F KLAVYEYİ BULAN İHSAN YENER'İN
F klavyeyi bulan İhsan Yener, 1950'de açtığı daktilo ve bilgisayar kursları sayesinde bugüne kadar 89 bin küsur insanı iş sahibi yapmış.

19 Nisan 2009 Pazar 12:30
İSTANBUL - F klavyeyi bulan İhsan Yener, 1950'de açtığı daktilo ve bilgisayar kursları sayesinde bugüne kadar 89 bin küsur insanı iş sahibi yapmış. Yener, bugün yaşına rağmen her sabah evinden çıkıp otobüse biniyor ve kursunun yolunu tutuyor. 84 yaşında hâlâ dinç olmasını ise ortaokul yıllarında her gün iki saat koşmasına, atletizm şampiyonluklarına borçlu. İşte Yeni Şafak muhabiri Recep Yeter'in kaleminden İhsan Yener'in portresi...
İhsan Bey ile görüşmeyeli seneler olmuştu. Bir süre önce yanımda staja başlayan genç bir gazeteci arkadaşımız ile aramızda geçen F ve Q klavye muhabbeti, İhsan Yener'i bir kez daha hatırlamamı sağladı. Özetle; tüm yaşıtları gibi Q klavye kullanmaya alışan arkadaşımız gazetede karşısında F klavyeyi görünce şaşırmıştı. Bana kendisi için teknik servisten Q klavye edinmemi isteyen genç muhabire yanımdaki 'eski gazeteci' arkadaşımızla F klavye kullanmasını tavsiye etme gafletinde bulunduk. Çünkü genç arkadaşımız bizim hala 20 yıl öncesinde, daktilolu günlerde kaldığımızı artık kendimizi yenilememiz gerektiğini düşünüyordu. Tabi ki bu cevabı duyunca ilk işim İhsan Bey'i aramak oldu. Telefonun ucundaki ses, 1925 doğumlu bir delikanlı olduğunu ilan etse de, ne yalan söyleyeyim İhsan Bey'i bu kadar zinde beklemiyordum. Ücretsiz açılan kurslar nedeniyle sayısı bire düşen kursundaki odasının kapısını açınca koltuğundan fırlayışı, elimi sıkıca kavrayışı yüzümde pembelik oluşturmadı desem yalan olur. İhsan Bey'e gazetede başıma gelen müessir olayı anlatıp derdime derman istedim. O da neredeyse ömrünü adadığı F klavye meselesini bir kez daha anlatıp içime su serpti. Ama önce merak ettiğim bir şey vardı: 84 yaşında olmasına rağmen her gün işe gelip giden bir delikanlı olabilmenin sırrı!
DAKTİLO, ORTAOKULDA KANINA GİRDİ
Tabiki önce hikayenin başına, 1925'e, Afyonkarahisar'a gitmek gerekiyor. İhsan Bey'e delikanlılık katan maratonun müsebbibi, 'demiryolları'nda çalışan ve her üç yılda bir istasyon değiştirmek zorunda olan babası
İzmir İhsan Bey'in daktilo tuşları ile aşkının filizlendiği yer. Ortaokul ikinci sınıfta bakmadan on parmak daktiloyu, üçüncü sınıfta stenoyu öğrenmiş. Dördüncü sınıfta İzmir Basın Birliği'nin 10 parmak daktilo yarışmasında bir dakikada tam 108 kelime yazarak birinci olmuş. Yüksek tahsil için taşındıkları İstanbul'da bugünün İktisadi ve Ticari ilimler Akademisi'ne başlayan Yener, 10 parmak mahareti sayesinde öğrencilik tarihinde bir çığır açmış. İlk derste hocanın tahtaya 18 kitap yazdırdığını ve 'sınavda bunlardan sorumlusunuz' dediğini aktaran Yener, sonraki derslerde hocanın ağzından çıkan her şeyi steno ile eksiksiz yazıp, eve gidince temize geçmiş. Sonra da matbaada bastırıp arkadaşlarına 25 kuruştan satmış. Yani 'fotokopi not' çılgınlığının ilk temelini atan kişi olmuş. Üniversite sonrası öğretmenliğe başlayan Yener, İzmir'de kırdığı rekorun aşkıyla İstanbul'da yarışma düzenlemeye başlamış. Ta ki 10 yıl sonra, 1955'te gazetede gördüğü bir haberle 1887'den beri dünyada benzeri bir şampiyona düzenlendiğini öğreninceye kadar. Tabi ki hemen irtibata geçip, ertesi yıl Milano'daki şampiyonada öğrencileriyle birlikte yerini almış. 