AYASOFYA HAZİNELERİ, SERGİLENECEK
Padişah Türbeleri restorasyonunda çıkan Ayasofya hazineleri, İstanbul'un fethinin 557. yıl dönümünün kutlanacağı 29 Mayısta sanatseverlerle buluşacak.

28 Mayıs 2010 Cuma 09:30
İSTANBUL - Ayasofya Padişah Türbeleri restorasyonu sırasında gün yüzüne çıkan sanduka kılıflar ı, kabe-i şerif iç örtüsü, kisve-i şerif, ravza-i mutahhara örtüleri, yüzyıllarca Ayasofya'nın minberinde asılı duran ve müzenin deposunda bulunan fethin sembolü tarihi sancak, ilk kez İstanbul'un fethinin 557. yıl dönümünün kutlanacağı 29 Mayısta sanatseverlerle buluşacak.
Ayasofya Müze Başkanı Haluk Dursun, İstanbul İl Özel İdaresinin katkılarıyla restore edilen Ayasofya Padişah Türbeleri'nin geçen yılın sonunda ziyarete açıldığını anımsattı.
Türbelerin bakım ve onarımı sırasında müze envanterine kay ıtlı objeleri gözden geçirdiklerini belirten Dursun, bu eserleri de özel bir günde sergilemeye karar verdiklerini kaydetti.
İstanbul'un gözden saklı ve kıymetli, kültür tarihi bakım ından önemli objelerinin ilk defa ortaya çıkarılacağı "Ayasofya'nın Hazinesi, Ayasofya'nın Haziresi" adlı serginin 29 Mayısta açılacağını belirten Dursun, "29 Mayıs özel bir gündü. Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet'in hatırasına olan bir yer. Bunun için bir seri etkinlik düşündük ve türbelerde bulunan, bugüne kadar sergilenmeyen sanat tarihi eserlerini sergilemeye karar verdik" diye konuştu.
Eserlerin geçici bir süre sergileneceğini bildiren Dursun, "Fatih'in hatırasına, Osmanlı türbelerinin hatırasına türbeler bölümünde olacak sergi, birkaç gün sürecek. Şunu söyleyebilirim ki en fazla bir hafta sürecek" diye konuştu.
Herkesin, Ayasofya'yı Bizans dönemine ait Doğu-Roma Kilise Müzesi olarak değerlendirdiğini ifade eden Dursun, "Bu büyük yanlış ve eksik. Türbelerin açılmasıyla fetih sonrası Ayasofya'nın İslam Osmanlı dönemine ait önemli bir müze olduğunu ve bu tür eserler bulunduğunu daha bir açıklıkla görmüş oluyoruz" dedi.
Dursun, İstanbul'un fethinin 557. yıl dönümü dolayısıyla Ayasofya Müzesi bahçesine 557 gül dikimi yapıldığını belirterek, serginin açılış tö reni sırasında da Fatih Belediyesi tarafından yaptırılan özel helva ikramı yapılacağını anlattı.
Türbelerde bulunan tarihi eserler hakkında bilgi veren Dursun, türbe sandukalarının üzerine zapdedilen "puşide" denilen örtüler bulunduğunu, örtüleri, sandukanın durumunu görmek için açtıklarında altında birtak ım başka örtülerin olduğunu gördüklerini anlattı.
Dursun "Sanduka tahtası ile üzerindeki puşidenin arasında serilen başka örtüler olduğunu gördük. Hemen bakıma alınan örtülerin tarihi, k ültürel, sanat, müzecilik açısından çok kıymetli objeler olduğu tespit edildi. Örtüler, ince ve zahmetli bir bakımdan geçti" diye konuştu.
Sergide, sanduka kılıfları, eski bir Türk geleneği olan ve sandukanı n üzerine konulan şehzade kaftanları, entarilerin yer alacağını belirten Dursun, şöyle konuştu:
"Gelenek olarak suru alayıyla İstanbul'da dokunarak Kabe ve Hz. Muhammed'in mezarına konulmak üzere Mekke ve Medine'ye gönderilen dini örtüler, Kabe iç ve dış örtüsü, Kisve-i Şerif, Ravza-i Mutahhara örtüleri her sene yenileniyor. Örtüler, yenilendikten sonra atılmıyor ve İstanbul'a, saraya getiriliyor. Saray da öncelik sırasına göre, örtüleri padişah türbelerinde türbe puşidesi olarak değerlendiriyor. Bunlar türbelerdeki sandukaların üzerine konuluyor. Uzun süre burada kalıyor ve yıprandıktan sonra da atılmıyor. Bunlar türbenin yanındaki bahçelere gömülüyor; çöp olmasın, ayak altında durmasın diye... Ayasofya'da yapılan kazılar sonrasında bu türbelerden çıkan lime lime olmuş, görsel bir değeri kalmayan artıkları da bulduk. Böylece bir tespiti yaptık. Bu da kültür tarihi açısından önemli bir bilgi oldu. Suru alayından İstanbul'dan gelen örtülerin sonunun ne olduğu bilinmiyordu."
