ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ SELANİK TÜRKÜSÜ’NÜN SIRRI
Atatürk'ün sevdiği türküler arasındadır Selanik Türküsü. 1911 yılında Selanik'te yaşanan kolera salgınını anlattığı söylenir.

22 Mart 2021 Pazartesi 19:00
İSTAÜNBUL - Atatürk'ün sevdiği türküler arasındadır Selanik Türküsü. 1911 yılında Selanik'te yaşanan kolera salgınını anlattığı söylenir. Her dinlediğimizde içimize işleyen bir yanı var: Müziği mi, sözleri mi? Sanırım her ikisi de
T24’te Güney Kıyak Atatürk’ün sevdiği Selanik türküsünün hikayesini şöyle yazdı.
Bir gün önce, dikkat çekici sessiz bir sela ve Kilyos mezarlığında defin anonsu ile pandemi mahallemizden bir canı daha aldı, götürdü.
Beraberinde Covid yoğunluk haritasında kırmızılıklar azaldı ama evlerden yayılan acının dalgaları anında azalan kırmızılıkların yerini doldurdu; ancak giden geri gelmiyor!
Derler ya, gerçekten "ateş düştüğü yeri yakıyor"!
Aklıma Selanik Türküsü düştü: "Selanik içinde sela okunur, Selanın sedası cana dokunur. Gelin olanlara kına yakılır, Aman ölüm zalım ölüm üç gün ara ver."
Atatürk'ün sevdiği türküler arasındadır Selanik Türküsü. 1911 yılında Selanik'te yaşanan kolera salgınını anlattığı söylenir.
Her dinlediğimizde içimize işleyen bir yanı var: Müziği mi, sözleri mi? Sanırım her ikisi de.
Hikâyesi de oldukça hüzün dolu ve can yakıcı.

Selanik, özgür düşüncenin sembolü şehir
Mustafa Kemal'in doğduğu, çocukluğunu geçirdiği ve öğrenim hayatına başladığı Selanik, Osmanlı Devleti'nin batıya açılan penceresi, Osmanlı'nın İstanbul'dan sonra en gelişmiş ve en büyük şehri idi.
Büyük ve işlek bir limanının yanısıra Avrupa ile demir yolu bağlantısı ona diğer Osmanlı şehirlerinden daha canlı bir ticaret ve sanayi merkezi olma şansını vermişti. Bu da beraberinde canlılık, zenginlik ve şehre hem batıdan hem de doğudan bilgi akışı demekti. Dolayısıyla Avrupa'da olan her şeyden, İstanbul'dan önce Selaniklilerin haberi olurdu.
Nitekim Fransız İhtilali'nin rüzgarları Selanik'e diğer kentlerden çok daha önce ulaştı; İstanbul ve diğer Osmanlı şehirleri o dönemin karanlığı içinde Selanik kadar şanslı olamadılar.

Dini ve etnik açıdan zengin bir çeşitliliğe sahip olan şehirde, Türkler çoğunlukta olmakla beraber Rum, Bulgar, Sırp, Ermeni ve Yahudi nüfus, zengin kültürel yapının eşsiz mozaiğini oluşturmaktaydı.
Şehirde Türkçe, Rumca, İbranice ve Bulgarca yayımlanan gazetelerin yanısıra şehir halkı Avrupa'da çeşitli dillerde basılan gazete ve kitapları eş zamanlı alma ve okuma olanağına sahipti.
Her topluluk, batıdan gelen özgürlükçü ve yenilikçi akımların etkisiyle eğitime öncelik verdi. Bunun sonucunda Selanik, özgürce düşüncelerin ifade edildiği bir atmosferin egemen olduğu, eğitim olanaklarının üst düzeye ulaştığı nadir Osmanlı kentlerinden biriydi.

1911 kolera salgını
Osmanlı topraklarında kolera ilk kez 1822 yılında görüldüğü ve sonrasında gerek büyük salgınlar gerekse de küçük salgınlar halinde varlığını sürdürdüğü biliniyor.
