AKTAŞ: TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ SORUNU DÖVİZ KAZANAMAMASIDIR
2023 yılının "seçimden önce ve seçimden sonra" diye ikiye ayırmak gerektiğini belirten Aktaş, Türkiye ekonomisinin en temel sorununun döviz olduğunu vurguladı. Aktaş, döviz eksikliğinin birçok ekonomik soruna yol açtığına dikkat çekti.

02 Ocak 2023 Pazartesi 14:00
İSTANBUL- Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, Türkiye ekonomisini için 2023 değerlendirmesini yaptı. 2023 yılının "seçimden önce ve seçimden sonra" diye ikiye ayırmak gerektiğini belirten Aktaş, Türkiye ekonomisinin en temel sorununun döviz olduğunu vurguladı. Aktaş, döviz eksikliğinin birçok ekonomik soruna yol açtığına dikkat çekti.
Aktaş, yazısında şunları belirtti:
✔ 2023'ü "seçimden önce-seçimden sonra" diye ikiye ayırmak gerek.
✔ Seçim öncesi ve sonrasının ekonomi politikalarında amaç aynı, araç ayrı.
✔ Amaç, döviz bulmak; araç ise seçim öncesinde taşıma döviz, seçim sonrasında kalıcı döviz.
2023, iki bölümde ele alınması gereken bir yıl. Birinci perde, seçime kadar. Seçim sonrası ise ikinci perde... Ama bu demek değil ki yılı tam ortadan ikiye bölerek bunu söylüyorum. Seçim ne zaman yapılırsa ona göre bir bölünme olacak.
Belki ilk perdeyi de iki bölümde düşünmek mümkün. Seçimin bir-iki ay öncesini bir bölüm, daha öncesini başka bir bölüm gibi de düşünebiliriz. Çünkü sandıktan hangi ittifakın galip çıkacağına dönük beklentilerin netleşmeye başlamasıyla birlikte ekonomiyi doğrudan etkileyecek bir dizi somut dalgalanma görmemiz çok muhtemel. Bir anlamda seçim sonucuna erken verilecek tepkiyi sandıklar açılmadan görebiliriz, piyasa oyuncuları buna göre pozisyon alabilir.
Her şeyin başı döviz!
2023’te neler yaşanacağını irdelemeden önce, bırakalım geçmiş yılları, 2021 ve 2022’ye bakarak şu somut teşhisi koymak durumundayız:
“Türkiye’nin en temel sorunu, yeterince döviz kazanamamasıdır.”
Döviz eksikliği aslında bir sonuç tabii ki... Dış ticaret dengesi daha iyi kurulmuş olsa ya da oluşan açık diğer gelirlerle kapatılabilse... Açık mı verdik, o zaman dış kaynak girişinde sorun yaşanmasa, kaynak bulamadık mı, hiç olmazsa ucuz borç alınabilse...
Bu durumda döviz eksikliği sorunu olmaz, bu eksiklik yüzünden kurlar tırmanmaz ve bu da enflasyona rekorlar kırdırmaz.
Ne çare ki yeterince dövizimiz yok, bulamıyoruz. Yarattığımız güvensizlik yüzünden ne doğrudan yatırım, ne portföy yatırımı çekebiliyoruz, portföy yatırımı olarak gelen döviz de neredeyse tümüyle gitti. Borç verenler bu çaresizliğimizi görmüyor mu, onlar da durumu fırsata çevirip bizi yüksek faiz ödemeye zorluyor.
İşte 2023’ün de, sonrasının da en önemli sorunu budur; dövizdir.
Türkiye 2021’de başlatılan faiz indirimi ve o çerçevede uygulanan ekonomi politikasından ötürü döviz bulamadığı gibi elindekileri de kaybetti. Sonra başlandı taşıma suyla değirmen döndürülmeye...
O değirmen seçime kadar dönsün yeter!
Yoksa ihracatçının dövizine el koy, turizm sektörünün dövizine göz dik, bankalara her gün bu konuda bir dizi engel koy ve adeta zorla düşük faizli kamu kağıdı sat, bununla tehdit et, yine bankaların döviz işlemine saat sınırlaması getir, yurtdışına döviz transferine engel çıkar, liralaşma adı altında TL tasarrufların önemli bir bölümünü döviz endeksle, yani dolarlaşmaya bel bağla... Nereye kadar?
“Kur artmadan seçimi görelim, yeter!”
Ya sonra?
Bugünün ekonomi politikası ya da tercihleri hiç kuşkunuz olmasın seçimden sonra terk edilecek ve Türkiye makas değiştirecek.
Şu anki durumumuz, ders çalışmayı son ana bırakan ve günlerce yatıp yatıp sınav gününden önceki gece sabahlayarak eksiklerini gidermeye uğraşan öğrencilerin yaklaşımına benziyor.
Haftaların yanlışını bir gecede düzeltmeye çalışan öğrenci gibiyiz.
Haftalar bizim yıllarımız, bir gece de seçime kadar olan aylarımız...
Dün kanlı bıçaklı olduğumuz ülkelerle bugün kucaklaşmak zorunda kalmamız da okulda omuz attığı arkadaşından ders notu istemek durumunda kalan öğrencilerin haline benzemiyor mu?
Çaresiz kaldık çünkü! Bize döviz lazım, döviz!
Seçime kadar kurları burada tutacak dövizi bulalım, bu sayede enflasyon artmasın yeter!
Sonrası mı; hele bir yetki tekrar alınsın, bir çare düşünülür.
O çare ne?
