• BIST 90.186
  • Altın 233,434
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 32 °C

Yunanistan’ın borcu Avrupa’yı korkutuyor

Yunanistan’ın borcu Avrupa’yı korkutuyor
Yunanistan'ın kaotik bir ortamda borçlarını ödeyemez hale gelmesinden çekinen piyasalar, bunun finans piyasasında büyük iflaslara yol açmasından kaygılı

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 20-26 Haziran 2011
İSTANBUL
- Avrupa borsaları, Yunanistan'ın ekonomisiyle ilgili devam eden endişeler nedeniyle cuma günü de düşüşteydi, Sabah saatlerinde, İngiltere, Fransa ve Almanya borsalarında işlem gören hisseler yaklaşık yüzde 1 oranında değer kaybetti.
Yunanistan borçlarını ödeyebilmek için AB ve IMF tarafından hazırlanan kurtarma paketinin yeni taksitinin aktarılmasına ihtiyaç duyuyor. Ülkenin borçlarını ödeyemez hale gelmesinin Avrupa çapında yayılabilecek zincirleme bir etki yaratmasından endişe ediliyor. Yunan tahvillerinin büyük bölümü Fransa'nın üç büyük bankasının ellerinde bulunuyor.
Yunanistan'ın kaotik bir ortamda borçlarını ödeyemez hale gelmesinden çekinen piyasalar, bunun finans piyasasında büyük iflaslara yol açmasından kaygılı.

BİZE GELİNCE: “UNUTMAYALIM BU DEĞİRMEN’İN % 60 SUYU YABANCILARIN”
Başarılı bir seçim dönemi geçirildi. AKP gerçekten bu kadarı beklenmeyen ezici bir çoğunlukla tek başına iktidar oldu. Sn. Erdoğan’ı bu başarısından dolayı gerçekten kutlamak lazım. Memleket için hayırlı olsun.
Hemen özümüze dönüp bekleyen ekonomik sorunlara odaklanmak gerektiğini yazıp çiziyoruz. Basında bu ko0nuda duyarlı. Ancak öyle bir “tedbirler geliyor” yayıldıki, piyasalar allak bullak oldu. Dolar aldı başını gidiyor. Gelecekse bu tedbirlerin beklemeye tahammülü yok. Seçim nedeniyle ertelendiği söylen tedbirlere gecikilmeden odaklanmak lazım.
Bu konuda ısrarcı olmamızın nedeni, bu değirmen ortalama %60 yabancı suyu ile dönüyor. Dünyanın bu karmaşık halinde ülkemizi nispeten istikrarlı ve verimli gördükleri için buradalar. Ancak komutu alır almaz çekip gidebilirler. Komut kimden gelir? Derecelendirme kuruluşları dediğimiz S&P, Moddys gibi kuruluşların verdikleri ratinglere bağlı olarak, sıcak para dediğimiz bu para hareket eder. Ufak bir sinyalde borsada küçük bir fırtına, daha büyük bir sinyalde tsunamiye sebep olabilirler. Bu kuruluşlar ülkemizin cari açığı konusunda titizlikle durdukları ile yakın zamanda bu konuda bir tesrilik olmaması için tedbirler ve sonuçları üzerinde yoğunlaşmak gerekiyor.

VARAN I
BDDK, piyasanın merakla beklediği önlemleri açıkladı. Bankaların krediler için ayırdığı karşılıklar yükseltilirken, sermaye yeterlilik rasyolarının hesaplamasında da değişikliğe gidildi.


