daha da büyüyecek. Oysa Türkiye'den kaynak çıkışı her zaman için söz konusu oluyor veya olabilir.
Kaynak akışını cezbetmenin yolu ise istikrar ve faiz. O zaman MB'nın neden faiz indiriminde, Başbakanın tüm ısrarına rağmen ağırdan aldığını, bazı veriler ışığında daha iyi anlıyoruz.
Küresel piyasalardan para bulmak, finansman çekmek zorunda olan bu 'kırılganlara' bakıldığında, Türkiye'de politika faizi 8,75'e indi ama rakiplerde örneğin Brezilya'da yüzde 11. Hindistan'da 8, Güney Afrika'da 5,50 civarında faiz var.

GEÇEN HAFTA NELER OLDU?

FED Yetkililerinin açıklamalarıyla borsada sert düşüşler yaşanan bir hafta oldu. St. Louis FED Başkanı James Bullard finans piyasalarının Fed'i gerçekte olduğundan daha güvercin gördüğünü söylemişti. Bullard yatırımcılarla yaptığı toplantıda bazı FED yetkililerinin bile 2010 yılında takılıp  kaldığını ve Merkez Bankası'nın düşük işsizlik, istikrar ve istikrarlı fiyat hedeflerini yakalamaya ne kadar yaklaştığını fark etmediklerini iddia etti.
Bullard “Evet Komite güvercin ancak yatırımcıların gerçekte olduğumuzdan daha güvercinmişiz gibi fiyatlama yapmaması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Yatırımcıların Komiteyi dikkatli takip etmelerini istedi.

4.20140629115940.jpg

Bullard konuşmasından önce verdiği bir televizyon röportajında ise ilk faiz artışının hala 2015'te yapılmasını beklediğini söyledi. GSYH'nin ilk çeyrekte yüzde 2,9 azalmasının kendisini de rahatsız ettiğini belirten St. Louis Fed Başkanı yatırımcıların Çarşamba günü açıklanan büyüme verisini görmezden gelmekle doğru yaptıklarını savundu.
Ekonomi performansının 'oldukça iyi' olduğunu ve Fed'in hedeflerine piyasanın düşündüğünden daha yakın olduğunu savunan Bullard, "Ekonominin, Merkez Bankası'nın biraz daha normal bir tutum benimsemesini tolere edebileceğini düşünmeye başlıyorum," diye konuştu.
Enflasyonun 2015 yılında Fed'in yüzde 2 hedefinin üstünde seyretmesini bekleyen ve Merkez Bankası'nın enflasyonu kontrol altında tutmak için kartlarını doğru oynaması gerektiğini düşünen Bullard, enflasyonun hedef seviyenin üstüne tırmanmasının Fed yetkilileri arasındaki tartışmaları kızıştıracağı görüşünde.
Fed yetkilileri 18 Haziran'da sona eren toplantılarında enflasyon hedeflerinin 2015 sonunda yüzde 1,13, 2016 sonunda ise yüzde 2,5 olacağını öngörmüştü.
Bu yıl Fed komitesinde oy kullanma hakkı bulunmayan St. Louis Fed Başkanı'nın şahinsi açıklamaları yine de piyasalarda hareketlenmelere yol açtı.
Bullard'ın konuşması FED'in erken faiz artırabileceği endişelerini tetikledi. Borsa geriye geldi. Aynı şekilde Bullard’ın demeci  dolardaki düşüşü yavaşlattı. 2.1248 seviyelerine gerileyen dolar/TL perşembe gününü 2.1300 seviyesinden, haftanın son iş gününü de 2.1256 olarak kapattı. 
Türkiye 'de şimdilik jeopolitik riskler izleniyor. Başkaca önemli bir veri yok gündemde. Ancak Irak olayları dikkatleri üzerinde topluyor. Bağdat'a yürümeye devam eden bir İŞİD var. Suriye uçakları onları bombalıyor. Amerika şimdilik seyrediyor. Biz elimiz kolumuz bağlı garip bir oyunun içindeyiz. Bunuda anlamak mümkün değil.Bizim durumumuz başka bir ülkede olsa dünyayı ayağa kaldırırlar. Konsolos ve erkanı 80 kişi rehine. Biz yasak nedeniyle bu konuda soru bile soramıyoruz. İŞİD gibi düzmece bir çapulcu güruhunun oyuncağı olduk çıktık.Ortadoğu’da hiçbir saygınlığımız, itibarımız  kalmadı.
Bu gidiş Irak'ın bütünlüğünü korumaya imkan vermeyecek. Barzani bölgesel bağımsızlık hazırlığı içinde. Büyük devletlerin sessizliği, çareyi Irak'ın üçe bölünmesinde görmelerinde diyebiliriz. Sessizliğin arkasında üçe bölünmüş bir petrol paylaşımını yönetmenin daha kolay olacağı gibi bir kanaat var gibi. Bekleyip göreceğiz.
Cumhurbaşkanlığı konusu açıklık kazandı. Mücadele Erdoğan ile muhalefetin adayı İhsanoğlu arasında geçecek. Süreç paketinin TBMM’ne gelmesi ile rahatlayan Kürt oyları  yönü belirleyecek.

