BOĞAZİÇİ MASAL GİBİ ANLATILIYOR
Sevgi Ağcagül ile Elisabette Ragagnin'in birlikte derlediği ve yeniden anlatılan hikayelerde Türkiye'nin kültürel ve etnik zenginliği YANSITILIYOR.

15 Ekim 2008 Çarşamba 21:00
FRANKFURT- Alman basını, Frankfurt Kitap Fuarı'nın onur konuğu Türkiye'ye sayfalarında geniş yer vermeye devam ediyor. Rheinischer Merkur Gazetesi "Boğaziçi'nden masalımsı,tarihi ve mizahi anlatımlar: Frankfurt Kitap Fuarı'nın bu yılki onur konuğu yazar ve yayınevlerine ilham kaynağı oluyor, ifadesine yer verdi.
Gazetenin 10 Ekim 2008 tarihli internet sayfasında yayımlanan haber- yorumda Türk masallarının çoğunun "Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken" gibi sözlerle başladığı ifade edildi ve "Bu tür girişlere Türkçe'de tekerleme deniyor. Tekerlemeler çok eski ve bir o kadar da zengin olan Türk anlatım geleneğinin bir parçası. Türkiye'nin renkli halk edebiyatını tanımak isteyenlere DTV Yayınevi'nce yayımlanan "Türk Halk Masalları" kitabı tavsiye edilir," denildi.
Sevgi Ağcagül ile Elisabette Ragagnin'in birlikte derlediği ve yeniden anlatılan hikayelerde Türkiye'nin kültürel ve etnik zenginliğinin yansıtıldığı kaydedilen Michaela Schmitz imzalı yazıda "Şaşırtıcı olan, buradaki oryantal hikayelerin yanı sıra tilki, tavşan veya Avrupa'ya özgü masal anlatımlarının da yer bulması. Bu hikâyelerdeki renkli sihir dünyası, ülkenin kültürel renkliliğini ve Avrupa ile Asya arasındaki özel coğrafî konumunu yansıtıyor," ifadesi kullanıldı.
Türkiye topraklarının Tunç Devri'nden itibaren komşularıyla sürekli bir kültürel etkileşim içinde olduğu kaydedilen yazı daha sonra şu satırlara yer verildi:
"Milat'tan 2500 yıl önce tüccarlar, değerli prestij ürünlerini doğudan Troya-Balkan ve tersi yöne götürmeye başlamış. Bunlar Michael Zick'in Theiss Yayınevi'nce yayımlanmış olan, ülkenin erken ve geçmiş tarihiyle ilgili özet niteliğindeki "Medeniyetler Beşiği Türkiye" kitabında bulabilirsiniz.
Zick, Küllüoba'daki kazılarda Kilikya dönemine ait kurşun vazolar, Suriye'ye ait şişeler, Batı Anadolu seramiği, Suriyeli kahramanlara ait döküm kalıpları ve elbise iğnelerinin yanı sıra Filistin bölgesine ait değişik takılar bulundu. Başka kazılarda bu tür kilometrelerce uzun ticari kervan yollarının varlığına ilişkin bulgulara rastlamak mümkün. Bu yollar kuzeybatı ile Anadolu'nun merkezinden ülkenin içine kadar uzanıyor. Michael Zick'in vardığı sonuç 12. bin yıl ile milat'tan önce 6. yüzyıl arasında, Anadolu'da oluşan bu karışım, bölgeyi insanlık kültürünün öncüsü konumuna getirdi.
Bu bölge çok kültürlülüğünü yüzyıllarca sürdürdü. 13. yüzyılda kurulan Osmanlı Devleti 15. yüzyılda Asya ve Balkanlar'ın belirgin gücü hâline geldi. En önemli savaş ise Avrupa ile Asya arasında köprü konumundaki İstanbul için yapıldı.
