DOĞUŞ TURİZMDE BÜYÜYOR
Doğuş Grubu Ege sahilleri ve büyük kentlerdeki kültür-sanat, turizm ve yeme-içme yatırımlarını Anadolu'ya da yaymaya kararlı görünüyor...

09 Ağustos 2015 Pazar 10:00
İSTANBUL- Doğuş Grubu Ege sahilleri ve büyük kentlerdeki kültür-sanat, turizm ve yeme-içme yatırımlarını Anadolu'ya da yaymaya kararlı görünüyor...
Il Riccio Bodrum
Bodrum’a her gidişte dört bir yanını saran betonlaşmayı görünce “Böyle mi büyümeliydi?” demekten kendini alamıyor insan. Hele de benim gibi 1970’lerden itibaren o dağları tepeleri cip üstünde aşarak dolaşanlardan, koylardaki tahta iskelelerde güneşlenenlerdenseniz.
Turizmin gelişmesine, ihtiyaçlar karşısında yeniden yapılaşmaya birçoğumuz gibi ben de karşı değilim. Ama tüm bunlar ağaçları yok etmeden, betonlaşmanın esiri olmadan, dikey büyümeden de başarılabilirdi.
Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de kimi bölgeler tabii ki kitle turizmine açılabilir, ki açıldı da. Akdeniz kıyılarına 1980’lerden itibaren böyle bir yol çizildi. İyi ya da kötü önemli bir mesafe de kat edildi.
Ancak Bodrum gibi (listeyi Marmaris, Datça, Çeşme diyerek uzatmak mümkün) dünyada ender bulunan güzellikte koylara sahip sahil kasabalarında doğayı ve doğalı korumaya odaklı bambaşka bir turizm anlayışı gerekiyordu. Maalesef Bodrum başta olmak üzere Ege kıyıları turizm serüveninde çok hırpalandı.
Henüz devlet betona olan aşkını bırakmadı ama neyse ki sivil toplumun son yıllarda sesini daha çok duyurmaya, tepki göstermeye başladı. Öte yandan bu bilinçte olan turizm işletmecileri, grupları sayesinde doğayı harap etmeyen, ‘Böylesi de mümkün ve sürdürülebilir’ örnekler de var. Sayıları da her geçen gün artıyor.
Bu gruplardan biri de son yıllarda kültür-sanat, turizm ve gastronomide büyümeyi seçen Doğuş Grubu. Hafta içinde Doğuş Turizm Grubu Başkanı Naci Başerdem’le birlikte Bodrum’daydık. Başerdem’le yeni projelerini ve büyüme stratejilerini konuştuk.
CAPRİ’DEN BODRUM’A
Doğuş bir kaç yıl önce İtalya’nın yüzyıllardır vazgeçilmez tatil merkezi olan Capri adasının ikonlaşmış otellerinden Capri Palace Hotel’i satın almıştı. Geçen yıl otelin içindeki bir Michelin yıldızlı restoranı Il Riccio restoranın bir şubesini D-Hotel Maris’te açmıştı.
Önümüzdeki yıl ise Il Riccio’nun olduğu Cennet koyunda on odalı bir butik otel açıyorlar. Otel de restoran gibi Capri Palace’la aynı tarzda tasarlanmış. Tüm mobilyalar, renkler ve aksesuarlar bire bir Capri Adası’ndaki otelle aynıymış. Ancak otelin adının ne olacağına henüz karar verilmemiş. Cennet Palace ya da Bodrum Palace benim yakışıcağını düşündüğüm isimler.
Naci Başerdem, yatırımlarının sadece yurt içinde ve dışında turizm, yat limanı ve otellerle sınırlı olmadığını söylüyor. Kültür, sanat ve arkeolojik çalışmalara destek ile Türkiye’nin gastronomik haritasını çıkarmak gibi hedefler koymuşlar önlerine. Urfa Göbeklitepe yakınlarında Harran Ovası’nda ve Kapadokya Argos bağları içinde otel projelerinin alt yapı çalışmaları da başlamış.
Bu yeni projelerin koordinasyonu da Kapadokya’nın yüzünü değiştiren isimlerden biri olan, Uçhisar’da iki mahalledeki evleri satın alarak otele dönüştüren, bugün Doğuş Grubu’na ait ‘Cappadoccia in Argos’un yaratıcısı Gökşin Ilıcak’a verilmiş.