Cari açıkla mücadele konusunda piyasaların merakla beklediği BDDK önlemleri, bugün Resmi Gazete'de yayınlanarak açıklandı.
Açıklanan önlemlere göre, BDDK, iki temel noktada düzenlemeye gidiyor.
• Öncelikle kredi hacminin daraltılması konusunda uygulanan karşılıklara yönelik düzenleme getirilirken,
• diğer taraftan bankaların sermaye yeterliliği konusunda "kredi riskine esas tutarın" hesaplanmasında da değişik yapıldı.
Yapılan düzenlemeye göre ;
• konsolide olmayan finansal verilerine göre tüketici kredilerinin toplam kredilerine oranı yüzde 20'nin üzerinde olan bankalar ile taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerinden donuk alacak olarak sınıflandırılanların taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerine oranı yüzde 8'in üzerinde bulunanlar için uygulanacak karşılık oranları artırıldı.
• Buna göre, ilk gruptaki (yani standart nitelikli krediler için) bankalar taşıt ve konut kredisi dışındaki tüketici kredileri için kredilerin vadeleri boyunca yüzde 4 olarak karşılık ayıracak.
• İkinci gruptaki (yani yakın izlemedeki kredi ve alacaklar) alacaklar için ise taşıt ve konut kredisi dışındaki tüketici kredileri için kredi vadesi boyunca yüzde 8 karşılık uygulamak zorunda kalacak.

ORANI GEÇMEYEN BANKALAR İÇİN
Bu oranı geçmeyen bankalar için de düzenleme getiren BDDK, yüzde 1 olarak ayırdığı nakdi kredi karşılığının taşıt ve konut dışı kredileri dışındaki krediler için 2.5 katına çıkarılacağını duyurdu.
•Gayrınakdi krediler için binde 2 olarak uygulanan genel karşılık oranı ise bundan böyle bu oranın 1.25 katı olarak uygulanacak.

YORUM: BEKLENEN SOĞUMA GELMEDİ
Cari açıkla mücadele kapsamında daha önce karşılık oranlarında artış ve faiz indirimleriyle sadece Merkez Bankası ön plandayken; alınan bu tedbirler ekonomide beklenen soğuma etkisini istenen düzeyde göstermedi.
Son açıklanan cari açık rakamı da Türkiye'de bu durumun kronik bir sorun olmaya başladığını ortaya koyuyor. Kredi derecelendirme şirketlerinin Türkiye ile ilgili açıklamaları incelendiğinde, Türkiye ekonomisinin olumlu seyrini bozan en önemli göstergenin cari açık olduğu ve bunun kredi notuna yansıyacağı sinyalleri, ekonomi yönetimini yeni kararlar almaya yöneltiyor.

Son açıklanan enflasyon rakamları, TCMB'de faiz indiriminin sonuna gelindiğini ortaya koyuyor. Öte yandan, zaten tüm tepkilere karşın arttırılan mevduat karşılık oranlarında, bu artışın devamını beklemesine rağmen, öncelikle başka alternatif önlemler ile piyasanın takip edileceği anlaşılıyor.
Bugün yayınlanan düzenlemeler, bankaların özellikle tüketici kredilerinde dolaylı olarak %20 sınırlaması yapmasına yöneltmektedir. Daha yüksek karşılık ayırmak zorunda kalacaklardır. Ayrıca, yönetmelik; tüketici kredilerinde donuk alacak olarak sınıflandırılan kısma uygulanacak karşılıkları da arttırmıştır. Bu gruplara girmeyen diğer kredilere de uygulanacak karşılık oranlarını farklı düzeylerde arttırmıştır"
BDDK’nın bu yeni politikasını, bankaların tüketici kredi maliyetlerini arttırmasına neden olacaktır.

İkinci önemli düzenleme ise bankaların sermaye yeterliliklerinin hesaplanmasında söz konusu oldu.
Yeni düzenleme ile banka bilançolarında kredi riskine esas tutarın hesaplanmasında risk ağırlıklı bölümlere göre "kalan vadesi iki yılı aşan alacaklar" ve "kalan vadesi bir yıldan iki yıla kadar olan alacaklar" için karşılık ayrılması karara bağlanıyor.
Bu şekilde bankaların bilançolarındaki sermaye yeterlilik rasyosu hesaplamalarında risk oranı yükseltilmiş oluyor.

