ARAP UYANIŞINA KAN VE PETROL BULAŞTI
Financial Times yazarı David Gardner, Avrupalı liderlerin Orta Doğu'da despotları kucaklarken Türkiye'ye şüpheyle baktıklarını belirtti.

27 Şubat 2011 Pazar 09:48
MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 28 Şubat-5 Mart 2011
İSTANBUL- Libya Lideri Kaddafi'nin paralı askerleri kanlı bir şekilde onu şimdilik koruyorlar. Ancak herkes merak ediyor nereye kadar?
Financial Times yazarı Ortadoğu uzmanı David Gardner, yazısında, Avrupalı liderlerin Orta Doğu'da despotları kucaklarken Türkiye'ye şüpheyle baktıklarını belirtti. Gardner Türkiye'ye giden Nicolas Sarkozy'yi de eleştirdi. David Gardner'ın yazısının başlığı, "İsyanlar, Batı'nın Arap Dünyası'ndaki bayağılığını açığa çıkarıyor"şeklinde oldu.
Her zaman merak etmişimdir. Yıllarca demokrasi ateşi önce dogu Avrupa sonra Latin Amerika ya sıçradı da Ortadoğu"da yıllar boyu bir yaprak bile kıpırdamadı!
Cevap basit. Petrol. Gelişmiş ülkeler bu ülkelerde parlamentolarla uğraşmak yerine bir diktatör veya sultan veya kral ı kollayıp petrolünü almayı yeğlediler. Ama halkı düşünmediler. Gençliği ve gelişen teknolojilerin iletişim gücünü ihmal ettiler.
Tunus ile başlayan Arap uyanışı devam edecek. Dünya kamuoyu endişe içinde gelişmeleri izliyor. Endişenin birçok nedeni var. Ama en önemlisi petrol fiyatları ne olacak. Geçtiğimiz hafta 120 doları geçen, ama sonra Suudi Arabistan"ın üretimi %10 artırdığını beyan etmesi ile %5 gerileyen Brent Petrol'ün fiyat seyri dünya ekonomisinin yakından takip ettiği bir gelişme. Hele uyanış az bir ihtimalde olsa dünyanın bir numaralı petrol üreticisi Suudi Arabistan'a sıçrayacak olursa, bizde ve dünyada ekonomik trendler ne hale gelir tahayyül edemiyorum. Özellikle artan petrol fiyatlarının küresel ekonomik krizden çıkmağa çalışan ülkelere getireceği yük kaygı yaratıyor.
Geçtiğimiz haftanın sıçraması borsaları derhal etkilerken, dolar hemen 1.60'ın üzerine çıktı. Haftanın son günü tekrar dengeleyerek 1.58-1.59 aralığına geri geldi.
Ekonomimiz açısından Libya önemli. İhracatımız son yılda yükselmiş ve petrol alımımızın üstüne çıkmış iken, bu kriz gerçekten sekte vurdu. Taahhüt firmalarımız ve oradaki şantiyelerde çalışan 25.000 üzerindeki işçi ve mühendislerimizin tahliyesi devam ederken, bir taraftan acaba durumu fazla mı abarttık diye de konuşuluyor. En büyük korku Eğer Kaddafi yıkılmazda kalırsa Libya kapıları bize kapanır mı endişesi. Siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz ne olur diye de düşünülüyor.

KADDAFİ NE YAPAR?
Kaddafi dengeli bir insan değil. İç harp veya Libya'yı kana bulamaktan çekinmeyen bunu da açık açık beyan eden bir diktatör. Öyle de davranıyor. Paralı askerler ile ne derece dayanabilir bilinmiyor. Ülkeyi terketmez ise Saddam gibi saklanmak yerine herhalde Hitler gibi intihar edecek yaradılışta bir insan. Bakalım bekleyip akibetini göreceğiz.
Ortadoğu"da despotları kucaklayan Avrupa Ektiğini biçiyor(BBC)
Financial Times yazarı Ortadoğu uzmanı David Gardner, yazısında, Avrupalı liderlerin Orta Doğu'da despotları kucaklarken Türkiye'ye şüpheyle baktıklarını belirtti.

Gardner yazısında Türkiye'ye giden Nicolas Sarkozy'yi de eleştirdi David Gardner'ın yazısının başlığı, "İsyanlar, Batı'nın Arap Dünyası'ndaki bayağılığını açığa çıkarıyor".
Gardner, Arap Dünyası'ndaki isyan zincirinin, bu ülkelerin liderleri kadar Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'yı da hazırlıksız yakaladığı görüşünde.
Financial Times yazarı ayrıca isyanlarla, özellikle Avrupalı liderlerle Muammer Kaddafi gibi kişiler arasındaki bağların da gözler önüne serildiğini söylüyor. David Gardner özellikle İngiltere'yi, kendi ifadesiyle, "gereksiz bir telaş içinde kardeş liderin çadırına akın ettiği" gerekçesiyle eleştiriyor.
Sarkozy'ye eleştiri
Gardner'ın yazısında bir eleştiri de, 2008'de Akdeniz Birliği'nin kuran Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'ye...

