DIŞ BORÇ 253 MİLYAR 900 MİLYON DOLAR
2015 sonu itibariyle Türkiyenin net dış borç stokunun 253 milyar 900 milyon dolar olduğu açıklandı. Stokun milli gelire oranı yüzde 35,3 olarak bildirildi.

30 Mart 2016 Çarşamba 15:00
EKONOMİK YORUM
İSTANBUL- 2015 sonu itibariyle Türkiye’nin net dış borç stokunun 253 milyar 900 milyon dolar olduğu açıklandı. Stokun milli gelire oranı yüzde 35,3 olarak bildirildi. Hazine Müsteşarlığı, 2015 yılı Kamu Net Borç Stoku, AB Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku, Türkiye Brüt ve Net Dış Borç Stoku ile Hazine Garantili Dış Borç Stoku rakamlarını açıkladı. Hazine Müsteşarlığı’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye Brüt Dış Borç Stoku, 2015 yılı sonu itibariyle 398 milyar dolar olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı ise yüzde 55,3 oldu. Aynı tarihte, Türkiye Net Dış Borç Stoku ise 253 milyar 900 milyon dolar oldu. Stokun milli gelire oranı yüzde 35,3 olarak açıklandı.
Türkiye’nin Kamu Net Borç Stoku 2015 sonu itibariyle 161 milyar TL olarak gerçekleşti Stokun milli gelire oranı ise yüzde 8,2 oldu. Aynı tarihte AB tanımlı genel yönetim borç stoku ise 643 milyar 200 milyon TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı da yüzde 32,9 oldu. Hazine garantili dış borç stoku ise 2015 sonu itibariyle 11 milyar 200 milyon dolar olarak gerçekleşti
BORSA İSTANBUL’UN BAŞKANı HIMMET KARADAĞ OLDU.
Borsa İstanbulun yeni başkanı belli olduPaylaşTweetlePaylaşGönderYorum Yap
Borsa İstanbul’un (BİST) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü de dahil olmak üzere çok sayıda yönetim kurulu üyesi değiştirildi. Himmet Karadağ ve Osman Saraç yeni yönetim kuruluna girdi. BİST Yönetim Kurulu yeni Başkanı Himmet Karadağ oldu.
MERKEZ BANKASI UYARISI
Faiz oranlarına ilişkin tartışmalar sürerken, Merkez Bankası enflasyonda düşüşün kalıcı olması için "sıkı duruş"un korunması gerektiği uyarısında bulundu.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK), faiz koridorunun üst bandında 0.25 puanlık indirim yapıldığı 24 Mart toplantısına ilişkin "toplantı özetleri" yayınlandı.
Son dönemde gıda ve enerji fiyatları enflasyonu olumlu yönde etkilerken, maliyet unsurlarındaki gelişmelerin çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi sınırladığına dikkat çekilen özetlerde, "Jeopolitik gelişmeler aşağı yönlü risk oluştursa da Avrupa ekonomilerindeki toparlanma dış talebi olumlu yönde etkiliyor. Petrol fiyatlarındaki düşük seyir ve ücret artışları gelir kanalı üzerinden yurt içi talebi desteklemektedir. Bu gelişmeler çerçevesinde, iktisadi faaliyet ılımlı büyüme eğilimini koruyor" saptaması yapıldığı ve şöyle denildi:
"ENFLASYONDAKI IYILEŞME HENÜZ SıNıRLı BOYUTTA"
"Kurul, yakın dönemde hizmet ihracatına yönelik gelişmelerin talep, istihdam ve cari denge üzerinde aşağı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti. Söz konusu riskin bu aşamada sınırlı olduğu, ancak orta vadeye dair daha sağlıklı bir değerlendirme yapmak için gelişmelerin bir müddet daha yakından izlenmesinin gerektiği ifade edildi."
Çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmenin sınırlı olması likidite politikasındaki "sıkı duruşun korunmasını" gerektirdiği de vurgulanan özetlerde, "Son dönemde ithal girdi maliyetlerindeki gelişmeler enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü riskleri azaltsa da çekirdek enflasyon görünümündeki iyileşme henüz sınırlı boyuttadır" denildi.
