ANTİK KENT İASOS YOKEDİLİYOR
Hürriyet yazarı Yalçın Bayer, Güllük Kıyıkışlacık (İasos) bölgesinde koylara gelişigüzel yapılan konutlarla plansız programsız yerleşim olduğunu yazdı.

22 Eylül 2009 Salı 18:30
İSTANBUL- Hürriyet yazarı Yalçın Bayer kendisine gelen bir mektupta, Güllük'te Kıyıkışlacık (İasos) bölgesinde koylara gelişigüzel yapılan konutlarla plansız programsız yerleşim olduğunu yazdı. Antik kent İasos'un kimlik değiştirerek yokedildiğini belirtiyor.
Yalçın Bayer'in yazısı şöyle:
İasos diye bir yer
Milas"ın Kıyıkışlacık köyü tatilcilerinden Atabey Derin Almanya"dan yazıyor:
Milas"ın Güllük beldesinde, Türkiye"nin, Sayıştay izni ile ilk imtiyaz sözleşmesi sonucu kurulan TASK (Çankaya merkezli) adlı şirket, Güllük ve Milas-Bodrum Havalimanı"na 28 km uzaklıkta antik Kıyıkışlacık (İasos) bölgesinde yazlıklara geçen yıldan beri su vermeye başladı. İyi bir hizmet aslında, vatandaş tuzlu su yerine tatlı su kullanıyor. Ancak bir tehlike var... Buralarda koylara gelişigüzel yapılan konutlarla nüfus artmaya başladı. Su nasıl temin edilecek? (İngilizler için Tepeköy"de (Güçlü İnşaat) ve sahildeki ünlü midyeci "Kaptan"ın Yeri"nin arkasında (Artev İnşaat"ın yaptığı) o konut yoğunluğuna kim izin verdi, esasında sorgulanmalı?) Az ilerdeki Zeytinlikuyu ise tam bir felaket; burada dağın sırtlarına kadar uzanan "villaların" nasıl yapıldığını, harita mühendisliğinden sonra imamlığa başlayan Turgut Hoca"ya sormalı!)
Bodrum"dan sonra Güllük Körfezi kıyıları da yağmaya dönüşmüş durumda. Muğla Valiliği"nce araştırma konusu olmalı. Ne yazık ki mücavir alanlar yağmalanıyor.
Gerçekten bu güzelim koylara yazık olacak.
Bu arada bir şey anlatılıyor. Güllük Belediyesi"ni CHP"li Aytunç Kayrakçı kazanınca, Kıyıkışlacık Köyü muhtarı Halis Şahin, daha ilk hafta içinde CHP Milas örgütüne üye olmuş. Neden acaba? Ancak CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz "bu" transfere ne diyor?

MÖ 3.YÜZYILDAN KALMA YUNUSLARIN ÜLKESİ IASOS"UN TARİHİ
Milas'a 28 km. uzaklıktaki Kıyıkışlacık Köyü içerisindeki üç tarafı denizle çevrili bir yarımada üzerine kurulmuştur. Mitolojiye göre Argos'tan gelenler tarafından kurulduğu ve ismini kolonistlerin başı Iasos'tan aldığı söylenmektedir. M.Ö. 5. yüzyıla kadar İasos hakkında eski kaynaklarda bilgi yoktur. Kentin kurulduğu alan önceleri bir ada iken daha sonra adanın denizle birleştiği berzah dolmuş ve ada, yarımada haline dönmüştür. Antik kente ait önemli yapılar bu yarımada üzerinde yer almaktadır. Büyük sur, su kemerleri, mezarlar ile balık pazarı olarak adlandırılan yapı ise sur dısında yer almaktadır. İasos'da yapılan kazılarda kentteki en eski yerleşimin M.Ö. 3. bin sonuna kadar uzandığı tesbit edilmiştir.