Türkiye’nin turizmde birinci lige çıkması, son dönemde hızla düşüşe geçen imajının düzelmesi için bu yapılacakların tümü çok çok önemli.
IL RİCCİO: EKMEK PASTA MAKARNA
İki hafta kadar önce Bodrum Cennet Koyunda açılan Il Riccio’nun mutfağı Capri Palace Hotel & Spa’nın ünlü şefi Andrea Migliaccio’a emanet. Akdeniz mutfağı ve deniz ürünleri ağırlıklı mutfakta ekmekler ve ev yapımı makarnaların her birinde çok başarılılar. Aslında buna İtalya’nın 3 “P”si deniyor: Pane (ekmek), pasta (makarna) ve pesce (balık). İl Riccio’da yemek yediğimiz akşam şef Andrea mutfaktaydı. Şef belli ki balık tartar sunmayı seviyor. Geceye özel tüm deniz ürünleri ve balıklardan bir tartar resmi geçidi hazırlamıştı.
(Şef Andrea Migliaccio)
Hamur içinde tuzda balık, domatesli peynirli patlıcan ızgara, deniz ürünlü risotto gibi yemekler de şefin ustalığını gösteriyordu. Andrea her ay Türkiye’ye gelecekmiş ama restoranın başında da çok güvendiği ve Capri’de yanında yetişen genç bir İtalyan şef var. İl Riccio şarap kavı ve özel kokteyllerden oluşan içecek menüsüyle de iddialı.
Mavi beyaz renkleri, yalın dekorasyonuyla adını aldığı ‘riccio del mare/deniz kestanesi’ aksesuarlarıyla tam bir Akdeniz lokantası olan Il Riccio’nun iki özel bölümü var. Deniz ürünleri büfesi ve kapısından adım atar atmaz insanı baştan çıkaran “Temptation Room” adlı tatlı odası.
BİR BODRUM KLASİĞİ: MAÇA KIZI
1977 yılında ‘Maça kızı lakaplı Ayla Emiroğlu’nun Gümbet’te açtığı, ardından da o yıllarda Amerika’da yaşayan Washington’un en ünlü mekanlarından Cities’in sahibi oğlu Sahir Erozan’ın ortaklığıyla Türkbükü’ne taşıdığı Maça Kızı 38 yıldır anlayışını değiştirmeden yoluna devam ediyor. Sahir Erozan’ın Doğuş Grubu’na satışının ardından da Maça Kızı’nda büyüme veya ek bina gibi hiç bir olumsuz değişiklik olmamış.
(Maça Kızı mantısı)
Sahir Bey işinin yine başında, her yer yine yemyeşil ve yaz çiçekleriyle rengarenk. Denizden baktığınızda ağaçlardan iki katlı evleri bile göremiyorsunuz. Markayı koruyarak popülerliği yitirmemek de küçümsenir gibi değil. Yüzde yüz dolulukla çalışıyorlar. Konaklayanların büyük bir bölümü yurt dışından. Ancak gün boyu günübirlik, özellikle tekneleriyle gelenler hiç eksilmiyor. Hafta sonları yine ‘happyhour’da kıyametler kopuyor.
(Şef Aret Sahakyan)
Maça Kızı’nı özel yapan mimarisi, yalın dekorasyonu, tüm ekibin profesyonelliği kadar şef Aret Sahakyan’ın mükemmel sıfatını hak eden yemekleri. Maça Kızı’nın sabah kahvaltı ve öğlen açık büfeleri Maça Kızı turizm işletmeciliği eğitimi veren okullara ‘ülkenin mutfağını yansıtan bir mönü nasıl hazırlanır’ dersi verilecek denli başarılı, akıllıca. Akşam mönüsü derseniz tam bir Akdeniz esintili ‘fine dining’ mutfak örneği.
O akşam Aret ve ekibinin hazırladığı deniz börülcesi, kuskus risotto üzerinde sunduğu bisque köpüklü kızgın tavada mühürlenmiş tarak, pazı yaprağı ve pecorino peynirli dana kuyruğu tortellini, pancar gnocchi yanında ızgara logos, altı saat fırınlanmış dana kaburga gibi yemeklerin her biri sıra dışı lezzette ve şefin ustalığını gösteren örneklerdi...
Turizmde kara bulutlar!
Özgen Acar-Cumhuriyet
Suruç’ta, 20 Temmuz’da canlı bomba olayı ile 32 kişi öldü. Ardından IŞİD “hedef” denilerek, PKK’ye hava saldırıları düzenlendi. Çözüm süreci askıya alındı. PKK saldırılarında 22 güvenlik görevlisi, 6 vatandaş öldü, 89 kişi yaralandı.
