• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 13 °C
  • Antalya 11 °C

Emlakta KDV’de geri adım yok

Emlakta KDV’de geri adım yok
Bir konutun satış değeri, tapu, belediye ve maliyede aynı olacak. Vatandaş konutunu değerinden satacak hem de devletin vergi kaybı azalacak.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 7-12 Ocak 2013
İSTANBUL-
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, şimdilik kdv düzenlemesinde geri adım atmalarının söz konusu olmadığını açıkladı. Arsa değerinin aynı zamanda emsalle de ilgili olduğunu söyleyen bakan “Aynı semtte, aynı kalitede, aynı konumda olan bir arsada, birinin emsali düşük diğerininki yüksek olduğu zaman alınacak vergi oranları da farklı oluyor. Emsal değeri düşük olan yerde lüks konut yapılır, daha pahalı satılır ve KDV’si %1 olur. Diğer taraftaki arsanın emsal değeri yüksek olur ve orada fakir fukaraya konut yapılır ve vergisi yüksek olur” diye konuştu.
Çevre ve Şehircilik ile Maliye Bakanlığı emlak piyasasına şeffaflık getirecek düzenleme için düğmeye bastı. Bir konutun satış değeri, tapu, belediye ve maliyede aynı olacak. Böylece hem vatandaş konutunu değerinden satacak hem de devletin vergi kaybı azalacak. Ayrıca tüm Türkiye’de emlak değerlerini tekrar elden geçirmek için Maliye Bakanlığı ile görüşülüyor. Kayıtdışılığın önlenmesi için çalışmalar yapılıyor. Emlak değerlerinin gerçeği gösterip göstermediğine bakılacak. Örneğin bir dairenin satış bedeli 350.000 TL ise tapuda, belediyede, maliyede ve hatta tekrar satarken aynı olması için çalışma başlatılıyor.

TÜRKİYE İÇİN NASIL BİR 2013

Yeni yılla birlikte son günlerin ekonomik gündemi “Nasıl bir 2013” sorusuna odaklanmış durumda.Medyada bol miktarda geçen yılın değerlendirilmesi ve yeni yıl için öngörüler
Yer alıyor.
Herkesin hemfikir olduğu konu ülkenin başta işsizlik olmak üzere ciddi bazı sorunlarının varlığı. Genel kabul gören öngörü 2013 yılı bu sorunları gözardı etmeden üretmek ve büyümeğe hedeflenmek zorundadır. Özellikle işsizliği azaltmak için ekonomiyi büyütmek zorundayız.Büyümek içinde daha fazla üretmek gerekiyor.Dış pazarlara satabilecek mallar üretmemiz gerekiyor.
Ama bazı önemli bağımlılıklarımız var. Örneğin dışa bağımlı bir ülkeyiz. Borsamızın %70’i yabancıların elinde. Bankacılık sektörünün yaklaşık %490’ını yabancılar kontrol ediyor. Enerjide dışa bağımlıyız. Otomativ dahil birçok ana sektörde yabancılar mevcut.
Tasarruf hacmımız yetersiz olduğu için kaynak bakımından dışa bağımlılığımız çok fazla. Özelleştirmeler bile alınan dış kredilerde yapılabiliyor. Altyapı yatırımlarıda aynı yoldan gidiyor.

DİĞER KABUL GÖREN BİR ÖNGÖRÜ; EKONOMİDE BAŞARININ SİYASİ İSTİKRAR VARSA GELECEĞİDİR.

