• BIST 115.147
  • Altın 163,118
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C

Tütün deposu otel oluyor

Tütün deposu otel oluyor
Cumhuriyet'in ilk sanayi yapılarından Beşiktaş'taki tarihi tütün deposu yedi katı yerin altında olmak üzere 14 katlı lüks bir otele dönüşecek.
İSTANBUL- Mülkiyeti Tanrıverdi Holding'e ait olan, Cumhuriyet'in ilk sanayi yapılarından Beşiktaş'taki tarihi tütün deposu yedi katı yerin altında olmak üzere 14 katlı lüks bir otele dönüşecek. 
Tarihi binanın üzerinde yer aldığı alan Bedrettin Dalan'ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde turizm alanı olarak ilan edilmişti.



İnşaatı süren otele ilşkin olarak bilgi veren Tanrıverdi Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aziz İba, Beşiktaş'ta 1929'da Mimar Victor Adaman'ın inşa ettiği ve Astro Tütün Deposu adıyla yıllarca hizmet veren binanın bir süre Grundig televizyon fabrikası olarak kullanıldığını bildirdi, 1985'ten beri boş olan binayı Tekfen Holding'ten satın aldıklarını açıkladı.
İba, metruk bir şekilde yıllarca boş kalan, zamanla tinercilerin yuvası haline gelen binayı temizlerken bir kamyon martı ölüsü attıklarına dikkati çekerek “Satın aldıktan sonra binada aşırı derecede pire vardı. İncelemek üzere gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu üyeleri içeri giremedi. Binayı temizledik, ilaçladık, sonra üyeler içeri girebildi,” dedi.
Basın ve kamuoyunda tütün deposunun yıkılmasının sert eleştirilere neden olduğunu anımsatan İba, Tanrıverdi Holding'in yolculuğu Sultanhamam'da başlayan 100 yıllık bir firma olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Firma olarak tarihin içindeyiz. Binanın tarihi eser olarak sayılması için başvuru yapanlardan birisi de biziz. Burayı satın aldıktan sonra belediye, kaymakamlık ve valilik bize sürekli yazı yazdı. Binanın güvenliğini alın, taş düşüyor, insanlar açısından tehlike oluşturuyor, diye. Bina yıllardan beri boş kaldığı ve herhangi bir bakım yapılmadığı için çok kötü durumdaydı. Oteli, gerçekten binayı onararak yapmak mümkün değildi. Tütün deposunu kafamıza göre yıkmadık. Kurul bu konuda çok ciddi araştırmalar yaptı. Defalarca rapor alındı. Yıkmadan yapabilmenin çözümleri arandı. Bunun mümkün olmadığı ortaya çıktığında teknik olarak yıkılmaya karar verildi.”
Aziz İba, bina yıkılırken fotoğrametrik rölöve çıkarıldığını, her katın fotoğraflarının bilgisayar ortamına aktarıldığını anlatarak, otelin de kurul kararı doğrultusunda eski binanın birebir aynısı olacak şekilde inşa edileceğini, binanın tarihi eser olmasının sebeplerini gerektiren her şeyin korunacağını vurguladı.
Binanın üzerindeki bir rölyeften ya da bir işlmeden dolayı değil, yıllarca insanların hafızasında bir kütle olarak yer aldığı, farklı cam büyüklüklerine sahip olduğu ve Cumhuriyet'in ilk sanayi yapılarından biri olduğu için tarihi eser ilan edildiğine dikkati çeken İba, sözlerine şöyle devam etti:
“Yıkıp yeniden yapıldığı zaman bunun aynısını yapmak çok kolay. Üzerinde bir el işçiliği yok, sıva ve boya. Sıradan bir bina. Özelliği olan bir bina değil. İnsanlar Dolmabahçe Sarayı yıkılmış gibi davranıyorlar, işin içini bilmedikleri için konuşuyorlar. Yıkmadan yapılabilseydi elbette öyle yapardık ama teknik olarak mümkün değildi. Otel, eski binanın birebir aynısı, kütlesi ve yüksekliği kadar olacak. Biz içinde oynayacağız. Farklılık içinde olacak, binanın içinde yaptıklarımızla farklı olacağız. Kurul kararı da binanın bir kütle olarak korunması ve galerinin korunması doğrultusunda.”

