DEFİNECİLER TBMM'DEN YASA İSTİYOR
Defineciler, bu kez yasal haklarını arıyor. Bir grup defineci, önümüzdeki ay bir milyon imza toplayıp TBMM'ye sunmak için bir metin hazırlıyor

30 Temmuz 2011 Cumartesi 16:30
İSTANBUL- Defineciler, bu kez yasal haklarını arıyor. Bir grup defineci, önümüzdeki ay bir milyon imza toplayıp TBMM'ye sunmak için bir metin hazırlıyor. Definecilik meselesini, girişimin öncüsü 'gizemli defineci' Mahmut Geçgin'e sorduk.
Definecilik, Türkiye için her zaman ilgi çekici bir konu. Aşinalık medyada çıkan garip haberlerle ya da Türk filmleriyle sınırlıysa genellikle tebessüm ettiriyor. Fakat örneğin taşrada, kulaktan kulağa dolaşan sayısız define hikayeleri arasında büyüyenler için her hikaye 'hadi sen de şansını dene, topla kazma küreği, al detektörü, iz peşine düş' çağrısı yapıyor ayrıca. Definecilikle ilgili herhangi bir gündemde bahsi geçen, 'Türkiye'de 5 milyon civarında defineci var' tespiti (her ne kadar kaynağı belirsiz olsa da), bu konunun kitleler açısından taşıdığı ciddiyetin bir işareti.
Haberlerde hep bir şeyler ararken ya da bulduğu değerli bir objeyi satmaya çalışırken yakalandığını okuduğumuz defineciler, bu kez kendi yasal haklarını arıyorlar. Avukat Cihan Şimşek'in hukuki danışmanlığını yaptığı bir girişimle, önümüzdeki ay imzaya açılacak bir metin hazırlanıyor. Hedef bir milyon definecinin imzasına ulaşıp talebi TBMM başkanlığına iletmek.
Girişimin öncülerinden biri Mahmut Geçgin. 1979 doğumlu, Bursa'da yaşıyor. Gömü hikayeleriyle büyüdüğü çocukluğundan beri defineciliğe ilgi duymuş fakat bu işe yedi yıl kadar önce başlamış. Bir süredir de define aramak için kullanılan detektörleri satan bir mağazası var. Defineciliğin halk tarafından genellikle olumsuz algılandığını söylüyor. Kendisi bu nedenle, gittiği yerlerde tepkilerle karşılaşmamak için fotoğraf çektirmeye yanaşmadı. Definecilikle ilgili sorularımızı yanıtlarken ise çekinmedi.
- Definecilik sadece zengin olmanın bir yolu mu, yoksa aynı zamanda bir tutku mu?
Defineciliği hepatit virüsü gibi görüyorum, vücutta vardır ama ne zaman faaliyete geçeceği belli olmaz ve insan ayrımı yapmaz, birden bakarsınız hiç ummadığınız bir kişi, hiç ummadığınız bir yaştan sonra definecilikle uğraşır olmuş. Bizler de yeni yasalardan sonra klavye definecisi olduk çıktık. Sadece sanal ortamda bilgi ve fotoğraf alışverişlerimiz oluyor, ötesine geçemiyoruz artık.
ESKİDEN DEFİNE ARAMAK SERBESTTİ, ARTIK SUÇ
- Yeni yasalar defineciliği yasaklıyor mu?
Eski yasalara göre define aramak serbest, izinsiz kazı yapmak yasaktı. Ancak 2008'den beri izinsiz define araştırmak da suç. Detektörlü ya da detektörsüz fark etmiyor. Yani detektör firmalarının söylediği gibi 'Aramak serbest, kazmak yasak' sözü artık anlamını yitirdi. Define arama maksadıyla araziye çıkan birisi izin almamışsa suç işlemiş sayılıyor. Bu da büyük bir sıkıntı doğuruyor. Her kesimden insan definecilikle ilgileniyor, doktorundan, mühendisine, öğretmeninden, polisine, herkes bir yerde definecilik yapmıştır.
- Başka ülkelerde yasalar var mıdır?
Avrupa'da Yunanistan ve İtalya'da definecilik ülkemizdeki gibi suç sayılıyor ama diğer ülkelerde serbest. Özellikle İngiltere ve Amerika'da yarışmaları olan bir hobi. İnsanlar parklarda, bahçelerde ellerinde detektörle 'tek para' arıyorlar. Zaten bu 'tek para'ları bu insanlar detektörle dolaşıp bulmazsa ne devletin ne de teknolojinin uzaktan hepsini tespit etme imkanı var.
- Bir defineci bulduğu paraları müzeye teslim eder mi?
Bizim girişimimiz bunu da sağlamaya yönelik. Müzeye teslim edilen eserler basit bir tutanağa geçirilmemeli, suiistimalleri önlemek için resim ve video çekilerek teslim alınmalı. Resim ve videoların birer kopyası eseri teslim eden defineciye verilmeli. Defineciler müzenin vereceği ücretin düşüklüğünden veya geç ödenmesinden şikayetçi değiller. Daha çok verdiği eserin kaybolmasından şikayetçiler. Bu sağlanırsa neden teslim etmesin?
- Siz detektör de satıyorsunuz. İşe yarıyor mu o araçlar?
