MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 1-5 Ağustos 2011
İSTANBUL- ABD Kongresi federal borç tavanı konusunda siyasi bölünme tehlikesi yaşıyor. Beyaz Saray 14,3 trilyon dolar olan borçlanma limitini sonuna dek kullanmış durumda ve ek kaynağa ihtiyacı var. Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi'nin 433 sandalyesinden 240'ını kontrol ediyor. Tasarının geçmesi için 217 oy gerekiyor. Senatoda ise Demokratların 51, Cumhuriyetçilerin 47 üyesi var; iki üye de bağımsız. Partilerin haftalardır yürüttüğü müzakereler, orta noktada buluşulmasını sağlamadı.
Piyasalarda ABD'nin borcunu ödeyemez duruma düşmesi senaryoları konuşulurken, taraflar birbirlerini sorumsuzlukla ve çözümü engellemekle suçluyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin borç tavanını vaktinde artıramaması kaygıları Wall Street'te borsanın son iki ayın en kötü gününü yaşamasına neden oldu.
Anlaşmazlığın temelinde ne yatıyor?
ABD’de federal borçlanma tavanının Kongre kararı ile artırılması, eski deyimiyle “ahvali adliyeden “ veya ahvali şeriyeden dediğimiz olaĞan bir olaydır. Mesela 1960’dan buyana Cumhuriyetçiler 49, Demokratlar ise 29 kez olmak üzere bu tavanı artırmışlardır. Bu konuda şimdiye kadar sorun yaşanmamıştı.
Demokratlar, tavan yükseltilmesi karşılığında önümüzdeki iki yılda 2.2 m. dolar bütçede tasarruf öngördüler. Ancak bu teklifin içinde zenginlere verği getiren bir ilavede var. Buna karşılık Cumhuriyetciler “Tavanı yükseltelim. Kısıntı tamam ama vergi getirilmesin” diyorlar. Temsilciler Meclisinde hakim oldukları için tavan yükseltilemiyor. 2 Agustos son gün. Yoksa ABD Hükümeti parasız kalıyor.
Cumhuriyetçi Parti'nin bazı üyelerinin kendi partileri tarafından hazırlanan plana destek vermemesi sonrasında Temsilciler Meclisi'nde yapılacak oylama ertelenmişti.
Sağcı halk hareketi Çay Partisi'ni destekleyen Cumhuriyetçi Parti üyeleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin daha fazla borçlanmasına ve dolayısıyla da borç tavanının yükseltilmesine ilişkin plana karşı çıkıyor.
BBC'nin Washington muhabiri, bu grubun güç ve kararlılığının borç krizinde uzlaşmaya varılmasının önündeki engellerin ne kadar büyük olduğunu gösterdiğini söylüyor. Oylamanın ertelenmesi de Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğa sahip olan Cumhuriyetçilerin kısa vadeli bir çözüm için gerekli desteği toplayamadığının kanıtı olarak yorumlanıyor. Cumhuriyetçi lider John Boehner'in hazırladığı önergeyi muhafazakar kanat yetersiz bulurken, Demokratlar denetimindeki Senato plana zaten karşı, Beyaz Saray ise önergeyi veto edeceği uyarısında bulunuyor.
Taraflar Salı gününe dek uzlaşamazsa, ABD hükümeti yükümlülüklerini yerine getirmek için gerekli kaynaktan mahrum kalacak. ABD tarihinde ilk defa karşılaşılan bu krizin nasıl çözüleceği dünya piyasalarının yakından ve birazda kaygı ile takip ettikleri bir konu.

TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR
Geçtiğimiz hafta Türkiye açısından oldukça hareketli geçti. Yaklaşan YAŞ Toplantısının sancıları derin bir şekilde yaşanırken ve Komuta üst kademesinin toplu istifasına yol açarken, piyasalarda da farklı bir hareketlilik yaşandı.
Demeçle devalüasyon yolu denendi
Geçtiğimiz günlerde ilginç bir kur yükseltme oyununa şahit olduk. Siyasiler verdikleri ekonomik yorumlarla beklentileri etkilediler, çeşitli demeçlerle döviz kurlarını zıplattılar. Dolar kuru, temmuz ayında Babacan ve Bülent Gedikli’nin felaket senaryosu içeren demeçleri ile 1.50’lerden 1.60’lara, oradan da hızla 1.70 bandının üstüne sıçradı. Fazla sıçramış olmalı ki Sn. Çağlayan’ın karşı demeçleri ve Sn. Başbakan’ın sert çıkışı ile tekrar 1.70’in altına indi.
Cumhuriyet’te Mustafa Sönmez’in deyimiyle “Demeç üfürmesi” ile tırmandırılan dolar kurunun yeni dengesi derde derman olur mu?
Nafile olmaz diyor Sönmez… 2011’in üçüncü çeyreğinde dolar kuru yüzde 9 değer kaybı ile 1.70 TL.ye yerleşse bile, ihracatçıyı sevindirmez. O ihracatçı net ihracatçı değildir çünkü. Neredeyse her ihraç ürününün üretiminde %50-60’a ulaşan ithal girdi var. Bu bazı sektörlerde yüzde 90’a kadar çıkıyor. Zıplamış kur, ihracatın iştahlanmasına yetmiyor, kursağında kalıyor. “Şimdi bu dolar fiyatıyla ithalatın altından nasıl kalkarım” kaygısı başlıyor.