BALIĞA DÜŞKÜN KENT
Bir zamanlar kenti ziyaret eden müzisyen, tiyatroda bir resital vermiş. Bu resital sırasında balık pazarının açıldığını bildiren çan sesi duyulunca elini kulağına götüren yaşlı adam dışında herkes yerinden fırlayarak tiyatrodan ayrılmış. Yaşlı adamın yanına gelen müzisyen "Bana ve sanatıma gösterdiğiniz saygıdan ötürü size teşekkür borçluyum; çünkü çan sesini duyan tüm dinleyiciler çekip gittiler" demis. "Ne ?" diye haykırmış bunu duyan yaşlı adam, "Yoksa çan mı çaldı? "Evet, neden?" "Öyleyse izninizle efendim..." ve gözden kaybolmus. Strabon bu öyküyü bereketsiz topraktan ürün alamayan İasoslular'ın balığa olan düşkünlüklerini belirtmek için anlatır. Iskender'in 334'te Miletos'u kuşatması üzerine İasos, kente yardım etmeye çalısan Pers donanmasına bir gemi bağışında bulundu. On yıl sonra Ekbatan'da İskender'in silah deposu komutanlığında Gorgos adlı bir İasoslu bulunuyordu. İskender'in ilgisini çeken bir başka İasoslu da yunus tarafından sevilme gibi garip bir yazgıya sahip olan erkek çocuktu.
HER YERDE YUNUS VAR
İasos'ta erkek çocukların gimnasiumda çalıştıktan sonra denizde yıkanmalari bir gelenekti. Bu sırada kıyıya yanaşan yunus, çocuklardan birini sırtına alıp, açıklara götürüyor ve sonra yeniden kıyıya bırakıyordu. Bir anlatiya göre bu öyküyü duyan İskender, çocuğu Babil'e getirtip deniz tanrısı Poseidon'un rahibi yapmış. İasoslular bu olaydan, M.Ö. 3. yüzyılda çıkarılan madeni paralarında, kolunu yunusun sırtına atmış biçimde yüzen çocuk tasvirine yer verecek kadar etkilenmişlerdir. İasos antik kentinde 1960 yılından bu yana İtalyan Arkeoloji Heyeti'nce düzenli kazılar yapılmaktadır. Bu kazı çalışmaları sonucunda birçok eser ortaya çıkarılmıştır. Bunlardan agoraya kemerli bir kapıdan geçilerek girilir. Roma Dönemi'nde inşa edilen agoranın dört tarafı revaklarla çevrilidir. Agoranın güney batısında bouleterion yapısı yer alır.
TARİHİ ORTA BRONZ ÇAĞINA UZANIYOR
Kent meclisi olarak kullanılan yapı daire biçimli orkestra ve onun arkasında yer alan dört merdivenle üç bölüme ayrılmıştır. Oturma sıralarının altı tonozlarla desteklenmiştir. Agoranın doğu köşesinde 17 x 13 m. boyutlarındaki önü sütunlu dikdörtgen planlı yapı Caesareon olarak tanımlanır. Agora içinde yapılan kazılarda elde edilen buluntular Orta Bronz Çağı'na kadar gitmektedir. Agoranın etrafını saran stoalar bulunan yazıtlara göre M.S. 130 yıllarında yapılmıştır. Agoranın güney batı köşesindeki geniş düzlükte Artemis Astias Tapınaği yer almaktadır. Tiyatro, kentin ortasında yer alan yükseltinin kuzey doğu yamacında kurulmustur. Tiyatronun skene binası cephesi yaklaşık 61 m. dolayındadır.
Hellenistik Çağ orijinli tiyatronun günümüzde Roma Dönemi'nde yapılan tadilat ve eklentileri görülebilir. Orta Çağ kalesi kentin en yüksek kesiminde ve tam ortasında yer alır. Yaklaşık kareye yakın bir plana sahip kalenin, kalınlığı 2 m.'yi bulan duvarları vardır. Oldukça sağlam yapı içinde bir de sarnıç bulunmaktadır. Liman, yarımada ile kara arasında yaklasik 850 m. uzunluğundadır. Liman ağzında yer alan kule mendirek kulesi olup, bir Orta Çağ yapısıdır. Bunun karşısındaki diğer kule yıkılmıştır. Kullanıldıkları çağlarda her iki kule arasına zincir gerilmek suretiyle istenmeyen tekneler limana alınmazdı.
