• BIST 102.258
  • Altın 190,236
  • Dolar 4,5836
  • Euro 5,3954
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Yine Alianoiciler kazandı

Yine Alianoiciler kazandı
Bergama Yortanlı Barajında su tutulmasında, bu alandan çıkartılacak olan kültür varlıkları açısından sakınca bulunmadığına karar verildi.
İZMİR- İzmir Bergama ilçesi, Paşa Ilıcası Mevkiindeki Yortanlı Barajı Gölü alanında yer alan Allianoi Termal Yerleşmesi ile ilgili Hüküm veren İzmir 4. İdare Mahkemesi'nce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün davalı idare yanında davaya katılma talebi yerinde görülerek işin gereği görüşüldü.
Alınan bilgiye göre Allianoi Termal kaplıca alanın mille kaplanmasına yönelik hazırlanacak proje ve detayların uygulama projeleri ile birlikte Kurula iletilmesine, Bergama Yortanlı Barajında su tutulmasında, bu alandan çıkartılacak olan kültür varlıkları açısından sakınca bulunmadığına karar verildi.
Mahkeme, koruma projeleri Kurulca onaylanıp gerekleri yerine getirilmeden alanda hiç bir inşai ve fiziki müdahale yapılmaması yönünde İzmir II No"lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca alınan 25.9.2009 tarih ve 5106 sayılı kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir denildi.
Türk Milleti Adına
Hüküm veren İzmir 4. İdare Mahkemesi"nce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü"nün davalı idare yanında davaya katılma talebi yerinde görülerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir İli, Bergama ilçesi, Paşa Ilıcası Mevkiindeki Yortanlı Barajı Gölü alanında yer alan Allianoi Termal Yerleşmesi ile ilgili alanın mille kaplanmasına yönelik hazırlanacak proje ve detayların uygulama projeleri ile birlikte Kurula iletilmesine, Bergama Yortanlı Barajında su tutulmasında, bu alandan çıkartılacak olan kültür varlıkları açısından sakınca bulunmadığına, koruma projeleri Kurulca onaylanıp gerekleri yerine getirilmeden alanda hiç bir inşai ve fiziki müdahale yapılmaması yönünde İzmir II No"lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nca alınan 25.9.2009 tarih ve 5106 sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde "koruma" ve "korunma" taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleri, taşınır kültür varlıklarında ise muhafaza, bakım, onarım ve restorasyon işleri olarak tanımlanmış, izinsiz müdahale ve kullanma yasağını düzenleyen değişik 9. maddesinde; "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanlarıile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır" hükmü yer almış, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak bağlamında yetki ve yöntemi düzenleyen 10. maddesinde, "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlama için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na aittir." hükmü getirilmiş, koruma bölge kurullarının görev, yetki ve çalışma şeklini düzenleyen 57. maddesinde ise; korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarını ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak görev ve yetkisinin koruma bölge kurullarına ait olduğu kurala bağlanmıştır.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 4.10.2006 günlü, 717 sayılı İlke Kararının 2. ve 3. Maddelerinin Danıştay Altıncı Dairesinin E:2006/8266, K:2008/8268 ve E:2007/1561, K:2009/1804 sayılı kararları ile hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine 7.4.2009 günlü, 27193 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Baraj Alanlarından Etkilenen Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunması” başlıklı 749 sayılı İlke kararı ile değiştirilen 717 sayılı İlke kararının 2.maddesi "Barajların, planlanan alanın dışında başka bir yerde yapılmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile bilimsel ve teknik açıdan mümkün olmadığının, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının ve arkeolojik sit alanlarının bulunduğu alanlarda yapılmasının aynı sebeplerle kamu yararına uygun olduğunun, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, üniversitelerin ilgili bilim dallarındaki öğretim üyeleri ve yatırımcı kuruluş temsilcilerinden oluşan en az beş kişilik bir komisyon tarafından tespit edilerek önerilmesi ve bu önerinin ilgili koruma bölge kurulunca kabul edilmesi durumunda;
a) Barajdan etkilenecek veya baraj suları altında kalacak korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik uygulamayı belirlemek üzere alanın büyüklüğü ve özelliğine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kuruluşlar tarafından, üniversitelerin konuyla ilgili öğretim üyelerinin (arkeolog, sanat tarihçi, şehir plancısı, mimar, jeoloji mühendisi, restorasyon ve konservasyon uzmanı vb.) yer aldığı Bilim Komisyonu oluşturulmasına ve bu komisyonun baraj inşaatı sona erene kadar çalışmalarını sürdürmesinin sağlanmasına" hükmünü, 749 sayılı;İlke kararının 2.maddesi ile değiştirilen 717 sayılı İlke kararının 3.maddesi, "4/10/2006 tarihi itibari ile yapımına başlanmış veya yapımı tamamlanmış ancak faaliyete geçmemiş, inşaata başlandığı aşamada alanında korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanları bulunan baraj inşaatlarında korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının ve arkeolojik sit alanlarının korunmasına ilişkin konuların ilgili koruma bölge kurulunca değerlendirilmesine,
Koruma bölge kurulu tarafından taşınmaz kültür varlıklarının ve arkeolojik sit alanlarının bulunduğu alanlarda yapılan barajların tamamlanarak faaliyete geçmesinin uygun bulunması halinde, taşınmaz kültür varlıklarının ve arkeolojik sit alanlarının korunmasına ilişkin önerilerin 2. maddenin (e) ve (f) bentlerinde belirtilen ilkeler doğrultusunda ilgili kuruluşlar tarafından proje halinde hazırlanarak değerlendirilmek üzere koruma bölge kuruluna sunulmasına, koruma bölge kurulunun alacağı karar doğrultusunda korumaya ilişkin uygulamaların ivedilikle gerçekleştirilmesine” hükmünü alınmıştır.