Detektörcülük sektörü tamamen kirlenmiş. Yıllardır insanlara 1 metre derine inemeyen detektörleri 6-12 metre arası derinlik vaadiyle sattılar. Satmaya da devam ediyorlar. Defineci zaten kandırılmaya müsait. Hatta o kadar alışmışlar ki yalanlara, 'Detektör derinliği soranlara 1 metreyi geçmez' dediğimizde tepkilerle karşılaştığımız oluyor. Dudaklarımızın arasından çıkacak iki kelimeye inanıp gecesini gündüzünü ve tüm parasını bu işlere harcayacak bir kitledir defineciler. Biz boş vaatler vermiyoruz satarken, bakalım başarılı olabilecek miyiz?
- Siz hiç define buldunuz mu?
Hiç bulmadım, bulana da şahit olmadım. Ama define bir gerçek ve her yıl bulanlar oluyor, bunların bir kısmını haberlerde görüyoruz. Sürekli yakalanan eserler oluyorsa, bulanlar da oluyordur herhalde. Tabii bir de yakalanmayanlar vardır. Zaten yasal taleplerimizdeki amacımız yakalanan ve yakalanmayanları aynı yere yönlendirmek. Yani ne eserle yakalanıp cezaevine girsin insanlar, ne de bulduğu eserleri kaçak satmaya çalışsınlar.
DEFİNE KADROSUNDAKİ CİNCİ HOCALAR
- Define ararken gizemli olaylarla karşılaşanların hikayeleri çok anlatılır, siz yaşadınız mı bu tür maceralar?
Başımdan ilginç olaylar geçmedi ama definecilerden duyuyoruz. Arazi şartlarında gecenin karanlığı, yakalanma korkusu derken insanlar halüsinasyon görüyor. Cin aleminden varlıkların hareketlerine şahit olduklarını düşünüyorlar. Bunlar normal ve sakıncası yok. Sakıncalı olan böyle şeyleri gördüğünde, orada korunan bir define olduğuna inanmak.
- Cinli define hikayeleri yaygın mıdır?
Çok yaygın. Gece herhangi bir vahşi hayvan sesi duyduğunda bile bunu cinlere yoran defineciler oldukça fazladır. Bu nedenle kazı kadrolarına mutlaka bir cinci hoca alırlar. Yine definenin yerini bulmak için cinci hocalardan yardım isteyen defineciler vardır.
HARİTA OLMADAN DEFİNE NASIL ARANIR?
- Bir de define haritaları vardır...
Define haritalarına artık itibar edilmiyor. Nedeniyse bir dönem çok fazla sahte define haritası yapılması... O kadar çok sahte haritalar yapılmış ki, orijinal harita oranı binde bir bile değil artık. Bu yapılan sahte haritaları İstanbul gibi büyük şehirlerde, defineci kahvelerinde Anadolu insanına yüksek fiyatlara sattıkları çok görülmüş bir şeydir.
- Harita yoksa defineyi nasıl arıyorsunuz, belli yöntemleriniz var mıdır?
Türkiye definecilik ve tarih bakımından dünyanın en zengin coğrafyası. Bu konuda en yoğun bölgelerimiz Ege, Akdeniz ve Marmara. Definecilerin dikkat etmesi gereken püf noktaları vardır. Yıllarca metrelerce derinliklerde define aradılar. Artık bu hurafeden vazgeçmeliler.
- Nedir o püf noktaları?
Türkiye'de her yıl kanalizasyon kazılarında defineler bulunur. Bunlar genellikle bir - bir buçuk metre derinlikte bulunur ve çoğunun çevresinde define işareti yoktur. Zamanla yok olmuştur ya da zaten işaretsiz gömülmüştür. Define ararken önce düşünülmesi gereken şey, 'Ben olsam nerede yaşardım? Nereye gömerdim?' sorusudur. İnsanlar su kaynağına uzak yaşayamazlar. Bu nedenle definecilik su kaynaklarına yakın ve tarıma müsait alanlarda yapılmalıdır. Sonra defineyi gömen adamın neden gömdüğü düşünülmelidir. Kimse toprağın olsun diye gömmemiştir. Fazla parasını güvenlik gereği gömmüştür ve çok derine gömmemiştir. Çünkü para lazım olduğunda tekrar alması, hatta bazen fazla parasını tekrar üzerine eklemesi gerekiyor.
- Defineciler tarihi ve kültürel değerleri bulunan yerlere zarar vermiyorlar mı?
Maalesef zarar veriyorlar. Bilinçsizlikten kaynaklanıyor. Hala gördüğü işaretin altında para olduğunu sanan bilinçsiz bir kitle var. Bu insanlara ulaşmak ve eğitmek için televizyonda kısa programlar yapılabilir. Bakanlık da eğitim verebilir. Yani tarihi yerlerin korunması için en iyi yöntem bu, başka bir yol göremiyorum.
Defineciler ne istiyor?
Taleplerin ne olduğu şöyle özetlenebilir: Definecilere arama ruhsatı verilsin; definecilerin bulduğu eserler kayıt altına alınarak bulana zimmetlensin; bu eserleri defineciler sergileyebilsin; definecilikle ilgili Kültür Bakanlığı'nda bir merci kurulsun; bakanlık defineciler için eğitim versin; tarihi SİT alanlarının korunmasında definecilere sorumluluk verilsin; definecilik çoğu ülkede olduğu gibi suç değil amatör bir tutku, hobi olarak kabul edilsin...
Eyüp Tatlıpınar
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.