ÇÖLDE AVANGARD YANKI: NUKUS’UN SESSİZ ÇIĞLIĞI
Nukus Müzesinin kurucusu Igor Vitalyevich Savitsky (1915–1984), yalnızca sanat koleksiyoncusu değil; bir “kültürel arkeolog” ve bir “estetik kurtarıcı” olarak anılmayı hak ediyor.

23 Temmuz 2025 Çarşamba 01:21
FİKRİ TÜRKEL
NUKUS - Orta Asya’nın kalbinde, Aral Gölü’nün soluk gölgesinin yakınında, çölde saklı bir inci gibi duran Nukus şehri, yalnızca haritalardaki konumuyla değil, sanata dair sakladığı “kültürel cephaneliği”yle de eşsizdir. Burada yükselen Karakalpakistan Devlet Sanat Müzesi (diğer adıyla Savitsky Müzesi) bir müze olmanın çok ötesinde; bir direnişin, bir hafıza savaşının ve bir estetik devrimin mekânıdır.
Müzeyi gezerken, galerinin koridorlarından Fergana vadisinden Amuderya’nın kıyılarına, Semerkant ve Buhara’nın mimari yapılarından çölün enginliğine uzanan karmaşık duygular içine girdim.
Müzenin kurucusu Igor Vitalyevich Savitsky (1915–1984), yalnızca sanat koleksiyoncusu değil; bir “kültürel arkeolog” ve bir “estetik kurtarıcı” olarak anılmayı hak ediyor. Moskova’nın soğuk atölyelerinden Semerkant’ın yanan ışıklarına uzanan yolculuğu, 20. yüzyılın politik çalkantıları arasında unutulmuş bir sanatı gün yüzüne çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda Rus Avangardı’nın yeni bir anlamda yeniden doğmasına vesile oldu.

Batının izinde, Doğu’nun gölgesinde
Orta Asya’da, İslam medeniyetinin derin etkileri yüzyıllar boyunca figüratif sanatın gelişimini besledi, süsleme ve soyut motifler öne çıktı. Timur dönemi minyatürlerinde olduğu gibi doğa, gerçekçi bir tasvir değil, sembolik bir bağlamda ve çoğunlukla idealize edilmiş biçimde sunulurdu.
19. yüzyılın sonlarında ise Rus Oryantalistlerinin bölgeye gelişi, manzara ve portre sanatında yeni bir perspektif getirdi. Ancak bu “egzotik” bakış çoğu zaman oryantalist bir romantizmle sınırlı kaldı. Avanguardia Orientalis adı verilen yeni kuşak sanatçılar ise bu yaklaşımı reddederek, yerel ritimleri, çölün ışığını ve halkın kadim yaşamını duyarlı bir lirizmle yoğurmayı seçti.
Yesenin’in “renklerin ateşiyle yankılanan” ifadesi, işte tam bu dönemi ve bu yeni bakışı simgeler.

Nesnelerin sessizliği: Natürmortun dönüşümü
“Nature morte” kavramı Batı’da 18. yüzyılda doğmuşsa da, özünde kadim bir felsefi sessizlik taşır: Varlık ve yokluk, ölümsüzlük ve geçicilik arasındaki o ince çizgi. Avangard ressamlar için natürmort yalnızca nesnelerin düzenlenmesi değil, insan ruhunun içsel yankısıdır.
Rus Avangardı’nın doğrudan etkisiyle, Orta Asya’da natürmort, geleneksel dekoratif motiflerin ötesine geçerek maddi dünyayı sorgulayan, varoluşçu bir anlatı haline geldi. Robert Falk’ın “Suzani Background” adlı eseri, bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biridir: Geleneksel bir Özbek halısı, bir çapan giymiş genç kadın figürüyle birleşerek hem yerel hem evrensel kimlik arayışını temsil eder.