Bu olayların olumsuzlukları Türkiye turizm istatistiklerine henüz yansımadı. Ancak yılın ilk altı ayına ilişkin resmi rakamlar gazetelerde boy gösterdi.
Ağustosun ilk haftasındaki bu haberlere göz atalım:
1 Ağustos Cumhuriyet: “Turizm geliri yüzde 13.8 azaldı.”
Hürriyet: “Kişi başı harcama bir yıl içinde 192 dolar geriledi. Parası olan gelmedi. Gelir turistten çok daha hızlı düştü.”
Hürriyet: (Gazete konuya iki sayfa ayırmıştı.) “Turist sayısı düştü, gelirler azalıyor, oteller fiyat kırıyor. Turizmde yangın.” Yurt: “Turizm ikinci çeyrekte çöktü.”
2 Ağustos Zaman: “Avrupa’da en düşük otel doluluk oranı Türkiye’de.”
4 Ağustos Vatan: “6.4 milyon turist su içmeden gitti.”
Turizm Bakanlığı’nın resmi açıklamasına göre yalnızca Rusya değil, Avrupa Birliği turistlerinde, hem de terör olayları öncesinde önemli düşüşler görülüyor. AB’den tek önemli turist artışı, 2014’ün ilk altı ayı ile kıyaslandığında, yüzde 10.95 oranı ile Almanya’dan idi.
1 Ağustos’ta Milliyet gazetesinde değişik bir haber yayımlandı. Haberde “Maraş’taki Alman askerlerine yüksek güvenlik alarmı… Çarşıya inmeyin, üstten çıkmayın” deniliyordu. Milliyet, haberi Alman “Der Spiegel” dergisinden aktarmıştı. Bir Alman olarak, bu haberi okuyunca Türkiye’ye turist olarak gitmek ister misiniz?
Soruna ekonomi yazarları da eğilmeye başladılar.
1 Ağustos Sabah Faruk Erdem: “Turizm çalışanına işsizlik maaşı.”
3 Ağustos Milliyet Güngör Uras: “İhracat ve turizm ‘alarm veriyor’”
Hürriyet Uğur Gürses: “İç talep ve döviz girişleri zayıflarken ihracat ve turizm gelirlerinde hızlı bir düşüş yaşanıyor. Alarm zili çalıyor. Umarım Ankara duyuyordur.”
Gürses’in “duyuyordur” sözcüğünden ben “d” harfini atarak “uyuyor” diyorum!
Duyuyor mu? Uyuyor mu?
Geçen dönem seçilemeyen AKP’li milletvekilleri, o ana kadar Türkiye’de olmayan bir uygulama ile “bakan yardımcısı” olarak atanmışlardı. Bunlardan biri de Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı idi. [
Dört yıl boyunca, Arıcı’dan “çıt” çıktığını duymadım. Ta ki 3 Ağustos’ta gazetelere “Türkiye’nin güvenli ülke olmadığına dair algı operasyonu yürütüldüğünü, buna karşılık geçen yılki turist sayısına ulaşılacağını (!)” belirtmesine değin… Bu yüce turizm yetkilisinin bu sözlerine ne dersiniz? Yoksa bu “algıyı” da “paralelciler” mi yayıyorlar ya da iktidardaki ilgisiz, beceriksizler mi yaratıyorlar?
***
31 Temmuz’da bu köşede, “Turizm Bakanı Ömer Çelik ne yapıyor? Üç dönem milletvekilliği yaptığı için 7 Haziran’da aday olamadı. Hükümet kurulamadığı için hâlâ Turizm Bakanı. Ama o Sultan’ın adamı olarak CHP ile koalisyon [Haber görseli]görüşmelerini yürütüyor!” diye yazmıştık.
Onun da “çıtı” çıkmıyor. Ardından 3 Ağustos’ta Cumhuriyet 1. sayfaya “Koalisyonda Truva atı” gibi doğru bir başlığa konu oldu. Görünmeyen görevi Sultan’ın hedefi olan erken seçime gidecek ortamı yaratmak idi.
Böylece, başta kendisi gibi, 3 dönem milletvekili kuralı gereği 7 Haziran seçimlerinde aday olamayanlara yeniden seçilme olanağı verilebilecek… AKP tek başına iktidar olacakmış! Turizmde alarm zili çalıyormuş, kimin umurunda!
