• BIST 102.458
  • Altın 198,912
  • Dolar 4,7625
  • Euro 5,5850
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C

Zeytinyağı gibi üste çıkmak…

Öner Y. Ilgaz

Türkiye turizminin olmazsa olmazlarından ve en önemli unsurlarından biri “Gastronomi turizmi”dir.
Yiyecek içecek sektörünün en önemli enstrümanlardan biri de zeytinyağıdır.
Bakan Ertuğrul Günay’ın bu konuya verdiği önemi zeytinyağı çalıştayında izledik ve mutlu olduk.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ziraat Odaları, Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri, Zeytin ve Zeytinyağı Konseyleri, STK’ları, tanıtma komiteleri bir tarafta, zeytin ve zeytinyağı üreticiler öbür taraftadır.
Aylardır zeytinyağı ile ilgili olarak Türkiye de tağşiş, kolon sızması, taş süzme, rivyera, sızma, çok sızma, natürel sızma kelimeleri çeşitli ağızlardan ve kalemlerden dökülüyor
Hakikaten ne oluyor?
Vatandaş yani tüketici ne olduğunun farkında mı?
En önemlisi raflardan aldığı zeytinyağı gerçekten kaliteli bir ürün müdür?
Geçtiğimiz günlerde Zeytindostu Derneği’nin genel kurul toplantısına katıldım.
Bu kadar sakin, bu kadar sessiz, bu kadar muhalefetsiz, bu kadar mesajdan yoksun bir genel kurul görmemiştim. Kişiselleşen konuşmalar, özel anektotlar ve seçimle geçen bir toplantı yapıldı.
Divan zaten seçilmişti sadece ilan edildi,
Sonra üç kişi konuştu, dördüncü konuşmacı zaten yeni seçilen yönetim kurulu başkanı sevgili Mustafa Ahlat idi.
Adam uzlaşma için öngörülere bile bir itiraz ediyordu.
“Türk zeytinyağı sektörünün geleceği için neler yapılmalı?” sualine dair bir cevap arayışı yoktu.
UZZK, Ege Zeytin İhracatçıları Birliği, Zeytindostu Derneği ve diğerlerinin bir çatı altında resmi olmayan şekilde toplanmalarının imkânsızlığını bütün sektör görüyor.
Ortak akıl ve güç birliği toplantılarının yapılıyor olması güzel bir çalışmadır.
Zeytinyağı konusunda güç birliği hakikaten oluşturulmalıdır. Bu sektörün 4 önemli oyuncusunun tavırları, fiyatından, kalitesine herşeyi belirlememelidır.
İrili ufaklı, zeytin ile zeytinyağı üreticileri mutlaka ve mutlaka bir araya gelerek örgütlenmelidir.
Fırsatçı tüccara, fırsatçı prinacıya, fırsatçı spekülatöre mahkum olmamalıdır.
Ziraat odaları ne için vardır?
Ne yaparlar?
Üreticilerin sorunlarının giderilmesi konusunda çalışmalar yapmak onlar için çok mu güçtür?
Bakanlığın bu konudaki taşra teşkilatı, bu üreticilerin dertlerine, sorunlarına ne kadar hakimdir?
Koskocaman bir soru:
Türkiye’de kaç zeytin ağacı vardır, kaç ton sofralık, kaç ton yağlık zeytin üretilmektedir.
2012 yılında ne kadar zeytinyağı üretilmiştir?
Türkiye de kaç zeytinyağı fabrikası, kaç yağhane vardır?
Tariş gibi büyük kuruluşlar, litresini 5.7 TLden aldığı zeytinyağının ½ litresini nasıl 26.-TL’ye satmaktadır?
Buna rağmen zarar etmeyi nasıl becermektedirler?
Ülkemizde sorduğum suallerin cevabını verebilecek bir yetkili bulmak mümkün değildir,
Anadolu’nun has ağacı zeytin ve asması nedendir bir türlü gerektiği kadar değer bulamaz.
Madenciler zeytin ağaçlarımızı söküp atsınlar diye “Zeytinlikler ortadan kalksın” der gibi yönetmelikler çıkartılır.
Türk şaraplarının uluslararası başarılarını bile basın sayfalarına almaktan çekinirken zeytinyağını kim düşünür?
Zeytinyağı konusunda konuşmakta kendilerinin yetkin ve sorumlu olduğunu belirtenlere dikkatlice kulak verin, hep zeytinyağı gibi suyun üzerindeler.

Bu yazı toplam 11892 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.