EBRU'NUN 'GÜLBABASI' ŞİKAYETÇİ
11 yıldır Sultanahmet'teki atölyesinde çalışan ebrunun "Gülbabası" olarak bilinen Yılmaz Eneş bugünkü keyiflerin hep "yapmacık" olduğunu söyledi

18 Aralık 2009 Cuma 12:00
İSTANBUL - Ebrunun "Gülbabası" olarak bilinen Yılmaz Eneş, ebru sanatının bugününü ve geleceğini anlattı. 11 yıldır Sultanahmet'teki atölyesinde faaliyet gösterdiğini söyleyen Eneş, gelen misafirine en az bin tane Ebru gösterebilecek bir kapasiteleri olduğunu ve bunun yanında Cumhuriyet döneminin en ünlü Ebru sanatçılardan Mustafa Düzgünman ve bazı sanatçıların antika kabul edilen eserlerinin de kendisinde bulunduğunu belirtti.
Eneş, haftada 2 gün, 15 öğrenciye ders verdiklerini ifade ederek, çalışılabilir bir konumun her zaman muhafaza edilebildiğini söyledi.
Atölyeye gelen turistlerin ebru sanatının sadece icra ediliş anını merak ettiklerini söyleyen Eneş, "Ebrunun nasıl bir sanat olduğunu bilmeyenler önce resim gibi düşünüyorlar, kağıt üzerindeki çiçeği fırçayla yaptığımızı zannediyorlar. Yabancı turistler, seyrettiğinden tatmin olursa kendisine küçük bir hediye alıyor." diye konuştu.
Eneş, Türkiye'de ebru bilenlerin değil, ebruyla meşgul olanların sayısının arttığını kaydederek, şöyle konuştu:
"2004'e kadar olan süreç içerisinde ebru yapanlara bir saygıyla bakılıyordu. Bugün çok hafife alınıyor. Bazı kuruluşlarda Ebru dersleri al ıp, ebru yaptığını veya kendini ebru sanatçısı sananlar çoğalmaya başladı. Çoğalırken de ebruya zarar verdiklerinin farkına varmadılar. Farkına vardıkları gün, bizler için çok geç olacak. Bu işi canı gönülden yapan, Alparslan Babaoğlu, Fuat Başar, ben veya benim birkaç öğrencimin zamanla buradan elini eteğini çekmesiyle ya da bu işi bırakmasıyla Ebru sanatının kalitesi biraz daha düşecek. Çünkü, bugün piyasada 'ben yaptım oldu düşüncesi' var. Sayı yükseliyor ama kalite düşüyor. Eğer biz Alparslan Babaoğlu'na, Fuat Başar'a yarın tekne açtıramazsak, bu bizim için kötü. Onlar geçmişin meşalesini taşıyan insanlar. Mustafa Düzgünman ekolünü, Ethem Efendi ekolünü getiren insanlar. Onlar hocanın yanında oturup da, hocanın hokkasını tutan, kavanozunu yıkayan insanlar. Biz bunları küstürürsek, sanatın gidişatındaki başıbozukluk bu şekilde devam ederse, o dönemde hokka tutanlar bugün eline fırça bile almayacak. Bu gidişle, ekol olarak kimseyi görmeyeceğiz."
Ebru sanatının her boyutunda, insana verdiği pozitif enerjinin, ortaya çıkan eserin karşılığındaki keyfin çok farklı bir duygu olduğunu anlatan Eneş, bugünkü keyiflerin hep "yapmacık" olduğunu ifade etti.
Ebru tekniklerini öğrenmeden ebru yapan çok sayıda kişinin olduğunu belirten Eneş, şöyle devam etti: "Türkiye'de geleneksel sanat dersleri verilen üniversitelerde ebru, zorunlu ders değil de, seçmeli derstir. Bugün, halı, kilim, çini, hat, tezhip ve minyatür bölümünde okuyan bir öğrenci, bunun yanında haftanın belli bir günü ebruyu görmek zorunda. O da son sınıfta ve burada alınan ebru dersi yeterli değil. Ben burada 7-8 saat ders veriyorum. Çünkü teknenin tam olgunlaştığını öğrencinin görmesi gerekiyor.
Önüne gelenin ebru hocalığı yapmaması için ebruda icazet olması gerekiyor. Eskiden bu vardı ve kalite yükseliyordu. Bir bayrak devrediyorsak, bu bayrağı taşıyacak olanların çok sağlam olması gerekiyor.
Bir tekneyi açık bıraktıysanız, gidip iki saat dolaşıp geldikten sonra yüzey gerginliği artıp da, yüzeyde kuruma başladıysa, üzerine boyayı att ığınızda yıldız yıldız kırılıyorsa, bu bizim için falsolu ebrudur. Ama şimdiki arkadaşlar için 'bu falsolu ebru değil, bunu ben yaptım' diyor. Hayır, sen yapmadın, teknenin açık kalması sonucu hava yaptı. Çünkü süreç, hava, akım her şey O'nun elindeydi. Sen ondan nemalanmaya kalkışıyorsun."
2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliğine de değinen Yılmaz Eneş, etkinliğe katılmayacağını ifade ederek, "Çünkü geleneksel sanata bakış açılarını beğenmiyorum. Bizim branşımızda olan bölümde yeterlilik hissetmedim. Petrol Vakfı'nın giriş katının tadilatla bir galeriye dönüştürüleceğ i ve Uğur Derman ve vakıf elinde bulunan hilyeler ve ebruların sergilenmesi konusu var. Bunu daha da genişletiyorlar. Kimleri sanatçı olarak temel alıyorsunuz, ölçü ne?" diye konuştu.
Fotoğraf sanatçılarına telif ödendiğini ve giderlerinin karşılandığını söyleyen Eneş, şunları kaydetti: "Geleneksel sanatçıları elinizde neden çocuk gibi kullanıyorsunuz. Bunların işleri güçleri yok, standart bir hayatı olan insanlar olarak düşünüyorlar. Biz İstanbul'u anlatıyorsak, birkaç kişiye söz verip de 'siz İstanbul için neler yapabilirsiniz' diye sorsalardı, lale-karanfil değil de, daha farklı boyutta bir şeyler de hazırlayabilirdik. Çok daha orijinal eserler çıkarabilirdik. Benim sanatımı hafife almaları beni rahatsız ediyor. Ben katılmama kararı aldım. 2010 organizasyonu içinde kendi adıma hiçbir şey yapmamayı düşünü yorum. Bizim sanatımız çok ağır konulara ve zorluklara dayanan bir sanattır. Bizim sanatımız, mutlu eden sanattır. Geleneksel sanatla ilgili bir proje yapılmış. Peki, bu projenin ödeneği kimlere verildi. Çırağan Sarayı'nın bir yüzünün yaz döneminde kumaş bir ebru ile kapanacağını duydum. Ama bunun ihalesi kime verildi? Bu Ebrucu kim? Objektif davranılmadığını düşünüyorum."
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.