• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 10 °C
  • Antalya 11 °C

Amerika dosyası reservi şaşırttı

Amerika dosyası reservi şaşırttı
Bernanke ve taraftarları programın devamından, diğerleri erken bitirme ile doğabilecek risklerden bahsettiler. Hisse fiyatlarında sert düşüşler yaşandı

MURAT EMEN- EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 25-28 Şubat 2013
İSTANBUL
- Bir önceki (24-25 Ocak) FED'in FOMC Açık Piyasa Toplantısı tutanakları açıklandı. Üyelerden bir kısmının daha önceki toplantıda da dile getirdikleri aylık tahvil alım programına muhalefetleri ve FED'in bu konuda ikiye bölünmesi piyasaları şaşırttı. Hisse fiyatlarında sert düşüşler yaşandı. Mesele bazı üyelerin son zamanlarda 85 milyar dolarlık aylık tahvil alım programının erken bitirilmesi yönünde görüş bildirmelerinden kaynaklandı .Komite ikiye bölündü.
Bernanke ve taraftarları programın devamından, diğerleri erken bitirmeden aksi takdirde doğabilecek risklerden bahseden görüş belirttiler.
Konu sadece ABD piyasaları değil. Biz dahil dünya ekonomisini yakından ilgilendiren bir konu olduğu için gündeme taşıdık.

Tabii ki çok üyeli kurumlarda böyle çatlak sesler çıkması normaldir. FED'de bu ilk defa olmuyor. Başkanın ağırlığı ve bulunduğu taraf önemlidir. Toparlayıcı bir konuşma yapar ve ortalık durulurdu. Bu defada Bernanke'nin toparlayıcı konuşması ortalığı düzeltecektir. Bu resimde ABD'nin görünümü önemlidır. Henüz toparlayamadı. Bazı veriler iyi gelebilir. Öncelik Fiscal Cliff dediğimiz bariyerin aşılmasında. Borçlanma tavanına rahatlık getirilmesinde. Ülkenin önünde bu takozlar varken FED'in ülkeyi birde gevşek para politikasından vazgeçirmek sokaktaki adamın bile inanmadığı bir gerçek.

Federal Reserve Bank bilindiği gibi merkez bankalarının bağımsızlığı konusunda bayrağı taşıyan banka. Fiyat istikrarını yakalamada başarılı bir para politikasının en karakteristik özelliği “kredibiliteye “ sahip olmasıdır. Bu anlamda, kredibilitenin ön plana çıkması, gerekliliğini ortaya koymuş ve bağımsızlık tartışmalarınıda gündeme taşımıştır.
Para politikalarında etkinlik sağlamak için merkez bankalarının bağımsızlığı, genel kabul görmüş bir gerekliliktir. Bu meyanda enflasyonist bir ekonomik yapının ortaya koyduğu tahribat, dünyada merkez bankalarının fiyat istikrarını öncelikli amaç edinmesine sebep olmuştur.

İşte bu hafta açıklanan tutanaklarla FED bünyesinde ortaya dökülen endişeler bu tür sonuçlara dayanmaktadır. Haklı olarak bazı üyeler devamlı olarak para basarak piyasaları rahatlatmanın neticelerine dikkat çekiyorlar.

Geçtiğimiz haftalarda Moskova'da yapılan G-20 toplantısına katılan Başbakan yardımcısı Ali Babacan'da aynı konuya değinerek, para basarak ekonomik sorunların üstesinden gelinemez demişti. Bu yola giden ABD ve AB ülkelerini kasteden Babacan, para politikalarından başka yolları kalmayan gelişmiş ülkelerin geleceğini parlak görmediğini belirtmişti.

AVRUPA DOSYASI

UCUZ FONDAN NE KADARI İADE EDİLECEK ?

Geçtiğimiz haftanın son günü Avrupa'da bankaların 2012 Şubat ayında ECB'den aldıkları yaklaşık 5000 milyar Euro'luk üç yıl vadeli ve düşük maliyetli kaynakların (II.LTRO) ne kadarının vedesinden önce geri ödeyecekleri merakla bekleniyor.
Beklenti 130-150 milyar euro civarında. Piyasalar yüksek bir geri ödeme talebini, bölge bankalarının Avrupa ekonomisine duydukları güvenin arttığına ve acil kaynak ihtiyacının azaldığı şeklinde algılayacaklar.