Kolera, 1911'in Mayıs ayında Samsun'da yeniden ortaya çıkar hemen ardından İstanbul'da görülür. Eylül ayında Selanik'i vurur; salgın bir önceki yıldan çok daha sert geçmektedir.
10 Eylül tarihli Rumeli gazetesi "Hastalığın şehirde belirişi akıllara şaşkınlık verecek bir çoklukla olduğundan herkesi bir telaş almıştır. Kolera, Cuma günü (8 Eylül) sabahından cumartesi sabahına kadar 20 kişide görülmüş, bunların beşi hayatını kaybetmiştir" diye yazar.
8 Eylül'den 11 Eylül'e kadar hastaların sayısı 54'e ulaşır ve bunların önemli bir bölümü hayatını kaybeder.
Şehirde bir tür seferberlik başlatılır. İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleri de harekete geçmiştir; afete karşı yöneticiler ve doktorlar 10 Eylül Pazar akşamı rıhtım kulübüne çağrılır. Sıhhiye Müfettişi Tevfik Rüştü Bey ve şehrin önemli eğitimcilerinden Şemsi Efendi de oradadır. Bu toplantıda komisyonlar oluşturulur ve alınan kararlar derhal hayata geçirilir.
Selanik yalnızca pandemi ile savaşmaz; Balkanları kaosa sürükleyen karışıklıkların ve milliyetçi akımların etkisi altındaki ayrılıkçı ayaklanmaların da tam merkezindedir.
Bu sırada Avrupa bir yandan önündeki iki dünya savaşına hazırlanırken öte yandan bilimde devrimsel buluşlara imza atmanın heyecanını yaşamaktadır.
Bilim insanlarının savaş çığırtkanı siyasilerin amaçlarına hizmet etmediği bu dönemde Curie'ler, Becquerel, Einstein, Bohr, Planck, Rutherford ve birçok bilim adamı tarihin akışını değiştirmek üzeredirler.
Einstein'ın Genel Görelilik Kuramını açıklamasına daha 5 yıl vardır ama Özel Görelilik tüm bilim dünyasını sarsmıştır. Öte yandan Planck Kuantum Kuramı'na açılan kapıyı aralamış, Becquerel ve Curie'lerin radyoaktiviteyi bulmalarının üzerinden bir on yıl geçmiştir. Daha atomik yapı modellenecek, atomaltı parçacıklar bulunacak; Hubble, evrende başka galaksiler bulunduğunu ve evrenin genişlediğini gösterecektir.
Batıda tüm bunlar olurken Osmanlı'nın en önemli eğitim ve kültür merkezi olan Selanik, sahip olduğu potansiyeli bölgedeki karışıklıklar, salgınlar ve çökmekte olan imparatorluğun ağırlığı altında kullanabilme şansına sahip olamaz, ama onun önceliği başkadır.
Bu güzel şehir, gelecek Türkiye'sinin kurucusunu büyütmüş, eğitmiş, ona bir lider vizyonu yüklemiş ve ülke savunması için şimdi onu cepheye göndermeye hazırlanıyor: Kapıda dört yıl sürecek kocaman bir dünya savaşı beklemekte.
Daha sonrasını biliyoruz!
Selanik Türküsü ve Hikâyesi
Selanik çarşısında kumaş satan ve etrafında sevilip sayılan bir esnaf olan Rüstem Ağa'nın kızı Fitnat babasının yanında çalışan Mehmet adında bir gence gönlünü kaptırır. Aileler de onay verince düğün hazırlıkları başlar.
Ancak Selanik pandeminin pençesindedir.
Kolera salgını halkı kırıp geçirir. Düğüne bir hafta kala Fitnat hastalanır ve yataklara düşer, günden güne eriyip solan Fitnat öleceğini anlar; acısını ve duygularını türküye döker ve düğününden üç gün önce de son nefesini verir. Mehmet, çok sevdiği Fitnat'ının mezarını kendi kazar ve içindeki dayanılmaz acıyı Fitnat'ın türküsüne akıtır, türkünün son bölümü ona aittir.
