• BIST 102.712
  • Altın 198,846
  • Dolar 4,7710
  • Euro 5,5903
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 28 °C

Yerel seçimler sanki genel seçimler gibi

Yerel seçimler sanki genel seçimler gibi
ABD Superbowl'a kilitlendi. Türkiye'de faiz arttırmamada ısrarcı olan hükümet sonunda teslim oldu. Merkez tedbir olarak 5 puan birden faiz artırdı.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten 3-8 Şubat 2014
İSTANBUL
- Dünya siyasal cemaat-hükümet çatışmasını ilgiyle takip ediyor. Oklar Başbakan Erdoğan’ın tavrı ve üslubu üzerinde toplanıyor. Siyasete gerginlik hakim ve iki ay sonra yerel seçimler var. Siyasete gerginlik hakim ve iki ay sonra yerel seçimler var. Seçim o hale geldi ki İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini kazanan sanki genel seçimleri almış olacak. Faiz arttırmama konusunda ısrarcı olan hükümet sonunda teslim oldu ve Merkez şok bir tedbir olarak 5 puan birden faiz artırmak zorunda kaldı.

superbowl5.jpg

SUPERBOWL PARA BASIYOR

Amerika’nın bugünlerdeki derdi pazar günü oynanan futbolun finali olan Superbowl. Her yıl ABD’de büyük ses getiren final, organize eden şehre büyük para sağlıyor. Bu yıl New Jersey’nin Metlife Stadyumunda oynanan ancak tantanası New york ve New Jersey’de bir haftadır devam eden kupanın tahmin edilen 600 milyon dolar. Ancak hava koşullarının kışa ratlaması sebebiyle düşük kaldığı belirtiliyor.

superbowl.jpg

Genellikle ocak sonu-şubat bası oynanan Bowl, bu nedenle sıcak bölgelerde yapılırdı. Ancak bu sene Denver ve Seaattle takımları arasındaki bu büyük maça New Jersey’in orta halli bir kasabası talip oldu. Tahmin ederiz umduğunu bulmuştur. Futbol ama bildiğimiz futbol değil, amerikanın bir numaralı spru. Bazı Amerikalılara göre ise Beyzbol bir numara. Adamların basketbolda ne olduklarını hepimiz biliyoruz. Ülke sproun hemen hemen her branşını bir ticari olay haline getirmiş durumda.

taksim-gezi-parki-direnis-3.jpg

TÜRKİYE RAPORU

Ülke uzun zamandır özellikle 17 aralık yolsuzluk dosyalarından sonra büyük bir siyasal çatışmanın içinde. Bizi olduğu kadar dünyayıda bizim kadar ilgilendiren bu siyasal cemaat-hükümet çatışmasını dünya ilgiyle takip ediyor. Esasen 2013 Gezi olaylarından buyana dünyanın gözündeyiz ve modern batı dünyası on yılda model ülke haline gelen Türkiye’nin ne hale geldiğini tartışıyor. Tabii ki oklar Başbakan Erdoğan’ın tavrı ve üslubu üzerinde toplanıyor. Siyasete gerginlik hakim ve iki ay sonra yerel seçimler var. Seçim o hale geldi ki İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini kazanan sanki genel seçimleri almış olacak.
Siyaset böyle iken ekonomi saç baç yolduruyor. Merkez’in uyguladığı para politikası tedbirleri çok yerinde giderken, bir zaman geldi ki hükümet baskısı hissedildi ve ok yaydan çıktı.Faiz arttırmama konusunda ısrarcı olan hükümet sonunda teslim oldu ve Merkez şok bir tedbir olarak 5 puan birden faiz artırmak zorunda kaldı. Geçen haftada söylediğimiz gibi faiz artırımına rağmen kur çıpası hala demir taramakta direniyor.
Gelişmekte olan ülkelerden siyaset nedeniyle hafifçe ayrışan ülke dengeleri sağlamaya çalışıyor.
• Yüksek faiz borsayı aşağılara çekti.
• Yabancı yavaş yavaş çekiliyor.
• Ülkede faizler umumi seviyesi yükseldi. Fonlama maliyetiyle birlikte kredi faizleri, onunla birlikte de mevduat faizleri bir kademe yukarı yani çiftli rakamlara yükseldi.
• Enflasyonist baskı kendini ciddi olarak hissettiriyor.
Herkes durum ne zaman sakinleşir diye birbirine soruyor.

