İSTANBUL- Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelikte sektörde faaliyet gösterecek işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Bakanlığın taslağı sektör paydaşlarına duyurması üzerine turizm transfer hizmeti veren Ortadoğu Seyahat Acenteleri Platformu Başkanı Hüseyin Kırk, “Oto kiralama düzenlemesine baktığımızda ciddi bir saha–masa uyumsuzluğu görülüyor. Türkiye’de binlerce küçük ve orta ölçekli esnafa fiilen “Bu işi yapmayın” mesajı verilirse, bunun sektöre fayda değil zarar getirme ihtimali yüksektir” dedi.
Hüseyin Kırk, taslakta yer alan 10 araç sahibi olma şartının ekonomik olarak mümkün olmayacağını belirterek “Bu hizmeti vermeke için bir çok belge ve denetime sahibiz. 10 araç sahibi olmak neyi değiştirecek. Herkes 10 araç alamaz. Ayrıca turizm taşımada araç çokluğu tekelleşmeyi tetikler ve turiste kaliteli hizmet vermeyi etkiler. Türkiye’nin tercih edilmesinin en önemli yanı misafirperverliktir. Çok araçta bu sağlanamaz” dedi.
Hüseyin Kırk yönetmelik hakkında şunları söyledi:
Bugün zaten tüzel firmalar KABİS sistemini kullanıyor, kiraya verdiği araca ister 1 adet olsun ister 100 adet olsun faturasını kesiyor ve vergisini ödüyor. Yani sistemin temel denetim ayağı zaten çalışıyor.
Ancak “10 araç alt sınırı” gibi bir şart getirildiğinde tablo değişir:
• Ortalama bir araç bedelini düşündüğümüzde 10 araç ≈ 25–30 milyon TL yatırım demektir.
• Türkiye’de kaç esnafın cebinde hazır 30 milyon TL nakit vardır?
• Bu şart küçük işletmeyi sistem dışına iter, piyasayı sadece büyük sermayeye bırakır.
Bu da serbest piyasa ve rekabet ilkeleriyle çelişir. mahkemeden döner!
Eğer düzenleme bu haliyle yasalaşırsa:
• Küçük esnaf sektörden çekilir,
• Tekelleşme artar,
• Fiyatlar yükselir,
• Kayıt dışılık azalmak yerine artabilir.
Özellikle denetim ve güvenlik amacıyla getirilen kuralların, rekabeti yok edecek eşikler yerine;Oto kiralama sektörünü yok edici değil, güçlendirici bir yaklaşım benimsenmelidir.
Bugün asıl sorun araç sayısı değil; risk yönetimi ve sigorta altyapısıdır.
Temel Problemler:
• Çalıntı araç vakalarında teminat dışı bırakılan durumlar var.
• Araçların suç aracı olarak kullanılması halinde işletmeler ağır mağduriyet yaşıyor.
• Standart trafik sigortası ve kasko poliçeleri kiralık araç riskini tam karşılamıyor.
Bu nedenle çözüm; araç sayısına sınır koymak değil, kiralık araçlara özel trafik sigortası ve kasko düzenlemesi getirmektir.
Öneriler:
1. Rent A Car’a özel zorunlu indirimli kasko türü oluşturulmalı.
2. Çalıntı araçlarda, kiralama sözleşmesi ve KABİS kaydı varsa teminat açık olmalı.
3. Suç aracı olarak kullanım durumunda, işletmenin kusuru yoksa sigorta ve devlet koruması sağlanmalı.
4. Sigorta primleri, firma büyüklüğüne değil risk skoruna göre belirlenmeli.
Zaten işletmeler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki KABİS sistemi ile tüm kiralamaları bildiriyor. Kayıt var, sözleşme var, kimlik var. Buna rağmen mağduriyet yaşanıyorsa düzenleme bu noktaya odaklanmalıdır.
10 araç şartı ile daraltmak yerine;
• Güvenlik,
• Sigorta teminatı,
• Dijital denetim,
• Risk paylaşımı üzerinden reform yapılmalıdır.
Gerçek reform, esnafı azaltmak değil; riski azaltmaktır. TBBM’ne çağrım tekel oluşturacak bu rant düzenlemesini veto etmektir.



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.