DÖVIZ KURU VE ASGARI ÜCRETTE ARTıŞıN ETKILERI
Birikimli döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkileri ile asgari ücretteki artışın enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmeyi sınırladığı da vurgulanan PPK özetlerinde, "Gıda fiyatlarının yıllık artış oranında Şubat ayının ardından Mart ayında da kayda değer bir düşüş beklenmekle birlikte, bu düşüşün daha çok sebze fiyatlarından kaynaklanması, önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarındaki oynaklığın devam edebileceğine işaret ediyor" uyarısı da yapıldı ve şu uyarının altı çizildi:
"Bu çerçevede Kurul, son dönemde enflasyonda gözlenen düşüşün kalıcı olması için likidite politikasındaki sıkı duruşun korunması gerektiğini belirtmiştir."
EKONOMIDE BÜYÜME RAKAMLARı AÇıKLANDı
Türkiye ekonomisi 2015 yılında yüzde 4.0 büyüdü. Piyasa analistleri ve banka ve aracı kurum ekonomistleri, 2015 yılı için yüzde 3.8 - 4.0 dolayında büyüme öngörüyordu.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi 2015 yılında dolar bazında ise yüzde 9.9 küçüldü ve kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) 10 bin doların altına çekilerek, 9 bin 261 dolara düştü. Kişi başına yıllık gelir lira bazında ise 25 bin 130 lira oldu.
Büyüme geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 2.5, ikinci çeyrekte yüzde 3.8, üçüncü çeyrekte yüzde 4.0, dördüncü çeyrekte de yüzde 5.7 büyüdü. Hükümetin 11 Ocak'ta açıkladığı 2016-2018 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da (OVP) büyüme hedefi 2015 için yüzde 3.0'ten yüzde 4.0'e yükseltilmişti. TÜİK verilerine göre mevsimsellikten ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH son çeyrekte önceki döneme göre yüzde 0.7 arttı
TÜİK daha önce yüzde 2.9 olarak açıkladığı 2014 yılı büyüme verisini yüzde 3.0'e, daha önce yüzde 4.0 olarak açıkladığı 2015 üçüncü çeyrek büyüme verisini yüzde 3.9'a ve daha önce yüzde 3.8 olarak açıkladığı 2015 ikinci
çeyrek büyüme verisini de yüzde 3.7'ye revize etti.
Sabit fiyatlarla hane halklarının nihai tüketim harcamaları 2015 yılında yüzde 4.5, devletin nihai tüketim harcamaları ise yüzde 6.7 arttı. Sabit fiyatlarla mal ve hizmet ihracatı 2015 yılında yüzde 0.8 azalırken, mal ve hizmet ithalatı yüzde 0.3 arttı.
ŞIMŞEK: TÜRKIYE EKONOMISI 2015'TE YURTIÇI KAYNAKLı BÜYÜDÜ
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2015 yılında, ihracatın "negatif" katkısına rağmen, yurtiçi talep kaynaklı olarak yüzde 4.0 büyüdüğüne dikkat çekti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla 2015 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 5.7, 2015 yılının tamamında ise yüzde 4.0 ile, geçen Ocak ayında revize edilen Orta Vadeli Program'a (OVP) paralel arttı.
TÜİK verilerine göre, Türkiye ekonomisi 2015 yılında dolar bazında ise yüzde 9.9 küçüldü ve kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) 10 bin doların altına çekilerek, 9 bin 261 dolara düştü. Kişi başına yıllık gelir lira bazında ise 25 bin 130 lira oldu.
Büyüme verilerini yazılı açıklamayla değerlendiren Şimşek, özel sektör yatırımlarının da 2015'te yüzde 2.7 artarak büyümeye 0.5 puan katkı sağladığını belirtti.
Küçülen ihracatın büyümeye "0.3 puan negatif" katkı ile büyümeyi sınırlandığını kaydeden Şimşek, "Bunda, en büyük ticaret ortağımız olan AB’deki yavaş toparlanma ile çevre ülkelerde yaşanan sorunlar etkili oldu. İhracat pazarlarımızda yaşanan olumsuzluklara rağmen; cari işlemler açığının milli gelire oranı 2015 yılında yüzde 4.5 seviyesine gerilemiştir" dedi.
