DİLENCİLİK SEMPOZYUMU YAPILIYOR
İstanbul Belediyesi dilenciliğin tüm boyutlarının ele alındığı, mücadele yöntemlerinin tartışıldığı Dilencilik Sempozyumu düzenliyor.

04 Haziran 2008 Çarşamba 14:00
İSTANBUL- Gittikçe yaygınlaşan ve organize bir şekle bürünen dilencilikle mücadele için, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bilim adamlarını topluyor. Zabıta Daire Başkanlığı tarafından dilenciliğin tarihsel, sosyolojik, ekonomik, hukuki, dinsel ve psikolojik boyutlarıyla ele alındığı, mücadele yöntemlerinin tartışıldığı Dilencilik Sempozyumu düzenliyor. Sempozyum Bilim Kurulu ilk toplantısını yaparak, içeriğini belirledi. Sempozyum, 2008 sonbaharında gerçekleştiriliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı, son yıllarda gittikçe yaygınlaşan ve organize bir yapıya bürünen dilencilik sorununu, tüm boyutlarıyla tartışmak ve çözüm yolları üretilmesine katkıda bulunmak amacıyla ulusal boyutta bir dilencilik sempozyumu düzenliyor. Sempozyumun hazırlık çalışmaları kapsamında, Türkiye"nin seçkin akademisyenleri ile Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin katıldığı Bilim Kurulu toplantısı, 17 Mart 2008 Pazartesi günü Kasımpaşa Sosyal Tesisleri"nde gerçekleştirildi.
Bilim Kurulu toplantısına akademik dünyadan Prof. Dr. Korkut Tuna, Prof. Dr. Sabri Orman, Prof. Dr. Mustafa Şentop, iktisat tarihçisi Mehmet Genç, Doç. Dr. Erol Özvar, Doç.Dr. İsmail Coşkun ve Yard. Doç. Dr. Yücel Bulut katılırken, Büyükşehir Belediyesi"nden de Zabıta Daire Başkanı Mustafa Tahmaz, Zabıta Destek Hizmetleri Müdürü Bayram Ali Çakıroğlu, Avrupa Yakası Zabıta Müdür M. Akif Can, Müdür Yardımcısı Sadettin Özyazıcı katıldı.
Sempozyum Bilim Kurulu toplantısının açılış konuşmasını yapan Zabıta Daire Başkanı Mustafa Tahmaz, zabıtanın kurulduğu günden bu yana uğraştığı konulardan birinin de dilencilik olduğuna dikkat çekerek, günümüzde giderek şekil değiştirse de dilenciliğin arttığını, organize bir yapıya kavuştuğunu belirtti. Başkan Tahmaz, dilencilerle mücadele için belediye olarak yapabildiklerini sıralayarak, esas sorunun bu alanda birçok kuruma görev verilmesine karşılık tam anlamıyla bir yetki bütünlüğünün olmaması olduğuna söyledi. Başkan Tahmaz, bunun için de İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak dilenciliğin etraflıca irdelendiği, tarihi arka planının ve günümüzdeki durumunun tartışıldığı bir sempozyum düzenlemeye karar verdiklerini söyledi. Tahmaz, bu sempozyumdan, sorunun sınırları belirlenirken, çözüm yollarının da gösterildiği bir sonuç almayı düşündüklerini vurguladı.
Bilim Kurulunda yer alan akademisyenlere Büyükşehir Belediyesi"nin teşekkürlerini ileten Başkan Tahmaz, Sempozyumun arzu ettiğimiz sonuçları vermesi için sizlerin yönlendirmesine ve katkısına ihtiyacımız var dedi.
Bilim kurulu toplantısını yönetin Prof. Dr. Korkut Tuna, dilencilik sempozyumunun tarihten başlayıp edebiyattan dine ve oradan da günümüze uzanan bir perspektifle ele alınmasının isabetli olacağını belirterek, Tarihi arka plan son derece önemlidir. Batı toplumlarında dilenci tarikatları var. Doğu toplumlarının ise kendine özgü yapısı var. Bu gelenek (dilencilik), devamlılık arz eden bir konu. Aynı zamanda istihdam edilmeyen bir topluluğu gösteriyor diye konuştu. Özellikle Avrupa"da sanayileşmenin getirdiği büyük dönüşüm sonrasında dilenciliğin araştırmasının ehemmiyetli olduğunu kaydeden Tuna, dilenciliğin kent yaşantısına ya da Büyükşehirleri mi özgü olduğunun yoksa küçük bir kasabanın da kendine özgü bir dilenciliğinin olup olmadığının araştırılması gerektiğine işaret etti.