“AKVARYUM OTEL OLMAYACAK”
Aziz İba, çalışmaya başlamadan önce hazırlatılan trafik raporunda 430 araçlık bir otopark ihtiyacı ortaya çıktığını belirterek, bu nedenle otelin 4 zemin katının otopark olacağını bildirdi.
Otelin yerin yedi kat altında, yedi kat üstünde, toplam 14 kat olacağını bildiren İba “Aslında işin parasal olarak en fazla tutacak yönlerinden birisi de o kadar inmek. Biz burada farklı bir şey, Türkiye'de yapılmamış bir otel olmasını istedik,” dedi.
İba, otelin işletmesini yabancı bir grubun üstleneceğini ve görüşmelerin sürdüğünü ifade etti ve sözleşmenin 2-3 ay içinde imzalanacağını söyledi.
Otelin arazisindeki tescilli tarihi eser ağaçların da korunacağını belirten İba, “Onlar bizim için otelden daha kıymetli” diye konuştu.
Aziz İba, otelin yedi yıldızlı olacağını, Türkiye'de kimsenin kullanmadığı kalitede malzeme kullanılacağını kaydederek “Boğaz'da şu lokasyonda çok fazla yer yok. Bizim yerimiz denize sıfır olan binalardan çok daha iyi durumda” dedi.
İba, Deniz Müzesi'nin yeni projesi ile odalarının yüzde 85'inin deniz görür hale geldiğini bildirdi. Basında, “otelin akvaryum otel şeklinde inşa edildiği yönünde haberler” yer aldığını anımsatan İba, “Akvaryum otel olmayacak. Muhakkak akvaryumlar olacak ama camdan bakınca denizin dibini göremeyeceksiniz” diye konuştu.

BİNA ÜSTTEN ALTA DOĞRU YAPILACAK
Otelin 2012 yılının ilk aylarında tamamlanmasının planlandığını belirten İba, bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:
“Bugüne kadar dışarıdan gelecek suyu kesmek için arsanın çevresini diyafram duvarla çevirdik. Deniz taraflarında 50 metre, diğer yerlerde 40 metre yerin altına doğru duvarlar yapıldı ve 7-8 metre ana kayaya soketlendi. Şimdi kazıklar çakılacak. Binayı üstten alta doğru yapacağız. Önce bir katın betonu dökülecek, betonda kısmi boşluklar bırakılacak, sonraki aşamada bu boşluklardan aşağıya inilecek, toprak çıkarılacak ve bir katın daha betonu dökülecek. Yeni betonda da yine kısmi boşluklar bırakılacak, bu boşluklardan alt katın toprağı çıkarılacak ve bir beton daha dökülecek. En alt katın zemin betonu da döküldükten sonra eksik kalan yerleri tamamlayarak zemine çıkacağız. Türkiye'de bu büyüklükte bu şekilde yapılan bir başka otel yok.”
Projesini Piramit Mimarlık'tan Turgut Toydemir'in, statiğini İrfan Balioğlu'nun çizdiği otelin kaba inşaatının 50 milyon dolara mal olacağını bildiren Aziz İba, otelin tamamlanmış halinin maliyetinin anlaşılacak grupla alakalı olduğunu söyledi.
İba, depreme dayanıklı inşa edilen otelin ana kayaya soketlendiğini anımsatarak, “Dolayısıyla deniz kenarında olmamız zeminin gevşek olduğu manasına gelmez, İstanbul'da bir deprem olursa, otelimiz en güvenli yerlerden birisi olacak” dedi.

OTEL HAKKINDA
Mülkiyeti Tanrıverdi Holding'e ait olan otelin yüksekliği en tepe noktasında 27 metreyi bulacak. Otel, yükseklik sınırı 17,5 metre olan Dolmabahçe Sarayı'ndan sonra sahilde yer alan ikinci yüksek bina olacak.
Zemin altı yedi ve zemin üstü yedi olmak üzere 14 katlı otelin inşaat alanının yaklaşık 19 bin 500 metre karesi tarihi bina olarak yer üstünde, 27 bin 500 metre karesi yer altında inşa edilecek.
Binanın zemin kattaki camları birleştirilerek Deniz Müzesi'ne bakan kısımdaki orta bölümde duvar kaldırılarak, o kısım yelken biçiminde cam olarak tasarlandı.
Otelin zemin katı lobi olarak hizmet verecek.
Bu katın denize bakan tarafında 600 metrekare büyüklüğünde 200 kişiye hizmet verebilecek nitelikte bir restoran tasarlandı. Restoranın hemen yanında bar olacak. Ayrıca bu katta bina ile ilgili bir müze ve iki dükkan bulunacak. 200 odalı otelin çatı eğimi nedeniyle beşinci ve altıncı katları çatı katı olacak. Otelin altıncı katının Dolmabahçe Caddesi'ne bakan kısmında iki dubleks oda tasarlandı. Bu katın denize bakan kısmında 308 metrekare büyüklüğünde her taraftan Boğaz'ın tüm noktalarını gören bir restoran hizmet verecek.
Otelin birinci bodrum katında SPA alanı, ikinci bodrum katında balo ve toplantı salonları, üçüncü bodrum katında teknik alan, depo, mutfak ve çalışanların dinlenme alanı yer alacak. Otelin 4, 5, 6 ve 7. bodrum katları 443 araçlık otopark olarak inşa ediliyor.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.