David Gardner'a göre Akdeniz Birliği, Avrupa Birliği'nin refahını Akdeniz'in güneyine yaymayı amaçlıyordu ve Nicolas Sarkozy ile Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Avrupa Birliği'ne tam üyeliklerine karşı çıktıkları Türkiye için bir nevi bekleyeceği otoparktı. Gardner, Akdeniz Birliği'nin eş başkanının da, Mısır'ın devrik diktatörü Hüsnü Mübarek olduğunu hatırlatıyor.
"Avrupalı liderler despotları kucaklarken, İslam'la demokrasinin başarılı şekilde evlendiği Türkiye'ye hala şüpheyle bakıyor. Türkiye, Arap kamuoyunda devrimi ortaya çıkaran dinamik kesimleri büyülemiş bir ülke." diyor David Gardner...
Gardner'a konuşan bir Fransız diplomat, "Tunus, Cezayir, Fas...Fransız siyasi sınıfı dünyanın bu bölümünü bilir. Türkiye, onların dünyasının parçası değildir" demiş.
Nitekim Gardner"in da belirttiği gibi Bush, Berlusconi ve Sarkozy gibi despotlara yıllarca arka çıkan çapsız liderlerdir bugünkü Ortadoğu gelişmelerinin sorumluları. David Gardner'a göre, Libya'da tehlikede olan sadece bir despotun kaderi değil, Avrupa ve Amerika'nın bu ülke ile Orta Doğu'daki itibarı.

Sarkozy'in ayıbı
Türkiye"ye 6 saatlik bir ziyaret yapan Sarkozy"nin bu tavrı gerçekten terbiyesizliktir. Fransa ile arasında asırlara dayanan tarihi bağlar bulunan ve ekonomik olarak gelişmiş bir ilişki düzeyi bulunan bir ülke için Fransa Liderinin bu yakışıksız tavrını Fransız terbiyesizliğinden ziyade Sarkozy"nin çapsızlığına vermek lazım. Ama 50 senedir dilenci gibi AB kapısında beklerseniz de olacak budur. İkili görüşmelerde Sn. Gül lafı gene yuvarlamıştır da lafını esirgemeyen Sn. Başbakan Sarkozy"e bu konuda neler dedi acaba merak ediyorum.

2010 yılında Türkiye Genelinde 357 bin 341 konut satıldı
2009'da emlaktaki tapu harç ve vergi indirimini fırsat bilerek, sahip olduğu evi mülkiyetine geçirenler 'önceki yıla ait satış' rakamlarını yükseltmişti. Geçen yılın son üç ayında ise Türkiye'de 97 bin 517 konut satıldı.
Türkiye genelinde ekim, kasım ve aralık aylarında 97 bin 517 konut satıldı. Yılın son çeyreğinde konut satışları bir önceki döneme göre yüzde 16,51 oranında arttı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,10 oranında azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2010 yılı 4. dönem konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre 2010 yılı 4. döneminde 97 bin 517 konut, satış sonucu el değiştirdi. Bu dönemde konut satışları bir önceki çeyreğe göre yüzde 16,51 oranında arttı. TÜİK verilerine göre, 2009'da 531 bin 746, 2010'da ise 357 bin 341 konut satıldı. Konut satışı 2010'da bir önceki yıla göre yüzde 32,8 azaldı.
Sektör temsilcileri, 2009 yılında küresel kriz tedbiri olarak emlaktaki harç ve vergilerde sağlanan indirim nedeniyle, oturduğu evi mülkiyetine geçirenlerin satış adetlerini artırdığını ifade ediyor. 2009 rakamları önceki yıllarda yapılmış satışların da resmiyete dökülmesi nedeniyle artmıştı.
2010 yılı dördüncü döneminde, konut satışlarında bir önceki döneme göre en yüksek artış yüzde 44,68 oranı ile Şanlıurfa, Diyarbakır bölgesinde gerçekleşti. Bir önceki döneme göre yüksek artış gösteren diğer bölgeler sırasıyla yüzde 40 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, yüzde 29,85 ile Zonguldak, Karabük, Bartın, yüzde 28,20 ile İstanbul ve yüzde 27,24 ile Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane bölgeleri oldu.
KONUT SATIŞI AZALAN BÖLGELER
Aynı dönemde konut satışlarında bölge düzeyinde bir önceki döneme göre en fazla azalış gösteren bölgeler sırasıyla yüzde 5,05 ile Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, yüzde 3,02 ile Samsun, Tokat, Çorum, Amasya ve yüzde 0,76 ile Bursa, Eskişehir, Bilecik bölgeleri olarak tespit edildi.
Konut satışları, 2010 yılı dördüncü döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,10 oranında düştü. 2010'un son çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre konut satışlarında 4 bölgede artış olurken, diğer 22 bölgede düşüş gerçekleşti. En çok artış gösteren bölgeler sırasıyla yüzde 9 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, yüzde 8,31 ile Kayseri, Sivas, Yozgat, yüzde 0,25 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan ve yüzde 0,07 ile Bursa, Eskişehir, Bilecik bölgeleri oldu. Geçen yılın son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla düşüş gösteren bölgeler ise yüzde 37,47 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt, yüzde 30,82 ile İzmir, yüzde 29,82 ile Ankara ve yüzde 25,29 ile Samsun, Tokat, Çorum, Amasya bölgeleri oldu.
PİYASALAR
Piyasalar Ortadoğu krizi sebebiyle yükselen petrol fiyatlarının kaygısını yaşıyor. Suudilerin devreye girmesi ile bir nebze olsun gerileyen fiyatlar, siyasi gelişmelere paralel seyredecek. Özellikle Libya"daki gelişmeler dünyanın gündeminde.
Son birkaç gündür baskı altında olan gösterge tahvilin bileşik faizi dün %8,84 seviyesine kadar yükselirken haftayı %8,70'in altında kapatmayı başardı. Libya'daki gerginliğin risk iştahını önemli oranda azaltması TL'nin son günlerde değer kaybetmesinde gösterge faizin ise son ayların en yüksek seviyesini görmesinde etkili oldu.