erdogan-basbakan.jpg

BAŞBAKAN KONUŞMASA ORTALIK SAKİNLEŞİR

FED etkisi o kadar önemli değil. On milyar daralma esasen satın alınmıştı. Şubat ayında FED Toplantısı yok. Ancak bizde esas sorun içerdeki siyasi gerilim. Bana sorarsanız başbakan iki hafta konuşmasa ortalık sakinleşir. Ama seçim ortamı susması mümkün değil. Bütün gayret yolsuzlukların örtülmesi üzerine kurulu ve kim daha çok bağırırsa o duyulacak. Şimdilik bu filmi seyredeceğiz. Ama aklı başında insanlar özellikle yolsuzlukları gizleme ve önleme ağırlıklı adli ve polisiye tedbirleri ibretle izliyor. Pekçok olayı gazetelerden değil, meclisteki soru önergelerinden öğreniyorlar..
Başbakanın seçim nutukları eskiden ekonomi ağırlıklı olurdu. Şimdi anlaşıldığı kadarıyla milli iradeye nasıl darbe yapıldı konusu olacak. Eğer işler saklı gizli gitmeseydi İçişleri Bakanının oğlunun evine baskın yapılıp ta o deliller ele geçebilirmiydi. Yolsuzlukları açıklamak ve o önemli delilleri bulabilmek acaba başka nasıl mümkün olurdu diye de düşünüyorum.Bakalım şidi savcısı, polisi ve yargıcı değiştirilmiş durumda neler olacak. Yolsuzluklar örtbas edilebilecek mi?

emen-4.20140202234652.jpg

NOBEL ÖDÜLLÜ KRUGMAN’IN TÜRKİYE UYARISI

Paul Krugman son hafta New York Times’taki köşesinde Türk ekonomisine değiniyordu. Ona göre Türkiye için”isteyebileceğimiz en son şey siyasi kriz yaşayan bir ülkede yeni bir ekonomik kriz yaşanması”diyor. Sorunun kaynağı olarak ise batılı ülkelerdeki kemer sıkma politikasını gösteriyor.
Krugman daha önce Yunanistan ve Tayland’da yaşanan ekonomik krizin bölgelerine yayılması gibi Türkiye’deki Türkiye’deki ekonomik sıkıntıların krize dönüşmesi durumunda gelişmekte olan ülkelere yayılabileceğini vurguluyor. Ancak Türkiye fazla büyük bir ülke olmadığı için sıkıntıların küresel ekonomiye etkisi fazla olmayacak ancak yayılma etkisi olacaktır” diyor.

ASIL SORUN ZENGİN EKONOMİLERDE
Krugman sermaye hareketlerinin gelişmekte olan ülkelerde bu kadar kırılganlık yaratmasını da gelişmiş ülkelerdeki az yatırım iştahı ve düşük talebi gerekçe gösterdi. Gelişmiş ülkelerin finansal krizde kemer sıkma politikaları uyguladığını belirten Krugman batı ülkelerinin çok kötü politikalar uygulayarak durumu zayıflattığını belirtti.
"Evet, Türkiye'nin başı dertte, tıpkı daha büyük ekonomi olan Çin'in de çalkantılı olduğu gibi" diyen Krugman asıl problemin batıdaki kemer sıkma politikaları olduğunu belirtiyor.