Ruhun aynası portreler
Bir portre, salt yüzün tasviri değildir; kişiliğin, toplumsal konumun, kültürel mirasın bir tercümesidir. Nukus koleksiyonundaki portreler, fotoğrafın donuk gerçekliğine karşı resmin sonsuz yorum kabiliyetini öne çıkarır. Her fırça darbesi, izleyicinin bakışında yeniden şekillenen bir anı, bir hikâyeyi taşır.
Sanatçı burada yalnızca bir tasvirci değil; bir şair, bir filozof ve bir tarihçidir. Böylece, her yüz, yalnızca bireyin değil, toplumsal belleğin ve kültürel akışın bir parçasına dönüşür.
Mistisizmin peşinde
Aleksandr Nikolaev’in (Usto Mumin) Sufi mistisizmiyle derin bağ kurarak İslam’a geçişi, Avanguardia Orientalis’in ideallerini yansıtan radikal bir örnektir. Usto Mumin’in resimleri, tasavvufi bir arayışın, sonsuz döngülerin ve kozmosun içsel müziğinin görsel dildeki karşılığıdır.
Benzer şekilde, Oganes Tatevosyan ve Ruvim Mazel gibi sanatçılar, suzani desenlerinde, halılarda ve küçük suluboyalarda, ritim ve formun “kozmik bir müzik” gibi tekrarlandığı yeni bir şiirsel dil kurdular.