Böyle oluncada çok kontrollü bir siyasi yönetime ihtiyaç var. Komşularımızla gerginleşen ilişkiler, Ak Parti içindeki çekişmeler ve RTE!nin başkanlık hırsı ve buna bağlı cumhurbaşkanlığı seçimi, terörün sonlandırılması ve devam etmekte olan Ergenekon ve diğer davalar. Bütün bunlar 2013 yılına şekil verecek siyasi gelişmelerdir.
Bütün bu olasılıklar ve tarihsel gelişimimiz dikkate alındığında 2013 yılında bazı şeyleri iyi, bazılarınıda ağzımıza yüzümüze bulaştıracağımızdan ,artılar eksileri götürecek gene makul hadlerde buluşacağız.
Büyümenin iç talepte sınırlı canlanma sayesinde bir miktar toparlanmasını, enflasyonun bu seviyelerde seyretmesini buna karşılık ithalatın, ihracattan daha hızlı artmaya başlaması beklenebilir. %4’ün üzerinde bir büyüme yakalayabilmek bence başarı. Cari açığı kontrol bakımından büyümenin %4 ve biraz altında kalması muhtemel diyebiliriz.

a88.jpg

AVRUPADA NASIL BİR 2013

Euro bölgesi sorun olmaya devam edecek gözüküyor. Yunanistan başta olmak üzere batık ülkeler 2013 yılının sorunuydular. Yunanistan’ın Euro dışına çıkarılması na ramak kalmış iken Merkel tercihini içerde kalması yönünde yaptı. Bu sene eylül ayında Almanya’da seçim var. Merkel o vakte kadar Euro bölgesi içinde sorun istemiyor. Ancak sorun çıkmaması kesin değil. Ayrıca Merkel’in durumuda kesin değil. Çok şey değişebilir. Yunanistan heran tekrar patlayabilir. Nisan ayında İtalya seçimleri var. Uyumlularmı uyumsuzlarmı kazanacak bu henüz belli değil. AB içinde kuzey-güney ayrımının istikbali İtalya seçimlerine bağlı gözüküyor.

İspanya da sesizlik hakim. Fransa zenginler vergisi yüzünden huzursuz. Fransa’nında dışardan gözüktüğü kadar sağlam olmadığı konuşuluyor.
Bütün Euro Bölgesini AYB Başkanı Draghi’nin”Euro’yu korumak için herşeyi yaparım” tehdidi şimdilik ortalığı toplamış durumda: Gerçi şimdiye kadar fazla bir şey yapmadı ama
Ama blöfü piyasa kabul etmiş durumda.

33.20130107005316.jpg

ABD ve 2013

2012 yılını bildiğimiz gibi Bernanke kurtardı. Hem para bastı, hem bankaları besledi. İşsizlik ve büyüme hala yavaş. O yüzden 2013 yılında” yavaş hızda düzelme” devam edecek. Konut piyasasında kötü günler geride kaldı.
Korkulu rüya “Mali uçurum” kılpayı ve geçici olarak son anda atlatıldı. Korkulu rüya değerleme kuruluşları. Notu heran düşürebilirler. Ancak uçurum ve borç tavanı meseleleri aşıldıktan sonra ekonomide istikrar beklenebilir. ABD için önemli sorun “siyasetin kilitlenmesi” Obama’nın işi gerçekten zor.
Mali uçurum' önergesi kabul edildi Senato'da 24 saat önce yapılan oylamada önerge 8'e 84 oyla kabul edilmişti.
ABD Başkanı Barack Obama, "mali uçuruma" düşülmesini engelleyen bir önergenin kabulünü "ekonominin güçlendirilmesi yönünde atılmış bir adım" olarak niteledi.
Temsilciler Meclisi'nin 167 ret oyuna karşılık 257 oyla kabul ettiği önerge, "mali uçurum" adı verilen vergi artışı ve harcama kısıtlamasını şimdilik engellemiş oldu.Bu başarıda Başkan Yardımcısı Joe Biden’in payı yüksek. Uzun Senato deneyimine sahip Biden’ın ikinci dönemde aktif bir rol oynayacağı konuşuluyor.