KAYA MEZARLARI BULUNUYOR
İasos'ta biri kenti koruyan, diğeri de büyük sur olarak bilinen ve kentin kuzey batısında yer alan ikinci bir sur vardır. İkinci sur, kent savunmasından çok bölge savunması için yapılmıştır. Yaklasik 3.5 km. uzunluğunda ve mahalli blok taşlarla yapılmıştır. Yüksekliği yer yer değişiklik göstermektedir. Ortalama 3.50 m. yükseklikte olan sur muntazam kulelerle desteklenmiştir. Kentte her tür gömme yapılmıştır. Kent içinde agora, Arkaik Çağ mezarlığı olarak kullanılmıştır. Roma Devri mezarlığının batısındaki yamaçlarda kayaya oyulmus kaya mezarları ile bina şeklinde yapılmış mezarlar yer alır.
Kentteki en ünlü mezar ise halk arasında Balık Pazarı olarak bilinen Roma Dönemi'ne ait anıt mezardır. Portiklerle çevrilmiş dörtgen bir avlunun ortasında yüksek bir podyum önünde ön cephesi dört sütunlu bir Korinth tapınak yükselir. Önünde geniş bir pronaosu, dışta üçüz yivlerle süslü duvarları ve plasterli anteleri olan çok az derinlikteki sellaya dogudan bir basamak çıkılarak giriliyordu. Alçak sütunlarla taşınan mezar odası podyumdan kazanılmıştır. Kemiklerin korundugu yer işlevini üstlenmiş olmaları gereken küçük seki ve nişler duvarlara bindirilmiştir.
Uzun portik plasterler üzerinde taşınan kemerlerden oluşur. Batı bölümündeki özgün tonozlu çatı halen korunmaktadır. Balık Pazarı anıt mezarı Kültür Bakanlığı, Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü'nce sağlanan ödenekle 1993 yılı sonunda restore edilmeye başlanmış ve restorasyon çalışmaları sonucunda İtalyan kazı ekibince İasos kazılarında bulunan mimari parçalar ve diğer eserlerle galeriler içeresindeki teşhir tamamlanarak anıt mezar, Balık Pazarı Açıkhava Müzesi olarak 11 Ağustos 1995 tarihinde ziyarete açılmiştır. İasos kazıları 1960 yılında Prof. Dr. Doro Levi başkanlığındaki İtalyan Arkeoloji Heyeti tarafından başlatılmış olup, halen Dr. Fede Berti tarafından devam ettirilmektedir.
AGORA, ROMA DÖNEMİNİN REVAKLI ÖRNEĞİ
Balık Pazarı: İlk kazı çalışmaları sırasında kentin biraz dışında yer alan bu yapının, eski dönemde balık ticareti için yapılan bir Pazar olduğu düşünülmüştü. Ancak daha sonra ele geçirilen bulgularla buranın Roma döneminden kalma bir anıt mezar olduğu anlaşıldı. Ancak belki daha romantik geldiğinden dolayı hala bu adla anılmaktadır. Son dönemlere kadar kazı deposu olarak ta kullanılan yapı, burada kazı yapan İtalyan heyetinin desteği ile bir açık hava müzesine dönüştürüldü. Bir bekçi bulunamadığından dolayı çoğu zaman kapalı olan yapı köyün girişinde, kalıntılardan uzak olmasına rağmen önemli ilgi alanlarından birisi.
Bouleterion: Agoranın güneyinde dikdörtgen biçiminde bir yapıdır. Yapımı, İasos'un Miletlilerin kontrolü olduğu dönem olan MS 1. yüzyıla dayanmaktadır. Birisi binanın kuzey tarafında, diğeri de binanın ön duvarında bulunan iki girişle toplantı odasına ulaşılabilmektedir. Bu bölümden dar bir geçit kullanılarak Agora stoasının doğusunda bulunan arşive ulaşılmaktadır. Binanın Roma döneminden kalan son hali Milet Bouleuterionu'na benzemektedir. Günümüzde bina duvarının kalıntıları, oturma bölümünün bazı parçaları ve kapalı koridor görülebilmektedir.