***
Mayısta CHP Antalya Milletvekili adayı Nefi Kara, “Turizm’in sahipsizliğinden, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in Antalya’yı az ziyaret ettiğini” öne sürmüştü.
Arıcı, bakan adına yaptığı açıklamada “13 yıl önce turizmi çıkmaza sokanlar, bugün turizm hakkında konuşmaya hakları yoktur!” demişti. Bir de aynaya bakıp algılamayı öğrenseler!
İzmit Körfezi’nde “Haydi Yelken Basın”İnternet Gazeteleri Derneği’nin düzenlediği gecede, İzmit Körfezi’nin temizlenmesine ve su sporlarının gelişmesine katkı sunanlar ödüllendirildi.İGD Başkanı Soner Kılıç, körfezin su sporları turizminde bölgenin çekim merkezi olabileceğini söyledi.13 Ekim 2026 Salı 20:00MICE
Alpler’den İtalya’ya büyüleyici yolculukİsviçre’den İtalya’ya uzanan Bernina Express,UNESCO Dünya Mirası kapsamındaki Albula ve Bernina hatlarını izleyen rota, karla kaplı dağlardan Tirano’nun palmiye ağaçlarına uzanan manzara çeşitliliğiyle dikkat çekiyor.13 Ekim 2026 Salı 11:00ULAŞTIRMA
Antalya Kitap Fuarı: 10 günde 1 milyon 173 bin kişiAntalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 16. Antalya Kitap Fuarı, 1 milyon 173 bin 627 ziyaretçiyle kendi rekorunu kırdı. 250 yayınevi ve 300’ü aşkın yazarı okurlarla buluşturan fuarın gelecek yıl 1-10 Ekim 2027'de yapılacağı açıklandı.13 Ekim 2026 Salı 10:00MICE
Mister Global 2026’da Dilhan Divrikli dünya birincisi olduTürkiye’yi Tayland’da düzenlenen Mister Global 2026’da temsil eden Dilhan Divrikli, uluslararası erkek güzellik yarışmasının şampiyonu oldu. Finalde Nijerya ve Filipinler temsilcilerini geride bırakan Divrikli, birincilik unvanını Türkiye’ye taşıdı.13 Ekim 2026 Salı 09:00MICE
Ekonomide istikrarı çözen Hall ve Woodford’a Nobel2026 Nobel Ekonomi Ödülü, Amerikalı ekonomistler Robert E. Hall ve Michael Woodford’a verildi. İki bilim insanı, ekonomik dalgalanmaların dengelenmesini sağlayan politikaların mikroekonomik temellerine yönelik çalışmalarıyla ödüle layık görüldü.12 Ekim 2026 Pazartesi 23:50MICE
Alanya’da 679 gramlık avokado şampiyon oldu5. Uluslararası Alanya Tropikal Meyve Festivali’nde düzenlenen “En Ağır Alanya Avokadosu Yarışması”nda Mehmet Gaparoğlu, 679 gramlık avokadosuyla birinciliği kazandı.12 Ekim 2026 Pazartesi 23:00MICE
Altın Portakal’da jüri başkanı Andreas SinanosAndreas Sinanos başkanlığındaki jüride Nejat İşler, Yasmine Al Massri, Maryna Er Gorbach ve Fadik Sevin Atasoy yer alacak. Yarışmada 13 film ödül için değerlendirilecek.12 Ekim 2026 Pazartesi 22:00MICE
Dünya kültürleri Apollon Tapınağı’nda buluştuManavgat Belediyesi’nin düzenlediği 10. Uluslararası Halk Dansları Festivali, antik Side sokaklarındaki renkli kortej ve Apollon Tapınağı’ndaki gösterilerle başladı.12 Ekim 2026 Pazartesi 21:00MICE
Kuşların göç yolları ve yaşam alanları korunmalıİstanbul’da düzenlenen 23. Türkiye Kuş Konferansı, kuş gözlemcilerini, bilim insanlarını ve araştırmacıları “Göçmen Kuşlar” temasıyla buluşturdu.12 Ekim 2026 Pazartesi 20:00MICE
Eker Süzme’den Fransa’da güçlü iki zaferle ikincilikEker Süzme, Fransa’nın Hyères kentinde düzenlenen Cape 31 Akdeniz Serisi’nin son ayağını ikinci sırada tamamladı.12 Ekim 2026 Pazartesi 19:00MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.