4.20130107005356.jpg

Önergeyle zenginlere uygulanan vergiler arttırılacak ve harcama kesintileri iki aylığına ertelenecek.
Obama, "Ülke nüfusunun en zengin %2'sine uygulanan vergileri arttıracak, ama orta sınıfın ödemesi gereken vergi miktarını etkilemeyecek kanunu imzalayacağım." dedi.
ABD'nin borç miktarının hâlâ çok yüksek olduğunu belirten başkan, bütçe meselelerinde tavizler vermeye hazır olduğunu, ama devletin borçlanma miktarının arttırılması karşılığında Kongre'ye harcama kısıtlamaları sunmayacağını sözlerine ekledi.
Obama, "Siyaset yerine ülkemiz için doğru olanı yapmaya odaklanırsak yolumuz açık." dedi.
Ekonomi uzmanları, mali uçurumun tüm etkilerinin yaşanmasına göz yumulması durumunda azalacak tüketim seviyelerinin yeni bir resesyonu tetikleyeceği uyarısında bulunmuştu.
Uzlaşılar sonucu geçirilen önerge, yıllık geliri 400 bin doların altında olan Amerikalılara uygulanan vergi indirimlerinin devamını sağladı. Demokratlar başta sınırın 250 bin dolar olarak belirlenmesini hedeflemişti.
Vergi oranları ve harcama kısıtlamalarına ek olarak pakette şu maddeler de bulunmakta:
• Bireyler için 5 milyon dolar, çiftler için de 10 milyon doların üstünde miras için veraset vergisi %35'ten %40'a yükseltildi.
• Bazı yatırımları etkileyen varlık vergilerinin üst sınırı %20 olarak belirlendi.
• 2 milyon kişinin yararlandığı işsizlik yardımı bir seneliğine uzatıldı.
• Yoksul orta sınıf ailelere destek olan vergi kesintileri de beş yıllığına uzatıldı.
Yeni yılla birlikte ABD son anda uçurumdan yuvarlanmakta kurtulsa da gelecek aylarda daha büyük bir problemi de kucağında buldu.

Gazeteport’un haberine göre;
Geride bıraktığımız yılın son günlerinde ABD Hazine Bakanı Tim Geithner’ın borç tavanı uyarısı anlaşmadan bir gün sonra piyasaların odak maddesi haline geldi.
Harcamalarda kesiti ve vergilerde artış noktasında Kongre’nin onayından geçen paket ülkeye bir günlük rahat nefes aldırırken, 2011 yılından sonra ikinci kez gündeme gelen borç tavanı konusunda aynı iyimserliğin yaşanmadığı gözleniyor. 2011’de borç limiti nedeniyle temerrüt krizi yaşatan borç tavanı krizi 917 milyar dolarlık harcama kesintisine karşılık limitin 900 milyar dolar artırılmasıyla son anda çözülmüştü. Kesintilerle ilgili detaylar Kongre’ye bırakılmış, kapsamlı bir plan hazırlamasını teşvik etmek için de 2013’e kadar çözüm bulunamaması halinde dev kesintilerin devreye girmesi şartı koşulmuştu.
Yeni yılla ile birlikte dizinin birinci bölümü olan vergiler ile alakalı kısım mali uçurum çözülürken bu süreçte Cumhuriyetçilerin kırmızıçizgilerini esnetmesi etkili oldu. Piyasa uzmanları ikinci bölümün daha kanlı olacağı yönünde görüş belirtirken buna gerekçe olarak ikinci bölümün harcama tarafı ile ilgili olmasını ve Cumhuriyetçilerin bu sefer çizgilerinden feragat etmeyeceklerini gösteriyorlar.

