• BIST 12433.5
  • Altın 6856.78
  • Dolar 43.7251
  • Euro 51.8437
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 11 °C
  • Antalya 14 °C

Kefenin Çebi yok ki!

Can Pulak

Belediye bir yandan,Ankara diğer yandan Bodrum’u bitirmekte anlaştılar galiba..
    Ruhsatlar yağmur gibi yağıyor kente.Bodrum vermezse,Ankara yolluyor hemen.Mevcut inşaatlar yetmezmiş gibi,yenileri başlıyor peşpeşe.Ne kadar altyapı yok,yol yok,su yok diye koro halinde bağırsak da,kimse oralı olmuyor.Hatta aleyhteki tepkiler arttıkça, yapılar da,kazılar da misliyle çoğalıyor.Koca kentte 6 ucuz lise yok ama,dağları tepeleri kemirip eriten 6 beton istasyonu var.Çimento fabrikasından fazla çalışıyor,fazla üretiyorlar. Beton mikserleri durmaksızın akıyor trafikte,iş makinaları ve hafriyat kamyonları vızır vızır gidip geliyorlar.Yolları bozuyorlar,çamura buluyorlar,makine yüklenmiş uzun TIR’lar bile mekik dokuyorlar cadde ve bulvarlarda.
    Yolları bir görmelisiniz,delik deşik.Üstüne de yağmuru yeyip çukurlar oluştukça ,sanayideki oto tamircileri alt takım onarımından yine iyi para kazanıyorlar ki,akşamları meyhanelere doluşuyorlar.Avrupa’da beton mikserlerinin,iş makinalarının kent trafiğinde dolaşım saatleri kısıtlı.Üstelik büyük tonajlı kamyon ve TIR’lara da izin vermiyorlar,yollar bozulmasın diye küçüklerini kullanıma zorluyorlar.Bizde serbest, istediğin zaman çık yola,hatta giderken beton mikserini yolda yıkayıp beton kümelerini dök asfalta,sol şeritten sür kamyonunu,TIR’ını, inşaat makinanı aldıran yok..Motorsikletli polislere internette çok ucuza satılan kameralardan dağıtsalar da,onlar da seyir halindeki araçları izleyip cezalarını yazsalar,yeni trafik kanunundan bekledikleri gelirden fazlasını sağlarlar.
    Bu memleketin kaymakamı var,polis müdürü ve jandarma komutanı var.Hepsinin de altlarında lüks makam araçları var.Bari dolaşıp yerinde gözlem ve tespitler yapsalar ya.Eski idarecilerin böyle lüks araçları,şatafatlı makam odaları ve çalışma alanları yoktu ama, görevlerini daha iyi yapıyorlardı galiba..Gerçi bu tespit pek de haklı sayılmaz .Evet eskiler daha iyi çalışıyorlardı ancak ,görevlerini günümüzdeki kadar etkileyecek engellerle karşılaşmıyorlardı.Bugün hangi kanunu eksiksiz uygulamaya kalksanız,hangi kanunsuz işlere el atsanız,defterinizi dürüyorlar hemen.(Aman onun adamı,aman bunun yakını sakın dokunma.) İdare et durumu,etliye sütlüye fazla karışma, adın üzerinde idarecisin.
    Anayasa Mahkemesinin kararlarını tanımıyoruz.Anayasanın kendisini hiç sallamıyor,laiklik ilkesini ağır yaralıyoruz. Milletin asilini süründürürken vekilini ihya ediyoruz.Kamu görevlilerine hesap verme yolunu tıkıyoruz.Sonra da kalkmış ilçe kaymakamından,polis ve jandarma müdüründen görev bekliyoruz.Hadi canım sen de..Cahil cühelanın el üstünde tutulduğu,okumuş eğitilmiş ama yönetim gibi düşünmeyen insanların cezalandırıldığı bir ülkede yaşamak giderek zorlaşıyor.İleride daha da zorlaşabilir ve bugünleri arayabiliriz.İktidar değişikliğiyle ülkeyi değiştirip iyiye götürebilmek mümkün değil.Siyasetin çamurlu sahası düzelmedikçe, yasalar kişilerin değil ülkenin menfaatine uygun şekilde değiştirilmedikçe,siyaset meslek olmaktan çıkarılmadıkça ve tüm imtiyazlar sıfırlanıp milletle vekili,milletle kamu görevlileri eşit çizgide buluşmadıkça,seçimde Ahmet gitse Mehmet gelse ne değişir?
    Bodrum’dan başladık,Ankara’lara kadar uzanıp ciddi konu ve sorunlara maydanoz olduk yine.Dönelim Bodrum’a,hep eleştirmek yerine bir güzelliğe tanık olmanın sevincini de yaşayalım birlikte. 29 yıl önce Bodrum’luların gayret ve parasıyla yapılan mükemmel ve örnek bir okul gemisi vardı.Geminin yapımında herkes elini taşın altına koymuş,üçü beşi ne varsa bağışlamış,4 yılda bitirilen Türkiye’nin ilk yelkenli okul gemisi çeyrek asır önce (25 yıl)törenle denize indirilmişti.Teknenin yapımına katkıda bulunanları saymaya kalksak, belediyeden marinaya kadar bir liste çıkar ortaya.Tek tek saymak yerine projeyi üreten Yücel Köyağasıoğlu’na,projenin lokomotifliğini üstlenen Erman Aras’a ve eksik finans sağlamada geceli gündüzlü çalışan Sinan Özer’e,bu arada teknik donanım desteği veren dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı rahmetli Org.Güven Erkaya’ya ne kadar teşekkür etsek azdır.
    Denizciliğimiz adına çok özel bir yere sahip olan STS Bodrum adlı bu okul gemimiz, yapımından günümüze kadar büyük başarılara imza atmış,pekçok yelkenci gencimizi eğitmiş, yurt dışında pekçok faaliyetlere katılarak ödüller kazanmıştır.İşte bu geminin yapımında ve günümüze kadar gelişinde emeği geçen ve katkı koyanlara,Bodrum ve Karya Bölgesi Kültür,Sanat ve Tanıtım Vakfı (BOTAV)büyük bir vefa örneği göstererek,Bodrum’un en şık  oteli LVZZ’de güzel bir tören düzenledi.Törene katılan ustalara,kaptanlara,iş insanlarına ve kurum temsilcilerine onarımına başlanan geminin sökülen güvertesinden çıkan ahşap parçalı ödüller dağıtıldı.Gerçekten örnek bu vefa gösterisinde Botav Başkanı Süleyman Uysal da mükemmel bir konuşma yaparak, günümüze kadar süren gayret ve özverili faaliyetleri özetledi.
    Çeyrek asırdır dalgalarla ve açık denizlerle boğuşan,binlerce denizci genç yetiştiren okul gemimizin şimdi onarım ve yenileme vakti geldi. Pamuk eller ceplere atılacak yine.Elbette yine destekleyeceğiz,yine hepimiz elbette katkı koyacağız.Ama gönül ister ki,Bodrum’un kaymağını yiyen,Bodrum’la servetine servet katan,Bodrum denildi mi mangalda kül bırakmayan ve kazancının vergisini bile Bodrum’a bırakmayan çok ünlü,çok şöhretli işadamlarımızdan hiç değilse bir ikisi çıksın da, (Bunu bize bırakın,biz hallederiz)desinler. Kefenin cebi yok ki…

Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.