• BIST 103.704
  • Altın 195,373
  • Dolar 4,6820
  • Euro 5,4883
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

Yatay anlaşma sona yaklaştı

Musa Alioğlu
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin 50'inci yılındayız. Ankara Antlaşması'nın üzerinden yarım asır geçmesine rağmen Türkiye, Avrupa Birliği'ne ne yazık ki, tam üye olamadı. Fakat bu durum Türkiye'nin birçok alanda AB ile ortak hareket etmesini ve çalışmalara katılmasını engellemedi. Bir çok sektörde Türk resmi ve özel kuruluşları AB müktesebatına uygun çalışmalarda büyük bir ilerleme göstererek, müzakerelerde devletin elini güçlendirmektedirler.
AB uyum sürecine en fazla inanan ve bu konuda çok iyi çalışmalar yapan sektörlerin başında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve sivil havacılık sektörü gelmektedir. Sektörü bu konuda motive eden ve destekleyen SHGM bir devlet kurumu olmasına rağmen, bürokratik engelleri aşmada gösterdiği esneklik ve kararlılıkla ortaya güzel bir tablo çıkarmıştır. Dışişleri Bakanlığı ile kurulan sıcak diyaloglarla da AB ile özellikle yatay anlaşma konusunda iyi noktaya gelindi.
Bu yılın Ocak ayında yapılan ilk çalıştayda, açılış konuşmasını yapan Sivil Havacılık Genel Müdürü Dr. Ali Arıduru, AB ile yapılacak yatay anlaşma ile ilgili düzenlenen çalıştayın Türkiye ile AB'nin birbirini daha iyi anlamalarını sağlayarak yapılan çalışmalara olumlu katkı sağlayacağını söylüyordu.
İçinde bulunduğumuz Aralık ayının ilk haftasında Ankara'da yapılan son toplantıda konu yine AB ile havacılık ilişkileri ve Yatay Anlaşma idi. Yılın başında yapılan toplantıya bakmadan son yapılan toplantıda gelinen mesafeyi anlamak mümkün olamaz. Bu nedenle ilk toplantının içeriğini ve söylenenleri bir kez daha yinelemek yararlı olacaktır.
O çalıştayda sivil havacılık sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmeleri özetleyerek Türkiye'nin Bölgesel İşbirliği Toplantıları aracılığı ile sivil havacılık alanında lider ülke konumuna geldiğinin altını çizen SHGM Genel Müdürü Dr. Arıduru, Türkiye'de EUROCONTROL'e bağlı bir Hava Seyrüsefer Eğitim Merkezi'nin kurulmasının önemine dikkat çekiyor ve Türkiye'nin sivil havacılık alanında D-8, AKDENİZ, TRACECA, KEİ ve EİT ülkeleri ile yaptığı bölgesel toplantılar ile çok geniş bir coğrafyada işbirliği ilişkileri tesis ettiğini söylüyordu.
Avrupa Komisyonu Ulaşım ve Enerji Genel Müdürlüğü Havacılık Bölümü Başkanı olan ve SHGM Genel Müdürü Dr. Ali Arıduru ile sıcak ilişkileri olan İspanyol bürokrat Daniel CALLEJA ( Kaleha diye okunur) ise Türkiye'nin havacılık alanında elde ettiği sonuçları hayranlıkla izlediklerini belirterek Türkiye'nin AB üyesi olmadan ECAC (Avrupa Sivil Havacılık Konferansı Teşkilatı) Yönetim Kurulu üyesi olmasının önemli bir başarı olduğunu kaydediyordu.
EASA Part 145 yetkisine daha pek çok Avrupa Birliği ülkesi sahip değilken Türkiye'nin sahip olmasının çok sevindirici olduğunu söyleyen Daniel CALLEJA; SHGM'nin 2010 yılına kadar D-8 Ülkeleri Sivil Havacılık Genel Müdürleri Çalışma Grubu başkanlığını yürütmesinin de Türk sivil havacılık sektörünün geldiği noktanın bir göstergesi olduğunu söyleyerek, SHGM'nin bölgesel sivil havacılık toplantıları aracılığı ile işbirliği yaptığı 42 ülkenin bulunduğu dünya haritasından çok etkilendiğini belirterek, kendi sunumunda gösterdiği 27 üyeli AB haritası ile birleşmesi halinde, kesişim noktasının Türkiye olacağını sözlerine ekledi.
Türkiye ile AB arasında havacılık alanında güçlü ve verimli bir işbirliğinin kurulmasının ticari, siyasi ve toplumsal anlamda önemli gelişmeleri beraberinde getireceğini ifade eden CALLEJA, havacılık alanında atılacak olumlu adımların Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerine büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Türkiye ile AB havacılık ilişkilerinin geleceğini ele alan Calleja, "AB, Türkiye'nin performansından çok etkileniyor, krize rağmen bir gelişme var. Türk havacılık sektörü çok başarılı ilerliyor, kısa sürede büyük başarılar elde etti. Türkiye tam üyelik için önemli bir aday ve AB'nin havacılık alanında yapmak istediği işbirliği de bunun en önemli adımı olacaktır." dedi.
Bu konuşmalara baktığımda önemli bir mesafe alındığını görmek mümkün. Çünkü, AB bürokratlarının Türkiye'ye ve Türk tarafındaki kurum ve temsil eden kişilere karşı yaklaşımı çok olumludur. İnsanı ilişkilerin bu gibi toplantılarda önemli olduğunu de söylemeden geçemeyeceğim. Türk tarafının görüşmeleri çok iyi götürmesiyle sonuca doğru yaklaşılmaktadır. AB'ye fiilen giren bir sektörün, masada da haklarını tam alacağından hiç kuşkumuz yok. Open skies diye adlandırılan Açık Semalar konusunda ise zaman lehimize işliyor kanaatini taşıyorum. SHGM'nin ve Dışişleri Bakanlığı'nın gayretleri ile kazanan Türkiye olacaktır. Her iki kuruma da görünmeyen, bilinmeyen ve reklamı yapılmayan bu çalışmalardan ötürü teşekkür ediyorum.
Bu yazı toplam 3407 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.