Ancak son günlerde ortalığı geren FED tutanakları sebebiyle ABD'den gelecek likiditenin azalacağı sinyali Avrupalı bankaların moralini bozabilir. Pekçok bankanın ellerindeki ucuz ve vadeli fonları elden çıkaracağına ben şahsen inanmıyorum. Henüz birinci yılı dolan üç yıllık vadeli ucuz kaynakların bugüngü seyri ne olacak merak ediliyor.
Cuma akşamı itibariyle ekranlara düşen rakam tahminlerin çok altında 61 milyar gibi bir meblağı içeriyordu. Bizce de akıllıca bir davranış. Geleceği tam tahmin etmek mümkün değil. Bankalar ellerindeki ucuz ve vadeli kaynağı tutmayı tercih ettiler.

ANGELA MERKEL TÜRKİYE'DE

Alman Şanşölyesi Angela Merkel ülkemizi ziyaret ediyor. AB kritik bir dönemden geçtiği 2008 ve sonrasında AB lokomotifi olma ve krizi yönetme konusunda başarılı bir politika izleyen Merkel bu yıl ülkesinde büyük bir seçim sınavı verecek.

ema2.jpg

AB üyeliği konusunda karşımızdaki en büyük engel diyebileceğimiz Merkel ile yapılacak görüşmelerde üyelik konusunda mesafe alınacağını zannetmiyorum. Herzaman bizim için kısıtlı üyelik taraftarı olan Merkel bu konuda taviz vermeyecektir. Sn. Erdoğan'ın bazı avrupa ülkelerini ziyareti sırasında sıklıkla seslendirdiği “kapıda çok bekledik. Niyetiniz yoksa bilelim” söylemini bilerek geliyor. Aynı şekilde vize konusunda da ödün vermesi beklenmiyor. Ülkesinde oldukça yüksek sayıda Türk vatandaşı bulunduran Almanya ile easen ticari ve turistik olarak çok önemli yoğunluğumuz var. Geçmişte ve halen PKK faaliyetleri konusunda zaman zaman sorunlar yaşadık. Muhtemelen bu tür faaliyetlere daha doğrusu teröre karşı Almanya uyarılacaktır.

Merkel Türkiye'nin ekonomik olarak güçlü bir döneminde ülkemize geliyor. Krizi başarı ile yönetmiş bir hükümet ile pazarlığa oturacağının farkında. Buna rağmen çok fazla Bir şey beklemeyelim.

AB'YE TOBİN VERGİSİ GELİYOR

Kriz sırasında sıklıkla gündeme gelmişti. Ancak uygulanmadı. Ancak galiba başını Almanya, Fransa ve İtalya'nın çektiği onbir AB ülkesi menkul kıymetlere vergi getirme arayışındalar. Adına Tobin Vergisi denilen bu vergi, ABD'li nobel ekonomi ödülü almış James Tobin 1972 yılında yaptığı bir konuşmada, Uluslar arası spekülatif döviz hareketlerinin önünü kesmek için bu işlemler üzerine bir “ mali işlem vergisi” konulmasını önermişti.
AB buradan esinlenerek hisse senedi ve tahvillerden %01, türev ürünlerde işlem başına %0.01 oranında vergi almayı hedefliyor. Böylece yılda 37 ile 57 milyar euro dolayında bir mali işlem vergisi tahsilatı bekleniyor.

Burada daha doğrusu Tobin'in amaçladığı yeni bir vergi gelirinden ziyade spekülatif hareketlerin hızının kesilmesi. Bu meyanda Türkiye'de bu tür işlemlerde Uluslar arası sermayenin ana uğrak noktalarından birisi. AB uyguladığı takdirde bizde de gündeme gelebilecek bir konu olacaktır.

KOMŞUDA NELER OLUYOR ?

Komşu deyince aklımıza Suriye geliyor artık. Orayı kanıksadık artık. Bu seferki komşumuz Bulgaristan. 2013 yılı Bulgaristan'a uğurlu gelmedi. Ortalık karıştı. Desteğini kaybeden Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov istifa etti ve istifası mecliste kabul edildi. Ülkede Borisov hükümetine karşı aşırı elektrik zamlarından dolayı başlayan protestoların önü alınamadı ve kabineyi istifaya kadar götürdü. Yeni seçimler gündemde.

ema3.jpg

Borisov ülkenin iki mafya liderinden biri idi. İtfaiyecilikten içişleri bakanlığında polisliğe ve daha sonra bir ara gelip başbakanlık yapan eski kralın başbakanlığında onun korumalığına kadar yükseldi. İçişleri bakanlığı yaptı.Daha sonra parti kurarak iktidara taşındı. En büyük rakibi diğer mafya patronu.. Karate şampiyonluğu var. İktidarı süresince etnik çatışmaları destekledi ve bu da onun faşist yönetiminin sonunu hazırladı.