emen-2.20140202234557.jpg

WSJ : EKONOMİK TÜRBULANS ERDOĞAN’I ZORLUYOR

Geçtiğimiz hafta WSJ’da yeralan bir Türkiye yorumunu mutlaka okumalıyız.
“Kendisinden öncekilerin başaramadığı bir ekonomik istikrar gerçekleştirerek Türkiye siyasetini son 10 yıldan uzun bir süredir domine eden Başbakan Erdoğan, yaklaşan 3 hayati önemde seçim öncesi daha zorlu bir ortamla karşı karşıya.
Çarşamba günü Merkez Bankası'nın gösterge faizini iki katına çıkararak yüzde 10'a çekmesine neden olan Türk Lirası ve yatırımcı güvenindeki düşüşün devam ettiği ortamda dün gerçekleştirilen bir anket gittikçe büyüyen siyasi ve ekonomik türbülansın Başbakan'a olan desteği azaltmaya başladığını gösterdi.
Metropol tarafından 1,000 kişiyle gerçekleştirilen ankete göre Erdoğan'a Aralık ayında yüzde 48 olan destek Ocak ayında yüzde 39'a geriledi. Bu oran AKP'nin hükümete geldiği 2002 yılından bu yana en düşük rakamlardan birisi oldu. Her ne kadar Erdoğan Türkiye'de son yılların en popüler siyasetçilerinden bir tanesi olsa da Perşembe günü gerçekleştirilen anket diğerleriyle kıyaslandığında desteğin daha çok azaldığını gösteriyor.
Merkez Bankası'nın yaptığı faiz artışının varlık fiyatlarındaki düşüşü engelleyemezken, uzun sürebilecek bir ekonomik yavaşlama korkularını da beraberinde getirdi. Başbakan Erdoğan'ın ekonomiye yardımcı olabilmek için alternatif planları gözden geçirdiğini açıklamasının bir gün sonrasında Perşembe günü Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türk Lirası'ndaki düşüşü durdurabilmek için sermaye kontrolüne gidebilecekleri iddialarını yalanladı.

HÜKÜMETİN EKONOMİK YÖNETİMİNE DESTEK ZAYIFLIYOR
J.P. Morgan' JPM -1.14% ın Çarşamba günü Türkiye ekonomisi için 2014 yılı büyüme tahminini yüzde 2.5'ten yüzde 1.9'a indirmesinin ardından Bank of America BAC -1.06% da büyüme beklentisini yüzde 3.5'ten yüzde 1.7'ye indirdi. Tüketici güveni son 5 yılın en düşük seviyesine gerilerken, hükümetin ekonomik yönetimine de desteğin zayıflamaya başladığını gösterdi.
Yalnızca bir sene önce ekonomistler tarafından diğer sanayileşen ülkelere örnek olarak gösterilen Türkiye ekonomisi son zamanlardaki kötü ekonomik haberler ve 3 bakanın istifa etmesine neden olan rüşvet soruşturmasının ardından eski parlaklığını yitirdi.
İşin ucunda ise Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl boyunca siyasi hayatini şekillendirebilecek 3 önemli seçim öncesi Başbakan'ın seçim popülaritesi var. Mart ayında yapılacak yerel seçimlerin ardından Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve önümüzdeki yıl da parlamento seçimleri gerçekleştirilecek. Fakat Başbakan Erdoğan'ın politikalarından uzun süre faydalanan firmalar yavaş yavaş artan ithalat faturası ve daralan kar marjı ile karşı karşıya. Türkiye'nin genişleyen orta sınıfının büyük bir kısmı ekonominin hızlı büyüdüğü dönemlerde ucuza borçlanırken, bir yandan da artan enflasyon ile karşı karşıya.