Savaş bile uluslararasıydı. Çünkü Osmanlı ordusu etnik karışımıyla çok renkli bir tablodan oluşuyordu. Bunlar Roger Crowley'in Theiss Yayınevi tarafından yayımlanan "Konstantinopel 1453 Son Meydan Muharebesi" adlı tarihî kitabında yer buluyor: askerî birlikler Slav, general Rum, amiral Bulgar ve sultanı yarı Sırp veya Makedon. Osmanlılar bu şekilde 1453'de Konstantinopel'i fethetmeyi başarıyor. Bu şehir daha sonra İstanbul olarak başkent hâline getiriliyor.
Roger Crowley, kapsamlı tarihî yapıtında 6. Yüzyıldan itibaren rağbet gören Konstantinopel'in sayısızca istilasını araştırıyor. Ticaretin kesişme noktasını oluşturan ve askerî yolda bulunan bu şehrine Asya'nın hazineleri Boğaziçi üzerinden getiriliyor.
İstanbul'un fethiyle birlikte Osmalı siyasi ve iktisadi gücüne güç katıyor. Bu toplum, farklı etnik gruplarıyla çok kültürlü yaşamına devam ediyor. Bunu 13. Yüzyıldan 1928 yılına kadar Türkçe, Arapça, ve Farşçadan oluşan Osmanlı dilinde görmek mümkün. Bir deyimde, Türklerin ailesiyle Türkçe; dua ederken Arapça ve sevgilisiyle farsça konuştuğuna yer veriliyor. Bu ve buna benzer küçük atasözlerini, küçük hikâyeleri, halk Türkülerini, ve şiiri Celal Özcan ve Rita Seuss'un DTV Yayınevinden çıkan "İlk Dönem Türkçe Anlatılar" kitabında bulmak mümkün. Önemli bir fark: bu metinler hem Almanca hem de Türkçe.
Günümüz Türk gençlerinin çoğu dünyalar arasında geziyor
Bu gençlerin modern kişiliği günümüz edebiyatına da yansıyor. Bunun en güzel örneği 1965 yılında Türkiye'de doğan yazar Yade Kara. Kara, sanatçı, öğretmen, menajer ve gazeteci olarak Berlin, Londra, İstanbul ve Honkong'da çalışıyor. Şimdilerde ailesi Boğaziçi ile Berlin arasında gidip gelen Hasan ve ailesin öyküsünü içeren ikinci kitabı çıktı.
Diogenes Yayınevi'nce yayınlanan "Cafe Cyprus" adlı kitapta Hasan, Berlin'deki siyaset bilimi eğitimini bırakarak İngilizce öğrenmek üzere Londra'ya gidiyor. Ali'nin süpermarket, kebapçı ve Cyrus Kafe'deki çalışmaları sayesinde tek kişilik evinin kirasını ödemeye çalışıyor. Göçebe Hasan ile ilgili oldukça fazla mizah ve ironi içerikli romanda ulusal gelenekler ve ön yargılar tepe taklak ediliyor.
Mizah ise Osman Engin'in DTV Yayınevi'nden çıkan "Sevgili Amcam" adlı kitabında da yerini buluyor. Almanya'dan 24 mektup aracılığıyla Anadolu'daki amcasına seslenen Engin, burada yıl boyunca yaşadığı Almanlara özgü tuhaflıkları ve komik olayları anlatıyor. Örneğin: karnaval. Kitap Alman-Türk karışımı mizah ve başarılı bir yapıt. Kitap, kültürler arası diyalog üzerine bıyık altından gülümsetiyor.
Anja Tuckerman ise "Yunus İçin Bir Kitap" adını taşıyan çocuk kitabında, Yunus'u ve onun çok kültürlü ailesini konu alıyor. Öyküde Yunus, annesi Maike ile Türk babası Emre onun İtalyan babaannesi, dedesini ve Alman büyükannesini içeren ailesiyle ilgili öykü kitabı yazmaya çalışmasını konu alıyor. Öykünün sonunda Yunus hikâyeyi kendi tamamlamak zorunda. Umarız Yunus'un hikâyesi de masalların sonunda "Gökten üç elma düştü biri anlatana, biri dinleyene ve biri de bu durumda- bana gibi iyi biter."
