• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 3 °C

Uluburun-2 liman bekliyor

Uluburun-2 liman bekliyor
3300 yıl önce, Kraliçe Nefertiti'nin 20 bin parça ile batan gemisinin bire bir kopyası Kaş'ta yapılması planlanan Tunç Çağı limanını bekliyor.

KAŞ - Uluburun açıklarında, 3300 yıl önce, Mısır Kraliçesi Nefertiti'nin kraliyet mühründen dev amforalara kadar 20 bin parça ile batan geminin yüzen-gezer replikası (bire bir kopyası) Uluburun-2, demir atmak için Kaş'ta inşa edilmesi planlanan Tunç Çağı limanını bekliyor. Yüzyılın keşfi olarak nitelendirilen Uluburun batığını ilk kez 1982 yılında bir sünger dalgıcı fark etti.
1984'te George Bass ve ardından Cemal Pulak'ın yürüttüğü sualtı aerkeolojik kazı çalışmalarıyla en az yedi medeniyete ait paha biçilmez yükü ile su yüzüne çıkarılan batık Tunç Çağı'nın birçok bilinmezinin aydınlatılmasına yol açtı.
Buluntularıyla 20 yıl boyunca arkeoloji ve bilim dünyasını heyecanlandıran Uluburun'un bilinen en eski ticaret gemisi batığı ve rotasından dolayı da bilinen ilk açık deniz teknesi olduğu belirlenmiş, yük buluntularının kehribardan altına, Miken kaplarından fildişine, Nefertiti'nin mühründen Kıbrıs çömleklerine kadar çeşitlilik gösteren birliktelikleriyle bir ilk olduğu tespit edilmişti.
Batığın 360 Derece Araştırma Grubu'nca 2005 yılında aslına uygun ilk replikası, sekiz ayda yapılarak denize indirilmiş, birçok limana uğrayarak vatandaşlarca büyük ilgi gördü.
Türkiye'nin kültürel mirasına sahip çıkmak, sualtı arkeoloğu yetiştirmek ve Kaş'ı dünyanın en iyi dalış merkezlerinden biri haline getirmek isteyen 360 Derece Araştırma Grubu, Kaş Deniz Tarihi Araştırmaları Derneği ve Sualtı Araştırmaları Derneği, aslına uygun ikinci tekneyi inşa ederek Kaş'taki Hidayet Koy mevkisinde batırmış, batığın kameralarla izlenerek 'arkeo-park'a dönüşmesi hedeflenmişti.
Uluburun - 2'nin ise çıktığı seferlerden sonra battığı yer olan Kaş'ta Tunç Çağı dönemi koşulları ve deneysel arkeoloji kurallarına uygun olarak inşa edilmiş bir liman kesitinde, açık hava müzesi olarak sergilenmesi planlanmıştı.
Kendi borcunu ödüyor
Merkezi Kaş'ta yer alan Deniz Tarihi Araştırmalar Derneği'nin konuya ilişkin açıklamalarında, hem dalış turizmine hem de sualtı arkeoloğu yetiştirilmesine katkı sağlaması amaçlanan Uluburun -3'ün Kaş'ın tanıtımına da hizmet verecek olması nedeniyle pek çok kuruluşu heyecanlandırdığı, ancak yerel kara ve deniz ticaret odaları başta olmak üzere, Kaymakamlık dışında hiçbir kurumun verdiği maddi destek sözünü tutmadığı ifade ediliyor.
Uluburun - 3'ün yapımı için destek olma sözü veren bazı kuruluşlardan yardım gelmeyince çalışmanın kişisel fedakarlıklarla sürdürüldüğünü bildiren Kaş Deniz Tarihi Araştırmalar Derneği Başkanı Murat Draman, CNNTURK TV kanalına, yaklaşık 100 bin YTL'lik maliyetin batığa dalanlardan alınan 5 YTL bağışlarla karşılanmaya çalışıldığını söyledi.
Draman "Kaş dalış için bir markaysa, bu batık da bir mücevher değerinde. Hak ettiği değer, şu an verilen değerin çok üstünde" diye konuştu.
Uluburun 3'ün 18 metre derinlikte batırıldığını, ancak akıntıyla şu anda geminin 30 metreye kadar indiğini söyleyen Draman, "18 metreye kadar dalanlar geminin direklerini görebiliyor. Ancak daha profesyonel dalışçılar, geminin etrafında ve içinde dolaşabiliyor" dedi.

Tunç Çağı limanı
BaşkanDraman, asıl hedeflerinin Uluburun-2'nin demir atacağı Tunç Çağı Limanı Canlandırma Projesi'ni hayata geçirmek olduğunu vurguladı. Proje çerçevesinde, Tunç Çağı'na ait mimari yapı özellikleriyle, dönemin bir liman modelinin inşa edileceğini belirten Draman, bu limanın, hem dönemi içinde nasıl kullanıldığına dair bir açık hava arkeoloji parkı olacağını hem de kültürel etkinlikler için kullanılabileceğini kaydetti.
Uluburun batığının Kaş'ta keşfedilişinden yola çıkarak dünyada ilk olacak bir projeyi gerçekleştirmek istediklerini söyleyen Draman "Dönemin geleneksel bina yapım bilgileriyle binalar inşa edilecek. Ayrıca küçük bir rıhtımın yapılması da düşünülüyor," dedi.
Tunç Çağı limanının ihalesi gerçekleştirilen Kaş Limanı'nın bir bölümüne yapılmasının planlandığını anlatan Draman, bu sayede yeni marinanın görsel güzelliğinin de artacağını kaydetti.
Tunç Çağı limanının açık sahasında taş çapalar, farklı uygarlıklara ait amforalar, değişik formlarda seramik eşya, balyalar, tahıl çuvalları, balık ağları, tenteler ve altında pazar tezgahları, dokumalar, merdivenler, kuyu, dönemin giysilerinin yer alacağı bildirildi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.