• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

UNESCO:Küresel su krizi olabilir

UNESCO:Küresel su krizi olabilir
UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura: Mevcut şekilde devam edersek, küresel anlamda bir su kriziyle karşı karşıya kalma ihtimalimiz var'' dedi.

İSTANBUL - UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura, ''3. Dünya Su Kalkınma Raporu''nun bir alarm zili çaldığını belirterek, ''Eğer mevcut şekilde devam edersek, o zaman hakikaten küresel anlamda bir su kriziyle karşı karşıya kalma ihtimalimiz var'' dedi.

Matsuura, Sütlüce Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 5. Dünya Su Forumu kapsamında açıklanan ''Değişen Dünyada Su'' başlıklı ''3. Dünya Su Gelişme Raporu''nun sunulduğu oturumda bir konuşma yaptı.

Koichiro Matsuura, raporda, dünyadaki su kaynaklarının bugünkü durumu hakkında bilgi bulunduğunu belirterek, raporda ilk olarak su talebi ve arzıyla ilgili değişikliklerin, iklim değişikliği, büyüme gibi diğer dinamiklerle nasıl etkileştiğinin de incelendiğini söyledi. Matsuura, raporun, dünyanın su ihtiyaçlarının anlaşılabilmesi konusunda kapsamlı bir yaklaşım getirdiği üzerinde durdu.


DÜNYA SU GELİŞME RAPORUNDA ÖNEMLİ BAŞLIKLAR VAR
Birinci raporun 2003'te yayımlanmasından bu yana sürekli olarak ''su kaynaklarıyla ilgili davranışlarımızı değiştirmezsek, bir su kriziyle karşı karşıya kalırız'' dediğini aktaran Matsuura, ''Bu çıkan rapor artık bu ihtiyacın daha da geçmişten acil hale geldiğini gösteriyor'' dedi.

Matsuura, suyun hayat için vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirterek, ancak yatırımların yeterli olmaması ve yönetişimin dünyanın pek çok yerinde kötü yürümesi nedeniyle yüz milyonlarca insanın güvenli suya ve temel sanitasyon ihtiyaçlarına ulaşma imkanına sahip olmadığını ve hastalık, açlık gibi pek çok sorunla karşı karşıya kaldıklarını anlattı.


MATSUURA TEHLİKELERİ SIRALADI
Nüfus artışı, tüketimin artması ve iklim değişikliklerinin de bu problemleri daha da büyütüp geliştirecek bir potansiyel durumuna getirdiğini vurgulayan Matsuura, ''Mevcut trendler devam ederse, 4 milyar kişinin yüksek oranda su sıkıntısı olan bölgelerde yaşamaya başlayacağı hesap ediliyor 2013'e kadar'' diye konuştu.

Matsuura, problemlerin çözümü için bir şey yapılmazsa, bunların çözülemez hale geleceğine işaret ederek, raporlarda çözüme yönelmenin birinci adımının, suyun yönetimini çok daha iyi yapmak olduğunun belirtildiğini söyledi.


ÖNEMLİ SİYASİ KARARLARDA SU OLMALI
Entegre bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu belirten Matsuura, genel anlamda sosyal, ekonomik, siyasi bağlamı da göz önüne almak gerektiğine dikkati çekerek, raporda su kullanımıyla ilgili önemli siyasi kararların su sektörünün dışında alındığına değinildiğini kaydetti.

Matsuura, ''Burada yapılması gereken şey, bu kararları alanların, liderlerin, suyun rolünü de kararları alırken göz önüne almalarının önemi. Karar verme sürecinde su konusunda uzmanların da bir katkısının olması çok önemli'' diye konuştu.


SU GÜVENLİĞİ OLMADAN KALKINMA OLMAZ
Su güvenliği sağlanmadan kalkınmanın mümkün olmadığını vurgulayan Matsuura, ''Raporda, su sektörüne yatırımların eksik olmasının nasıl fakirliğin önüne geçilmekle ilgili çabalara engel olduğu da belirtiliyor. Kalkınmayla ilgili olarak bin yıl kalkınma hedeflerini de göz önüne aldığınızda bütün bu hedeflerin yerine getirilmesi için suya yatırım yapmak çok önemli. Çünkü kalkınma, insanların temel sanitasyon ihtiyaçlarına erişimi olmadan ve temel su ihtiyaçlarını karşılama imkanları olmadan gerçekleşemiyor'' değerlendirmesinde bulundu.

Matsuura, raporun bir ''alarm zili çaldığını'' belirterek, ''Eğer mevcut şekilde devam edersek, o zaman hakikaten küresel anlamda bir su kriziyle karşı karşıya kalma ihtimalimiz var. Ancak bu rapor bize aynı zamanda şunu da gösteriyor; elimizde böylesine bir felaketi önleyecek araçlar da var. Eğer akıllı bir şekilde suyu yönetebilirsek, hepimiz için, hem bugün hem gelecekte yeterli su bulmak mümkün olur''' dedi.