Şimşek, geçen yıl yüzde 4 büyüme ile Orta Vadeli Program'da öngörülen seviyede büyümenin gerçekleştiğini belirterek, "Böylece Türkiye, G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen dördüncü ekonomi olurken, Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ekonomilerin iki katından fazla büyümüştür" dedi ve ekledi:
"Bu başarı; geçtiğimiz yıl gerçekleşen iki genel seçime, bölgemizde artan jeopolitik gerginliklere, ticaret ortaklarımızda yaşanan sorunlara ve küresel finansal piyasalardaki dalgalanmaya rağmen elde edilmiştir."
Hedefin güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme ile yüksek gelirli ülkeler arasında yer almak olduğunu vurgulayan Şimşek, "Bu hedefimize ulaşmak için gerekli yapısal reformları uygulamaya devam edeceğiz" dedi.
ABD'NIN 'FAIZ ERTELEME' SINYALIYLE DOLAR DÜŞÜŞTE
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen'in, yeni faiz artışı için "dikkatli davranacakları"na ilişkin açıklamaları doları tüm para birimleri karşısında geriletti.
Yellen'in açıklamaları öncesinde 2.87 lira dolayında hareket eden dolar yaklaşı 4 kuruşluk gerileme ile 2.83 lira düzeyine kadar geriledi. Dolar erken saatlerde 2.8344 lira dolayında işlem görürken, euro da 3.20 - 3.21 lira aralığında hareket ediyordu.
Yellen konuşmasında, düşük petrol fiyatları ve Çin'e yönelik endişeler de dahil olmak üzere küresel risklerin ABD ekonomisi üzerinde etkili olduğu bir dönemde enflasyonun henüz kalıcı bir iyileşme göstermediğini söyledi.
Yellen'in açıklamalarından birkaç gün önce konuşan bazı Fed yetkilileri ise, son dönemlerde açıklanan pozitif enflasyon ve imalat sanayi verilerinin ardından Nisan ayında yeni bir faiz artışı gelebileceğine ilişkin sinyaller verince dolar 2.90 lira sınırına kadar yükselmişti.
Mart ayındaki faizleri sabit tutma kararında, yılın başlarında piyasalarda görülen çalkantı ve küresel ekonomideki yavaşlamayı gösteren Fed'in karar vericileri, bu dönemde ekonomik beklentilerini de düşürerek, faizlerin bu yıl yalnızca iki kez artırılacağını öngörmüşlerdi.
DıŞ TICARET AÇıĞı IKI AYDA YÜZDE 22 DARALDı
İhracattaki yüzde 10.5'lik düşüşe karşın, ithalattaki daralmaya bağlı olarak Türkiye'nin dış ticaret açığı yılın ilk iki ayında yüzde 22 düşüşle 7.1 milyar dolara geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan dış ticaret verilerine göre; ihracat, Avrupa Birliği’ne yönelik ihracattaki yüksek artışla Şubat ayında yüzde 1.4 artarak 12.41 milyar dolara çıkarken, Ocak-Şubat'ta yüzde 10.5 azalarak 21.97 milyar dolara geriledi.
Buna karşılık ithalat Şubat ayında yüzde 8.1 azalarak 15.57 milyar dolara, Ocak-Şubat'ta da yüzde 13.6 azalarak 29.03 milyar dolara düştü. Böylece, dış ticaret açığı Şubat'ta yüzde 32.8 düşüşle 3.2 milyar dolara, Ocak-Şubat döneminde de yüzde 22 düşüşle ile 7.1 milyar dolara geriledi.
TÜİK'in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serisine göre; 2016 Şubat ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 16, ithalat yüzde 4.8 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2016 yılı Şubat ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 1.1, ithalat yüzde 11.5 azaldı.
AVRUPA BIRLIĞI’NE IHRACAT YÜZDE 10.8 ARTTı
Avrupa Birliği’nin ihracattaki payı 2015 Şubat ayında yüzde 42.3 düzeyindeyken, 2016 Şubat ayında yüzde 46.3'e yükseldi. AB’ye yapılan ihracat, 2015 yılının aynı ayına göre yüzde 10.8 artarak 5 milyar 740 milyon dolara çıktı.