ABD'Lİ CEO: FRANSIZLAR GÜNDE ÜÇ SAAT ÇALIŞIYOR (BBC)

Amerika Birleşik Devletleri'nde lastik üreticisi Titan'ın CEO'su Maurice Taylor'ın, Fransa'da işçilerin günde sadece üç saat çalıştığını ve orada yatırım yapmak için "aptal" olmak gerektiğini söyledi. Taylor, bu iddiaları, Fransa Sanayi Bakanı Arnaud Montebourg'a yazdığı bir mektupta dile getirdi.

Taylor’ın mektubuna Perşembe günü yanıt veren Fransız Bakan Montebourg, ‘Taylor’ın yorumlarının ülke hakkında ne kadar cahil olduğunu gösterdiğini’ söyledi. Bakan, Fransa’da 20 bin yabancı firmanın faaliyet gösterdiğini ve bu firmaların 2 milyon kişiye de istihdam sağladığını ifade etti.

Fransa, Taylor'a Amiens kentinde bulunan ve şu an zarardaki Goodyear fabrikasına yatırım yapması çağrısında bulunmuştu. AFP haber ajansına göre Fransa Genel Çalışma Konfederasyonu (CGT) Goodyear temsilcisi Mickael Wamen de, “Bu aşağılayıcı bir mektuptur” yorumunu yaptı.
Fransa'da ekonomi gazetesi Les Echos'ta 8 Şubat’ta yayımlanan mektupta şöyle deniyor: "Bu fabrikayı birkaç defa ziyaret ettim. Fransa'da işgücü, yüksek maaşlar alıyor ancak sadece üç saat çalışıyor".
"Kısa aralar ve öğle yemeği için toplam bir saat ara alıyorlar, üç saat konuşuyorlar ve üç saat çalışıyorlar. Bunu oradaki sendikalı çalışanların yüzüne de söyledim. Onlar da bana 'bu Fransız usülü' dediler". Taylor, mektubun bir yerinde "Aptal olduğumuzu mu düşünüyorsunuz?" diye soruyor. Fransa'da haftalık çalışma saati 35.

İTALYA'DA SEÇİM HEYECANI VAR.

Biz bu satırları yazarken İtalya sandık başındaydı. Okuduğunuzda sonuçlar belli olmuş olacak. Son tarafsız anketlere göre piyasaların favorisi Bersani önde gözükmekle beraber, karşısındaki yılların tecrübesi Berlusconi. Son atağında vaatlerini artıran Berlusconi, Avrupa Birliği için endişe yaratıyor. Muhtemelen gevşek politika izleyecek olan Berlusconi'nin Avrupa genelini bozmasından endişe ediliyor.

ASYA DOSYASI

ÇİN HACKER'LARI VE SİBER CASUSLUK

Yabancı hükümetler ve yabancı şirketler Çinli hacker'lardan muzdarip. Rahatsızlık boyutu çok büyüdü ve konu milletlerarası mesele haline geldi. Önde gelen yetkililer “Çin , dünya genelinde itibar kazanmak istiyorsa bu hacker'lara mani olmalıdır” deniliyor.
Batılı şirketlerin şirket sırlarının hedeflendiği bu siber-casusluk olayında kimin menfaati var sorusu gündemde. ABD hükümeti siber-casusluğu durdurma konusunda neler yapabilir sorusu tartışılıyor.

ema4.jpg

Söylentiler Çin hükümetininde bu casusluğa destek olduğu şeklinde. Batılı şirketlerin şirket sırlarını hedefleyen siber-casusluk olayına ABD neler yapabilir.