Faiz artış ihtimali yükseliyor
Son dönemde baskı altında kalan tahvil/bono piyasası süren belirsizliklerden dolayı bir süre daha baskı altında kalmaya devam edebilir. Bunun yanı sıra Merkez Bankası'nın yavaş yavaş faiz indirimlerinin sonuna gelmesi ve dünyada artan enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde faiz artırımlarını gündeme taşıma olasılığı faizlerin artış ihtimalini yükseltiyor.
Likidite sıkışıklığı var
Zorunlu karşılık artışlarının etkilerini hissettirmesiyle yaşanan likidite sıkışıklığı da tahvil faizlerinin baskı altında kalmasına neden oluyor. Bunun yanı sıra Hazine'nin gelecek ay gösterge tahvili yeniden ihraç edecek olması baskıyı artırıyor.
Cari açıktaki hızlı artıştan duyduğu rahatsızlığı dile getiren Merkez Bankası, olası risklerle mücadele amacıyla politika faiz oranlarını ve munzam karşılıkları kullanmaya 2011 yılının ilk aylarında da devam etti. İlk çeyreğin ardından faizlerin kısa bir süre yatay kalabileceğini, sene sonuna doğru ise dünyada artan enflasyonist baskılardan dolayı faiz artırımlarının gündeme gelebileceğini tahmin ediyoruz.
CD spreadleri yükseldi
Libya'daki gerginliğin giderek artması ve petrol fiyatlarının son ayların en yükseğini görmesiyle Türkiye'nin 5 yıllık CDS spreadleri yeniden 180 baz puana yükseldi, gösterge Eurobond'un fiyatı ise geriledi. Daha önce 120 puanın altını gören CDS'lerin bu seviyenin daha fazla altına gerileme potansiyelini ve bu durumun Eurobond fiyatlarını destekleme olasılığını oldukça sınırlı buluyoruz. Öte yandan yüksek ABD tahvil faizlerinin de Eurobond fiyatları üzerinde baskı yarattığını unutmamak gerekiyor.
Faizlerin global olarak düşük seviyelerde seyretmesi yatırımcıları daha fazla getiri potansiyeli sunan gelişmekte olan ülke varlıklarına yöneltiyor. Öte yandan 2011 yılında Türkiye'nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye ulaşması Eurobond fiyatlarını destekleyici bir unsur olarak görülebilir. Ancak Türkiye'nin CDS'lerine baktığımızda bu durumun büyük ölçüde fiyatlandığını söyleyebiliriz.
Mevcut durum itibari ile Eurobond'larda orta " uzun vadede cazip getiri öngörmüyoruz. Ayrıca yüksek seviyelerde seyreden ABD tahvil faizleri Eurobond fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde ABD faizleri gerilese bile bu durumun Eurobond faizlerine yansıması sınırlı olacaktır.

