• BIST 103.328
  • Altın 193,733
  • Dolar 4,6527
  • Euro 5,4829
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C

Unesco'da Türk büyükleri anılsın

Unesco'da Türk büyükleri anılsın
TOBB Turizm Meclisi Danışmanı Hüsnü Gümüş; UNESCO tarafından düzenlenen anma yıllarında Türk büyüklerinin unutulmaması gerektiğini belirtti.
ANKARA - TOBB Turizm Meclisi Danışmanı Hüsnü Gümüş; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Bölümü UNESCO tarafından düzenlenen anma yıllarında Türk büyüklerinin unutulmaması gerektiğini belirtti. Hüsnü Gümüş"ün örneklerle dile getirdiği yazısı şöyle:

UNESCO'NUN ANMA YILLARI
Dünya"da kültür, sanat, bilim alanında isim yapmış kişiler Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Bölümü UNESCO tarafından adlarının verildiği yıllarda anılmaktadır.

NASREDDİN HOCA
Bu bağlamda 1966"da Nasreddin Hoca"nın ölümünün 700. Yılından başlayarak çeşitli yıllar kişiler adına anma yılı olarak ilan edilmiştir.
Örnek vermek gerekirse; Şair, yazar ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel"in 100. doğum yıldönümü (1997); Türk Şairi Şeyh Galib"in 100. ölüm yıldönümü (1999);Osmanlı Kültür ve Bilim Mirasının başlangıcının 700. yıldönümü (1999); Nazım Hikmet"in 100. doğum yıldönümü (2002); Mevlana"nın 800. doğum yıldönümü (2007); Kaşgarlı Mahmud"un doğumunun 1000. yıldönümü (2008).

Son üç yıl içinde yapılanları özetleyerek konuyu gelecek yıllar için oluşturulabilecek bir kutlama anlayışı oluşturulması ve kalıcılık bazında değerlendirmek istiyorum

KATİP ÇELEBİ
2009 Kâtip Çelebi"nin 400. doğum yıldönümü olarak ilan edilmişti. Yazmaya başladığı Cihannüma adlı eseri ile tanıdığımız Kâtip Çelebi medresenin egemenliğindeki düşünce dünyasının dışında görüşler ileri sürmüş bir bilgin olarak nitelendirilmektedir. Kâtip Çelebi"nin 400"ncü doğum yıldönümü nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı bir kitap yayınladı. Kitabı düşünce ve kanaat farklılıklarının insanlık tarihi kadar eski olduğunu; bunun doğal karşılanması gerektiğini ve karşıt düşüncelere hoşgörüyle bakılmasını öğütleyen Kâtip Çelebi"yi tanımak ve o zamanın bilim dünyasına girmek için, bir başlangıç olarak değerlendiriyorum.

NAZIM HİKMET
Nazım Hikmet için 2002"de yapılanları hatırlamak mümkün değil ama bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayınlanan İstanbul Şairi Nazım Hikmet Hoşgeldin adlı kitap tanınmış edebiyatçıların Nazım"la ilgili fotoğraf, yazı ve şiirlerinden oluşuyor ve program için bir destek oluşturuyor. Bu nedenle dünya çapında yapılan bir değerlendirmeyi gündemde tutacak eylemlere güzel bir örnek olarak göstermek istiyorum.
OSMAN HAMDİ BEY
Bu yıla adını veren Ressam ve Arkeolog Osman Hamdi Bey"in 100. ölüm yıldönümü ve ülke içindeki etkinliklerde (Turizm Haftası, Müzeler Haftası vb) ne kadar etkili programlara konu olduğunu hatırlamamız mümkün görünmüyor. Osman Hamdi Bey"in Türk Müzeciliğine olan katkısı bu yıl Müzeler Haftasına ağırlığını koyabilir; Nemrut Dağı"nda özel kutlamalar yapılabilirdi. Zamanın geçmiş olduğunu düşünmüyorum.

Söz gelimi bu yazıyı okuyan kaç kişi, Osman Hamdi Bey adına Eskihisar"da özel bir müze olduğunu ve burada balmumu heykellerle bir yaşamın tasvir edildiğini biliyor. Bu açıdan yılı bize hatırlatan Sayın Afife Helana Sözmen Erkaya"nın makalesi mutlaka okunmalı. Konunun Osman Hamdi Bey Müzesi anlayışının dışında; Osman Hamdi Bey"in Müzeleri kavramı ile özdeştirilmesi ve kalıcı bir zemine oturtulması düşüncesindeyim.

EVLİYA ÇELEBİ
2011"i Evliya Çelebi"nin 400. doğum yıldönümü nedeniyle kutlarken daha kapsamlı anma bir geleneği başlatılması için bir fırsat olarak düşünüyorum.

YUNUS EMRE
Bir yazımda da belirttiğim gibi UNESCO"nun katkılarıyla 1971 ve 1991 yıllarında tüm dünyada kutlanan Yunus Emre yılları bu son 20 yıllık periyodunu da 2011 yılında tamamlıyor.
Bunun Öncelikle Türkiye"de tanınması yönünde kullanılması evrensel bir dil haline gelen Türkçeyi isteyen herkesin öğrenmesini hedefleyen Yunus Emre Vakfı"nın tanınması ve çalışmalarının başarısı açısından da etkili olacaktır. Yunus Emre Enstitüsü"nün bir Goethe, bir Cervantes Enstitüsü gibi başarılı olması açısından yurtdışında yapılacak tanıtımlar kadar ülke içinde bilinmesini sağlayacak etkinliklerin yararlı olacağı görüşündeyim.

Bir başka önerim de marka kent olma yolunda yarışan kentlerimizin kültürel miras konusunda da yöresel etkinliklere ve kentlerinden yetişen değerler konusuna da yönelmeleri; bu isimleri onurluklarda yaşatmaları. Bununla beraber kültürel mirasın belli unsurlarını yeniden yaratmak ve yorumlamak açısından gerekli bilgi ve beceriye yüksek düzeyde sahip sanatçı ve zanaatkarları Türkiye"deki UNESCO Temsilciliğine iletilebilecek Yaşayan İnsan Hazineleri projeleri üzerinde daha özenle durulması gerekiyor.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.