• BIST 103.328
  • Altın 193,634
  • Dolar 4,6527
  • Euro 5,4829
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 26 °C

Yine yükselişe geçen dolar şaşırdı!

Yine yükselişe geçen dolar şaşırdı!
Hafta beklenenin aksine dolarda yükselişle başladı. İki gündeki endeksteki değer kaybı % 4’ü geçti. Sıfır stopajın kalkması yabancıları tedirgin etti.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN
(Haftanın Ekonomik Görünümü- 24-31 Ekim 2009)

İSTANBUL- Hafta beklenenin aksine dolarda yükselişle başladı. İki gündeki endeksteki değer kaybı % 4"ü geçti. Sıfır stopajın kalkması yabancıları tedirgin etti. Diğer taraftan faiz indirimlerindeki daralma (dip) beklentisi ile birleşince satış geldi. Bu durum dolardaki yukarı hareketle borsada satışlara hız verdi.

Yurtdışında görülen satış furyası ve ABD  ve Avrupa borsalarındaki kayıplar tedirginliği artırdı. Asya borsalarında da satış eğilimi hakim.

Uzun süreli düşük seyreden dolar bu eğilimi bozup yukarı döndü. Çarşamba itibariyle 1.50 olarak tatile girdi.



RİSKLİ VARLIKLARIN DEĞERİ YÜKSELİNCE DOLAR DÜŞÜYOR

Duruma ABD yönünden baktığımızda, mevcut resesyonun ABD ithalatını düşürüp ödemeler dengesini biraz olsun düzelttiğini söylemek mümkün. Ama beraberinde düşen bir doları sürüklemesi garipseniyor. Bunun basit bir izah tarzı var. Riskli varlıkların değeri yükselince, dolar düşüyor. Tersi olunca dolar değerleniyor.
ABD'li yatırımcı içerdeki mali piyasalardan memnun olmadığı için yaz aylarında parasını dışarı göndermeğe başladı ve Mart'ta başlayan düşme bugüne kadar devam etti.



ÇİN'İN TEŞVİK PAKETİNİ ÇEKME ENDİŞESİ DOLARI TOPARLADI

ABD hükümeti ve FED yerlerde sürünen mevcut faizleri yükseltebilir veya verdiği fonları çekebilir. Ama yanlış bir zamanlamanın tahvil faizlerini fırlatmasından endişe ediliyor. Dolar hala bir “safe heaven”. Nitekim geçtiğimiz hafta, üçüncü çeyrekte %8.9 büyüdüğünü açıklayan Çin'in artık teşvik paketini geri çekebileceği endişesi, yatırımcıların yüksek getirili varlıklara olan talebi azalınca dolar toparlanmaya başladı. Perşembe günü 1.5016 olan Euro/dolar paritesi bu toparlanma ile 1.4974 seviyelerine geriledi.
Küçük bir ümitte olsa OBAMA yönetiminin, gayrisafi milli hasılanın %13.5 oranındaki bütçe açığını düşürecek planları olduğu söyleniyor. Ümitler oralarda toplanmış durumda. Yoksa ülkeler Bretton Wood'u gündeme getirme aşamasındalar.



SİYASET EKONOMİYİ PERDELİYOR

Dünya'da Tevfik Güngör yazmış. Siyaset Ekonomiyi perdeliyor derken ekonominin giderek gündemden düştüğünü belirtiyor. Birkaç gündür bu konuyu düşünüyorum. Hepimiz IMF falan unuttuk. Bir açılımdır tutturduk, Aydın Doğan konusu olmasa gündemde ekonomi haberi olmayacak.
Medyanın iyi yönetildiğini söylemek mümkün değil. Ülke gündemini önden değil arkasından takip ediyorlar. Gündemde magazinciler başta, siyasetçiler ikinci planda sonra sporcular ve de siyaset var. Ben patronların yerinde olsam gazeteci tayfasının maaşlarını aksatırdım. Onlarda maşallah Ankara'nın sarı zarflıları gibi onlarda ülke için ekonominin ne kadar önemli olduğunu unuttular. Gündemi eciş bücüş konularla dolduruyorlar. Kazan hafif hafif ısınıyor ve biz rehavet içinde nasıl uf olup gittiğimizi farketmiyeceğiz galiba.