Dövizde neler oluyor?
Dolar Libya'daki gerginliğe rağmen EUR karşısında değer kazanmakta oldukça zorlanıyor.
2010 yılının son aylarında FED'in parasal gevşemeye devam etmesi ile destek bulan EUR/USD, 2011 yılının ilk aylarında Avrupa ülkelerine ilişkin endişelerin gündeme gelmesi ile zaman zaman zayıflamıştı. Özellikle Portekiz, İtalya ve İspanya'ya yönelik endişeler paritede volatiliteyi artırabilir. Ancak yılın geri kalanında ABD'nin bütçe açıklarının ekonomi üzerinde yarattığı baskının gündeme gelmesi ve FED'in parasal gevşemenin üçüncü fazını uygulayacağına dair beklentiler ile USD'nin yeniden zayıflama sürecine gireceğini düşünüyoruz.
Dolar/Türk Lirası
Son birkaç gündür yükseliş trendinde olan USD/TL dün 1,61 seviyesinin üzerini gördü. Daha sonra geriledi. Piyasalarda süren belirsizlik doların bir süre daha değer kazanmasına neden olabilir. Ancak Merkez Bankası'nın yavaş yavaş faiz indirimlerinin sonuna gelmesi ve dünyada artan enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde faiz artırımlarını gündeme taşıma olasılığı TL'nin değer kazanma ihtimalini artırıyor. Merkez Bankası'nın kararlarının ardından önemli oranda değer kaybeden TL'nin önümüzdeki dönemde destek bulmasını bekliyoruz. Bu hafta 1.58-160 bandında bir seyir beklenebilir.
2011 yılında i Türkiye için önemli beklenti not artırımları Yaz ayları başında yapılacak seçimin ardından en az iki kurumdan not artırımı beklerken en az bir kurumun da Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çekmesini bekliyoruz.

Borsa neden düştü
Endeksteki düşüşün temel nedeninin Ortadoğu"daki karışıklık ve bunun sebep olduğu petrol fiyatlarındaki sert yükselişin olduğunu söyleniyor. Bu durum bizim gibi net petrol ithalatçısı olan ülkeler için önemli bir tehdit. Gerek cari açığı yükseltmesi gerekse ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği düşüncesi hakim. Bununla birlikte yabancı yatırımcıların portföylerini daha az riskli bölgeye taşıma isteğininde endeks üzerinde baskısı var.
60 bin 900 seviyelerinin kısa vadede gündeme gelebileceğini söyleyen yetkililer, petrol fiyatlarındaki artışın şu an için tamamıyla Ortadoğu"daki gelişmelere bağlı olduğunu ve karışıklığın Suudi Arabistan a yayılma riskinin petrol fiyatlarını en azından kısa vadede canlı tutmasını beklediğini ifade ediyorlar.
Dünyanın yakından takip ettiği önemli konulardan biri de yükselen gıda fiyatları. G-20 Liderler toplantısına kalan bu konudaki görüşmeler özellikle buğday fiyatlarında kendini hissettiriyor. Bu yılın buğday arzının düşük olacağına ilişkin beklentiler dikkarleri tekrar buğday kontratlarına çevirdi. Enflasyonist beklentiler, Rusya"da geçwen sene yaşanan yangınlar ve Avustralya"da yaşanan sel felaketi buğday fiyatlarını etkilemişti. Ancak spekülatörlerin geçtiğimiz yakın vadede petrol ve altına yönelmeleri bugday fiyatlarını 790 dolar seviyelerine çekti.
Esenlikle Kalın
(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
Haftanın Ekonomik Görünümü 28 Şubat-5 Mart 2011
İSTANBUL- Libya Lideri Kaddafi'nin paralı askerleri kanlı bir şekilde onu şimdilik koruyorlar. Ancak herkes merak ediyor nereye kadar?
Financial Times yazarı Ortadoğu uzmanı David Gardner, yazısında, Avrupalı liderlerin Orta Doğu'da despotları kucaklarken Türkiye'ye şüpheyle baktıklarını belirtti. Gardner Türkiye'ye giden Nicolas Sarkozy'yi de eleştirdi. David Gardner'ın yazısının başlığı, "İsyanlar, Batı'nın Arap Dünyası'ndaki bayağılığını açığa çıkarıyor"şeklinde oldu.
Her zaman merak etmişimdir. Yıllarca demokrasi ateşi önce dogu Avrupa sonra Latin Amerika ya sıçradı da Ortadoğu"da yıllar boyu bir yaprak bile kıpırdamadı!
Cevap basit. Petrol. Gelişmiş ülkeler bu ülkelerde parlamentolarla uğraşmak yerine bir diktatör veya sultan veya kral ı kollayıp petrolünü almayı yeğlediler. Ama halkı düşünmediler. Gençliği ve gelişen teknolojilerin iletişim gücünü ihmal ettiler.
Tunus ile başlayan Arap uyanışı devam edecek. Dünya kamuoyu endişe içinde gelişmeleri izliyor. Endişenin birçok nedeni var. Ama en önemlisi petrol fiyatları ne olacak. Geçtiğimiz hafta 120 doları geçen, ama sonra Suudi Arabistan"ın üretimi %10 artırdığını beyan etmesi ile %5 gerileyen Brent Petrol'ün fiyat seyri dünya ekonomisinin yakından takip ettiği bir gelişme. Hele uyanış az bir ihtimalde olsa dünyanın bir numaralı petrol üreticisi Suudi Arabistan'a sıçrayacak olursa, bizde ve dünyada ekonomik trendler ne hale gelir tahayyül edemiyorum. Özellikle artan petrol fiyatlarının küresel ekonomik krizden çıkmağa çalışan ülkelere getireceği yük kaygı yaratıyor.
Geçtiğimiz haftanın sıçraması borsaları derhal etkilerken, dolar hemen 1.60'ın üzerine çıktı. Haftanın son günü tekrar dengeleyerek 1.58-1.59 aralığına geri geldi.
Ekonomimiz açısından Libya önemli. İhracatımız son yılda yükselmiş ve petrol alımımızın üstüne çıkmış iken, bu kriz gerçekten sekte vurdu. Taahhüt firmalarımız ve oradaki şantiyelerde çalışan 25.000 üzerindeki işçi ve mühendislerimizin tahliyesi devam ederken, bir taraftan acaba durumu fazla mı abarttık diye de konuşuluyor. En büyük korku Eğer Kaddafi yıkılmazda kalırsa Libya kapıları bize kapanır mı endişesi. Siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz ne olur diye de düşünülüyor.