Müze Başkanı Dursun, sergide, uzun zamandan beri Ayasofya'nın minberinde asılı bulunan, fethin sembolü ve Fatih döneminden beri gelenek olan sancak konusunun merak edildiğini belirtti.
Sancağı, Ayasofya'nın depolarında bulduklarını bildiren Dursun, uzun yıllar geçtiği için asılabilecek durumda olmayan sancağın diğer eserler gibi camekan içerisinde sergileneceğini söyledi.
Dursun, sergide, Kabe-i şerif iç örtüsü, Kisve-i şerif, Ravza-i mutahhara örtüleri, 16. yüzyıla ait el yazması Kuran-ı Kerim, şamdanlar, rahleler, sanduka kı lıfları, şehzade kaftanları, hanım sultan entarisi ve Osmanlı türbe puşide örneklerinin yer alacağını bildirdi.
Müze Başkanı Dursun, türbelerin açılma hikayesini de şöyle anlattı:
"Türbelerin zaman aman açılması düşünülmüş ve birer, iki şer açılmış. Osmanlı'dan sonra tamamı birden ilk kez açıldı. Bunun bir kaç sebebi vardı. Bunların birisi, restorasyon altyapısının hazır olmayışı. İstanbul İl Özel İdaresi, büyük fon ayırdı ve türbelerin restorasyonu bitirildi. İkinci sebebi, bunların korunması meselesiydi. Ayasofya'nın eski Müzeler Yönetmeliğine uygun olarak elinde bulunan güvenlik elemanı sayısı bunları korumaya yeterli değildi. Yeni yapılanma sonrasında güvenlik elemanlarının dışarıdan hizmet alımı şeklinde alımıyla sayı artırıldı. Artık müzeyi ve türbeleri çok sayıda güvenlik elemanıyla koruyoruz. Kamera ve güvenik sistemi getirildi. Biz orada hem binayı ortaya çıkardık hem de korumasını yaptık. Ben de bundan bir kültür tarihçisi olarak çok büyük mutluluk duyuyorum."
Ayasofya Müzesi'nin girişinin 20 lira, türbelerin girişinin ise ücretsiz olduğunu belirten Dursun, "Türbeler bölümüne girişi bedava yaptık. Ben buraya 'ölüm kültürü müzesi' diyorum. Burası bir Fatiha okunarak geçilecek yer değil. Türbeler, Türk kültür ve sanat tarihi bakımından binasının tasarım ından kapılarına, içindeki 16. yüzyıl çinilerine, hat güzelliklerine, türbe puşide örtülerine kadar İstanbul'a 2010 sürprizi oldu" diye konuştu.
Ayasofya Padişah Türbeleri bölümü hakkında da bilgi veren Dursun, şöyle devam etti:
"2. Selim, Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra kendi külliyesi dışında İstanbul'a gömülen ilk padişah. Kanuni Sultan Süleyman, 2. Beyazıd, Fatih Sultan Mehmet hep kendi külliyesine gömülmüş. İlk defa Ayasofya'yı tercih eden ve ölmeden önce yerini ayırtan, minarelerini kendisi koyduğu için Ayasofya'yı kendi eseri sayan 2. Selim'dir. 2. Selim'in türbesini de Mimar Sinan yapmış. Burası, Mimar Sinan'ın İstanbul'da yaptığı en güzel türbelerden birisi. Sonra 2. Selim'in oğulları bu geleneği devam ettirmiş. 3. Murat, 3. Mehmet buraya gömülmüş. Sultan Ahmet kendi camisini yaptığı için karşıya gitmiş. Sultan Mustafa ve Sultan İbrahim de buraya gömülmüş. Toplam 5 padişahımız var. Bir şehzadeler türbesi var. Bunların hepsinin yanında hanımları da gömülü. Önceki gelenekte padiş ah türbesi bağımsız olarak inşa edilmiştir. 2. Selim'in Atik Valide diye anılan hanımı Nurbanu Sultan yanında yatıyor. Sultan 3. Murat ve 3. Mehmet'in eşleri Safiye Sultan ve Handan Sultan, bunların kızları, Sokullu Mehmet Paşa'nın eşi de burada gömülmüş. Burası İstanbul'da önemli bir hanedan mezarlığı."
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.