1955 yılının ayrıca başka bir anlamı daha var İhsan Yener için. 10 parmakla yazı yazmayı öğrettiği öğrencilerinin yaklaşık 200 değişik daktilo karşısında çaresiz kaldığını gören Yener, hem öğrettiklerinin boşa gitmemesi, hem de yazı yazarken geçirilen zaman kaybının önüne geçmek için yeni bir klavye düzeni geliştirmeye karar vermiş. Önce TDK'dan 29.934 bin sözcüğün istatistiklerini almış, 183.596 harfin kaç kez kullanıldığını belirlemiş. Ayrıca doktorlara danışmış ve parmakların röntgenlerini çektirip adale ve sinir sistemlerini incelemiş. Sonra da klavye düzeninde hangi harfin parmağın altına geleceğini tasnif etmiş. Stajyerliği yeni kalkmasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı ile milli klavye yazışmalarına başlamış. Yener'in çabası nihayet 1955 yılında kendini göstermiş. Uzun süren müzakereler sonucu Yener'in hazırladığı F klavye, Milli Klavye olarak kabul edilmiş. Yener, F klavye sayesinde zamandan tasarrufun bedelinin bir yılda 43 milyon Lira olduğunu söylüyor.
Türkiye'ye giren daktiloların bu sisteme uyun hale getirilmesi de sağlanmış. Ta ki 1978 yılında, Q klavye dizinine sahip ilk bilgisayar klavyesinin, yasada sadece 'daktilo' kelimesi geçmesi nedeniyle gümrükten Türkiye'ye sokulmasına kadar. Sonra da Q'nun önü alınamamış. Bu arada F klavye sayesinde yarışmalarda, Yener'in öğrencileri şampiyonluğu kimseye kaptırmayınca, diğer ülkeler F klavyenin doping olarak kabul edilmesi girişiminde bile bulunmuş. 1993 yılında Onursal Başkan yapılan Yener, İntersteno Kongresi ve Yarışmaları'nda Rusya ve Çin gibi ülkelerin oy hakkının bulunmadığını söylüyor.
Q KLAVYE AMERİKAYA BİLE UYGUN DEĞİL
Bu arada uluslararası daktilo yarışmalarında Türkiye'nin 49 şampiyonluğuna karşılık, Amerika'nın ve Rusya'nın sadece bir şampiyonluğu olması da ilginç. Aslında bu durum Q klavyenin vahim bir sonucu. Çünkü 1873 tarihinde, o dönemdeki daktiloların şeritlere vuran demirlerinin birbirine karışmaması için harflerin en uzak noktalara yerleştirilmesi esasına, yani F klavyenin tam tersi mantıkla dizilen Q klavyeyi 1932'de değiştirmeye karar veren ABD, devlet dairelerindeki değişikliğin masrafının altından kalkamayacağını anlayınca vazgeçmiş. Yani ABD bile bugün, Q klavyeyi mecburen kullanıyor.
İhsan Yener, 1950'de açtığı daktilo ve bilgisayar kursları sayesinde bugüne kadar 89 bin küsur insanı iş sahibi yaptığını söylüyor. Yener, bugün yaşına rağmen her sabah evinden çıkıp otobüse biniyor ve kursunun yolunu tutuyor. 84 yaşında hala dinç olmasını ise ortaokul yıllarında her gün iki saat koşmasına, atletizm şampiyonluklarına borçlu.
F klavyede sol el yüzde 48, sağ el yüzde 51 oranında kullanılıyor.Enkuvvetli ve işe yarayan işaret parmaklarının altında en çok kullanılan A ve K harfleri var. Q klavyede ise J harfi
Yener, 10 parmak bakmadan yazan insanın, kalemle yazar gibi gelen ilhamı kaçırmayacağını söylüyor.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.