KADDAFİ NE YAPAR?
Kaddafi dengeli bir insan değil. İç harp veya Libya'yı kana bulamaktan çekinmeyen bunu da açık açık beyan eden bir diktatör. Öyle de davranıyor. Paralı askerler ile ne derece dayanabilir bilinmiyor. Ülkeyi terketmez ise Saddam gibi saklanmak yerine herhalde Hitler gibi intihar edecek yaradılışta bir insan. Bakalım bekleyip akibetini göreceğiz.
Ortadoğu"da despotları kucaklayan Avrupa Ektiğini biçiyor(BBC)
Financial Times yazarı Ortadoğu uzmanı David Gardner, yazısında, Avrupalı liderlerin Orta Doğu'da despotları kucaklarken Türkiye'ye şüpheyle baktıklarını belirtti.

Gardner yazısında Türkiye'ye giden Nicolas Sarkozy'yi de eleştirdi David Gardner'ın yazısının başlığı, "İsyanlar, Batı'nın Arap Dünyası'ndaki bayağılığını açığa çıkarıyor".
Gardner, Arap Dünyası'ndaki isyan zincirinin, bu ülkelerin liderleri kadar Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'yı da hazırlıksız yakaladığı görüşünde.
Financial Times yazarı ayrıca isyanlarla, özellikle Avrupalı liderlerle Muammer Kaddafi gibi kişiler arasındaki bağların da gözler önüne serildiğini söylüyor. David Gardner özellikle İngiltere'yi, kendi ifadesiyle, "gereksiz bir telaş içinde kardeş liderin çadırına akın ettiği" gerekçesiyle eleştiriyor.
Sarkozy'ye eleştiri
Gardner'ın yazısında bir eleştiri de, 2008'de Akdeniz Birliği'nin kuran Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'ye...

David Gardner'a göre Akdeniz Birliği, Avrupa Birliği'nin refahını Akdeniz'in güneyine yaymayı amaçlıyordu ve Nicolas Sarkozy ile Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Avrupa Birliği'ne tam üyeliklerine karşı çıktıkları Türkiye için bir nevi bekleyeceği otoparktı. Gardner, Akdeniz Birliği'nin eş başkanının da, Mısır'ın devrik diktatörü Hüsnü Mübarek olduğunu hatırlatıyor.
"Avrupalı liderler despotları kucaklarken, İslam'la demokrasinin başarılı şekilde evlendiği Türkiye'ye hala şüpheyle bakıyor. Türkiye, Arap kamuoyunda devrimi ortaya çıkaran dinamik kesimleri büyülemiş bir ülke." diyor David Gardner...
Gardner'a konuşan bir Fransız diplomat, "Tunus, Cezayir, Fas...Fransız siyasi sınıfı dünyanın bu bölümünü bilir. Türkiye, onların dünyasının parçası değildir" demiş.
Nitekim Gardner"in da belirttiği gibi Bush, Berlusconi ve Sarkozy gibi despotlara yıllarca arka çıkan çapsız liderlerdir bugünkü Ortadoğu gelişmelerinin sorumluları. David Gardner'a göre, Libya'da tehlikede olan sadece bir despotun kaderi değil, Avrupa ve Amerika'nın bu ülke ile Orta Doğu'daki itibarı.