İNGİLTERE RESESYONDAN ÇIKAMADI
İngiltere ekonomisi beklentilerin aksine son üç ay içinde yüzde 0,4 oranında daha küçüldü. Bu ülkenin hala resesyonda olduğunu gösteriyor.
Ayrıca bir rekor kırılmış oldu: İngiltere'de Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 1955'de kayda geçirilen ilk istatistiklerden bu yana ilk kez, altı çeyrektir üstüste küçülüyor.
Ama rakamlar tahmini olduğundan üzerinde oynamalar olması hala mümkün.
GSYH bir ülkede üretilen bütün mal ve hizmetlerin değeriyle hesaplanıyor.
İngiltere Milli istatistik Dairesi'nin rakamları açıklanmadan önce, ekonominin son üç ay içinde yüzde 0,2 civarında bir büyüme göstereceği yolunda tahminler yürütülüyordu.



GIDA VE OTELCİLİKTE GERİLEMEDEN EKONOMİ DARALDI
Eylül ayında perakende satışlarda artış olmaması ve Ağustos ayında sanayi üretiminin yüzde 2,5 gibi büyük bir oranda düşüş göstermesinin rakamları olumsuz etkilemesi bekleniyordu.
Ama hizmet sektöründeki beklenmedik düşüş, özellikle dağıtım, gıda ve otelcilik hizmetleri sektörlerindeki gerilemeler, ekonominin beklenmedik şekilde daralmasına yol açan ana etken oldu .
Eximbank'a yeni format geliyor



İHTİSAS BANKALARI YETERİNCE DEĞERLENDİRİLMİYOR
Geçen haftanın önemli haberlerinden biri, eximbank'a yeni bir format verilmesi hakkındaki Bakan Çağlayan'ın Cezayir'de verdiği demeçti. Ümit ederim gerçekleşir. Bu sütünlarda TKB (Türkiye Kalkınma Bankası) ve Eximbank gibi kamunun ihtisas bankalarının yeterince değerlendirilemediğine değinmiştim. İşe Eximbank ile başlayıp, ona yeni bir misyon ve sistem vermek gerektiği fikrini destekliyorum. Misyonu bellidir ama sistemi ve çalışma tarzı konusunda çok şey yapılabilir. Eximbank ve TKB global kriz sürecinde kendilerini unutturmuşlardır. Onlara yakışan eski dinamik süreçlerini yakalamak ve reel sektörün sıkıntılarına destek olabilmektir.



VİYANA ZİRVESİNDEN ÖNEMLİ SAPTAMALAR

Türkiye, kendi bölgesinin ekonomik büyümesi için stratejik öneme sahip
Geçtiğimiz hafta dünyanın önde gelen CFO'larının biraraya geldiği Viyana zirvesinden ilginç saptamalar var.
- Kriz öncesi rakamlarına dönmek zor,
- İhracat ekonomik büyümede anahtar role sahip,
- Bankaların sorunu sermaye değil, uzun vadeli finansman,
- Türkiye, büyüyen enerji talebi ile çok çekici bir pazar.
Türkiye'nin bu özelliğine bende inanıyorum ama bunu değerlendirecek bir stratejiye ihtiyaç var.



TÜRKMENİSTAN FORUMUNDA ENERJİ BAKANLIĞI YOKTU

15-17 Ekim tarihlerinde Türkmenistan'da çok önemli bir Forum vardı. Türkmenlerin çok önem verdiği ve bütün bakanlarının katılıp konuşma yaptığı bu forumun ağırlık konularından biri de enerji idi. Türkmenistan doğal gazının kullanımı ile yakinen ilgilenen başta Rusya olmak üzere birçok ülke orada idiler. Çin ve İran'a boru hattı gibi konuların konuşulduğu bu forumda Enerji Bakanlığının bir müşahit bile bulundurmaması düşündürücü.