ulgen.jpg

YOLSUZLUK İDDİALARI SİYASİ TEHDİT

İstanbul merkezli düşünce kuruluşu Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen, "Ekonomik yavaşlamanın siyasi etkileri henüz yeni başladı. Her ne kadar ekonomiyi teşvik etmeye çalışmaya devam etseler de uzun sürecek bir ekonomik yavaşlama Başbakan için yolsuzluk iddialarından daha büyük bir siyasi tehdit oluşturuyor" yorumunu yaptı.
2011 seçimlerinde popüler oy oranının yüzde 51'ini alan AKP yerel seçimlerde yüzde 40 oy beklediğini açıkladı. Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı için adaylığını koymak istediği sinyallerini verirken, anayasal değişikliklerle bu pozisyona daha fazla yetki verilmesine çabalıyor. Fakat yerel seçimlerde alınacak kötü bir sonuç yeterince destek kazanılabileceğine dair şüpheleri de artıracak. Böyle bir durumda analistler Erdoğan'ın AKP tüzüğünü değiştirerek Başbakan olarak 4. kez adaylığını koyabileceğini söylüyorlar.
Artan ekonomik zorluklar AKP'nin yerel seçimlerde en yüksek oyu alamaması ihtimalini yaratmaktan oldukça uzak. Fakat bu zorluklar Erdoğan'ın firmalara verdiği hükümetinin ekonomik istikrarı garanti ettiği izlenimine zarar veriyor.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, "Geçtiğimiz 10 yıl boyunca Türkiye'de hep istediğimiz ekonomik istikrara kavuştuk. Fakat artık bu gitti ve şimdi fiyatları veya planları ayarlayamıyoruz.

BORÇ STOKU BOMBA GİBİ DURUYOR
Ekonomik güvende yaşanan düşüş Türkiye'nin rekor seviyede yatırım çektiği geçtiğimiz yazın tersine dönüldüğünü gösteriyor. Ankara, Mayıs ayında ikinci "yatırım yapılabilir" kredi notunu alırken, 2001 yılındaki ekonomik krizden kurtulmak için IMF'den alınan yardım paketinin de kalan son borcunu ödedi. Geçtiğimiz yıl Washington'a bir ziyaret gerçekleştiren Başbakan Erdoğan, 10 yıl boyunca gerçekleştirdiği reformların Türkiye ekonomisine evrim geçirttiğini söyledi.
Gittikçe artan belirsizliğe rağmen birçok firma Erdoğan'ın dönemi boyunca ekonominin bir dönüşüm geçirdiği konusunda hemfikir. Tarihi Kapalıçarşı'da 30 yıldır halı satışı yapan İlhan Elensar, AKP'nin hükümete gelmesinden önceki döviz krizlerini ve 3 haneli enflasyon dönemini hatırlatıyor. Elensar, "İnsanlar şimdi volatiliteden şikayet ediyorlar ama Erdoğan hükümete gelmeden önce başımızdan geçenlerle karşılaştırdığımızda bu bir şey değil. AKP'ye gerçekçi alternatif daha fazla istikrarsızlık, firmalar da bundan daha çok korkuyor" dedi.
Fakat birçok firma son zamanlardaki ekonomik geri dönüşün kazançlarını düşürdüğünü ve Erdoğan'ı hükümete getiren 2001 krizinden bu yana en zor dönemi başlatabileceğini söylüyor.

ismail-gulle.jpg

Geçtiğimiz yıl döviz üzerinden borçlanarak şirketine yatırım yapan üç tekstil firması sahibi İsmail Gülle, "İpek fabrikalarımızı yenilerken yakalandık. Maalesef zor bir durumda yakalandık. Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde borçlanma yükü özel firmalara geçti ve yüksek seviyede borç stoku oluştu. Şimdi bu özel sektörün üzerinde bir bomba gibi duruyor" dedi.