Sarkozy'in ayıbı
Türkiye"ye 6 saatlik bir ziyaret yapan Sarkozy"nin bu tavrı gerçekten terbiyesizliktir. Fransa ile arasında asırlara dayanan tarihi bağlar bulunan ve ekonomik olarak gelişmiş bir ilişki düzeyi bulunan bir ülke için Fransa Liderinin bu yakışıksız tavrını Fransız terbiyesizliğinden ziyade Sarkozy"nin çapsızlığına vermek lazım. Ama 50 senedir dilenci gibi AB kapısında beklerseniz de olacak budur. İkili görüşmelerde Sn. Gül lafı gene yuvarlamıştır da lafını esirgemeyen Sn. Başbakan Sarkozy"e bu konuda neler dedi acaba merak ediyorum.

2010 yılında Türkiye Genelinde 357 bin 341 konut satıldı
2009'da emlaktaki tapu harç ve vergi indirimini fırsat bilerek, sahip olduğu evi mülkiyetine geçirenler 'önceki yıla ait satış' rakamlarını yükseltmişti. Geçen yılın son üç ayında ise Türkiye'de 97 bin 517 konut satıldı.
Türkiye genelinde ekim, kasım ve aralık aylarında 97 bin 517 konut satıldı. Yılın son çeyreğinde konut satışları bir önceki döneme göre yüzde 16,51 oranında arttı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,10 oranında azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2010 yılı 4. dönem konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre 2010 yılı 4. döneminde 97 bin 517 konut, satış sonucu el değiştirdi. Bu dönemde konut satışları bir önceki çeyreğe göre yüzde 16,51 oranında arttı. TÜİK verilerine göre, 2009'da 531 bin 746, 2010'da ise 357 bin 341 konut satıldı. Konut satışı 2010'da bir önceki yıla göre yüzde 32,8 azaldı.
Sektör temsilcileri, 2009 yılında küresel kriz tedbiri olarak emlaktaki harç ve vergilerde sağlanan indirim nedeniyle, oturduğu evi mülkiyetine geçirenlerin satış adetlerini artırdığını ifade ediyor. 2009 rakamları önceki yıllarda yapılmış satışların da resmiyete dökülmesi nedeniyle artmıştı.
2010 yılı dördüncü döneminde, konut satışlarında bir önceki döneme göre en yüksek artış yüzde 44,68 oranı ile Şanlıurfa, Diyarbakır bölgesinde gerçekleşti. Bir önceki döneme göre yüksek artış gösteren diğer bölgeler sırasıyla yüzde 40 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, yüzde 29,85 ile Zonguldak, Karabük, Bartın, yüzde 28,20 ile İstanbul ve yüzde 27,24 ile Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane bölgeleri oldu.
KONUT SATIŞI AZALAN BÖLGELER
Aynı dönemde konut satışlarında bölge düzeyinde bir önceki döneme göre en fazla azalış gösteren bölgeler sırasıyla yüzde 5,05 ile Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, yüzde 3,02 ile Samsun, Tokat, Çorum, Amasya ve yüzde 0,76 ile Bursa, Eskişehir, Bilecik bölgeleri olarak tespit edildi.
Konut satışları, 2010 yılı dördüncü döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,10 oranında düştü. 2010'un son çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre konut satışlarında 4 bölgede artış olurken, diğer 22 bölgede düşüş gerçekleşti. En çok artış gösteren bölgeler sırasıyla yüzde 9 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, yüzde 8,31 ile Kayseri, Sivas, Yozgat, yüzde 0,25 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan ve yüzde 0,07 ile Bursa, Eskişehir, Bilecik bölgeleri oldu. Geçen yılın son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla düşüş gösteren bölgeler ise yüzde 37,47 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt, yüzde 30,82 ile İzmir, yüzde 29,82 ile Ankara ve yüzde 25,29 ile Samsun, Tokat, Çorum, Amasya bölgeleri oldu.
PİYASALAR
Piyasalar Ortadoğu krizi sebebiyle yükselen petrol fiyatlarının kaygısını yaşıyor. Suudilerin devreye girmesi ile bir nebze olsun gerileyen fiyatlar, siyasi gelişmelere paralel seyredecek. Özellikle Libya"daki gelişmeler dünyanın gündeminde.
Son birkaç gündür baskı altında olan gösterge tahvilin bileşik faizi dün %8,84 seviyesine kadar yükselirken haftayı %8,70'in altında kapatmayı başardı. Libya'daki gerginliğin risk iştahını önemli oranda azaltması TL'nin son günlerde değer kaybetmesinde gösterge faizin ise son ayların en yüksek seviyesini görmesinde etkili oldu.

