40 YILDA 600 ÇEŞİT ÇEMBER OYASI
40 yılda 600 çeşit çember oyası toplayan Emine Semra Erkan ArkeoPera'da "Oyalı İstanbul" adıyla ilk sergisini açacağını söledi.

24 Aralık 2009 Perşembe 13:00
İSTANBUL - 40 yılda 600 çeşit çember oyası toplayan tEmine Semra Erkan, her oyanın bir hikayesi olduğunu söylüyor. Erkn oyaların dili olduğunu belirterek"Kocaya darılmak", "Kaynanayla atışmak", "Eltilerle kavgaya tutuşmak" gibi Anadolu geleneklerine aykırı davranışları sözlü olarak dile getiremeyen kadınlar, hislerini, düşüncelerini, tepkilerini işledikleri oyalar aracılığıyla ifade ediyorlar.
Yıllardır devam eden oya sevgisini anlatan Emine Semra Erkan, 6 dil bilmenin avantajıyla rehberlik yaptığını, büyükelçiliklerde çalıştığını, gemilerde hostes olarak görev aldığını belirterek, ünlü fotoğrafçı Sami Güner'e de fotomodellik yaptığını anlattı. 
Türk Ticaret Bankasının bir zamanlar el ilanlarını süsleyen kadın resimlerinin de kendisine ait olduğunu ifade eden Erkan, rehberlik yaptığı yıllarda her gittiği yörelerde kadınların başlarındaki yemenilerin oyasına vurulduğunu söyledi.
Erkan, önceleri rengini, motiflerini beğendiği için, bazılarını da kıyafetlerine uygun olduğunu için satın aldığını ve yemenilerin sayısı arttıkça, koleksiyon yapmaya başladığını belirtti.
Oyalardaki motiflerin çoğunun doğadan örnek alındığını dile getiren Erkan, oyalarda çiçek, ağaç, yaprak, hayvan motifleri ve geometrik şekillerin bulunduğunu, ayrıca oyalara güncel olayları ve ünlü kişileri hatırlatan isimler de konulduğunu ifade ederek, şu bilgileri verdi:
"Mesela Zeki Müren eli, Türkan Şoray kirpiği, subay düğmesi, Atatürk çiçeği, kaymakam gülü, paşa yıldızı gibi... Kadınların iç dünyalarının en güzel ifadesi olan oyalar, Anadolu kadının yaratıcılığını da ortaya koyuyor. Paranın, pulun, malzemenin olmadığı yokluk yıllarında ise kadınlar sapla samanla, papatyayla, çikolata kağıtları ile işlemişler oyalarını. İnsan beyninin sonsuzluğunu gösteriyor tüm bu oyalar."
Emine Semra Erkan, yırtık pırtık da olsa orijinal ve hikayesi olan bir oyayı mutlaka aldığını belirterek, İstanbul dışına çıktığında sokaklarda yürürken gözünün hep kadınların başlarındaki yemenilerde olduğunu anlattı.
Değişik bir oya görürse yoldan geçeni bile durdurduğunu ifade eden Erkan, oyaların saklanmasının da en az yapılması kadar maharet gerektiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:
"Bazılarının içi parçalanmış oluyor. Eski yemeni ya da kreplerle tamir ediyorum onları. Bir oyayı aldığım zaman ilk önce rüzgarlı bir havada balkona seriyorum, çünkü rüzgar bütün tozlarını yıkıyor. Ondan sonra i çeride rutubeti gitmesi için bir süre bekletiyorum. Rutubet, tekstilin en büyük düşmanıdır. Nem oyayı mahveder. Daha sonra ütülüyorum. Gerekiyorsa kolalıyorum, ama her oya kolalanmaz. Sonra yörelerine göre sınıflandırdığım karton kutulara yerleştiriyorum oyalarımı. Kutuları şişle delerek hava almalarını sağlıyorum. Dökülecek kadar ince olan yemenileri ayrıca başka yemenilere sararak kaldırıyorum."
