ZÜRİH - Küresel seyahat endüstrisi, destinasyon tanıtımından deneyim ve içerik odaklı hikaye anlatımına doğru radikal bir dönüşüm yaşıyor. İsviçre Turizmi Doğu Bölgesi Baş Pazar Sorumlusu Simon Bosshart, özellikle Hindistan gibi stratejik pazarlarda varlıklı gezginlerin değişen beklentilerini ve İsviçre’nin yeni lüks yaklaşımını değerlendirdi.
KİTLESEL TANITIMDAN KİŞİSEL HİKAYELERE
Son yirmi yılda Asya pazarında temel farkındalık yaratma odaklı çalıştıklarını belirten Bosshart, günümüzde sadece "İsviçre’nin güzel olduğunu söylemenin" yeterli olmadığını vurguladı. Yüksek gelir grubuna mensup seyahatseverlerin kartpostal görüntülerinin ötesine geçmek istediğini ifade eden Bosshart; yapay zeka, dijital platformlar ve içerik üreticileri aracılığıyla belirli seyahat motivasyonlarına yanıt veren özel persona stratejilerine odaklandıklarını aktardı.
HİNDİSTAN PAZARINDA NICELİK DEĞİL NİTELİK ÖNCELİKLİ
İsviçre’nin küresel kaynak pazarları arasında ilk 10’da, İsviçre Seyahat Sistemi’nde ise ilk 3’te yer alan Hindistan, stratejik dönüşümün en net gözlemlendiği pazarların başında geliyor. Varlıklı Hintli gezginlerin davranış kalıplarında belirgin bir değişim yaşandığını kaydeden Bosshart; ziyaretçilerin daha uzun süre konakladığını, daha yavaş seyahat ettiğini ve harcamalarını yüzeysel tüketim yerine nitelikli deneyimlere kaydırdığını belirtti.
"SESSİZ LÜKS": DOĞA, MAHREMİYET VE GÜNDELİK MÜKEMMELLİK
İsviçre’nin lüksü aşırılık veya gösteriş üzerinden tanımlamadığına dikkat çeken Simon Bosshart, "İsviçre Sessiz Lüksü" (Switzerland Quiet Luxury) konseptini şu sözlerle özetledi:
"Biz gürültülü, gösterişli, kırmızı halı seremonisi türünden bir lüks değiliz. Ziyaretçilerimize nefes alabilecekleri, kendileri olabilecekleri, doğayla yeniden bağlantı kurarak enerjilerini tazeleyebilecekleri bir ortam sunuyoruz. Lüks her zaman olağanüstü olmak zorunda değil; bazen kusursuz bir toplu taşıma, temizlik, güvenlik ve özenli tasarım gibi günlük yaşam kalitesinin kendisi en büyük lükstür."
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR SLOGAN DEĞİL ALTYAPI MESELESİ
Sürdürülebilirliğin bir reklam etiketi olarak kullanılmasına karşı çıkan İsviçre Turizmi, Swisstainable programı aracılığıyla çevresel ve kültürel sorumluluğu doğrudan turizm altyapısına entegre ediyor. Lüks pazarlamasında kitlesel reklamlar yerine özel seyahat danışmanları ve mikro ağlar üzerinden güven inşa etmeyi seçen organizasyon, geleceğin turizm pazarında en yüksek sesle bağıranların değil, en anlamlı ve özgün hikayeyi anlatanların kazançlı çıkacağını gösteriyor.



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.