"Çalın davulları çaydan aşağıya Kazın mezarımı bre dostlar belden aşağıya Dökün sularımı boydan aşağıya Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver Al başımdan bu sevdayı götür yare ver
Selanik içinde selâm okunur Selâmın sadası bre dostlar cana dokunur Gelin olanlara kına yakılır Aman ölüm zalım ölüm üç gün ara ver Al başımdan bu sevdayı götür yare ver
Selanik Selanik… Issız kalasın.
Taşına toprağına bre dostlar, diken dolasın
Sen de benim gibi yarsız kalasın.
Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver.
Al başımdan bu sevdayı, götür yare ver."
İtalya'nın en iyi üç çiçek festivali ve çiçek halı geleneğiEn ünlü infiorata festivallerinden biri Sicilya'daki Noto'da düzenlenir ve genellikle ayının üçüncü haftasonunda yapılır.14 Mart 2026 Cumartesi 11:00MICE
İtalya, turizmi köylere yaymak için projeler geliştiriyorİtalya'nın En Güzel Köyleri Birliği , küçük İtalyan kasabalarında bulunan zengin tarih, sanat, kültür ve manzara mirasını tanıtmak amacıyla 2002 yılında ANCI Turizm Konseyi bünyesinde kuruldu14 Mart 2026 Cumartesi 10:00TURİZM
İspanya'nın 2030 turizm stratejisi: İnsan odaklı eko sistemİspanya Turizmi 2030: Sürdürülebilir bir geleceğe doğru yolculuk. Sadece rekor sayılar ve ziyaretçi sayıları değil, insanların, halkın, işletmeler ve gezginler için eko sistem.14 Mart 2026 Cumartesi 09:00DERNEKLER
2025'te en fazla iletişim yapan sektör hangisi?Faselis, 2025 verilerine göre, dijitalleşen dünyada haber portalı kullanımının zirveye çıktığını ve perakende sektörünün iletişimde liderliği elden bırakmadığını gösteriyor.13 Mart 2026 Cuma 21:00GÜNDEM
AVM sektöründe, ciro artsa da reel daralma yaşandı!Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) ile Akademetre Research tarafından hazırlanan AVM Endeksi 2025 yılı değerlendirme raporu yayımlandı.13 Mart 2026 Cuma 20:00KURUMSAL
Alkollü içkilerin satışına ve tanıtımına yasak geliyorAKP Grup Başkanı Abdullah Güler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni yasa teklifiyle alkollü içkilerin satışına ve tanıtımına yönelik kısıtlamaların genişletileceğini açıkladı13 Mart 2026 Cuma 19:00GASTRONOMİ
Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybettiDuayen tarihçi ve Hürriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. İlber Ortaylı'dan acı haber geldi. Prof. Dr. İlber Ortaylı, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.13 Mart 2026 Cuma 18:00GÜNDEM
Reklamverenler Derneği yeni yönetimini seçtiReklamverenler Derneği’nin 19. Olağan Genel Kurul Toplantısı 12 Mart 2026 tarihinde Dedeman İstanbul Hotel’de gerçekleştirildi...13 Mart 2026 Cuma 17:00DERNEKLER
Türkbükü'nde turizm tesisinde kapasite artışına onayTürkbükü Mahallesi’nde yapılması planlanan 60 odalı turizm konaklama tesisi kapasite artışı projesi için “ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)” kararı verildi.13 Mart 2026 Cuma 16:00KONAKLAMA
Bodrum’daki otel projesi için düğmeye basıldı,Dünyaca ünlü isimleri ağırlayan Amanruya’nın bulunduğu bölgeye yapılacak 108 odalı yeni otel projesi için ÇED süreci resmi olarak başlatıldı.13 Mart 2026 Cuma 15:15KONAKLAMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.