BAKAN YILDIRIM'DAN UYARI
Bakan Binali Yıldırım: Kılavuz ve römorkör almaya imtina eden kaptanların şunu bilmesi lazım; telafisi imkansız bir kazanın müsebbibi olabilirsiniz'.

10 Eylül 2012 Pazartesi 15:00
İSTANBUL- Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, boğazları kullanan kaptanları sert dille uyardı Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne ve 1930'ların konvansiyonuna göre, kılavuz ve römorkör almanın mecburi olmadığını belirterek, ''Bugün 1930'ların şartları geçerli değil. 300-350 metrelik gemilerin boğazdan geçtiğini düşünürsek, artık konvansiyonun bu imkanın arkasına sığınarak kılavuz ve römorkör almaya imtina eden kaptanların şunu bilmesi lazım; telafisi imkansız bir kazanın müsebbibi olabilirsiniz'' dedi.
Yıldırım, Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda gerçekleştirilen ''12. Uluslararası Gemi Trafik Hizmetleri (VTS) Sempozyumu'' açılışında yaptığı konuşmada, 40'tan fazla ülkeden, 350'ye yakın temsilciyle katılım gösteren denizcileri İstanbul'da ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirterek, denizdeki emniyetin her şeyden önce geldiğini kaydetti.
Titanic kazasından başlayarak dünyada denizde can ve mal güvenliğini arttırmaya yönelik önemli çalışmalar yapıla geldiğini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:
''Bütün büyük kazalardan sonra yeni bir kuralın denizcilik camiasına hakim hale geldiğini görüyoruz. Ancak bugüne kadar insan kusurunu ortadan kaldıracak bir kural henüz konulamadı. Kazaların yüzde 85 ve fazlasının insan faktöründen kaynaklandığını biliyoruz. Ne kadar fazla konvansiyon üretirseniz üretin, teknik donanım yaparsanız yapın, insan üzerine yapacağınız yatırımın üzerine geçecek hiçbir şey yok. Bu tür toplantılar insana yapılan yatırımdır. İnsan unsurunun denizcilikte, bütün faaliyet alanlarında önemine dikkat çekmek, alınacak tedbirlerin sadece seyir yardımcısı niteliğinde olduğuna vurgu yapmaktır. 5 gün boyunca görüşülecek konular da denizcilerimizin, uzmanlarımızın görevlerini daha rahat güvenli yapabilmek için araç niteliğindedir.''
''Doyumsuzluk Boğazları tehdit ediyor''
Yıldırım, Türkiye olarak denizde can ve mal emniyetine en fazla ve en önce yatırım yapan ülkelerin başında geldiğini anlatarak,
''Özellikle gerçek zamanlı gemi trafik izleme sisteminden anlaşılacağı gibi Türkiye olarak 2003 yılından bu yana 'kritik su yolları' olarak adlandırabileceğimiz, çok fazla örneği olmayan Çanakkale ve İstanbul boğazları gemi trafik sistemini faal hale getirdik. Her yıl 50 binin üzerinde geminin geçtiği bu boğazlarda trafiği yönetmenin ne kadar önemli olduğunu anlarsınız'' ifadelerini kullandı.
''Taşınan 150 milyondan fazla yükün büyük bir kısmının yanıcı, parlayıcı yüklerden oluştuğunu düşünürsek, bu 'kritik su yolları'nda emniyetin ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anlamak mümkündür'' diyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Dünyada su yoluyla taşınan yük miktarı gittikçe artıyor. Yüzde 90'a yakın dünya ticareti denizden gerçekleştiriliyor. Bu 'kritik su yolları'nda da trafiğin artması, taşınan yüklerin artma eğilimi göstermesi denizde can ve mal emniyetinin en önemli tehditlerin biri hale gelmektedir. Denizcilik idaresi olarak bu gelişmenin farkına vararak 'kritik su yolları'na çok ciddi yatırımlar yaptık. Karadeniz'den Ege, Akdeniz'e seyreden ya da tam tersi yöndeki gemilerin Çanakkale'den Karadeniz çıkışına kadar adım adım izlendiğini herkes biliyor. Hiçbir şeyi şansa bırakmama gayreti içindeyiz. Doyumsuzluk boğazları tehdit ediyor. Daha fazla petrol, kimyasal nakletme arzusu maalesef 'kritik su yolları'nın en büyük problemi olarak gündemde yer alıyor.''
Bakan Yıldırım'dan uyarı
Yıldırım, tedbirleri ne kadar arttırsalar da 24 saat esaslı takip müdahale sisteminin kurulmasına rağmen bilinen bir gerçek olarak bu boğazların fiziki büyüklüklerini değiştirme imkanlarının olmadığını belirterek, ''Bu gerçeği dikkate alarak alternatif yolların mutlaka aranması ve bu şekildeki boğazların yükünü sürdürülebilir emniyetli hale getirilmesi kaçınılmazdır. Aksi halde yaşanabilecek tatsız bir kaza hem denizciliğimiz hem de dünyanın en önemli kültürel mirası İstanbul için telafisi imkansız hasara sebep olabilir'' dedi.