EN FAZLA IHRACAT YAPıLAN ÜLKE ALMANYA OLDU
Almanya’ya yapılan ihracat 2016 yılı Şubat ayında 1 milyar 166 milyon dolar olurken, bu ülkeyi 1 milyar 57 milyon dolar ile İngiltere, 1 milyar 47 milyon dolar ile İsviçre ve 712 milyon dolar ile Irak izledi.
İTHALATTA ILK SıRAYı ÇIN ALDı
Çin’den yapılan ithalat, 2016 yılı Şubat ayında 2 milyar 59 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla Almanya 1 milyar 772 milyon dolar ile, Rusya 1 milyar 189 milyon dolar ile ve ABD 985 milyon dolar ile izledi.

BIR DEV IFLAS ETTI
Antalya 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesi, bir dönem Türkiye'nin en büyükleri arasında yer alan ve varlıkları 1 milyar doları aşan Ataç Grubu'nun iflasına karar verdi.
Ataç İnşaat ve Sanayi A.Ş. ile Anteks Antalya Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., 1960 yılında Hikmet Ataman ve Hüseyin Çalık tarafından kuruldu. Daha sonra Ataç Grubu altında toplanan iki şirket bünyesinde iplik, boya ve dokuma fabrikaları, enerji firması, özel okul ve otelleri barındırıyordu. Ataç İnşaat, 2011'de cirosunu en çok artıran Türkiye'nin üçüncü şirketi seçildi ve çoğu kez de Türkiye'nin en büyük ilk 500 şirketi arasında yer aldı. Anteks ise Armani, Lacoste, Versace gibi dünya devlerine yönelik üretimler yapıyordu.
ÇÖKÜŞ 2011'DE BAŞLADI
Grubun çöküşü, 2011'de yapılan halka arzla başladı. Batış sürecine giren grubun kurtarılması amacıyla anlaşma yapılan fon şirketinin oluşturduğu yeni yönetim kurulu da Ataç ve Anteks için iflas erteleme istedi. Birçok alacaklı ise şirketin iflası için başvurdu.
Antalya 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen iflasın ertelenmesine ilişkin davanın karar duruşmasında mahkeme, her iki şirketin de iflasına karar verdi. Bu kararla yönetim düşerken, şirketlerin tüm malvarlıklarına da el konularak iflas dosyaları açılacak. İşçiler, borsazedeler ve diğerleri alacaklarını belgeledikten sonra da icra yoluyla satışlar gerçekleştirilecek.
YÖNETİCİLER YETKİLİ DEĞİLDİ
Davada Çalık ailesini temsil eden avukat Arif Karabağ, iflasa giden süreci anlattı. İflas erteleme talebinde bulunan Ataç Grubu yöneticilerinin, iflasın ertelenmesi davası açmaya yetkileri olmadığını belirten Arif Karabağ, "Çünkü her iki şirketin genel kurulları yapılamamış ve yönetim kurulu oluşmamıştı. Dolayısıyla yönetim kurulu kararı olmadan ya da gerçek yöneticiler kararı olmadan bu dava açılmıştır. Yasa gereği iflasın ertelenmesi davası açılırken dava açan avukatın vekaletinde iflasın ertelenmesi davası açma yetkisi de yoktu" dedi.
YASAL TEMSİLCİ KABUL EDİLMEDİLER
Mahkemenin de bu durumu tespit ederek yetkili vekalet istediğini belirten Karabağ, ancak dava süresince böyle bir vekalet sunulamadığını söyledi. Bunun üzerine şirketlerin sicilde görülen son imza yetkili yönetim kurulu üyeleri sıfatıyla Kamil Feridun Özkahraman, Mustafa Deniz Ak, Serhat Uysal ve Abdullah Sami Akşemsettinoğlu'nun mahkemeye gelerek davaya muvafakat verdiklerini anlatan Karabağ şöyle konuştu:
"Yasa gereği bu kişiler dinlenmesine rağmen sadece bu muvafakat ile davaya devam olunamayacağı, bu kişilerin yasal temsilci olmadığı, imza yetkilerinin olmadığı, noterden yeni vekalet dahi çıkaramayacakları mahkemeye izah olunmasına rağmen davaya usulsüz olarak devam edilmiştir."