IATA, Dünya Yolcu ve Finans Sempozyumu Makao'daDünya Finans Sempozyumu (WFS) ve Dünya Yolcu Sempozyumu (WPS) düzenleyecek . “Vizyondan Değere: Hava Yolculuğunun Yeni Çağı” teması altında düzenlenecek.23 Eylül 2026 Çarşamba 21:00MICE
Rönesans ressamı Antonello da Messina'nın- dört eseri çalındıAntonello da Messina'nın 1473 tarihli "Polittico di San Gregorio" tablosunun hayatta kalan beş paneli, bunlardan üçü İtalya'nın Messina kentindeki Museo Regionale Accascina'dan çalındı,23 Eylül 2026 Çarşamba 20:30GÜNDEM
Başkent Coffee Festival’de üç gün kahve kokacakAnkara Coffee Festival, bu yıl 10. kez ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Festival, 25-26-27 Eylül 2026 tarihlerinde Bilkent Center’da gerçekleştirilecek.23 Eylül 2026 Çarşamba 20:00MICE
Bin yıllık miras: Özbekistan’ın ipek başkenti MargilanMargilan’da ustalar, nesiller boyunca aktarılan tekniklerle el tezgâhlarında günde yalnızca birkaç metre dokunabilen atlas ve adras kumaşları, Margilan’ın köklü tekstil mirasını uluslararası festivallerden modern moda tasarımlarına taşıyor.23 Eylül 2026 Çarşamba 19:30TURİZM
Bodrum otellerinin doluluk oranı %85'e ulaştı.Uluslararası talebin sonbahara doğru devam etmesiyle Bodrum otellerinin doluluk oranı %85 civarına ulaştı ve 2026 yılının ilk sekiz ayında 780.000 yabancı ziyaretçi kaydedildi.23 Eylül 2026 Çarşamba 19:00KONAKLAMA
Barışın 3 bin yıllık mesajı Hattuşa’dan çıktı!Çorum’daki Hitit başkenti Hattuşa’da dünya diplomasi tarihinin en önemli belgelerinden Kadeş Barış Antlaşması’na ait yeni bir tablet parçası gün yüzüne çıkarıldı.23 Eylül 2026 Çarşamba 18:30TURİZM
Fransa’da bir heykelin içinde uyumak harika bir fikirFransa’nın Haute-Provence bölgesinde dünyaca ünlü arazi sanatçısı Andy Goldsworthy’nin eserlerini birbirine bağlayan “Refuges d’Art”, klasik yürüyüş rotalarından çok farklı bir deneyim sunuyor.23 Eylül 2026 Çarşamba 18:00TURİZM
Vakko Hotel Sumahan Bosphorus ikinci kez Mıchelin Key aldıVakko Hotel Bosphorus, dünyanın önde gelen seyahat rehberlerinden Michelin Guide tarafından verilen Michelin Key ödülüne üst üste ikinci kez layık görüldü.23 Eylül 2026 Çarşamba 17:30KONAKLAMA
50'li yaşlarda yapılabilecek en iyi 10 geziUzmanlar bu on yılın daha derin ve amaçlı seyahatlerle ilgili olduğunu söylüyor; işte bir sonraki seyahat destinasyonları.23 Eylül 2026 Çarşamba 17:00TURİZM
OYAK, köprü ve otoyol özelleştirmelerine talipOYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘köprü ve otoyol özelleştirmelerine’ ilgilerinin sorulması üzerine, “OYAK olarak hem Türkiye’de hem de yurt dışındaki altyapı yatırımlarına çok büyük ilgi duyuyoruz” dedi.23 Eylül 2026 Çarşamba 16:30ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.