JAPONYA'DA REKOR TİCARET AÇIĞI

Japonya'da aylık ticaret açığı rakamları Ocak ayında rekor düzeylere çıktı.Ticaret açığındaki artış, ülkenin, sert para politikaları sonucunda para biriminin zayıflamasının ardından geliyor. İhracat rakamları ise, sekiz ay sonra ilk kez, Ocak ayında yükseliş kaydetti.
Ancak, düşük yen politikası ülkenin ithalat maliyetinin sert bir şekilde yükselmesine neden oldu. Ülkenin ticaret açığı, yakıt ithalatındaki artıştan da etkilendi.

ema5.jpg

Dünyanın üçüncü en büyük ekonomisi, nükleer santrallerin kapalı kalması nedeniyle daha fazla yakıt ithal etmek zorunda kalmıştı. Japonya'da ithalat Ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7.3 oranında arttı. En büyük yükselişin kaydedildiği ithalat kalemi, yüzde 28 artış kaydeden likit petrol gazı oldu.
Ülkenin ekonomik büyümesinin en önemli ayaklarından olan ihracat, bir dizi faktör sonucunda düşüş sergilemişti.
Japonya'nın en büyük pazarlarından olan euro bölgesinde talebin düşmesi; Çin ile yaşanan siyasi sorunlar nedeniyle bu ülkeye olan ihracatın azalması en önemli iki neden arasında.
Ancak, son veriler, ihracattaki bu düşüş eğiliminin değişme sinyalleri verdiğine işaret ediyor.
Japonya'nın, en büyük ticaret ortağı Çin'e olan ihracatı, Ocak ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde üç artış gösterdi.
Aynı zamanda, dünyanın en büyük ekonomisi ABD'ye olan ihracatta da yüzde 10.9'luk bir artış yaşandı.
Ayrıca, Avrupa Birliği ülkelerine ihracattaki düşüşte de yavaşlama görüldü.
Başbakan Abe'nin gevşek para politikası ile gerileyen yen, ekonomiyi toparlama sürecine başladı. Bir zamanların dış ticaret fazlası vermeye alışmış ülkesi Japonya, kur savaşlarının göbeğindeki ülke olmaya devam ediyor.

HAYDARABAT'TA İSLAMİ TERÖR TEŞEBBÜSÜ

21 şubat günü Hindistan'ın önde gelen şehirlerinden Haydarabad'da akşam saatlerinde kalabalık caddelerden birinde olan patlamalarda 16 kişi kişi hayatını kaybetti 119 kişi yaralandı.

ema6.jpg

Teröristlerin “İslam mücahitleri” denilen içeride oluşmuş aşırı islâmi bir grup olduğu belirtildi.
Amacın ne olduğu hakkında kesin bir yargı olmamakla birlikte iki teröristin geçtiğimiz kasım ayında idam edilmelerine misilleme olarak yorumlandığı bildirildi. Teröristlerden biri 2008 yılında Mumbai'de 166 kişinin öldüğü saldırıya katılan Ajmal Kasab adlı pakistanlı. Diğeri
Afzal Guru adındaki terörist içinde bulunduğumuz ay içinde idam edilmişti. Suçu 2001 yılında Hindistan Parlemento baskınında bulunmuştu.Bay Guru idamından önce bu tür olayların devamının geleceğini söylemişti.
Diğer taraftan komşu ülke Pakistan'da islami etnik gruplar arasındaki çekişmeler nedeniyle hadise eksik olmuyor. Malesef müslümanlar arasındaki şii ve sünni çekişmesi taraf ülkelerin el altından destekleriyle birçok islam ülkesinde yıllardır devam ediyor. İşte Suriye. Bir tarafta ülkeyi idare eden azınlık şiiler, diğer tarafta çoğunluk sünniler.Birileri İran ve Irak'tan destek alırken, diğerleri Suudi Arabistan ve Katar gibi sünni ülkelerden destek alıyor.

TÜRKİYE DOSYASI

MERKEZ NE DÜŞÜNÜYOR ?

Geçtiğimiz hafta toplanan Merkez Para Piyasaları Kurulu, beklentilere uygun olarak faiz aralığını 0.25 base puan aşağı çekti. Ayrıca karşılık oranlarını da aynı şekilde 0.25 puan artırdı.Sessiz sedasız yapılan bu değişikliklere ilişkin piyasalarda değişik yorumlar yapılıyor. Zaman zaman ekonomistlerle bankacılar arasında yorum uyumsuzluğu olması çok normaldir. Bankacı piyasaların içindeki insandır. Onun için bu tür değişiklikler trend eğrisinin yorumlarına benzer. Tarih gibidir olaylar. Aynı şeyleri geçmiştede yaşamıştır. Bu nedenle tahmin ve yorum gücü daha geçerlidir bana göre. Bu nedenle ben son değişikliği tecrübeli bir bankacı dostuma sordum.