AVRUPA RAPORU

AB, YENİ KOMİSYON BAŞKANINI BELİRLEDİ

Belçika'da toplanan Avrupa Birliği(AB) liderleri, Avrupa Komisyonu başkanlığına Lüksemburg eski Başbakanı Jean-Claude Juncker'ı aday göstermeye karar verdiler.

5.20140629120042.jpg

İngiltere Başbakanı David Cameron, Junker'ın komisyon başkanı olmasına en çok karşı çıkan isim oldu. Cameron’un itirazını destekleyen tek ülke Macaristan’dı. Cameron, Junker'ın daha yakın bir siyasi birlikten yana olduğunu ve bu durumunAB'de yapılacak reformları engelleyebileceğini iddia ediyordu.Juncker, Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakmayan bir lider olarak tanınıyor.İngiliz basını Juncker’i sabah kahvaltısında konyak içen bir alkol düşkünü olarak tanımlıyor.
İngiltere Başbakanı Cameron, 2015'teki seçimleri kazanması halinde, ülkenin AB üyeliğini gözden geçirmeye ve üyeliği 2017 yılında referanduma götürmeye kararlı.
Jean-Claude Junker, geçen ay yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde en çok oyu olan merkez sağ Avrupa Halk Partisi tarafından aday gösterilmişti. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun görev süresi Ekim ayı sonunda doluyor. AB Liderler Zirvesi'nde ayrıca üç eski Sovyet ülkesi- Ukrayna, Moldova ve Gürcistan'la ticari işbirliği anlaşmaları imzalandı.

Euro Bölgesi'nde ekonomik canlanma ivme kaybediyor

Son verilere göre, Euro bölgesindeki ekonomik faaliyet Haziran ayında son altı ay içindeki en zayıf düzeye indi. Özel sektör aktivitesi için  Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) Mayıs ayında 53.5 idi. Bu rakam Haziran ayında 52,8'e düştü. 50 üzerinde bir rakam büyüme gösteriyor. Ekonomistler  genel olarak verilerin ekonomik toparlanmanın ivme kaybetmekte olduğuna işaret ettiğini , büyümenin dengesiz olduğunu da söylüyorlar..

5.20140629120042.jpg

Almanya'da ekonomik etkinlik "sağlam" ancak Fransa'da bir kötüleşme var. Almanya ekonomisi ikinci çeyrekte % 0,7 oranında büyüyecek.
Fransa'da ise aksine bir ekonomik yavaşlama var. İşletmeler Haziran ayında satışlarını artırmak için fiyatları kesmeye devam ediyor.. Ama fiyatlar yükselen petrol fiyatları gibi faktörlerin baskısı altında. Ancak, üretim ve hizmet çıktısı üstüste 12. aydır yüksek geliyor..

