• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C

Uludağ'a yatırım engelleniyor

Uludağ'a yatırım engelleniyor
GÜMTOB'tan Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden Uludağ’daki yetki karmaşasının yöredeki yatırımları olumsuz etkilediği bildirildi.

BURSA- Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği'ince Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden Uludağ’daki yetki karmaşasının yöredeki yatırımları olumsuz etkilediği bildirildi.

GÜMTOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Uludağ Sorumlusu Haluk Beceren, Uludağ’ın 1950’li yıllarda başlayan ve giderek artan bir talep ve kullanım yoğunluğuyla ülkenin en fazla rağbet gören kış sporları merkezi haline geldiğini söyledi.

Oteller bölgesinin başlangıçta Türk insanının yayla kültürünün bir uzantısı olarak doğduğunu ve ilk konaklama yatırımlarının ağırlıklı olarak bu amaca yönelik olarak düzenlendiğini belirten Beceren, kısa bir süre sonra bölgenin kayak sporu değerlerinin ön plana çıktığını ve yatırımların şeklinin bu yönde geliştiğini ifade etti.

 

Beceren, Uludağ Birinci Gelişim Bölgesi’nin şu anda fiilen 5 bin 27 kişiye geceleme ve yaklaşık bin kişiye de günübirlik tatil imkanı sağladığını ifade ettive şöyle konuştu:

 

"Uludağ Birinci Gelişim Bölgesi halen Çevre ve Orman, Bayındırlık ve İskan, Kültür ve Turizm bakanlıkları, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Tabiatı Koruma Kurulu gibi kurumların, çok başlı ve birbiriyle çelişen yasa ve yönetmelikleriyle yönetilmektedir. Bu, çok başlı yönetim tarzının değiştirilmesi ve Uludağ’ın tek bir kurumun sorumluluğunda yönetilmesi amacıyla 2002 yılında söz konusu üç bakanlık nezdinde "Beyaz cennet"in turizm merkezi olarak ilan edilmesine ilişkin protokoller imzalanmış, ancak bugüne kadar çeşitli idare mahkemelerinin kararlarıı gereğince yürürlüğe konulamamıştır."

 

Bölgedeki Kamu Tesisleri

 

Uludağ’da 14 kamu tesisinin 1268 yatakla hizmet verdiğini, bu tesislerin bir kayak merkezinde olmasına ilişkin gerekçe ve anlam olmadığını öne süren Beceren, iş başına gelen tüm hükümetlerin devletin küçülmesi gerektiğini ve kamunun yeniden yapılandırılacağını belirtmesine rağmen tesislerin amaçları dışında kullanılmaya devam ettiğini iddia etti.

 

Beceren, bu tesislerin tüm personel, ısınma, aydınlatma, SSK ve birçok genel giderinin devletçe karşılandığını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti:

 

"Bu tesislerde ilgili kurumun personeli yerine, kurum dışı kişiler yararlandırılmakta ve fiyatlarıyla turistik belgeli tesislere karşı rekabet etme çabaları görülmektedir. Hatta seyahat acenteleriyle ilişki kurularak tamamen bir özel sektör işletmesi gibi pazarlamaya sunulmaktadır.

 

Konuya ivedilikle çözüm bulunarak devletin küçülmesi gerektiğini belirten politikalara uygun biçimde bu tesisler özelleştirilmeli, satılmalı veya 49 yıllığına irtifak hakkı tesis edilerek özel teşebbüse devredilmeli ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca belgelendirilmeleri sağlanmalıdır."

 

Uludağ’a girişte milli park gişelerinden gelir elde edildiğini belirten Beceren, söz konusu gelirlerin doğrudan Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne aktarıldığını ve burada oluşturulan havuzdan gerekli yerlere harcandığını anlattı.

 

Beceren, Uludağ Milli Parkı’ndan elde edilen tüm kapı gelirlerinin yine Uludağ’ın yol, su, itfaiye, kanalizasyon ve çöp toplama gibi benzeri altyapı hizmetlerinde kamu menfaatine harcanması halinde, bugün yaşanılan sorunlarla karşı karşıya gelinmeyeceğini söyledi.

 

Kooperatif Önerisi

 

Oteller bölgesi girişinde de bir gişe oluşturulmasını ve buradan elde edilecek gelirin Bursa Valiliği'nce kurulacak Uludağ Turizmini Geliştirme ve Altyapı Kooperatifi Başkanlığı'na aktarılmasını öneren Beceren, böylece beyaz cennete kayak için gelenlerin gişeye bırakacakları paranın bölgenin alt yapı faaliyetlerinde kullanılabileceğini ifade etti.

 

Bu çözüm gerçekleştirildiğinde, Uludağ’ın devlet bütçesinden hiçbir yatırıma ihtiyaç duymadan, kendi kendine yeten ve yöneten bir kayak merkezi haline geleceğini belirten Beceren, şunları kaydetti:

 

"Uludağ halen köy, mahalle, ilçe, belediye gibi hiçbir yönetim türüne uymayan yapısıyla tüm kurumların müdahale ettiği çok başlı kargaşa içinde yönetilen bir alan durumundadır. Beyaz cennetteki çok başlılık sıkıntıların çözülmesine engel oluyor. Bu nedenle bölgeye gerekli hizmet ve yatırım ulaşmıyor. Ülkemizin en gözde kayak merkezi olan Uludağ, mutlaka tek bir devlet sorumlusunun gözetim ve denetiminde olmalıdır. Bu, geniş yetkilerle donatılmış, tüm kişi ve kurumlara emir-komuta zinciri içinde hakim olabilecek bir vali yardımcısının görevlendirilmesiyle mümkün olabilecektir."

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.