KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş hayata gözlerini yumdu.
Onunla birlikte Kuzey Kıbrıs’ın idealleri uğruna savaşan bir lider gitti.
Her bakımdan dolu dolu bir hayat yaşayan Rauf Denktaş, siyasetin yanında özel hobilere sahipti.
Bunlardan en önemlisi fotoğraf çekme tutkusuydu. Hatta çektiği fotoğrafları bir çok kez sergiledi.
Onun fotoğraf tutkusuna benim de katkım oldu.
O tarihlerde Hürriyet Gazetesi’nin Atatürk Havalimanı muhabirliğini yapıyordum.
Öyle trafik vardı ki...
Türk ve dünya liderlerinin ile ünlülerin ağırlandığı Şeref Salonu ile VİP salonlarından çıkamazdım.
Süleyman Demirel, bakanlar,
Bülent Ecevit, Turan Güneş...
Necmettin Erbakan...
İran Şahı Rıza Pehlevi, eşi Farah Diba, sonra Süreyya...
Belçika prensi karanfilli Bernard...
Suudi Arabistan Kralı Faysal...
Futbolcu Pele...
Kaçak Kimble...
Eddie Constantine...
Patricia Carli...
Peppino Di Capri...
Sophia Loren ve eşi Carlo Ponti...
Demis Roussos...
Alman Milli Takımı ve diğerleri...
1974 Kıbrıs Barış Harekatı bitmiş Türk ordusu Kıbrıs’a çıkmıştı.
Rauf Denktaş’ta ilk lider olarak İstanbul’a gelmişti.
Şeref Salonu’nda otururken bana “Free Shop’ta iyi fotoğraf makinesi var mı?” diye sordu.
Bir çok marka bulunduğunu ancak çok popüler olan Nikon, Canon, Pentax gibi markaların olmadığını söyledim.
“Olsun haydi birlikte çıkalım, bir tane alalım” dedi.
Onunla birlikte koridorlardan geçerek transit salonda bulunan Free Shop’a gittik.
Satış yapan arkadaşlar bütün fotoğraf makinelerini önümüze serdiler.
Birlikte incelemeye başladık. Aralarında Yashica marka fotoğraf makinesi vardı. Onu beğendik ve satın aldık.
Rauf Denktaş, makineyi eline alınca çocuk gibi sevinerek “Şimdi bununla ne fotoğraflar çekerim. İyi ki aldık” dedi.
Ayrılırken “Kıbrıs’a bekliyorum. Yanına bir kaç kişi al ve konuğum ol” dedi.
Ben de fırsatımız olursa gelebileceğimizi söyledim. Ama harekat sonrası Türklere geçen Kuzay Kıbrıs’ı merak ediyordum.
Rauf Denktaş, sonra Ankara’ya gitti ve oradan Kıbrıs’a döndü.
Aradan bir kaç gün geçince Kıbrıs Havayolları Müdürü yanıma gelerek “Rauf Denktaş bey sizi bekliyormuş. Ne zaman gidersiniz” diye sordu.
Arkadaşlarla görüştüm. Herkes gelemiyordu. O tarihlerde Atatürk Hava Limanı’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı Bürosu’nun Müdürü olan Yalçın Manav, Anadolu Ajansı Havalimanı muhabiri İdris Akyüz birlikte gitmeyi kabul etti.
Bir kaç gün sonra uçağa bindik ve Kıbrıs’a uçtuk.
Ercan Havalimanı’nda uçaktan inince bizi gümrük görevlileri karşıladı ve pasaport sordular.
Şaşırmıştık. Hemen aklımıza geleni söyledik, “Mehmetçik buraya pasaportla mı girdi? Biz Rauf Denktaş’ın kouğuyuz ve pasaportumuz yok” dedik.
Biz orada beklerken telefonlar çalışmaya başladı. Neden sonra bir gümrük görevlisi gelerek “Tamam girebilirsiniz” dedi.
Harekat sonrası Kıbrıs’a pasaportsuz giren ilk sivillerolduğumuzu sanıyorduk.
Sonrakı yıllarda bir süre pasaportla gidildi, sonra yeniden nüfus kağıdına dönüldü.
Ama nüfus kağıdı gösterip Kıbrıs’a ilk girişi biz yapmıştık.
Havalimanında taksiler vardı. Hepsi de o dönemin en son modası olan gıcır gıcır 180 Mercedes’lerdi.
Bir tanesine bindik ve Kıbrıs Havayolları Müdürü’nün tavsiye ettiği Girne Dome Oteli’ne götürmesini söyledik.