UZAKDOĞU ve 2013

ABE JAPONYA’YI KUR SAVAŞI İÇİNE SOKTU

7.20130107005438.jpg

Türkiye’deki düşük kur yüksek faiz tartışmalarının daha serti bugünlerde Japonya’da yaşanıyor. Yeni Başbakan Şinto Abe, 10 yıldır durgunluktan çıkamayan Japonya ekonomisini canlandırmak için ülkeyi küresel kur savaşı içine soktu.
Seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz genişlemeci ve enflasyonist bir politika izleyeceğini açıklayan Abe, kur savaşınada hızlı girdi. Enflasyonda %2’ye kadar avans tanıdı. Japonya Merkez Bankası’nı enflasyon politikasına uymaması halinde tehdid dahi eden Abe, Japonya’nın yıllardır süren durgunluk ekonomisini sonlandırmaya kararlı görünüyor.
Merkez Bankasını ABD ve Avrupanın para birimlerini düşürme gayretlerine karşı direnmeye çağırdı.Hatta “Dünyanın her yerinde merkez bankalara para basıyor, ekonomilerini destekliyor ve ihracatlarını artırıyorlar.Amerika buna en güzel örnek.
Merkez Bankası Başkanı Masaaki Shirakawa ise para basmanın Japonya’nın mali disiplinine duyulan güveni azaltabileceği uyarısında bulunarak, bunun faizleri yükselterek, hali hazırda dünyanın en büyük borcuna sahip olan Japonya’nın bütçe açığı finansmanını daha da zorlaştırabileceğini söyledi.

11.20130107005602.jpg

VERGİ SUÇU İSVİÇRE'NİN EN ESKİ BANKASININ SONUNU GETİRDİ


İsviçre'nin en eski bankası, ABD'nin New York şehrinde görülen bir davada Amerikalıların vergi kaçırmasına yardımcı olduğunu kabul etmesinin ardından kapanacağını duyurdu.
1741 yılında kurulan Wegelin ayrıca ABD makamlarına 57,8 milyon dolar ceza ödemeyi de kabul etti. Banka, bunun gerçekleşmesiyle "banka olarak faaliyetlerini sonlandıracağını" söyledi. Banka, son 10 yılda 100 Amerika vatandaşının ABD Milli Gelirler Dairesi'nden 1,2 milyar dolar kaçırmasına yardımcı olduğunu kabul etti.
Merkezi İsviçre'nin küçük St Gallen şehrinde bulunan Wegelin böylece Amerika'da vergi kaçırma suçlamalarını kabul eden ilk yabancı banka oldu.Diğer İsviçre bankaları yakın geçmişte Amerikalıların kıyı bankacılık hesabı açmasını engellemeye başlamıştı.
Amerikalı savcı Preet Bharara "Diğer İsviçre bankaları ABD makamlarının baskısıyla bu uygulamayı durdurunca açılan boşluğu bu banka isteyerek doldurdu." dedi.
Bankanın yönetici ortaklarından Otto Bruderer, bankanın geçmişte yaptıklarının "yanlış" olduğunun farkında olduğunu belirtti.

'YILMADAN TAKİP'

Wegelin'e geçen yılın Şubat ayında bu suçlamalar yönetildiğinde yöneticilerin mahkemeye çıkmamasından dolayı banka Amerikalı yetkililerce 'firari' olarak nitelendirilmişti.
Suçlamalara karşı mücadele vereceğini söyleyen banka, şubelerinin sadece İsviçre'de olmasından dolayı ancak kendi ülkesinin bankacılık kanunlarına bağlı olduğunu öne sürmüştü.
İsviçre bankalarıyla ilgili başka bir soruşturmada görev alan eski ABD federal savıcısı Jeffrey Neiman, "Bankanın Amerikalı hesap sahiplerinin isimlerini vermeye zorlanmış olup olmadığı kesin değil. Kesin olan tek şey, Adalet Bakanlığı'nın vergi kaçıranları yılmadan takip etmiş olduğu." dedi.