Erkan, "kocaya darılmak", "kaynanayla atışmak", "eltilerle kavgaya tutuşmak" gibi Anadolu geleneklerine aykırı olduğu için kadınların dile getiremedikleri hisleri oyalara işlediklerini dile getirerek, "Oya, Anadolu kadını için sözsüz bir lisan. Bir nevi ifade aracı. Kadınların iç dünyalarının en güzel ifadesi. Öfke, kızgınlık, sevinç, üzüntü, acı her türlü duygu oyaların ilmeklerinde anlam bulmuş bu coğrafyada" dedi.
Erkan, Anadolu'da yapılan her oyanın özel bir adı olduğuna işaret ederek, kaynanasına iyi bir mesaj iletmek isteyen yeni gelinin "çayır çimen" oyası işlenmiş yemeni hediye ettiğini, bunun da "aramız çayırlar gibi püfür püfür, çimenler gibi iç açıcı olsun" anlamına geldiğini söyledi.
Hayatından hoşnut olmayan bir gelinin "kıllı kurt" oyası şeklinde işlenmiş yemeni ile sokaklarda arz-ı endam ettiğini ifade eden Erkan, feleğin çemberinden geçmiş bir kadının yemenisini ise "çarkıfelek" oyasının süslediğini kaydetti.
Gelinin kaynanasıyla arası iyi değilse "mezar taşı" oyası işlediğini, böylece gelinin kaynanaya "aramızdaki soğukluk mezara dek sürecek" şeklinde mesaj verdiğini anlatan Erkan, kocasıyla veya kaynanasıyla arası iyi olmayan gelinlerin ise "biber oyası" yaptıklarını, bu oyanın da "aramız biber kadar acı" anlamına geldiğini söyledi.
Erkan, özellikle Mudurnu yöresinde yapılan "çınar yaprağı" oyası nın, uzun ömür ve bilgelik temennisi için işlendiğini, "portakal çiçeği"nin ise doğumla ölümü, gençlikle olgunluğu, ümitle maziyi ifade ettiğini kaydetti.
"Zilli maşa" oyasının anonim bir oya çeşidi olduğunu vurgulayan Erkan, "Zilli maşa"nın halk arasında kavgacı, geçimsiz, eli maşalı insanları simgelediğini ve kötü ruhları kovaladığına inanıldığını belirtti.
Erkan, "kütüle" oyasının Adana'da yapıldığını, nikahtan sonra gelinin, eltisine "kütüle" oyası vermesinin "aramız çiçek gibi olsun" anlamına geldiğini, Tokat'ta yapılan "sümbül" oyasının ise umudun, aşkın ve bekaretin sembolü olduğunu anlattı.
"Kaynana dili" oyasının, acı ve çok konuşan kaynanaları ifade ettiğini belirten Erkan, çok şık olan oyaya da "saray süpürgesi" denildiğini söyledi.
Her ilmeğin ilişkileri düzenlemek için atıldığını vurgulayan Erkan, "Günümüzde antika gibi bir değer taşıyan oya, el emeği göz nuru bir el sanatı. Hangi gözler, nasıl dizmiş o incecik sıraları? Akıl sır ermiyor o düğümlere" şeklinde konuştu.
"Yıllardır biriktirdiğim oyaların evimdeki kutulardan gün yüzene çıkmasını ve bu güzelliği herkesin görmesini arzu ediyorum. Bu nedenle bir müze oluşturmak anlamında ciddi bir desteğe ihtiyacım var" diyen Erkan, "Oya müzesinin açılmasını benden sonra da oyaların yaşamasını istiyorum" dedi.
Oya konusunda yıllardır edindiği bilgileri gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında verdiği konferanslarla oya sevenlerle paylaştığını ifade den Erkan, önümüzdeki yıl Nisan ayında İstanbul ArkeoPera'da "Oyalı İstanbul" adıyla ilk sergisini açacağını kaydederek, tüm oya sevenleri bu sergiye davet etti.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.