SAHTE VEKALET
Ataç A.Ş. vekilinin dosyaya sunduğu vekaletin sahte olduğunun kriminal inceleme ve bilirkişi raporuyla ortaya çıkarıldığını belirten Karabağ şöyle devam etti:
"Yani hem iflas erteleme yetkisi, hem de sahte vekaletle bu dava yürütülmüştür. Davanın açıldığı 4 Aralık 2014 tarihinden bu yana her iki şirkette hiçbir faaliyette bulunulmadığı gibi zarara uğratılmıştır. Zaten bu sebeple haklarında şikayette bulunulmuş, savcılık dosyası Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) gitmiş ve neticede SPK sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmuştur."
YÖNETİCİLER ALEYHİNE SUÇ DUYURUSU
Her iki şirketin kötü yönetildiği, muhasebe hileleri yapıldığı, muhasebeye yapılan kayıtlar ve değişikliklerle suç işlendiğini dile getiren Avukat Arif Karabağ şunları anlattı:
"Yönetici vasfında olmayan kişiler elinde şirket resmen batırılmıştır. Mevcut yöneticilerin hiç biri şirket ortağı değildir. Bu kişiler vekalet alarak yönetici olmuşlardır. Ancak iflasın ertelenmesi süreci içinde hiçbir şekilde şirketlere faydalı işler yapmamışlar, buna karşılık şirketleri zarara uğratacak ve borcun yükselmesine sebep olacak işlem ve eylemler içinde olmuşlardır. Bundan dolayı haklarında bir kez daha iflasa sebep olmaları sebebi ile suç duyurusunda bulunulacak."
'İŞYERLERI KAPANıYOR, KARŞıLıKSıZ ÇEKLER ARTTı'
İZMİR Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Mart ayı olağan meclis toplantısında ekonomideki olumlu göstergelere rağmen çarşı pazarda durumun tam tersi olduğunu, boş işyerleri ile 'kiralık' ve 'satılık' levhalarının arttığını söyledi. Demirtaş, piyasada kredi, senet ve çeklerin döndüğüne dikkat çekerek, karşılıksız çeklerin son yılların zirvesinde olduğunu ifade etti.
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, ekonomik göstergeler olumlu olsa da Kemeraltı ve Alsancak başta olmak üzere birçok semtte, boş işyerlerinin çoğaldığını, kiralık ve satılık levhalarının arttığını piyasada kredi, senet ve çeklerin döndüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Tüm olumsuzluklara rağmen bütçe performansı iyi gidiyor. Asgari ücrete zam, diğer seçim vaatleri, savunma harcamaları ve mültecilerin mali yüküne karşın ilk iki aylık gidiş olumlu. Küresel durgunluğa ve terörle mücadele nedeniyle artan harcamalarımıza rağmen bütçe, Ocak- Şubat döneminde 6.6 milyar lira fazla verdi. Ancak çarşı, pazarda durum aynı değil. Kemeraltı ve Alsancak başta olmak üzere birçok semtte, boş işyeri çoğaldı kiralık ve satılık levhaları arttı. Piyasa, kredi, senet ve çekle dönüyor. Çek, senet ve iflas erteleme ekonomide alarm veriyor. Karşılıksız çek ve protestolu senet tutarlarında artış var. Karşılıksız çek tutarı, son yılların zirvesinde. İflas erteleme mevzuatının kötü kullanıldığına yönelik şikayetler artıyor."
"İFLAS ERTELEME DÜZENLEMESİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ"
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, firmaların iflas ertelemeye başvurduğunu ticaret mahkemelerine başvuran şirketlerin sayısı her geçen gün arttığını belirterek, şöyle konuştu:
"Çünkü iflas erteleme firmalar için son çare. İflas erteleme kararı çıkarsa bir süre nefes alıyor. Bu sürede hiçbir yasal takip yapılamıyor. Eğer karar çıkmazsa kepenk iniyor, icralar başlıyor. Tam tersine firmaların iflas erteleme kararlarını kolayca almaları ve tedbir kararı konması nedeniyle, borçlu firmalar borçlarını ödemiyor. Bu durum, ekonomik risklerin ve olumsuzlukların artmasını beraberinde getiriyor. Bu nedenle iflas erteleme düzenlemesi tekrar gözden geçirilmeli. Bu karar sadece ekonomik kriz, afet gibi mücbir sebep gerektiren bir durum varsa verilmeli. Yasal boşluktan yararlanmak isteyenlere prim verilmemeli. Bankalar yıllardır çalıştıkları firmalara daha insaflı olmalı. Kredileri geri çağırmakta acele etmemeli. Bir diğer önemli konu ise, ticari ahlak yoksunu bazı iş adamı geçinenler, bilinçli olarak yıllarca alışveriş yaptığı firmalara yüz binlerce lira takarak, onlarca bankayı dolandırarak, yeni firma kurup adam gibi, tüccar gibi, işadamı gibi piyasada dolaşmaya devam ediyor olmaları. Kendilerine inananları da girdabın içine çekiyorlar. O nedenle kefil olurken, çek değiştirirken dikkatli olun."