Bakılan davada, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 749 sayılı ilke kararının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin 2009/7466 esasına kayden açılan davada, İlke kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamakla görevli olan koruma bölge kurullarına öneride bulunmak üzere iki komisyon kurulmasının önerildiği, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı ve arkeolojik sit alanının bulunduğu yerde yapılmasının uygun olduğu yolunda öneride bulunacak olan komisyonda, gerek önerinin kabulü üzerine baraj inşaatı sona erinceye kadar faaliyet yürütecek olan bilim Komisyonunda, eşdeğer ya da benzer niteliklere sahip uzmanların görev yapacak olmasına, her iki komisyonca yürütülecek faaliyetin ve üstlenilecek sorumluluğun birbirinden kolaylıkla ayrılamayacak kadar içiçe olması ve bir bütünlük oluşturmasına, ilk komisyonun görev süresinin kısa, Bilim Komisyonunun görev süresinin ise uzun olmasına ve bu süreçte iki ayrı komisyon görev yapması, bu alanda yer seçimi ile başlayan ve yürütülecek hizmetlerin bilimsel veteknik esaslara uygun olarak gereği gibi ivedilikle yerine getirilmesini engelleyebileceği gibi kamu yararına da uygun düşmeyeceği, 749 sayılı İlke kararının 3.madde ile getirilen düzenleme ile koruma bölge kurullarına 717 sayılı İlke kararının 2.maddesinde oluşturulması öngörülen bilim Komisyonundan bilimsel ve teknik anlamda destek alınmasına ve konunun doğrudan doğruya koruma bölge kurulunda ele alınmasına olanak tanımadığı, baraj alanlarından etkilenen taşınmaz kültür varlıkları hakkında karar verme yetkisine sahip olan koruma bölge kurullarına yapımına 4.10 .2006 tarihi itibariyle başlanmış veya yapımı tamamlanmış, ancak faaliyete geçmemiş baraj alanlarındaki taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanlarının korunması amacına dönük olarak, konunun bilimsel ve teknik yönden uzmanlık gerektirmesi nedeniyle önerilerin, ancak 717 sayılı İlke Kararının 2.maddesine göre kurulması öngörülen Bilim Komisyonu tarafından oluşturulmasının mümkün olabileceği cihetle, 2863 sayılı kanun ile koruma bölge kurullarına verilen görev ve yetkinin kullanılmasında "ilgili kuruluşa" tanınan hazırlık ve sunum görevinde 2863 sayılı;Kanunun amacı ile koruma bölge kurullarının nitelik ve çalışma koşulları bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle yürütmesinin durdurulduğu, bunun üzerine Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca 22.4.2010 günlü, 765 sayılı İlke kararının alındığı ve bu İlke kararı ile 717 ve 749 sayılı İlke kararlarının iptal edilmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı 749 sayılı İlke kararının Danıştay Altıncı Daire kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi ve bu karar üzerine Koruma Yüksek Kurulunca baraj alanlarından etkilenen taşınmaz kültür varlıklarının korunması ile ilgili olarak 765 sayılı yeni bir İlke kararı alınarak bundan önceki 717 ve 749 sayılı İlke kararlarının iptal edilmesi karşısında, dayanağı kalmayan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere 12/05/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.