İktisat tarihçisi Mehmet Genç de engin tarih bilgisi ışığında özellikle Osmanlı toplumunda dilencilikle ilgili görüş ve anekdotlarını katılımcılarla paylaştı. Genç, 19. yüzyıla kadar Osmanlı toplumunda Müslüman dilenci yoktur. Çünkü dilenenler varsa yakalanır, çalışabilir durumda ise bir işe yerleştirilir; çalışamayacak derece beden sakatlığına sahip ise bir vakfın himayesine verilirdi. Gayri müslim dilenciler de kiliselere yönlendirilirdi dedi. Osmanlı"da dilencilik tarihinin araştırılmaya değer bir konu olduğunun altını çizen Genç, ayrıca dilencilikle ilgili doğru ve sağlam bilgilere ve sonuçlara ulaşabilmek için saha araştırmaları yapılmasının şart olduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Erol Özvar ise yabancı konukların kendi ülkelerinin deneyimlerini aktarmak için sempozyuma katılmalarının yerinde olacağına işaret ederek, Sempozyumun takvimi, hazırlık için gerekli süre göz önünde tutularak belirlenmeli. Duyuru ve tanıtım çalışmaları, etkin bir şekilde yapılmalı. Ayrıca sonuçları sempozyum gününde açıklanmak üzere bir de makale ya da proje yarışması düzenlenmeli şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Mustafa Şentop da dilenciliğin geleceğine ilişkin sağlam bir görüş elde edebilmek için mevzuata ilişkin durumu ortaya koyan bir araştırma yapılması gerektiğini ifade etti. Şentop, ayrıca, dilencilikle mücadelede başarılı olan şehirlerin belirlenerek, bu tecrübelerini sempozyumda paylaşmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. Cemiyet içinde dilenciliğin dönemlere göre değişen bir imaja sahip olduğunu ve farklı dilencilik türleri bulunduğunu hatırlatan Şentop, sempozyumun teknik yönüne ilişkin fikirlerini de katılımcılarla paylaştı.
Prof. Dr. Sabri Orman ise sempozyumun düzenlenmesine ilişkin teknik görüşlerini anlattıktan sonra, dinlerde dilencilik ve İslam tarihinde dilencilikle ilgili yaklaşımlara da sempozyumda yer vermenin önemine değinerek, Bu konu üçe ayrılabilir: tarih, uygulama ve alan araştırması diye konuştu. Doğuda dilenme kültürünün eskiden çok daha farklı olduğunu belirten Orman, Doğuda dilenme, sözgelimi Hindularda, menkıbevî bir özelliğe sahiptir. Çok zengin bir kişi bütün malını mülkünü bırakır ve bir riyazet yöntemi olarak dilenmeyi seçerdi. Çünkü inanırdı ki, "alan el, veren elden üstündür." Yine hatırladığım kadarıyla Gazali, dilenciliğin tasnifini yapıyor. Bu tür tarihsel bilgiler bugüne taşınabilir diye konuştu.
Doç. Dr. İsmail Coşkun da dilencilikle ilgili mevzuat ile klasik ve modern zamanlarda dilenciliği önleyici tedbir ve çözüm mekanizmalarının araştırılmasının önemini ifade ederek, Vakıf sisteminin, hayri mekanizmaların dilenciliği nasıl nötralize ettiği de irdelenmeli. Ayrıca hem zabıta hem de emniyetin dilencilerle ilgili kayıtları değerlendirilerek çalışmalar yapılmalı. Sezonluk dilencilik olgusu da gözden kaçırılmamalı dedi. Coşkun, sempozyumun teknik yönüyle ilgili görüşlerini Kurul üyeleriyle paylaştı.
Y. Doç. Dr. Yücel Bulut da Osmanlıda "fukaraperver vakıfları"nın bulunduğunu, bunun da toplumda dilencilere nasıl yaklaşıldığının önemli bir göstergesi olduğuna işaret etti. Bulut, dilencilikle mücadelede uluslararası örneklerin işe yarayabileceğini vurgulayarak, böylece deneyimler üzerinden dilencilikle mücadele edilebileceğini söyledi.
Üç saati aşkın bir süre devam eden Sempozyum Bilim Kurulu toplantısı, Kurul Başkanı Prof. Dr. Korkut Tuna"nın değerlendirme konuşmasıyla sona erdi. Bilim Kurulu"nun bu toplantısıyla sempozyum çalışmalarına da resmen start verilmiş oldu.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.