İNŞAATTA KAMU BÜYÜRKEN ÖZEL SEKTÖR %30 KÜÇÜLDÜ
Yapı Endüstri Merkezi'nin raporuna göre, inşaat sektöründe 2009'un ilk yarısında 38.5 milyar dolar yatırım gerçekleşti. Bunun 15.4 milyarı Kamu, 23.1 milyar TL"lik kısmını özel sektör yaptı. Sabit fiyatlarla kamu %16.7 büyürken, özel sektör 29.9 daraldı.
Sektör Avrupa'da %2.8 küçülürken, bu oran Türkiye'de %21 oldu. Konut satışları %4 arttı. Bankaların faiz oranlarının yüzde 0.99'a kadar düşmesi bu olanağı son çeyrekte körükledi. Ancak yıllık %12'ye tekabül eden bu oran ile bankaların en alt limitlererine geldiklerini söylemek mümkün.



TOKİ'NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNE RAKİP OLMASI YADIRGANIYOR
Bundan sonra yapılacaklar, özellikle alt gelir gruplarında yapılması gereken, ödeme vadelerinin uzatılması. Kira öder gibi ödemek formülü ancak 20-25 yıl gibi vadelerle çözülebilir ve imkan büyük patlama yaratır.



Bu olanağı yaratacak ABD'de mevcut Fannie Mae gibi devlet destekli konur destek kurumları ile bu imkan zorlanabilir.
TOKİ'nin destek değil köstek olduğu konusunda ve inşaat sektörünü ülkede kuruttuğu konusunda herkes hemfikir. Devletin bu yöne de dikkat etmesi gerekir. Bedava arsa ile büyük rekabet gücü kazanan Toki'nin misyonunu aşıp, rakip havalarına girmesi sektör tarafından yadırganıyor.
Tekstil mekstil derken İnşaat sektörüde kuru gürültüye getirilirken reel sektörün lokomotiflerini öldürdüğümüzü unutmayalım.


PİYASALAR
Geçtiğimiz hafta borsa 51.380 ile zirve yaptı. Endeksi büyük talep alan bankacılık hisseleri sürüklüyor. Bu havanın önümüzdeki haftada devamı bekleniyor.
Bu hafta sonunun ilginç davranışı yabancıların yavaş yavaş bonodan çıktıklarını gördük. Bu tutum faizlerin haftayı 8.18 ile kapatmasına neden oldu.
Hatta pazartesi valörlü işlemlerde 8.40 telaffuz edildi. Bu da önümüzdeki haftanın sinyallerini veriyor. Yabancıların, artık faiz daralmasını farkettikleri ve karlarını realize etmeğe başladığının işaretini veriyor. Bu fonların bir kısmının borsaya gitmesi normal. Henüz dolara dönüş yok.



TEMKİNLİ DAVRANMAKTA YARAR VAR

Piyasalarda IMF beklentileri devam ediyor. Hala IMF ile stand-by yapılacağına benim gibi inanan çok insan var. Bu gerçekleşirse çok şey değişir. Siyasetin kızıştığı bu ortamda bu anlaşmaya ihtiyaç var.
Ancak açılım politikasının uygulanışının ve bilinmezliğinin havayı biraz puslandırdığını da unutmayalım. Uygulamanın zihinleri karıştırdığı ve iyimser havanın kaybolduğu hissediliyor. Bu tür puslu havalarda dolar genellikle safe heaven'dır. CHP'nin sorunu halka taşıyacağız söylemi, bu konunun ciddiyetini daha da artırıyor. AKP'nin bu yükü taşıyamayacağı veya faturasını pahalı ödeyeceği meclislerde fazla konuşulmaya başlandı. Temkinli davranmakta yarar var.
Dış piyasalar ABD'nin verilerine bağlı olarak normal seyrinde devam ediyor. Bundan sonra beklenen ABD ve Obama'nın alacağı tedbirlerle bütçe açığını kısmende olsa kapatması. Doların reel güçlenmesi buna bağlı. Bu nedenle askeri harcamalarda tasarruf ABD'nin Irak ve Afganistan politikasını etkileyecektir.

Esen Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır.  İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz.  Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.