PİYASALAR

2012 YILINDA TÜFE YÜZDE 6.16, ÜFE YÜZDE 2.45 OLARAK GERÇEKLEŞTİ.

2010’u yüzde 6.4’le kapattıktan sonra 2011 yılında yüzde 10.4’lük enflasyonla çift haneye çıkan Türkiye, 2012’de yeniden tek haneye geri döndü. İstatistik Kurumu’nun(TÜİK) açıkladığı verilere göre, yüzde 6.16 olarak gerçekleşen yıllık enflasyon rakamı Eylül 2011’den bu yana en düşük seviyeye inmiş oldu. Tüketici Fiyatları Endeksi’nin (TÜFE) yıllık bazda yüzde 6.16 olduğu 2012’de, Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) ise, yıllık yüzde 2.45 olarak gerçekleşti. Böylece geçen yılı yüzde 10.4’le çift haneli olarak kapatan Türkiye enflasyonla mücadele sürecinde 2012’de yeniden tek haneye geri dönmüş oldu.

ÖNGÖRÜLERİN ALTINDA

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yıllık enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, TÜFE’nin 29 yılın, ÜFE’nin ise son 45 yılın en düşük rakamı olduğunu belirtti. Hükümetin daha önce açıkladığı Orta Vadeli Plan’da (OVP) 2012 enfslasyonu yüzde 7.4 olarak öngörülürken, gerçekleşen rakam öngörülenin altında kaldı. TÜİK’in açıkladığı yılın son enflasyon rakamlarına göre aralık 2012’de TÜFE (Tüketici Fiyatları Endeksi) yüzde 0.38 artarken, ÜFE (Üretici Fiyatları Endeksi) yüzde 0.12 geriledi. Çekirdek enflasyon yüzde 5.81 oldu. Yıllık bazda TÜFE’ye ilişkin beklenti yüzde 6 gelmesi yönündeydi.
Yıllık en yüksek artış yüzde 11.37 ile konut grubunda gerçekleşti. TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre lokanta ve oteller (yüzde 9.31), çeşitli mal ve hizmetler (yüzde 8.66), giyim ve ayakkabı (yüzde 8.17) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

MEMUR YÜZDE 0.14 ENFLASYON FARKI ALACAK

Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri 2012 yılı Temmuz-Aralık dönemi için yüzde 0.14 oranında enflasyon farkı alacak. Memur maaşına Ocak 2013 itibariyle toplam yüzde 3.14 zam yapılacak. TÜİK’in açıkladığı Aralık ayı tüketici fiyat artışı sonrasında Temmuz-Aralık dönemi enflasyonu yüzde 4.14 olarak gerçekleşti. Aralık ayı tüketici fiyatları ise yüzde 0.38 arttı. Bu şekilde yılın ikinci yarısında toplu sözleşme uyarınca yüzde 4 oranında zam alan devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri, yüzde 0.14 oranında ek zamma hak kazandı.

BORSA VE FAİZLER

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yeni yıl ile birlikte şahlanarak 80.000 barajını geçerek rekor kırmaya devam ederken, tahvil faizi yükselmeye başladı. İki yıl vadeli gösterge tahvilin faizi aralık başında %5.66’ya indikten sonra Ocak içinde %6.44’e yükseldi. Haftayı 6.41 olarak kapattı. TCMB yanında zam furyasından sonra enflasyonda yükseliş beklentilerininde bu yükselişte etkisi var.
Enflasyonu düşüren büyümenin durması idi. Özellikle gıda fiyatlarındaki yükseliş ile enflasyonda kıpırdanma başladı. Ekonomide canlanma ile birlikte cari açık sorunuda canlanmaya başlayacak.

DÖVİZ
Döviz dengesi sıcak para girişleri ile sağlandığı için cari açık bugün için sorun teşkil etmiyor. “Ancak açığın yeniden büyümesi kronik döviz açığı sorununun sessizce büyümesine katkı sağlayacak” deniliyor.
Dolar yıla giriş seyrini devam ettiriyor. Geçtiğimiz haftanın kapanışı 1.7823 oldu. Euro 2.3299 olurken sepet 2.05 seyrini devam ettirdi. Bu haftada dövizde fazla bir değişiklik beklemiyoruz.

Esenlikle Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.