BİZİM TURİZMDE BİR KRİZİMİZ VAR
Bodrumda yaşanan bu görüntüyü ayıplıyorum. Bizi insanlığımızdan dürtüp bu görüntülere sessiz kalmamızı isteyenleri de yine yüksek sesle kınıyorum!..

01 Eylül 2015 Salı 09:00
BODRUM- Bodrum’daki sığınmacılarla ilgili gerçek anlamda bir kafa karışıklığı yaşanıyor. İnsanlar vicdan muhasebesi yaparken, bir taraftan da turizmin geleceği, Bodrum’un imajı konusunda fikir beyan edip sonra da suçlu suçlu etrafına bakınıyor ki “birileri bu düşüncelerimden dolayı beni yargılar mı acaba?” dercesine... Sanki bu insanların Bodrum’daki varlığını yadırgamak ve bunu bir ‘sorun’ olarak dile getirmek, insanlık ayıbıymış gibi…Bodrum’un zaten iki aya sıkışmış olan turizm sezonunu, bu sene de sığınmacılar vesilesiyle baltalayanları tebrik ediyorum! Yine başardınız.
Değil efendim!.. Ben Bodrum’da yaşanan bu görüntüyü ayıplıyorum. Üstelik bunu yüksek sesle yapıyorum. Bizi ‘insanlığımızdan’ dürtüp bu görüntülere sessiz kalmamızı isteyenleri de yine yüksek sesle kınıyorum!.. Bodrum’un zaten iki aya sıkışmış olan turizm sezonunu, bu sene de sığınmacılar vesilesiyle baltalayanları tebrik ediyorum! Yine başardınız…
Hatırlıyorum da, geçen yıllarda “Gezi eylemlerini” bahane edip, “Turizmi baltalamayın, sokağa çıkmayın, turistler korkuyor” diyen siyasiler, bu sene ‘Suriyeli’ adı altında Bodrum Yarımadası’nı mesken tutan mülteciler için tek kelime etmiyor!.. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
İşe en yüzeyinden bakıp, durumu ‘insanlık dramı’ diye özetlemek, pek kolay! Yaşananların dram olduğunu hepimiz görüyoruz zaten. Çıkılan ‘umut’ yolculuklarının ‘ölüm’le sonuçlanmasını, hemen her gün denizde bir facia yaşanmasını kim kanıksayabilir? Kim alışabilir minicik bedenlerin cansız kıyıya vurmasına?.. Lakin biliyorum ki Akyarlar’da insanlar artık denize gitmekten korkar hale gelmiş. Her an kıyıda bir cesetle karşılaşma korkusundan... Bu da turizmin dramı değil mi?
Bu konuda ezbere konuşmak istemiyorum. Rakamlar ortada;
Uyguladığı “açık kapı politikası” ile sınırdan giriş yapan her Suriyeliye “geçici koruma statüsü” veren Türkiye, mülteci krizine geçen yıl açıklanan rakamlara göre tam 5 milyar dolar harcamış! Şu an Türkiye’de bulunan mülteci sayısı 2 milyon, ancak bu rakam sadece ‘resmi’ kayıtlarda böyle!
Halihazırda dünyadaki en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke biziz! Peki bu mülteciler Türkiye’ye ‘yaşamak’ için mi geliyor? Elbette müstakbel Türkiye vatandaşları var aralarında… Ancak, birileri “Onlar evlerine dönmek istiyor” masalını istediği kadar söylesin. İşin aslı hiç de öyle değil. Çoğunun amacı, Batı’ya yönelmek… En azından Bodrum’da bulunanların yüzde 85’inin hedefi bu…
Mülteciler için sınırda kamplar kurulmuş durumda. Tüm insani ihtiyaçları karşılanıyor. Ben de eski bir Türk Kızılayı çalışanı olarak, bu kamplarda nasıl hizmet verildiğini gayet iyi biliyorum. Barınma, gıda, sağlık ve hatta çocukların eğitim olanakları tam anlamıyla sağlanıyor. Çoluğu çocuğuyla savaştan kaçan ailelerin bu kamplara ‘sığınması’ işin doğası gereği!.. Yok sen çoluğunu çocuğunu sırtlayıp Yunanistan’a oradan da Avrupa ülkelerine iltica etmek istersen, işin rengi o zaman değişiyor işte!..
Ne yapılmalı?
Her şeyden önce Suriyelilerin orta ve uzun vadede Bodrum’da kalma ihtimali var mı buna bakmak gerek. Bu projeksiyon, Suriyelilere yönelik atılacak adımların da belirleyicisi olacaktır.
Bu konuda en büyük eksiklik, merkezi otorite ile yerel idare arasındaki koordinasyon eksikliği. Sahayı en iyi bilen yerel otoritedir. Her kentin kendi iç dinamiklerine uygun bir sığınmacı stratejisi olmak durumundadır. Oysa bugün yerel idare, merkezi otoriteden korktuğundan mıdır nedir, en küçük bir adım dahi atamıyor!
Gelen geçenin güvenlik kontrolü yapılıyor mu? Terör konusunda Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ortada… Bir turizm bölgesinde yaşanabilecek bir kaosun nelere mal olabileceği konusunda kafa yoran birileri var mı bu memlekette acaba? Merak içindeyim….
Sorunlar giderek devleşiyor. Bodrum’da yollar dilenciden geçilmiyor. Her aracın yanında bir sığınmacı kadın, kucağında çocuk, el açıyor! Haftanın iki günü pazaryeri olan, bir gün de alternatif turizm hayalleriyle zar zor açtırdığımız Üretici Pazarı’na ev sahipliği yapan otogar üzeri, mülteci kampına döndü! Bitez sahilinde akşam yürüyüşüne çıkan ziyaretçilerimiz şezlonglarda çocuğunu uyutmaya çalışan annelere bakıp suçlanıyor besbelli… Hızla uzaklaşmasından anlıyorsunuz durumu!...