Hava çok sıcaktı. Benim üzerimde gömlek ve pantalon vardı. İdris Akyüz’de kravat gömlek, elinde de bond tipi çanta vardı. Yalçın Manav’da ceket gömlek vardı ve kravatsızdı.
Dome Oteli’nin önünde taksiden indik ve içeri girdik.
Bizi merdiven altındaki resepsiyonda bir İngiliz bayan görevli karşıladı. Kendisine otelde kalacağımızı belirterek bir oda istedik. Yarım yamalak Türkçe konuşuyordu.
Bize bakıp “Odalar dolu. Yer yok” dedi. Şaşırmıştık. Israr edince kadının tipimizi beğenmediğini anladık. Kadın inat ediyordu, yapacak bir şey yoktu. Çaresiz oradan ayrıldık ve Girne sahilinde yürümeye başladık.
Sahilde bir çay bahçesine oturup düşünmeye başladık.
İdris “Telefon edip rezervasyon yapalım” dedi. Fikrini uygun gördük ve çay bahçesinin telefonundan Dome Oteli’ni arayarak müdürünü istedik.
Ona, Kültür ve Turizm Bakanlığı Atatürk Havalimanı Müdürü Yalçın Manav ile yardımcıları olduğumuz söyledik. Rauf Denktaş’ınkonuğu olarak geldiğimizi ve uçaktan yeni indiğimizi, Dome Oteli’nde kalmak istediğimizi bildirdik. Müdür, Yalçın Manav ve yardımcılarını ağırlamaktan memnuniyet duyacağını söyleyerek bizi beklediğini bildirdi. İş tamamdı...
Şimdi iş Yalçın Manav’ı “müdür” görünümüne sokmaktı.
İdris kravatını ve bond çantasını verdi. Yalçın Manav resmi bir görünüm kazanmıştı.
Otele araçla gitmemiz gerekliydi. Yeniden bir taksi çevirerek Dome Oteli’ne yollandık.
Taksi otelin önünde durduğunda müdürün bizi kapıda beklediğini gördük.
Hemen araçtan indim ve koşarak Yalçın Manav’ın kapısını açarak “Buyrun sayın müdürüm” dedim.
Yalçın önde biz arkada otelin merdivanlerini tırmandık.
Otelin müdürü saygıyla Yalçın’ın elini sıktı ve bizi içeri buyur etti.
Otelin resepsiyonunun önünden geçerken bizi içeri almayan İngiliz kadın görevli şaşkınlıkla bizi izliyordu.
Bir süre lobide oturduk. Müdürün ikram ettiği çayları içerek sohbet ettik.
Daha sonra bizi içeri ilmayan İngiliz görevlinin getirdiği anahtarlarımızı alarak odalarımıza çekildik.
Odalarımız denize bakıyordu ve otelin en iyi odalarıydı.
Yanlız harekat sonra kapı kolları ve muslukların söküldüğü yerine kötü birer örneklerin takıldığını görerek üzüldük. Yani otel talan edilmişti.
Daha sonra o tarihlerde Türkiye’de olmayan malların satıldığı Arasta çarşısını ve kiraladığımız taksi ile Kıbrıs’ın görülecek yerlerini dolaştık.
Lefkoşa’da Rauf Denktaş’ı ziyaret ettiğimizde ise başımıza gelenleri anlattık birlikte gülüştük.
Denktaş bize “Sizler gazetecisiniz. Önünüzdeki engelleri aşmayı iyi biliyorsunuz” dedi.
Sonraki aylarda Denktaş Atatürk Havalimanı’ndan çok geçti.
Her seferinde bana birlikte aldığımz Yashica fotoğraf makinesini gösteriyor ve “Çok fotoğraf çekiyorum. Makineye alıştım. Sergi açacağım” dedi ve o makineyle sergiler açtı.
Rauf Denktaş’la bir çok kez birlikte olduk. Türkiye’ye geldiğinde Kıbrıs’a gittiğimde anıları tazeledik.
Bir keresinde Londra’da Kıbrıs Türkleri Cemiyeti’nde birlikte olduk ve Hürriyet’in Londra Ofisi’nde röportaj yaptık.
Kendini Kıbrıs’a adayan iyi bir dost ve değerli bir devlet adamıydı.
Görüşlerinden hiç taviz vermedi.
Allah rahmet eylesin.
- BIST 13251.85
- Altın 6719.64
- Dolar 48.8347
- Euro 55.6611
- İstanbul 15 °C
- Ankara 18 °C
- Antalya 26 °C
- Bodrum otellerinin doluluk oranı %85'e ulaştı.
- Barışın 3 bin yıllık mesajı Hattuşa’dan çıktı!