Faiz artış ihtimali yükseliyor
Son dönemde baskı altında kalan tahvil/bono piyasası süren belirsizliklerden dolayı bir süre daha baskı altında kalmaya devam edebilir. Bunun yanı sıra Merkez Bankası'nın yavaş yavaş faiz indirimlerinin sonuna gelmesi ve dünyada artan enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde faiz artırımlarını gündeme taşıma olasılığı faizlerin artış ihtimalini yükseltiyor.
Likidite sıkışıklığı var
Zorunlu karşılık artışlarının etkilerini hissettirmesiyle yaşanan likidite sıkışıklığı da tahvil faizlerinin baskı altında kalmasına neden oluyor. Bunun yanı sıra Hazine'nin gelecek ay gösterge tahvili yeniden ihraç edecek olması baskıyı artırıyor.
Cari açıktaki hızlı artıştan duyduğu rahatsızlığı dile getiren Merkez Bankası, olası risklerle mücadele amacıyla politika faiz oranlarını ve munzam karşılıkları kullanmaya 2011 yılının ilk aylarında da devam etti. İlk çeyreğin ardından faizlerin kısa bir süre yatay kalabileceğini, sene sonuna doğru ise dünyada artan enflasyonist baskılardan dolayı faiz artırımlarının gündeme gelebileceğini tahmin ediyoruz.
CD spreadleri yükseldi
Libya'daki gerginliğin giderek artması ve petrol fiyatlarının son ayların en yükseğini görmesiyle Türkiye'nin 5 yıllık CDS spreadleri yeniden 180 baz puana yükseldi, gösterge Eurobond'un fiyatı ise geriledi. Daha önce 120 puanın altını gören CDS'lerin bu seviyenin daha fazla altına gerileme potansiyelini ve bu durumun Eurobond fiyatlarını destekleme olasılığını oldukça sınırlı buluyoruz. Öte yandan yüksek ABD tahvil faizlerinin de Eurobond fiyatları üzerinde baskı yarattığını unutmamak gerekiyor.
Faizlerin global olarak düşük seviyelerde seyretmesi yatırımcıları daha fazla getiri potansiyeli sunan gelişmekte olan ülke varlıklarına yöneltiyor. Öte yandan 2011 yılında Türkiye'nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye ulaşması Eurobond fiyatlarını destekleyici bir unsur olarak görülebilir. Ancak Türkiye'nin CDS'lerine baktığımızda bu durumun büyük ölçüde fiyatlandığını söyleyebiliriz.
Mevcut durum itibari ile Eurobond'larda orta " uzun vadede cazip getiri öngörmüyoruz. Ayrıca yüksek seviyelerde seyreden ABD tahvil faizleri Eurobond fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde ABD faizleri gerilese bile bu durumun Eurobond faizlerine yansıması sınırlı olacaktır.

Dövizde neler oluyor?
Dolar Libya'daki gerginliğe rağmen EUR karşısında değer kazanmakta oldukça zorlanıyor.
2010 yılının son aylarında FED'in parasal gevşemeye devam etmesi ile destek bulan EUR/USD, 2011 yılının ilk aylarında Avrupa ülkelerine ilişkin endişelerin gündeme gelmesi ile zaman zaman zayıflamıştı. Özellikle Portekiz, İtalya ve İspanya'ya yönelik endişeler paritede volatiliteyi artırabilir. Ancak yılın geri kalanında ABD'nin bütçe açıklarının ekonomi üzerinde yarattığı baskının gündeme gelmesi ve FED'in parasal gevşemenin üçüncü fazını uygulayacağına dair beklentiler ile USD'nin yeniden zayıflama sürecine gireceğini düşünüyoruz.
Dolar/Türk Lirası
Son birkaç gündür yükseliş trendinde olan USD/TL dün 1,61 seviyesinin üzerini gördü. Daha sonra geriledi. Piyasalarda süren belirsizlik doların bir süre daha değer kazanmasına neden olabilir. Ancak Merkez Bankası'nın yavaş yavaş faiz indirimlerinin sonuna gelmesi ve dünyada artan enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde faiz artırımlarını gündeme taşıma olasılığı TL'nin değer kazanma ihtimalini artırıyor. Merkez Bankası'nın kararlarının ardından önemli oranda değer kaybeden TL'nin önümüzdeki dönemde destek bulmasını bekliyoruz. Bu hafta 1.58-160 bandında bir seyir beklenebilir.
2011 yılında i Türkiye için önemli beklenti not artırımları Yaz ayları başında yapılacak seçimin ardından en az iki kurumdan not artırımı beklerken en az bir kurumun da Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çekmesini bekliyoruz.