Bir de madalyonun diğer yüzü var, onu da dillendirmezsek olmaz! Turizmde umduğunu bulamayan işletmeci, zengin ‘sığınmacıları’ kazanç kapısı bellemiş olacak ki geceliği 100 Avro’dan yatak satmaya başlamış! Hatta böyle bir sokağımız var artık Bodrum’da. Suriyeli ‘getto’su!.. Bizim alternatif turizmden anladığımız bu değildi ama neyse!..
Bakın bu işin gittiği nokta belli… Yarın bu sığınmacılar için yeni yaşam alanları oluşturulması gündeme gelecek… Hatta yeni imar alanları açılması konuşulacak. Bunun da ilk işaretini TESEV vermiş zaten! Ismarlama strateji merkezi, Açık Toplum Vakfı, sığınmacıların Türkiye’ye adaptasyonu için yapılması gerekenleri tek tek yazmış. Merak eden okusun da işin gittiği noktayı gözünde canlandırsın bir zahmet!..
Bütün bu yaşananlar; ‘savaş’ı nimet kabullenip, daha müreffeh bir yaşam umuduyla yaşlı kıtaya akın eden Ortadoğu insanlarının suçu değil sadece… Ortadoğu’yu bugün içinde bulunduğu bu duruma getiren Batı’nın, kendi ayağına sıkması bir anlamda da! Ama bu bir dış politika yazısının konusu olacağından, şimdi kafamızı karıştırmayalım. Bugün bizim derdimiz Bodrum’la, turizmle alakalı…
Birileri sanki el birliği etmiş, Bodrum turizmini aşağı çekme gayretinde... Kos’ta geçtiğimiz haftalarda yaşanan ‘sığınmacı’ krizi, bizim de geleceğimize dair bir öngörü niteliğinde!.. Yaşanırsa biteriz! En küçük bir asayiş sorunu, zaten canı burnunda olan esnafı tahrik ederse kim önüne geçebilir yaşanacak olayların? Kaldıkları yerler belli… Hiçbir güvenlikleri yok!.. Bu insanları kim koruyacak böyle bir durumda? Çözüm ne? Bodrum’a mülteci kampı mı? Ama onlar Bodrum’a barınmak, burada yaşamak için gelmiyorlar ki? Para bulup, tekne ayarlayıp karşıya geçme derdindeler… Mülteci kampınız, ölüm kampı olur kısa zamanda… Bunu öngöremiyor musunuz? Çözüm Bodrum’da değil, Ankara’da… Bunu göremiyor musunuz?
Milliyet Blog,Selda Öztürk
Bayburt Kalesi'nde tarih gün yüzüne çıkarılacakAsırlarca güvenilir üs olarak tercih edilen Bayburt Kalesi'nde Kültür ve Turizm Bakanlığınca uygulanacak yeni projeyle tarihin gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor.07 Nisan 2026 Salı 14:00TURİZM
Geleneksel avcılık yasal zemine kavuşuyorMilli Parklar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle belirli bölgelerde usta-çırak ilişkisiyle devam ettirilen geleneksel avcılık yasal zemine kavuşurken, yaralı veya el konulan hayvanların doğaya salınma süreçlerine yenilikler getirildi.07 Nisan 2026 Salı 13:00GÜNDEM
Vize sistemi gerçekten kimin ya da kimlerin elinde?Milliyet’ten Eren Aka vize sorununu için “Parayı ver vizeyi kap!” diye yazdı07 Nisan 2026 Salı 12:00GÜNDEM
Yerebatan Sarnıcı İBB’den alındı, Vakıflar’a tescil edildiİstanbul’un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği açıklandı.07 Nisan 2026 Salı 11:00GÜNDEM
ABD'nin 50 yıllık devri kapandı: "Petrodolar" sistemi çöktüOrta Doğu'daki savaşın sadece bölgesel güvenliği değil, Amerikan finansal hegemonyasının temel taşı olan "Petrodolar" sistemini de yıktığını ortaya koydu.07 Nisan 2026 Salı 10:00GÜNDEM
Bir zamanlar yiyecek için kanını satan milyarderBir zamanlar yiyecek almak için kanını satan bir milyarderden altı ders07 Nisan 2026 Salı 09:00GÜNDEM
Savaş, Türkiye ve Doğu Akdeniz'deki turizmi etkiledi.Orta Doğu krizi turizmi vurdu: İngiltere'den Türkiye'ye uçak biletleri 15 sterline düştü, Bakanlık "Aksama yok" dedi06 Nisan 2026 Pazartesi 16:00ULAŞTIRMA
Türkiye Kültür Yolu Festivalleri 2026 başlıyorKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: Türkiye'nin en kapsamlı kültür sanat organizasyonları arasında yer alan Türkiye Kültür Yolu Festivali 2026 yılında yeniden sanatseverlerle buluşuyor.06 Nisan 2026 Pazartesi 15:00MICE
Yacht Life Boat Show 2026 Antalya'da başladıÜçüncüsü düzenlenen fuar, en yeni yat, tekne ve deniz ekipmanlarını denizcilik tutkunları ile teknoloji meraklılarıyla buluşturuyor. 4–12 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan fuarın açılış töreni, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılımıyla gerçekleş06 Nisan 2026 Pazartesi 14:00MICE
36 bin 500 keçiboynuzu fidanı toprakla buluştu!Antalya Büyükşehir Belediyesi, Alanya’nın coğrafi işaretli ürünü keçiboynuzunun üretimini yaygınlaştırmak için fidan desteklerini sürdürüyor.06 Nisan 2026 Pazartesi 13:00GASTRONOMİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.