Bir süredir devam eden kredi hacmindeki büyüme ve cari açığa ne tür önlemler geleceği tartışmasında senaryolar netleşmeye başladı. Ekonomi yönetiminin ilk müdahaleyi ithalat yoğun otomotive yönelik yapması bekleniyor

Ekonomi yönetiminin, kredi genişlemesinin bir türlü hız kesmemesi ve daha önce bankaların kredi kullandırmasını sınırlamaya yönelik adımların tam olarak ihtiyaca cevap vermediği düşüncesiyle yeni tedbirler gündeme getirmesi beklenirken, ilk etapta özellikle otomotiv ithalatına ilişkin bazı ek uygulamalar üzerinde durabileceği belirtiliyor.
Reuters haber ajansına bilgi veren üst düzey bir ekonomi yetkilisi, cari açığın şu aşamada üzerinde durulması gereken en önemli konu olduğuna dikkat çekerek, “Bu konuda herhangi bir tereddüt bulunmuyor. Burada ilk yapılabilecek uygulama, bankaların, ara malı ve mal ithalatına neden olacak kredi kullanımlarının yavaşlatılmasına yönelik adımlar olacak. Bunlar içinde otomotiv sektöründeki talebe yönelik atılacak adımlar var” dedi.

VERGİ SON ÖNLEM
Aynı yetkili, otomotivde ciddi bir ithalat bulunduğunu kaydederek “Burada, talebi kısmaya yönelik, bankaların kullandırdığı araç kredilerini sınırlamak için adımların atılması mümkün. Atılabilecek ilk adımlardan biri bu olacaktır... Otomotiv kredilerinde KKDF artışı dışında da önlemler alınabilir” diye konuştu.
Aynı yetkili, geçmiş dönemlerde olduğu gibi, tüketici kredilerinde KKDF’nin artırılmasının atılacak ilk adımlardan biri olabileceğini ifade ederek, “Bununla kredi maliyetlerinin artırılması yoluna gidilebilir. Burada vergi artışı elbette bir seçenek, ancak alınabilecek tedbirlerin yürürlüğe konulmasından sonra eğer bir ilerleme sağlanamazsa vergi artışı devreye sokulabilir. Vergi artışı en son tedbir olacaktır” dedi.
Ara malı ve doğrudan ürün ithalatını azaltacak adımların atılmasının öncelikli bir tedbir olarak hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yapan yetkili, “Yerli ürün olarak görülen bazı mallarda, ciddi şekilde ithalat zorunluluğu var. Bu ayrımın ciddi şekilde yapılıp bunlara yönelik maliyet artırıcı ya da kredi kullanımını zorlaştırıcı adımlar gerekli” diye konuştu.

KREDİ KARTI TAKSİTİ 9 İLE SINIRLANDIRILACAK
Alınacak önlemler arasında kredi kartında taksit sayısının 9 ile sınırlandırılacağı da belirtiliyor. Ancak, hem bankalar hem de taksitle alışveriş imkânı sunan firmalar, vatandaşın takside alıştığını, sınırlamasının satışları etkileyeceğini belirtiyor.

KONUTTTA ÖZKAYNAK YÜZDE 40'A ÇIKACAK
Konut kredilerinde özkaynak tutarının yüzde 40’a kadar çıkarılması da gündemde bulunuyor. Şu anda bankaların özkaynak kullandırma oranı yüzde 75’ler seviyesinde. Bu şu anlama geliyor: Örneğin, 100 bin TL’lik bir konut alacak kişi, bankaya gittiğinde alacağı kredi 75 bin TL olacak. 25 bin TL’yi ise kendisi karşılıyor.
Özkaynak tutarının yüzde 40’a çıkarılması durumunda, banka 100 TL’nin 60 bin TL’sini kredi olarak verecek, vatandaş 40 bin TL’yi kendisi ödeyecek. Bu durumda, konut satışlarının düşeceği, inşaat sektörünün etkileneceği belirtiliyor.