Artivizm ve sosyal gerçekçilik
1920’lerin “Artivizm” dönemi, sanatın salt estetik kaygılar yerine toplumsal işlev üstlendiği kritik bir devredir. Bu dönemde sanatçılar, ARIZO (Görsel Sanatlar Çalışanları Derneği) gibi kolektif girişimlerde, sanatı sokaklara ve kamusal alanlara taşıyarak yeni bir “halk sanatı” oluşturma çabasına girdi.
Tatevosyan’ın Semerkant’taki İzofabrika’sı, sanatçının “eşitlikçi bir üretim atölyesi” hayalini somutlaştırır. Vitrindeki tubeteika eskizlerinden Pamuk Üçlemesi’ne kadar, dönemin eserleri bir yandan biçimsel arayışlarla yoğrulurken, diğer yandan Sovyet ideolojisinin toplumsal gerçekçilik baskısına da maruz kaldı.
Çölde parlayan felsefe
Savitsky’nin şu sözleri, Nukus koleksiyonunun felsefesini kristalize eder: “Bu yerler, sonsuz kombinasyonlar ve armoniler içinde rengin algıyı zenginleştirdiği, gözü sürekli olarak yeni tonlara uyaran bir incelikle karakterize edilir.”
Semerkant’ın mavi kubbeleri, Buhara’nın altın tozlu duvarları, Aral’ın beyaz ufuk çizgisi… Tüm bu manzaralar, Avanguardia Orientalis sanatçılarının tuvallerinde coşkulu bir renk senfonisine dönüşür.
Kozmist hayaller: Amaravella
“Amaravella” grubu, Rerikh ve Kandinsky’nin fikirlerinden beslenen, kozmik bilinç ve evrensel uyum ideallerini sanata taşımayı amaçlayan, neredeyse ezoterik bir kolektif olarak karşımıza çıkar. Fateev, Sardan ve Shigolev’in eserleri, yalnızca görünenin ötesine geçmeyi değil, aynı zamanda “semboller ormanında” yol almayı önerir.
1927 manifestoları, sanatın akılcı analizle değil, sezgi ve içsel empatiyle algılanması gerektiğini savunur. Bu yaklaşım, doğunun mistik estetiğiyle Batı avangardının soyut arayışlarını çarpıcı bir şekilde birleştirir.
Igor Savitsky: Sessiz bir muhafız
Savitsky, topladığı 100.000’den fazla eserle, neredeyse bir “çöl keşişi” gibi sanatın kaybolmaya yüz tutmuş şifrelerini saklamayı ve yaşatmayı başardı. Nukus Müzesi onun dehasını yansıtan bir “laboratuvar” gibidir: Burada eserler üç veya dört sıra halinde asılır, tıpkı duvarlarda bir şenlik, bir görsel festival yaşanır.
Sanat tarihçisi Zelfira Tregulova’nın ifadesiyle: “Savitsky, Orta Asya’nın çöl tozundan bir sanat medeniyeti inşa etti. Onun vizyonu olmasaydı, bu kültürel katman sonsuza dek kaybolabilirdi.”
Bugüne yansıyan miras
Özbekistan’ın bağımsızlık sonrası kimlik arayışında, Savitsky Müzesi yalnızca bir sanat hazinesi değil; bir ulusal hafıza alanı oldu. Bugün bile, dünya çapında küratörlerin, sanat tarihçilerinin ve koleksiyonerlerin gözünde, Nukus’ta saklı bu koleksiyon “Louvre’un çöldeki kardeşi” olarak anılır.
Yönetmen Marinika Babanazarova ve Özbekistan Sanat ve Kültür Geliştirme Vakfı’nın güncel çabaları, bu mirası korumak ve genç kuşaklara aktarmak için sürdürülen bir “sessiz diplomasi” gibidir.
Çölün yankısı
Nukus’taki bu benzersiz koleksiyon, Batı ve Doğu sanat geleneğinin, eski ve modern, mistik ve sosyal gerçekçi bakışların iç içe geçtiği bir “kozmik diyalog” sunar. Tıpkı Aral Gölü’nün kuruyan sularında yankılanan geçmiş sesler gibi, bu müzede de her tablo, her renk, her motif sonsuz bir yankının parçasıdır.
Nukus, belki de artık yalnızca bir şehir değil; insan ruhunun evrensel ışığını barındıran bir “manevi pusula”dır.
Yunanistan Türk turistleri kış turizmi için çağırıyorAegean Airlines’in 2026 dönemi uçuşlarının tanıtıldığı toplantıda Türk turistlerin kış aylarında gelmesi için Türkiye ile Yunanistan arasında hava köprüsünün kurulduğu anlatıldı.28 Ocak 2026 Çarşamba 11:00ULAŞTIRMA
TTM 2026, turizm profesyonellerini buluşturuyorTürkiye ve farklı ülkelerden turizm profesyonellerini bir araya getiren Turkish Travel Market (TTM 2026), 31 Mart 2026’da İstanbul Sheraton City Center’da kapılarını açmaya hazırlanıyor.28 Ocak 2026 Çarşamba 10:00MICE
Türkiye’nin En Gözde Kaplıca MerkezleriKullanıcı ilgisi, bölgesel popülerlik, termal kaynak çeşitliliği ve konaklama altyapısı dikkate alınarak hazırlanan listede, Türkiye’nin en gözde kaplıca ve termal merkezleri bir araya getirildi.27 Ocak 2026 Salı 17:00KONAKLAMA
Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası dünyaya yayınlanıyor2026 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası, Konya’daki olimpik velodromdan Avrupa ve dünyaya uzanan canlı yayınlarla bu eşsiz deneyimi milyonlarla buluşturacak.27 Ocak 2026 Salı 16:00MICE
Hataylı çocuklara Karadeniz'de unutulmaz kar tatiliBukla Tur ve Hatay Sörf Merkezi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında Hatay'dan 18 çocuk, ara tatilde Trabzon'a giderek ilk kez karla tanıştı27 Ocak 2026 Salı 15:00TURİZM
Çeşme rezidans çöplüğüne döndü!22 ilde kamuya ait taşınmazlar satışa çıkarıldı. Çeşme başta olmak üzere sekiz ilçede 16 arsa ihaleye çıkarılırken milyonluk parsellerin satışı tepki yarattı.27 Ocak 2026 Salı 14:00KONAKLAMA
Noel Baba Kilisesi'ni 178 bin Hristiyan ziyaret ettiSt. Aziz Nikolas Kailisesi'ni inanç turizmi kapsamında büyük çoğunluğunu Hristiyan Ortodokslar ziyaret ettiği belirtildi. 27 Ocak 2026 Salı 13:00TURİZM
Manavgat 22 milyar 38 milyon lira vergi ile 52 ili geride bıraktı!Manavgat-Side destinasyonunda 2025 yılında 22 milyar 38 milyon lira vergi tahsilatı gerçekleşti. Antalya Manavgat'ta gerçekleşen 22 milyar 38 milyon vergi tahsilatıyla 52 ili geride geride bıraktı. 27 Ocak 2026 Salı 12:00GÜNDEM
İTF 2026, Türkiye turizmine ivme kazandıracakSektör temsilcileri, ITF 2026'yı etkili iş birliği platformu olarak değerlendirerek Türkiye turizminin en önemli buluşması için birlikte hareket ettiklerini bildirdiler.27 Ocak 2026 Salı 11:00MICE
TÜRSAB, seyahat sitelerine erişim engeli talep etti:TÜRSAB, aralarında Airbnb, Expedia ve Agoda’nın da bulunduğu 10 yurt dışı merkezli seyahat platformunun mevzuata aykırı biçimde faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle erişim engeli talebiyle dava açtı27 Ocak 2026 Salı 09:00DERNEKLER
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.