• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

‘Irkçılık’ kötüdür

Doğan Satmış

Amerika’da bir ‘ırkçının’ ülkeyi ne hale getirdiğini görüyorsunuz. Tıpkı salgını bir kişide başlatan ve dünyaya yayan tek bir ‘korona virüsü’ gibi…

Koronavirüs bir kişiden yayılıp, milyonlarca insanı hasta etti, yüz binlercesini öldürdü. İşsiz kalanların, parasız kalanların sayısı ise milyonlar. Sadece Amerika’da 40 milyon kişi işini kaybetti.

Kendini bilmez bir polisin, “Nefes alamıyorum” bağrışlarına aldırmadan diziyle masum bir insanı öldürmesi de aynı etkiyi yaptı. Amerika’da insanlar sokağa döküldü. Zaten korona virüs nedeniyle öfkeleri burunlarındaydı, bu olay bardağı taşıran son damla oldu. Gösteriler, alevler, yağmalar ve her yerde şiddet. Protestolar başta İngiltere olmak üzere başka ülkelere bile sıçradı.

Tabii tüm bunlara ABD Başkanı Donald Trump’ın ırkçı polisin dizi altında boğularak can veren George Floyd’u savunmak yerine her zamanki aldırmaz tavrını sürdürmesi de tuz biber ekti. Trump sanki ortada bir ‘cinayet’ yokmuş gibi davrandı, masum protestolarla yağmacılığı bir tutup, tepki gösteren herkesi ‘teröristlikle’ suçladı. Olayları yansıtıyor diye medyayı ‘canavarlaştırmaya’ çalıştı.

‘Katil polisin’ daha ilk günden tutuklanması ve en ağır cezayla suçlanması gerekirken, bunun ağırdan alınması da olayları ateşledi.

Böylece Amerika’da zaten gizlenmeyen ırkçılık eğilimleri artık iyice açığa çıkmış oldu. Şimdi Başkan Trump’ın danışmanları “Amerika’da ırkçılık yok, ırkçı kötü polisler var” diyerek durumu kurtarmaya çalışıyorlar. Ama kendi patronlarının ‘Irkçı” eğilimleri bir türlü üzerinden atamadığını tabii ki söyleyemiyorlar.

Irkçılık kötüdür.

Tarihteki pek çok ‘vahşetin’ kaynağı da ırkçılıktır.

Milyonlarca Yahudi’nin fırınlarda sabun yapılmasının üzerinden ancak 75 yıl geçti. Bosna’da Sırp ırkçı katillerin katliamlarının üzerinden ise daha 30 yıl bile geçmedi. Ruanda’da 1 milyon insanın bıçaklarla doğranması ise hemen hemen aynı dönemde yaşandı.

Hepsinin kaynağı ırkçılıktı.

Hemen her ülkede “Irkçılık” potansiyel bir tehlike ve bu kaşınırsa, insanların komşularına saldırmasının an meselesi olduğu biliniyor. ‘Irkçılığın’ bu potansiyelinin farkında olması gerekenler de ülkeleri yönetenler.

Öncelikle çok uluslu bir imparatorluk olan Osmanlı’nın ve halefi Türkiye’nin tarihinde ‘ırkçılık’tan kaynaklanan ‘kötü’ sayfalar var. Ermeni tehcirinden Alevi olaylarına, 6-7 Eylül’den, Trakya’daki Yahudi olaylarına bu sayfaları tek tek açıp tartışma yaratmaya gerek yok ama…

Maalesef son zamanlarda Türkiye’de de ‘Irkçılık’tan kaynaklanan bazı olaylar yine yaşanıyor.

Biri gidip Ermeni Kilisesi’nin haçını indiriyor, bir başkası gidip kocası zaten bir ‘ırkçı’ cinayete kurban gitmiş Rakel Dink’i tehdit ediyor.

Daha bugün başkent Ankara’da Kürtçe şarkı söylediği iddiasıyla 20 yaşındaki Barış Çakan katledildi.

Kürt kimliğiyle öne çıkıp milyonlarca oy almış yasal bir parti olan HDP’nin oy verenleri toptan ‘kategorileştiriliyor.’

Medyaya yansıyanlara bakılırsa, çay hasadı için işçi çalıştıracak olan ülkenin bir vilayeti, ülkenin Güneydoğu’sundan gelip birkaç kuruş kazanacak kendi vatandaşlarını kabul etmek istemiyor, onun yerine Gürcistan’dan gelenleri istiyor. Bunu bölgeyi tanıyan bir yetkiliye sordum, “Gürcülerin tercih edilmesinde çay toplamayı iyi bilmelerinin etkisi var” dedi ama ‘etnik bir tepki’ olduğunu da kabul etti.

Tekrar başlığa dönelim.

Irkçılık kötüdür ve vatanseverlikle hiç mi hiç ilgisi yoktur.

Irkçılığın tanımı çok basittir:

‘Kendi ırkını öteki ırklardan üstün görmek ve siyasal tutumunu buna dayandırmak eğilimi.’

Bu yazı toplam 487 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.