emen2.20110619121726.jpg

IMF: Dünya ekonomisinde risk artıyor

IMF'ye göre Yunanistan ekonomisindeki sorun uluslararası piyasaları sarsabilir
Uluslararası Para Fonu (IMF) dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu risklerin son dönemde arttığını açıkladı.
IMF bu riskler arasında, Yunanistan'ın süregiden borç krizi, Amerika Birleşik Devletleri'nde bütçe açığını giderme planları ve Asya'daki ekonomik büyümenin kontrol altına alınması gibi sorunları sıraladı.
Kuruma göre, küresel ekonomik büyüme düzeyi ise mevcut artış hızını koruyacak.
Dünya ekonomisinin 2011'in ilk çeyreğinde yüzde 4.3 oranında büyüdüğünü açıklayan IMF Yunanistan'da süregiden borç krizinin dünya ekonomisini raydan çıkarabilecek büyüklükte olduğunu ifade etti.
Birçok iktisatçı, Yunanistan'ın aldığı borçları ödeyemeyebileceği görüşünde.
IMF'nin bu açıklamaları, mali istikrar, ülkelerin mali durumları ve küresel ekonomi konusundaki değerlendirmelerinin sonuçlarına dayanıyor.
Uluslararası Para Fonu'na göre, Yunanistan'ın borçlarını ödeyememesi durumunda kurtarma paketleri için sıraya girmekte olan İspanya ve Portekiz'in de bundan olumsuz etkilenmesi beklenebilir.
Deutsche Bank'tan Giles Moec ise Avrupa ekonomisinde durumun, birkaç ay öncesine göre daha kötü olduğunu söylüyor.
Avrupa bankalarının devam eden ekonomik şoklarla başedebilmek için yeterli mali kaynaklara sahip olmadığını belirten IMF, "Siyasi hareketliliklerin finansal önlemleri raydan çıkarması durumunda piyasalar düzensizleşebilir" açıklamasını yaptı.

PİYASALAR
Piyasalar seçim sonrası alınması beklenen tedbirlere odaklanmıştı. Nitekim geçikmeden devreye BDDK çıktı ve tedbirlerini açıkladı. Bu hafta TCMB’nın PPK toplantısı var. Şimdi gözler o toplantıda.
Seçim sonuçlarını piyasalar beğendi. İstikrar devam edecek beklentisi vardı. Ancak acil sorunlar konusunda ertelenen bazı tedbirlerin geçikmesinin stresini yaşıyordu. Herkes beklemeyi seçti.
Bu hava içinde dolar dış verilerinde etkisiyle havalandı.

Cuma kapanışları aşağıdaki gibi sonuç verdi.
Dolar/TL 1.62
Euro/TL 2.31
IMKB 61.716
Euro/Dolar 1.4329

Bu arada cari açık 63.4 $ milyar oldu.
Erdoğan yakında kabine hazırlıklarına başlıyacak. Ancak fazla bir değişme beklenmiyor. Ekonomi yönetimi Babacan’a emanet. Babacan’da bu konuda çok başarılı. Komuta ettiği bürokratlarına saygı duyan ve onlardan habersiz adım atmayan bir tutum sergiliyor ve beğeniliyor. Ancak Erdoğan’a karşı ikna gücü yeterli olabilecek mi bilmiyorum. Mutlaka başarılı bakanlar yerlerini koruyacak. Mehmet Şimşek, Binali Yıldırım, Faruk Çelik, Çağlayan, Akdağ, Günay başarılı bakanlar. Milli Eğitim değişmez. Birkaç yeni isme yer verecektir muhakkak. Deneyimli Cemil Çiçek belki TCMB Başkanlığına kayabilir.
İşadamlarının siyasi beklentileri ekonominin önüne geçmiş. Görüş belirten saygın işadamlarından %28.9’u yeni anayasayı en önemli sorun olarak görüyor. Sonra cari açık ve kürt meselesi sıralanıyor. Hepsini anladımda yeni anayasa’nın niçin bu kadar önemli ve ön planda olduğunu anlayamadım. İş adamından beklenen ülkenin ekonomik sorunlarına öncelik vermesidir. Önce cari açığı halledin, ekonomiyi düze çıkarın sonra diğer meselelere bakarsınız demesi gerekir.Anlamadığımız konularda fikir yürütmekte üstümüze yok. Sonra kürt meselesi aynı şekilde.Eğer öyle bir konu varsa ve konu pat diye çözülecek bir konu olsaydı herhalde şimdiye kadar çözülürdü diye düşünüyorum. 30 yıldır geçerli olan anayasa niye birden önem kazandı anlayamadım.
Zor bir haftaya giriyoruz. Bankacılar bu hafta seslerini çıkaracaklar umarım.
Esenlikle kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.