''Denizci dostlarımızdan bu sempozyumu vesile görerek bir kaç istirhamımız olacak'' diyen Bakan Yıldırım, şunları kaydetti:
''Emniyet pazarlık konusu olmaz, her şeyin önünde gelir. Zaman zaman para hırsı emniyetin önüne geçmekte, büyük gemiler kılavuz ve römorkör almaktan imtina etmektedir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre, 1930'ların konvansiyonuna göre, kılavuz ve römorkör almak mecburi değildi. Bugün 1930'ların şartları geçerli değil. 300-350 metrelik gemilerin boğazdan geçtiğini düşünürsek, artık konvansiyonun bu imkanın arkasına sığınarak kılavuz ve römorkör almaya imtina eden kaptanların şunu bilmesi lazım; telafisi imkansız bir kazanın müsebbibi olabilirsiniz.''
''Fenerlerimizi kaderine terk etmiyoruz''
Bakan Yıldırım, Türk kıyılarında, seyir halinde, yanaşmakta, kalkmakta olan deniz araçlarının 7/24 izlendiğini ifade ederek, ''Daha uzun mesafelerdeki gemiler de takip edilmekte ve herhangi bir sorun karşısında bölgesel iş birliği çerçevesinde denizcilik idareleriyle gerekli koordinasyon yapılmaktadır. Asırlar boyunca, denizcilerimize yol gösteren, onlara ışık saçan fenerlerimiz bugün yerini teknolojik ürünlere, bilişim alt yapısına terk etmektedir. Artık fenerlerimiz bir kütüphane, restorant, yaşam merkezi olarak da bundan sonraki yaşamlarını sürdürmeye devam ettirmektedir. Kıyılarımıza yönelik tüm teknolojik donanımları yaparken değerlerimizi de terk etmiyor. Fenerlerimizi kaderine terk etmiyor, denizcilere umut olan ışık olan bu tarihi yapıları yaşatmanın yollarını aramakta ve layık olduğu saygınlığı muhafaza etme gayreti içindeyiz'' diye konuştu.
''Körfezlerde VTS sistemi tamamlanma aşamasında''
Sahil şeridi boyunca 'kritik su yolları' olarak adlandırılacak yerlere ilişkin bilgi veren Yıldırım, ''Boğazlarımızdan başka İzmit, Gemlik, İzmir ve İskenderun körfezlerinde de VTS sistemi tamamlanma aşamasındadır. Gerçek zamanlı bütün sahillerimizi kapsayan gemi hareketleri için çok önemli bir seyir yardımcısını da en gelişmiş sistemlere sahip olarak hizmete almış olacağız. Bunun için 6 ay süremiz var. Önümüzdeki yılın ilk aylarında bu konuda iddialı bir projeyi ülkemize, dünya denizcilerine kazandırmış olacağız'' şeklinde konuştu.
Yıldırım, denizlerin hayat kaynağı olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir denizci olarak denizciliğin ulusal düzeyde uluslararası alanda gelişmesi yönünde yaptığımız çalışmalar, son 10 yılda hakikaten çok önemli faklılıkları ortaya koymaktadır. Türkiye, uluslararası denizcilik camiasında yaptığı katkılardan dolayı yeni konvansiyonlarda, alınacak kararlarda fikrine itibar edilen ülke haline geldi. 10 yıl öncesi liman kontrollerinde kara listeye girmekten kurtulamayan bu ülke, dünya denizciliğini yöneten, kontrol eden 30 ülke arasında 15. sırada yer alıyor. Dünyanın istikrarı ve gelişmesi için önemli bir hadisedir. Son yıllarda yaşanan küresel ekonomik krizden denizciliğimiz de maalesef nasibini almıştır. Bazı ülkeler çok, bazıları daha az etkilenmiştir. En önce ve en fazla etkilenen denizcilik sektörü olmuştur. Bu bir anlamda yakın tarihimiz için yeni fırsatın habercisidir.''
Dünya deniz ticaret filosunun gençleştirilmesi ve yeni filo hedefinin tutturulması bakımından krizin küresel bağlamda fırsata dönüştürülmesinin mümkün olduğunu vurgulayan Bakan Yıldırım, uluslararası organizasyonların bu konuda daha fazla yoğunlaşmasının denizcilik camiası için katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti.
5 gün boyunca Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilecek toplantıda çok önemli konuların uzmanlar düzeyinde tartışılacağını anlatan Yıldırım, ''Elektronik alt yapı, e-hizmetlerin gittikçe bütün hayatını kuşattığını düşünürsek, e-denizcilik hizmetlerinin de gelecek yıllarda denizcilik hizmetlerimizin kullanacağı araçlardan biri olacağını söylemek kehanet olmaz. Seyir yardımcıları ile ilgili konuların bilişim teknolojileri alt yapısıyla sağlanması vazgeçilmez husus haline gelmiştir. VTS toplantısının deniz seyir araçlarının değişim ve dönüşümü konusunda milat oluşturmasını yürekten arzu ediyorum'' dedi.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.