Ona göre iki önemli neden var. Birincisi enflasyon korkusu. İkincisi yaklaşan yerel seçimler.
Enflasyon Merkez Bankalarının en hassas oldukları konudur. Bu nedenle o konuda çok dikkatliler. Yılbaşından buyana zamların etkisiyle kıpırdayan bir enflasyon tehdidi var. Merkez bunu frenlemeğe çalışıyor. Bu nedenle karşılıkları artırarak piyasadan biraz daha para çekiyor.
İkincisi yaklaşan yerel seçimler. Ne ilgisi var diyeceksiniz. Merkez kredi hacmı ile çok yakından ilgili. Bugünlerde kredi hacmında bir sorun yok. Ama önünü almaz ise birkaç ay içinde %20'leri bulan bir kredi hacmını tahmin etmek hiç zor değil. Bunu yaparsanız yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide canlılık isteyen iktidarın önünü tıkamış olursunuz. Yerel seçimler çok önemli ve pekçok şeyin göstergesi. O nedenle kredi hacmında reserv bırakıp o günlere canlı piyasalarla girmek çok akıllıca bir tedbir.

PİYASALAR

Borsa

Ocak ayında şaha kalkıp 88.'binleri gören Borsamız kısa sürede 77 binli seviyelere geriledi. Haftayı borsa düşüşe devam ederek 76.715 seviyesinden kapattı. Banka kağıtları önderliğinde yükseldi gene banka kağıtlarındaki yoğun satışla geriledi. Son bir aydaki gerileme %12 olurken, banka kağıtlarında kayıp %17 olarak gerçekleşti.

En önemli neden özellikle yabancıların banka kağıtlarından çıkışı oldu. Yabancı yatırımcılar son üç haftada 568 milyon dolar hisse sattılar. Aynı dönemde tahvil piyasasında 2.32 milyar dolar alım yapıldı. FED Tutanaklarının etkisi bizde de görüldü. Perşembe günü %2.06 düşüş geldi.
Piyasalar kritik bir yola giren ABD tahvil alımlarını yakından takip edecekler. Şubat ayında yatırımcı hisseden tahvile kaydı diyebiliriz.

FAİZLER

FAİZ GÜÇLÜ KALMAYA ÇALIŞIYOR.

TCMB'nin 0.25 base point faizleri aşağı çekmesi ile kısa vadeli kağıtların faizlerindeki gerilemenin yavaşlasa da, döviz ve IMKB'deki yaşanan olumsuz tabloya rağmen sürdüğü ve güçlü olduğu gözlendi. Hafta 5.70'den kapandı.
Gösterge tahvil valörlü işlemlerde 5.67 seviyesinde işlem görürken, işlem hacımları nisbeten düşüktü. 5.60 destek olarak takip edilecek, 5.75 ise direnç noktası olarak gözlenecek.

DÖVİZ

FED sinyali hareketli bir hafta oluşturdu. Tutanakların açıklanması ve önemli bir fonun emtiadaki büyük pozisyonlarını kapatmakta olduğuna ilişkin piyasa dedikoduları ile dolar/TL paritesi yükselişe geçti ve 1.80'lere göz kırptı. İMKB'deki kayıplarda dolara destek oluşturdu. Dolar perşembe gününü 1.7945, haftayıda 1.7929 olarak kapattı. Euro haftayı 2.3650 ile bitiriken parite 1.3188 oldu.

Bu hafta hareketliliğin nispeten durulması bekleniyor. İçerde doların 1.78-1.79 bandında hareketi bekleniyor.

Ülkenin siyasi gündemi çok hareketli. Cumartesi İmralı görüşmeleri var. Sürecin devamı yolunda mesajları normal karşılamak lazım. İnsanlar Sn. Erdoğan'ın milliyetçilik üzerine olan söylemlerinin maksadını aştığını düşünüyor. “Sn. Başbakan o kadar çabuk fikir değiştiriyor ki insanlar tam bir öncekini hazmetmişken yenisi ambole ediyor ve intibak edemiyorlar” deniyor. Terör konusunda o kadar büyük zikzaklar yapıldı ki vatandaş ne düşüneceğini şaşırdı. Eski bir laf vardır. “Çok konuşan hata yapar. Çok kazanan haram yer”. Bir dostumdan duyduğum gene özlü bir söz var. “Okulda değil, okul yolunda öğrendiklerin önemlidir.” O nedenle süreçi iyi takip edelim. Tılsım sonucunda değil, sürecin kendinde bence. Başbakan bu süreçte önce kendi milletvekillerini bölgesel gruplar halinde toplayarak ikna etmeğe çalışıyor.

Esenlikle kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.