 

-SUYUN AKILCI KULLANIMI-

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman da ekonomik kalkınmanın su kaynaklarını kullanmayla yakından bağlantılı olduğuna dikkati çekerek, ekonomik canlanma ve nüfus artışı sonucunda su tüketiminin de arttığını, buna karşılık çeşitli pratik önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Küresel iklim değişikliği, enerji, gıda ve mali krizin su kaynaklarının durumu ve yönetimini olumsuz etkilediğini vurgulayan Rahman, dünya kalkınma hedeflerine ve sürdürülebilir kalkınmaya bütün olarak erişmenin yollarından birinin su olduğunu belirtti.

Rahman, ''Su kaynaklarının akılcı yönetimi, sosyal ve ekonomik gelişimin sağlanması, yoksulluğun azaltılması ve diğer bin yıl kalkınma hedeflerine ulaşılması için mutlaktır'' dedi.

Şu anda Orta Asya'da tüm su kaynaklarının yüzde 60'ının Tacikistan kaynaklı olduğunu bildiren Rahman, ''Tacikistan bu kadar büyük su kaynaklarına sahip olmasına rağmen yüzde 5'ini kendisi kullanmakta, geri kalanları komşu ülkelerle paylaşmaktadır. Su ve suyun akılcı kullanımının, işbirliğinin bölgesel olarak artırılmasındaki en önemli araç olduğunu savunmaktayız'' diye konuştu.

 

-3. DÜNYA SU GELİŞME RAPORU-

''3. Dünya Su Gelişme Raporu''nun sunumu, Dünya Su Değerlendirme Programı (WWAP) Başkanı Olcay Ünver ile raporun içerik koordinatörü William Cosgrove tarafından gerçekleştirildi.

Raporda, özellikle dış faktörlerin, su kaynaklarının kullanımına etkisinden bahsedilirken, su sektörü dışındaki gelişmelerdeki durumların suyla ilgili karar verme süreçleri içinde etkilerinin genel yaklaşımlar ve hedefler açısından göz önüne alınması gerektiği belirtiliyor.

Suyun kalkınma açısından öneminin ne olduğunun bilincinde olarak, su altyapısına yatırım yapmanın ilk olarak bakılması gereken alan olduğuna işaret edilen raporda, su kaynakları için rekabet ve insanların ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli kaynakların olmamasıyla ilgili sıkıntılar nedeniyle  toplumların çok daha etkin bir şekilde suyun yönetimini geliştirmek, daha iyi bir hukuki altyapı sağlamak, daha etkin ve şeffaf tahsisat yöntemleri geliştirmek gibi sorumluluklarının da arttığı vurgulanıyor.

Artan talebin hassas eko-sistemlerin sürdürülebilirliğini de tehdit ettiğine değinilen raporda, suyun kendisinden gelişmeye kalkınmaya geçiş ve kalkınma içerisinde oynadığı rol üzerinde bir paradigmanın geliştirilmesinden bahsediliyor.

Raporda sanitasyona ulaşımın, içme suyundan daha geriden geldiğine değinilirken, bu konuda pek çok ülkenin bin yıl kalkınma hedeflerine ulaşmaktan ''çok uzak'' olduğu kaydediliyor.

Yatırımın, en çok ekonomik getiri sağlayan bölgelere daha çok aktığına dikkat çekilen raporda, şu anda suyun uzun geri ödeme dönemlerinde çok daha az getiri sağladığı, bu nedenle yeni yatırımcıların su sektörüne girmek konusunda çok istekli olmadığı vurgulanıyor. Kamu altyapısının da gelişmesi gerektiği, ancak bunun da azaldığı ve su sektörünün ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımların olmadığı aktarılıyor.

Su sektörünün içinde olanların dışında kalanlar ile etkileşim içinde olması gerektiğine işaret edilen raporda, sürdürülebilir olmayan bir yönetim ve suya eşitsiz erişimin devam edemeyeceği belirtiliyor.

Raporda harekete geçmemenin risklerinin çok daha fazla olduğuna değinilirken, liderlerin çok önemli ve tamamlayıcı rolleri olduğu vurgulanıyor.

Bin yıl kalkınma hedeflerine ulaşmak açısından suyun, ''olmazsa olmaz'' bir faktör olduğuna dikkat çekilen raporda, liderler ve hükümetler için su altyapısına yapılan yatırımların öncelik sırasında üst düzeyde yer alması gerektiği ifade ediliyor.

Pek çok ülkenin altyapı ihtiyaçlarının hepsini karşılayamadığı, bu noktada resmi kalkınma yardımlarının önemli hale gelmeye başladığı kaydedilen raporda, bu yardımların azaldığı, ancak artırılması gerektiği, şu anda toplam yardımların yüzde 5'ini oluşturduğu anlatılıyor.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.