İŞSİZLİĞİN NEDENLERİ
İTO Başkanı Demirtaş, Aralık ayı işsizlik oranının İzmir'de yüzde 15 olduğunu hatırlatarak, bunun en büyük nedeninin dışarıdan gelen düşük ücretlerle ihtisas istemeyen işlerde çalışanlar ile işini beğenmeyip, daha rahat iş arayanlar olduğunu söyledi. Demirtaş, ABD'li araştırma şirketi Conway'in Dünyanın En Rekabetçi Şehirleri Raporu'na göre İzmir, 2015 yılında uzay-havacılık, kimya-plastik ve enerji sektörlerinde Doğu Avrupa ve Orta Asya'nın en rekabetçi ilk beş şehri arasına girdiğini belirterek, şöyle konuştu:
"İzmir Doğu Avrupa ve Orta Asya'nın, uzay ve havacılık sektöründe en rekabetçi şehri, kimya, plastik ve enerji sektörlerinde de en rekabetçi üçüncü şehri oldu. Raporda, İzmir'in gelecek 5 yılda yüksek büyüme sergileyeceğinin ön görülmesi, Türkiye'nin ikinci en büyük ticaret merkezi olması, Türkiye'nin sanayi üretiminin yüzde 9.3'ünü gerçekleştirmesi, genç ve dinamik 4 milyonluk nüfusa sahip olması, 5'i özel toplam 9 üniversiteye sahip olması, büyük ölçekli yatırımlara ev sahipliği yapmasının da katkılarıyla öne çıktığı ifade ediliyor. Raporda İstanbul'un yanısıra Türkiye'den sadece İzmir'in adının geçmesi gurur verici."
"KENDİ GEMİMİZ NEDEN YOK?"
İTO Başkanı Ekrem Demirtaş, bombalı saldırılar nedeniyle turizmin baltalandığını kruvaziyer turizmde iptallerin yaşandığını vurgulayarak, meclis üyelerine "Kendi gemimiz neden yok?" diye sordu. Demirtaş, 13-16 Mart tarihlerinde ABD'de düzenlenen Cruise Shipping Fort Lauderdale Kuvaziyer Fuarı'na katıldıklarını, fuardan çok umutlu dönmediklerini belirterek, şöyle konuştu:
"Çünkü tüm firmalar güvenlik konusunda hassas. Yaz aylarında duruma bakacaklar. O nedenle, 'gelin bekliyoruz' demekle, gemilerin gelmeyeceğini biliyoruz. Tekrar ayakbastı ücretini vermeyi düşünmeli, devlet olarak da yakıt desteği yapmalıyız. Yıllardır düşünüyoruz, söyleyemiyoruz. Kendi gemimiz neden yok? Kendi şirketimizi neden oluşturmuyoruz? Artık bu soruları, fuara katılan Karadeniz ve Akdeniz Liman yetkililerine söylemeye, bunun üzerine tartışmaya başlamış durumdayız. 2016 yılı için şu ana kadar rezervasyon yaptıran 49 gemi vardı. Bu sayı artar mı yoksa eksilir mi bunu bilmemiz mümkün değil derken iki gün önce yine iptaller geldi, dokuz sefer daha iptal edildi, gemi sayısı 40'a indi."