- Fransa’da bir heykelin içinde uyumak harika bir fikir
- Vakko Hotel Sumahan Bosphorus ikinci kez Mıchelin Key aldı
- 50'li yaşlarda yapılabilecek en iyi 10 gezi
- OYAK, köprü ve otoyol özelleştirmelerine talip
- Oteller aşırı fotoğraf çekmeyi dizginlemeyi amaçlıyor.
- 26. WTTC Küresel Zirvesi'nin ev sahibi Malta
- Dubai turizm için influencer yetiştirecek
- FAA, yapay zekâ ile hava trafik kontrolü deniyor
- İstanbul’dan Asya’ya yeni hava köprüsü
- Seyahatin yeni rotasını lezzet çiziyor: 2026’nın turları
- Brussels Airlines ile Deutsche Bahn, tek bilete girdi
- Haydarpaşa’nın temelinde ahşap kazıkların yüzde 80’i kayıp!
- İki kıta arasında yüzmek dünyayı çekiyor
Denktaş'a fotoğraf makinesi aldık

Özkan Altıntaş / Turizme Bakış
Bu yazı toplam 14458 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
- Sultanahmet'te sorumlu turizm için yol haritası19 Eylül 2026 Cumartesi 15:34
- Yapay Zeka havalimanlarında geziniyor18 Eylül 2026 Cuma 11:15
- İspanya aynasından Türkiye Turizmi'ne bakış!09 Eylül 2026 Çarşamba 01:59
- 5 Dolara Sapanca turu satılır mı?10 Temmuz 2026 Cuma 12:19
- Mesleklerin geleceğinde, inovasyon ve "Kök ile Kanat" dengesi03 Temmuz 2026 Cuma 10:55
- Ödül enflasyonunun önüne nasıl geçilir?22 Haziran 2026 Pazartesi 04:05
- MICE Turizmini Zoom mu Bitirdi?09 Haziran 2026 Salı 03:55
- Çeşme turizmini geliştirmek için neler yapılmalı?08 Mayıs 2026 Cuma 18:21
- Turizmde fiyat değil, "Vay Be!" etkisi kazandıracak22 Nisan 2026 Çarşamba 13:03
- UNESCO, savaşta zarar gören eserleri nasıl korur?17 Nisan 2026 Cuma 08:28
- Kültürde en güçlü sığınağımız Türk mutfağıdır11 Nisan 2026 Cumartesi 12:59
SON EKLENEN GALERİLER
Türkiye'den dünya sağlık turizmine 'Kalite Mührü' geliyor!
Bir devir bitti, “Hibrit Otel Müdürü” devri başladı
TUI: Kadınlar yalnız seyahati tercih ediyor
Kappatur'dan %100 vize randevu garantili Avrupa seyahati
Meslek Yasası ve liyakat tercih değil mecburiyettir!
Sultanahmet’in turizm için yayalaştırılması konuşuldu
İSATAG'ta Aylin Özsavaş güven tazeledi
Oya Narin: Varış noktalarında geliri artırmak için çalışmalıyız
İTF 2026, Türkiye turizmine ivme kazandıracak
FITUR 2026, hafta sonu gezginlere kapılarını açtı


- 19:00 - Bodrum otellerinin doluluk oranı %85'e ulaştı.
- 18:30 - Barışın 3 bin yıllık mesajı Hattuşa’dan çıktı!
- 18:00 - Fransa’da bir heykelin içinde uyumak harika bir fikir
- 17:30 - Vakko Hotel Sumahan Bosphorus ikinci kez Mıchelin Key aldı
- 17:00 - 50'li yaşlarda yapılabilecek en iyi 10 gezi
- 16:30 - OYAK, köprü ve otoyol özelleştirmelerine talip
- 16:00 - Oteller aşırı fotoğraf çekmeyi dizginlemeyi amaçlıyor.
- 15:30 - 26. WTTC Küresel Zirvesi'nin ev sahibi Malta
- 15:00 - Dubai turizm için influencer yetiştirecek
- 14:30 - FAA, yapay zekâ ile hava trafik kontrolü deniyor
- 14:00 - İstanbul’dan Asya’ya yeni hava köprüsü
- 13:30 - Seyahatin yeni rotasını lezzet çiziyor: 2026’nın turları
- 13:00 - Brussels Airlines ile Deutsche Bahn, tek bilete girdi
- 12:45 - Haydarpaşa’nın temelinde ahşap kazıkların yüzde 80’i kayıp!
- 12:30 - İki kıta arasında yüzmek dünyayı çekiyor
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
