emen-3.jpg

ÇİN “AT YILI”NA GİRDİ

Çin, geleneksel ay takvimine göre yılan yılını geride bırakıp, at yılına girdi. Bu bayram aynı zamanda ülkede Çin yeni yılı yada Bahar Bayramı (Chunjie) olarak da adlandırılıyor.
Çin, bu gece geleneksel ay takvimine göre yılan yılını geride bırakıp, at yılına girdi. Bu bayram aynı zamanda ülkede Çin yeni yılı yada Bahar Bayramı (Chunjie) olarak da adlandırılıyor.
Bayram dolayısıyla tüm hazırlıklar yapıldı. Saatler yerel saatle 00.00'ı gösterdiğinde havai fişekler eşliğinde Çin yeni yılına girildi. Kötü ruhları korkuttuğuna inanılan havai fişek ve çatapat patlatma etkinlikleri de bu gece yine geleneklere göre yapılıyor.
Başkent Pekin'deki tarihi Saat Kulesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da bayramın kutlandığı en hareketli yerlerin başında geldi. Yeni yıla girişle birlikte kuledeki çan çalındı.
Bahar Bayramı, Çin'in ay takvimine göre 12. ayın 23. gününde başlıyor ve yeni yılın ilk ayının 15. günü kutlanan Yuan Xiao Bayramı'na (Fener Bayramı) kadar yaklaşık üç hafta sürüyor.
Çin Ay takviminde, 12 burç bulunuyor. Bu takvime kaynaklık eden efsaneye göre Buda, bütün hayvanları huzuruna çağırmış ve emrini dinleyip gelen hayvanlara da geliş sıralarına göre birer yıl hediye etmiş. En hızlı gelen fareye ilk yıl hediye edilmiş. Onu boğa, kaplan, tavşan, ejderha, yılan, at, koç, maymun, horoz, köpek ve domuz takip etmiş. Sonrasında ise yıllar bu hayvanların isimleriyle anılmaya başlanmış.

PİYASALAR
Borsa

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası gene düşük seyirli kara günlerine döndü. Dolar kıymetli, arkasından faizlerde yükseltilince Borsa direnmekte zorlanıyor. Bugünkü seviyelerine bile sevinmek lazım. Gerçi borsacılıkta fırsat imkanı yaratan bu günlerdir. Ama cesaret edebilene. Düşük iken alıp biraz sabredebilmek.

warren-buffet.20140203002508.jpg

Zenginliğin formülünü bulan sayılı zenginler mesela Warren Buffet “Herkes satarken sen alacaksın” Herkes alırken sen satacaksın” der. Yakında endeks biraz daha gerileyince bu formülün gene bir takım insanları zengin edeceğine inanıyorum. Şimdilik bu alım furyası başlamadığı için bu endeksin bu haftada biraz daha aşağılara gelmesini beklemek normal sayılır.

Faizler
Faiz faiz dedik. Geçte olsa faizleri şok bir şekilde yukarı çektik. Bankaların fonlama maliyetleri artan faize paralel olarak yükseldi.. Tüketici kredisi faizlerinden kurumsal kredilere kadar bütün faizler yukarı çekti. Faiz artışı ile birlikte yansıtmalar ve fiyat artışları üstüne şimdiden koydu. Enflasyon bu sene ne olur tartışması için biraz erken olmakla beraber biraz yukarılarda olacağı muhakkak. Her ne kadar görevini enflasyonla mücadele olarak tanımlayan Merkez Bankasına göre durum ikinci yarıda düzelecek i se de pek inandırıcı gelmiyor.
Büyüme rakamını biraz daha aşağılara çekmek gerekecek. Dış ticaret açığı 100 milyar gibi beklenenin üstünde geldi. Bizim gibi bir ülke için çok yüksek. Hadi turizm gelirlerini düşün 60-70’lede bir cari açık var demektir.
Bu durumda olan bir ülkede en son istenecek şey Krugman’ın dediği gibi siyasi bir kriz. Maalesef o da bizde. Aklımızı başımıza alacağımız bir dönem yaşıyoruz ama aldıran kim? Öfke kusan konuşmaların ardı arkası kesilmiyor. Bindiği dalı kesen insanlar örneğini yaşıyoruz. Hani derler ya besle kargayı oysun gözünü.Şimdilik bu filmi seyretmeye devam edeceğiz.

Döviz
Döviz çıpası demir tarıyor. Yüksek faize rağmen siyasi istikrarı görmeyen yabancı tereddüt yaşıyor. Bu hafta doların yönü gene yukarıya doğru. Eğim az da olsa 2.23-2.9 aralığında gidip gelecek bir dolar var. Bu arada etkilenme gene yurtiçi verilerden olacaktır. Şubat durgun bir ay. Ama seçim tartışmalarının yoğunlaşacağı iç piyasadaki yeni yeni yolsuzluk malzemeleri ortalıkta uçuşacak gözüküyor.
Esenlikle Kalın

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.