HİZMET BİNASI İNŞAATINA EK ÖDEME
İTO meclis toplantısında Kordon'da yapımı süren hizmet binası inşaatının kazık çakma işleminin yüzde 95 oranında tamamlandığı, Haziran ayında tamamlanacağı belirtilirken yapı denetim ihalesine çıkılırken inşaat alanının 15 bin 430 metrekare olduğunu, Konak Belediyesinin alını 17 bin metrekareye çıkarması nedeniyle yapı denetim hizmetlerinin satın alındığı şirkete 7 bin 593 liralık ek ödeme yapılması gerektiği vurgulandı ve bunun için meclisin onayı istendi. Meclis oybirliği ile onay verdi.
Tur şirketi iflas etti, 600 kişi Umre'de mağdur olduAK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci'nin girişimleri sonucu 177 kişi, Türk Hava Yollarına ait uçakla gece saatlerinde İstanbul'a geldi.05 Nisan 2026 Pazar 23:50ACENTELER
Fas turizme 3,5 milyar avro yatırım yapıyorFas Turizm Geliştirme Ajansı (SMIT) direktörü Imad Barrakad, bunu "krallıkta bugüne kadar gerçekleştirilen en önemli genişlemelerden biri" olarak nitelendirdi.05 Nisan 2026 Pazar 23:00KONAKLAMA
Ekonomi sınıfına yatırılabilen koltuklar geldiEkonomi sınıfında bulunan ve kanepe veya yatak benzeri düz bir yüzeye dönüşebilen üç koltuktan oluşan bir settir ; yolcuların tamamen özgürce uyumasına veya uzanmasına olanak tanır.05 Nisan 2026 Pazar 22:00ULAŞTIRMA
Gemide yapılan düğün töreni gökyüzüne taşındıAlmanya'da evlilik oranlarındaki düşüş, Eurowings,havayolu şirketini benzersiz bir hizmet sunuyor yöneltti. Düğün törenleri artık uçakta yapılıyor.05 Nisan 2026 Pazar 21:00ULAŞTIRMA
Ordu'daki tarihi Aya Nikola adası turizme kazandırılacakGeçmişi 1700'lü yıllara dayanan Aya Nikola adası için hazırlanan restorasyon ve çevre düzenleme projesinin, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığı belirtildi.05 Nisan 2026 Pazar 20:00TURİZM
Süper zenginler Türkiye ekonomisinin 2,5 katını saklıyorOxfam raporuna göre, süper zengin 8 milyon kişinin vergiden kaçmak için gizlediği servetleri 3,5 trilyon dolarla rekor büyüklüğe ulaştı. Bu, Türkiye ekonomisinin yaklaşık 2,5 katı.05 Nisan 2026 Pazar 19:00GÜNDEM
Anadolu'nun 106. yıl dönümü için 1920 Koşu YarışıAnadolu'nun 106. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk kez düzenlenen 1920 Koşu Yarışı, Pazar günü Ankara'da başladı ve Anıtkabir çevresinde 10 kilometrelik bir parkurda 1188 katılımcı koştu.05 Nisan 2026 Pazar 18:00MICE
Hawaiian Airlines pilotları sakallarını tıraş edeceklerHawaiian Airlines pilotları bu ay sakallarını tıraş etmek zorunda kalacaklar. Kokpitte sakal zaten uzun süredir yürürlükte olan FAA kurallarına aykırı olsa da, Hawaiian pilotları kültürel nedenlerden dolayı bu konuda bir istisnadan yararlanıyordu.05 Nisan 2026 Pazar 17:00ULAŞTIRMA
Petrole gelen sürekli zam pazarcı esnafı zorluyorManavgat'ta sabit ve seyyar pazarcı esnafı turistik Pazartesi, Perşembe ve Side Cumartesi pazarında sergi açan sabit ve seyyar pazarcı esnafı savaşın gölgesinde 2026 turizm sezonunu açtı.05 Nisan 2026 Pazar 16:00GÜNDEM
Hayırsızada’dan günümüze 'köpeksizleştirme siyaseti'1910 Hayırsızada Vakası, İstanbul’un sokak köpeklerini 'komşu' olmaktan 'tehdit'e dönüştüren 'köpeksizleştirme siyasetinin' kurucu anı olarak, toplumsal hafızada derin bir yara bıraktı.05 Nisan 2026 Pazar 15:00GÜNDEM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.