Dış Surlar: İlk çağ kentinin biraz dışından başlayan ve yaklaşık 1,5 kilometre devam eden surlar, tamamlanamamış bir ön savunma düzenine aittir.
Doğu Bazilikası: Kentin kuzey doğusunda yer alır.Temelleri ve sütunları görülebilir.M.S.5.yy'ın sonunda yapılmıştır.Bazilikanın kuzeyinde şehrin kemerli doğu giriş kapısı yer alır.
Liman: Liman ağzında yer alan kule mendirek kulesi olup bir ortaçağ yapısıdır. Karşıtı olan kule Yıkılmıştır. Kullandıkları çağlarda her iki kule arasına zincir gerilmek suretiyle istenmeyen tekneler limana alınmazdı.
Mezarlar: Kentte her tür gömme yapılmıştır. Kent içinde agora Arkaik çağ mezarlığı olarak bilinmektedir. Roma çağı mezarlığının batısındaki kayaya oyulmuş mezarları ile oda mezarlar yer alır. kentteki en Unlu mezar ise, halk arasında balık pazarı olarak bilinen dört yanı revaklarla çevrili, Roma dönemine ait mezardır. Mezarın tüm mimari konutları İtalyan restorasyon uzmanlarınca restore edilerek gösterilmiştir.Yapı 1995 yılında "Balık Pazarı Açık Hava Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır.
Orta Çağı Kalesi: Kentin en yüksek kesiminde ve tam ortasında yer alır.
Surlar: Kentte ,kenti koruyan ve Büyük sur olarak bilinen iki sur vardır.İkinci sur yaklaşık 3500 m. Uzunluğunda yöresel blok taşlarla kent savunmasından çok bölge savunması için yapılmıştır.
Tiyatro: Kentin ortasında yer alan yükseltinin kuzey doğu yamaçlarında kurulmuştur.Helenistik çağ tiyatrosunun günümüzde Roma çağında yapılan tadilat ve eklentileri görülebilir. Çevresi büyük boy taşlarla harçsız olarak yapılan tiyatro çok eğimli bir bölüm üzerine yapılmıştır. Yirmi bir sıra olan merdivenler hepsi beyaz mermerden yapılmıştır ve epeyce sağlam olarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Yunuslu Çocuk: Tarihçi George Bean'in ''Karia'' adlı kitabında yazdığı; ''Büyük İskender'in ilgisini çeken bir başka İasoslu da, yunus tarafından sevilmek gibi bir şansa sahip olan erkek çocuktu'' satırları, İasos halkının denizle ve balıkçılıkla nasıl bütünleştiğini daha iyi anlatıyor. Hem yerli hem yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken ''Yunuslu Çocuk'' öyküsü, İasos'ta asırlardır dilden dile, kulaktan kulağa aktarılıyor. Olay, İasos'ta ki erkek çocukların gimnazyumda çalıştıktan sonra denizde yıkanmaları geleneğinin sürdüğü günlerde yaşanıyor. Çocuklar denizde yıkanırlarken, kıyıya yaklaşan bir yunus çocuklardan birini sırtına alıyor. Çocukla birlikte açıklara giden yunus, bir süre sonra çocuğu yeniden kıyıya bırakıyor. Bunu duyan İskender, çocuğu Babil'e getirtiyor ve deniz tanrısı Poseidon'un rahibi yapıyor. Bununla ilgili anlatılan bir efsanede şöyledir: Bir yunus balığı, annesinin kucağında dolaşan Hermiyas'ı denize çağırır. Çocukta bu çağrıya uyarak denize atlar. Denize açılan bütün balıkçılar annesine Hermiyas'ı gördüklerini söylerler, ancak kadın hala deniz kıyısında çocuğunu beklemektedir.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.