Borsa neden düştü
Endeksteki düşüşün temel nedeninin Ortadoğu"daki karışıklık ve bunun sebep olduğu petrol fiyatlarındaki sert yükselişin olduğunu söyleniyor. Bu durum bizim gibi net petrol ithalatçısı olan ülkeler için önemli bir tehdit. Gerek cari açığı yükseltmesi gerekse ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği düşüncesi hakim. Bununla birlikte yabancı yatırımcıların portföylerini daha az riskli bölgeye taşıma isteğininde endeks üzerinde baskısı var.
60 bin 900 seviyelerinin kısa vadede gündeme gelebileceğini söyleyen yetkililer, petrol fiyatlarındaki artışın şu an için tamamıyla Ortadoğu"daki gelişmelere bağlı olduğunu ve karışıklığın Suudi Arabistan a yayılma riskinin petrol fiyatlarını en azından kısa vadede canlı tutmasını beklediğini ifade ediyorlar.
Dünyanın yakından takip ettiği önemli konulardan biri de yükselen gıda fiyatları. G-20 Liderler toplantısına kalan bu konudaki görüşmeler özellikle buğday fiyatlarında kendini hissettiriyor. Bu yılın buğday arzının düşük olacağına ilişkin beklentiler dikkarleri tekrar buğday kontratlarına çevirdi. Enflasyonist beklentiler, Rusya"da geçwen sene yaşanan yangınlar ve Avustralya"da yaşanan sel felaketi buğday fiyatlarını etkilemişti. Ancak spekülatörlerin geçtiğimiz yakın vadede petrol ve altına yönelmeleri bugday fiyatlarını 790 dolar seviyelerine çekti.
Esenlikle Kalın
(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
Yorumlar
SON DAKİKA
Tur şirketi iflas etti, 600 kişi Umre'de mağdur olduAK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci'nin girişimleri sonucu 177 kişi, Türk Hava Yollarına ait uçakla gece saatlerinde İstanbul'a geldi.05 Nisan 2026 Pazar 23:50ACENTELER
Fas turizme 3,5 milyar avro yatırım yapıyorFas Turizm Geliştirme Ajansı (SMIT) direktörü Imad Barrakad, bunu "krallıkta bugüne kadar gerçekleştirilen en önemli genişlemelerden biri" olarak nitelendirdi.05 Nisan 2026 Pazar 23:00KONAKLAMA
Ekonomi sınıfına yatırılabilen koltuklar geldiEkonomi sınıfında bulunan ve kanepe veya yatak benzeri düz bir yüzeye dönüşebilen üç koltuktan oluşan bir settir ; yolcuların tamamen özgürce uyumasına veya uzanmasına olanak tanır.05 Nisan 2026 Pazar 22:00ULAŞTIRMA
Gemide yapılan düğün töreni gökyüzüne taşındıAlmanya'da evlilik oranlarındaki düşüş, Eurowings,havayolu şirketini benzersiz bir hizmet sunuyor yöneltti. Düğün törenleri artık uçakta yapılıyor.05 Nisan 2026 Pazar 21:00ULAŞTIRMA
Ordu'daki tarihi Aya Nikola adası turizme kazandırılacakGeçmişi 1700'lü yıllara dayanan Aya Nikola adası için hazırlanan restorasyon ve çevre düzenleme projesinin, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığı belirtildi.05 Nisan 2026 Pazar 20:00TURİZM
Süper zenginler Türkiye ekonomisinin 2,5 katını saklıyorOxfam raporuna göre, süper zengin 8 milyon kişinin vergiden kaçmak için gizlediği servetleri 3,5 trilyon dolarla rekor büyüklüğe ulaştı. Bu, Türkiye ekonomisinin yaklaşık 2,5 katı.05 Nisan 2026 Pazar 19:00GÜNDEM
Anadolu'nun 106. yıl dönümü için 1920 Koşu YarışıAnadolu'nun 106. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk kez düzenlenen 1920 Koşu Yarışı, Pazar günü Ankara'da başladı ve Anıtkabir çevresinde 10 kilometrelik bir parkurda 1188 katılımcı koştu.05 Nisan 2026 Pazar 18:00MICE
Hawaiian Airlines pilotları sakallarını tıraş edeceklerHawaiian Airlines pilotları bu ay sakallarını tıraş etmek zorunda kalacaklar. Kokpitte sakal zaten uzun süredir yürürlükte olan FAA kurallarına aykırı olsa da, Hawaiian pilotları kültürel nedenlerden dolayı bu konuda bir istisnadan yararlanıyordu.05 Nisan 2026 Pazar 17:00ULAŞTIRMA
Petrole gelen sürekli zam pazarcı esnafı zorluyorManavgat'ta sabit ve seyyar pazarcı esnafı turistik Pazartesi, Perşembe ve Side Cumartesi pazarında sergi açan sabit ve seyyar pazarcı esnafı savaşın gölgesinde 2026 turizm sezonunu açtı.05 Nisan 2026 Pazar 16:00GÜNDEM
Hayırsızada’dan günümüze 'köpeksizleştirme siyaseti'1910 Hayırsızada Vakası, İstanbul’un sokak köpeklerini 'komşu' olmaktan 'tehdit'e dönüştüren 'köpeksizleştirme siyasetinin' kurucu anı olarak, toplumsal hafızada derin bir yara bıraktı.05 Nisan 2026 Pazar 15:00GÜNDEM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.