• BIST 11064.85
  • Altın 2551.802
  • Dolar 33.0014
  • Euro 35.9122
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 32 °C
  • Antalya 31 °C

Bir profesörün sağlık isyanı

Doğan Satmış

Sağlık Bakanı değişti, bu değişikliğin ardında, eminim sağlıkta yaşanan son sıkıntılar da var.

Türkiye'de düzgün ve tarafsız bir medya düzeni kalmadığı için, yaşananları pek aktaran olmuyor, iktidara yakın medya organları, en ufak olumsuzluğun yansıtılmasını engelliyorlar, muhalif medya organları ise, habere para harcamanın zorluğunun da etkisiyle, her akşam üç kişiyi toplayıp, saatlerce kısır siyasi tartışmalarla gün geçiriyorlar; bir politikacı yanındakine ters baktı diye saatlerce konuşuluyor, maksat laf olsun torba dolsun.

Oysa, Sağlık Bakanı'nın neden değiştiğini, sağlıkta neler yaşandığını, neden vatandaşın memnun olmadığını, iktidarın sadece bu yüzden bile oy kaybetmiş olabileceğini masaya yatırsalar, konuşacak çok kişi var ama nerde?

xxx

Geçenlerde bir üniversite profesörü doktor tanıdığımda metroda karşılaştık, ayak üstü 8-10 dakika içinde, şunları anlattı:

Sağlık konusu Türkiye'de en büyük sorunlardan biri haline geldi.

Vatandaş devletin sağlık sistemlerinden yararlanamıyor, zaten yararlanmasın diye mekanizmalar geliştirildi.

2 milyonun üzerinde, evet tam 2 milyon kişiden fazla insan, büyük paralar ödeyip özel sağlık sigortasını bu yüzden yaptırıyor.

Vatandaş özel hastanelere yönelsin, özel hastaneler palazlansın diye iktidar her türlü yolu deniyor.

Özel hastaneler birer tekel oldu bir kaç marka büyüdükçe büyüyor.

Parası olmayanın düzgün sağlık hizmeti almasının yolu kapandı, cüzdanın boşsa özel hastaneler dönüp bakmıyor bile.

Özel hastaneler ve sigorta şirketleri bu işin en büyük kazançlısı halinde.

Özel hastanelerde sigortalı veya sigortasız hizmet alan her vatandaşın soyulup soğana çevrilmesine çalışılıyor.

Özel hastaneler faturayı şişirmek için olmayacak işleri vatandaşa yaptırıyorlar.

Özel hastaneler, gelişmelere uygun olarak artık tıbbi cihazlarını, teçhizatlarını yenilemiyorlar, teknolojileri eskidi.

Genel olarak özel hastanelerde 10 yıllık eski cihazlar kullanılıyor.

Sevgili profesörün, tıp eğitimi konusunda da endişeleri var, ona göre tıp eğitimi artık eskisi gibi değil, ne iyi eğitim veriliyor, ne iyi akademisyenler yetişsin diye bir çaba var.

Tüm bunları kişisel bazı izlenimlerimi de ekleyeyim.

Devlet hastanelerindeki randevu sistemi hala düzelmiş değil, 20 yıl önce mecburen gittiğim bir SSK hastanesi sahnesi nasılsa, şimdi de devlet hastaneleri öyle.

Doktorların hasta muayene etmeleri için artık neredeyse saniyelik süreler tanınacak hale geldi.

Şehir hastaneleri fiyaskosu tam gaz devam ediyor, randevu almak bir dert, gitmek bir dert.

Ama şehir hastanelerinin içindeki dükkanlar, alışveriş merkezleri, iktidar yandaşlarının en büyük kazanç alanları oldu.

Doktor dövenlere ceza vermeyip, dövenlere elinize sağlık diye diye sistemi öyle bir hale getirdiler ki hiç bir tıp mezunu artık, kadın doğum, kalp-damar cerrahi, sinir hastalıkları, nöroşirüji gibi çok zahmetli alanlarda uzman olmak istemiyor.

Tıp mezunları bu zor dalların yerine, çok fazla emek gerektirmeyen estetik, deri hastalıkları benzeri alanlarda uzmanlaşmaya çalışıyor,.

Bu yüzden gelecekte, kalp ameliyatları, beyin ameliyatları yapan doktor bulunması zorlaşacak.

Sağlık turizmi gelişiyor ama bu konuda da ahbap-çavuş ilişkileri işliyor, yandaşlar kollanıyor, aleyhte haberler çıkmıyor, Türkiye'de yaşanan rezaletleri, ölen veya hastalanan insanların hikayelerini ancak İngiliz basınında görebiliyoruz. 

Deveye demişler boynun eğri, nerem doğru ki demiş.

Bu yazı toplam 470 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.