Seçimden sonrasının çaresi mevcut ekonomi politikasını ters yüz etmektir.
Daha önce de kaç kez yazdım; hiç kimse AKP faiz artırmaz diye bakmasın. Artırır, daha önce de defalarca artırdı. Seçimden sonra yaşanacak temel değişiklik de budur.
Aslında sözünü ettiğim faiz artırımı, pratikte bir artırım olmayacaktır. Zaten piyasa için hiçbir önemi ve gösterge olma niteliği kalmayan politika faizi, gerçek faiz düzeyine yaklaştırılacaktır, o kadar. Dolayısıyla bu gerçek anlamda faiz artışı bile sayılmaz. Ama bu en azından bir niyet ifadesidir, “Ekonominin kurallarına aykırı hareket etmeyeceğiz” demenin bir yoludur.
Çünkü döviz değirmeni Rusya’dan ve Körfez ülkelerinden gelen emanet birkaç milyar dolarla daha fazla dönmez. Türkiye ciddi bir ekonomi politikası uygulamasına yönelmek ve en azından portföy yatırımı çekebilir hale gelmek durumundadır.
Millet ittifakının ne yapacağı bellidir. Seçimi kazanan Cumhur ittifakı olduğu takdirde onların da yapabileceği başka bir şey yoktur.
Bu ekonomi politikası değişecek ve araç ne olursa olsun, Türkiye’ye sağlıklı döviz girdisi sağlayacak bir politika seti uygulamaya konulacaktır.
Değirmenin suyu kesilirse...
İşte o zaman yandık ki ne yandık!
Ağustosun son haftasında 18 liranın üstüne çıkan dolar dört ayı aşkın süredir 18.00-18.70 arasında “sıkıştırılmış” durumda.
Hele hele son üç ay... Dolar eylül sonunda 18.50’nin üstüne çıktı ve üç aydır 18.50-18.70 arasında seyrediyor.
Bu durum taşıma dövizle sağlandı.
Buna rağmen fiyat artışı her ne kadar geçmiş aylara göre hız kesmişse de yine de geçmiş yıllar ortalamasının üstünde.
Şimdi soralım:
“Dövizde yeni bir atak başlarsa, ekonomide dengeler ne yönde bozulur, neler olur ve bu durum seçim sonuçlarını nasıl etkiler?”
Formula 1 Türkiye'ye geri döndü: 5 yıllık imza atıldıMilyonlarca izleyicisi bulunan Formula 1, yapılan 5 yıllık anlaşmayla resmen Türkiye'ye geri dönerken yapılan anlaşma kapsamında Türkiye Grand Prix’si, 2027’den itibaren yarış takviminde yer alacak.24 Nisan 2026 Cuma 12:00MICE
Babadağ Ultra Maratonu, spor, doğa ve tarihi buluşturuyorBabadağ Ultra Maratonu’na katılacak 15 ülkeden yaklaşık 100 yabancı sporcu, etkinliğin uluslararası kimliğini daha da güçlendiriyor.24 Nisan 2026 Cuma 10:00MICE
CMO Awards 2026 kazananları açıklandı 16-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen CMO Future Business Symposium kapsamında 18 Nisan’da gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.24 Nisan 2026 Cuma 09:00MICE
WTC: 2035'e kadar turizme 12.5 milyon dolar yatırım yapılacakWTTC, 2035 yılına kadar G20 ekonomilerinde seyahat ve turizm sektörüne 12,5 trilyon ABD doları yatırım yapılacağını öngörüyor.23 Nisan 2026 Perşembe 23:56GÜNDEM
Rus turistlerin yerini Polonyalılar ile BDT ülkeleri aldıManavgat Şelalesi'nin baskın turistleri Ruslar, Baltık ülkeleri olurken 2025 yılında ise yerini Polonyalı, BDT, Romanyalı ve Türki Cumhuriyeti vatandaşları aldı. 23 Nisan 2026 Perşembe 23:50TURİZM
23 Nisan Çocuk Bayramı buruk geçti23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yurt genelinde geniş katılımla kutlanırken; bir yanda tarihî miras ve ulusal egemenlik vurgusu öne çıkarken, diğer yanda güvenlik olayları, tartışmalar ve siyasi detaylar gündeme damga vurdu.23 Nisan 2026 Perşembe 23:41MICE
Başkan Grégoire: Paris'te Airbnb artık tarih oldu!Paris'te (Fransa) bir binanın tamamını turistik dairelere dönüştüren şirkete 585.000 euro'luk rekor bir para cezası verildi.Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire, "Karardan memnun olduk" dedi.23 Nisan 2026 Perşembe 23:30KONAKLAMA
Londra'da Uluslararası Gastronomi Film Festivali yapıldıUluslararası Gastronomi Film Festivali’nin (UGFF), Londra edisyonu tamamlandı. “Londra’da Yeni Dalga Anadolu Mutfağı” temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, birbirinden değerli film gösterimlerine ve panellere ev sahipliği yaptı.23 Nisan 2026 Perşembe 23:00MICE
Dünya çocukları Antalya'da buluştuAntalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 27. Uluslararası Antalya Çocuk Festivali kapsamında dünyanın dört bir yanından gelen çocukları misafir etti.23 Nisan 2026 Perşembe 22:30MICE
Yerli turizm harcamaları 2025’te 555 milyar lirayı aştıTürkiye’de yerli turistlerin yurt içi seyahat harcamaları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin liraya ulaştı23 Nisan 2026 Perşembe 22:00TURİZM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.