Dış borç stoku 300 milyar doları geçti ve üçte ikisi özel sektörün.Hemde dörtte biri kısa vadeli. Kur düşük iken alındı. Yeni kurdan geri ödenecek.Bu kadarlık kur zıplaması bile bazı bünyelere ağır gelecektir.
Kurlar bu seviyesine alışmağa çalışıyor. Cuma akşam itibariyle kapanış 1.6775 oldu. 1.65-1.70TL: ya da üstü olsun, yeni bir basamaktır. Herkes şimdi buna uyum sağlamak durumundadır. Ama süreç sancılı geçecektir.
YAŞ Toplantısı öncesi yaşanan Üst Komuta Konseyi Krizi ülkeyi kırılgan bir duruma getirirken, piyasalarda da tedirginlik yarattı. Esasen tepki olarak beklenmekte olan Genel Kurmay Başkanı’nın istifasının arkasından gelen sert veda mesajı, istifanın nedenini açıkça ortaya koydu.
PİYASALAR
TCMB TL.de daha fazla değer kaybı istemiyor
TCMB'nin geçen hafta açıkladığı enflasyon raporunda ana senaryoda bu yıl faiz artışı öngörülmediğinin teyit edilmesiyle TL faizler gevşerken gösterge faiz 14 baz puanlık düşüşle %8,81'den kapandı. TCMB'nin hafta içinde TL'deki değer kaybını frenlemek için attığı adımların yanı sıra yapılan açıklamaların Merkez Bankası'nın TL'nin daha fazla değer kaybetmesinden rahatsız olacağı şeklinde algılanması borçlanma maliyetlerinin kısa vadede gevşemeye devam etmesini sağlayabilir.
TL Bono faizleri kısa vadede aşağı yönlü potansiyele sahip olsa da yüksek cari açık ve TL'nin zayıflığı nedeniyle orta-uzun vadede faizlerde kalıcı gevşeme beklentisi bulunmuyor. Önümüzdeki aylarda itfa yükü düşük olmasına rağmen, cari açık odaklı göstergelerde düzelme görülene kadar TL borçlanma maliyetlerinde sınırı ve kısa süreli gevşemeler bekleniyor.
ABD'de borçlanma limitine ilişkin çözümsüzlüğün devam etmesi sonucu değer kaybeden parite 1,4350 desteğine kadar gerilemiş durumda. Parite pozisyonlarında borç sorununun çözümüne yönelik kararsızlık yaşandığını ve her ne kadar çözüme ulaşılacağına inansak da bu süre zarfında volatilitenin yüksek kaldığına tanıklık edebiliriz.
Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırım patikası yanında ABD borçlanma tavanı problemi pariteyi destekleyebilecek unsurlar. Uzun vadede ise piyasaların uzun zamandır odaklandığı ABD ekonomisinin toparlanma süreci ve FED faiz artırımları daha etkin çıkacaktır.
Dolar… Dolar….Dolar…
Temmuz başından beri küresel riskler ve yurtiçi cari açık endişeleri ışığında yükselen USD/TL kuru paritenin de desteğiyle yeniden 1,70 seviyesinin altına geriledi. Risk algısının azalmaya başlaması ile TL'ye olan talebin tekrardan artması bekleniyor. Kısa vade de 1.65-1.70 bandı tahmin edilmekle birlikte askeri kanattaki toplu istifalar yabancıların bakış açısını TL: aleyhine etkileyebilir. Doların Cuma akşa kapanışı 1.6775.
FED faizlerinin ne zaman artırılacağına yönelik değerlendirmelerin çoğunlukla 2012 başına işaret ettiğini görüyoruz. Orta uzun vadede dolar tarafındaki değerlenmenin devam edebileceğine inanılıyor.
Euro açısından bakılırsa geçtiğimiz günlerde hiç olmadık değer kayıpları ile 2.50’ler görüldü. Yurtiçi destekli iyi haberler TL. lehine kuru aşağı çekicektir. Cuma kapanış 2.4085.
IMKB
Yurtdışı piyasalarda özellikle ABD borç tavanına ilişkin haber akışı etkili olmaya devam ederken yurtiçinde ise TCMB açıklamaları gündemde ön plana çıkıyor. Bu bağlamda yurtdışına görece pozitif ayrışmayı sürdüren İMKB100 endeksi haftayı 62.298 olarak kapadı.Tatil ayları oluşu hacmıda çok düşürdü.
İMKB'de Mayıs başında görülen 70 bin'den 60 bin seviyelerine yaşanan geri çekilme hız kesiyor. Son günlerde MB açıklamalarından destek bulan tepki alımları görüyoruz.
Pazartesi’den başlayarak uzun oruçlu Ramazan ayına giriyoruz. Sıcak bir taratan oruç bir taraftan Allah kolaylık versin diyoruz.
Esenlikle Kalın.
(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.