IMF KAYGILI

Euro bölgesindeki ekonomik iyileşme oranıUluslararası Para Fonu IMF için bir endişe kaynağı. IMF geçen hafta ekonomik canlanmanın yeterince güçlü olmadığını söyledi. Haziran başında, Avrupa Merkez Bankası euro bölgesinde ekonomiyi canlandırmayı amaçlayan bir dizi önlem açıkladı.Bunlar arasında negatif faiz oranları ve bankaların ucuz uzun vadeli kredi sunması da var. itiraz ediyor.


7.20140629120200.jpg

BULGARLAR BANKALARA KOŞTU

İnternette çıkan dedikodular üzerine , Bulgarların paralarını çekmek için ülkenin 3. büyük bankasına hucüm etmelerinin 2. gününde Merkez Bankası, "Ülkedeki finansal sistemi çökertmek için sistematik bir saldırı yapıldığını" ileri sürdü. Bu açıklamayla banka hisselerinde yüzde 25'e varan kayıpla yaşandı.İlk iki günde çekilen para miktarı 500 milyon euro yu bulduğu söyleniyor.

AMERİKA RAPORU

ABD'de Obama yönetimi, Kongre'den, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Suriye'nin komşuları ile Suriyeli muhalifleri desteklemek için 1 milyar, Suriye'deki ılımlı muhalifleri doğrudan eğitmek ve onları teçhizatlandırmak için de 500 milyon dolarlık bütçe talep etti.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Caitlin Hayden, yaptığı yazılı açıklamada, Obama yönetiminin, Kongre'den, Terörle Mücadele Ortaklık Fonu kapsamında, Suriye'nin komşuları Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Irak ile Suriyeli muhaliflere destek olmak için 1,5 milyar dolarlık bütçe talebinde bulunduğunu bildirdi. Hayden, bu rakamın 500 milyon dolarının özellikle Suriye'deki ılımlı muhalif güçleri doğrudan eğitmek ve bu kuvvetleri askeri ekipmanla donatmak için talep edildiğini belirtti.
Hayden, açıklamasında "Bu kaynaklar Suriye halkının savunmasına, muhaliflerin kontrolünde bulunan bölgelerin istikrarına, temel hizmetlerin sağlanmasına, terör tehdidiyle mücadeleye ve müzakere edilmiş bir anlaşma için şartların oluşturulmasına yardımcı olacak. Bu kaynak talebi, ABD yönetiminin hem sivil hem de silahlı Suriyeli ılımlı muhalifleri güçlendirme çabalarına katkı sağlayacak ve Savunma Bakanlığı'nın silahlı muhalif unsurlara desteğini artırmaya olanak sunacaktır" ifadesini kullandı.

PİYASALAR

Borsa

FED tarafından gelen kısmen şahince kısmen güvercin yaklaşımlar borsayı yavaşlattı önce biraz banka hisselerine gelen satışla gerileyen borsa haftayı gene 78binlerde kapattı.75 baz puan faiz indirimi esasen fiyatlanmıştı. Bu hafta borsanın yukarı seyrini devam ettireceğini tahmin ediyoruz. Jeopolitik durumun dışında siyasal olarak durum sakin. Bu hafta Erdoğan’ın adaylığı anons edilecek ve mücadele başlayacak. Ramazan ayına ve tatil  muduna girildiğide düşünülürse piyasalarda sakin bir hava bekliyoruz.

Faizler

MB 75 baz puan indirmekle piyasalara bekleneni verdi. Anlaşılan o ki TCMB enflasyona bağlı olarak hareket edecek. Hükümetin ne düşündüğü onun için önemli değil. Bu hafta açıklanacak haziran enflasyonuna göre düşme varsa temmuz toplantısında da yeni bir indirim beklenebilir.kapanış gösterge faizi 8.25 oldu.

Doviz

Dolar FED’den gelen şahin tavır sebebiyle hızını kesti.2.12 ye geriledi. Bu hafta doların yükselmesi beklenmiyor. Parite hala 1.3635 seviyesinde.Ülkede ramazan, yurtdışından gelen işçiler ve turist mevsimi sebebiyle dövizde rahatlama bekleyebiliriz.

Esenlikle kalın.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA