• BIST 90.186
  • Altın 232,735
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 27 °C

Türsab kongresinin galibi Türsab olacak

Özkan Altıntaş

Gazetecilik insanların ayağına gidip onları dinledikçe daha verimli yapılıyor. Görmeden, dinlemeden, yaşamadan gazetecilik yapılmaz. Ben yıllardır turizmin içinde yaşıyorum ve turizmcilerin ortak sorunlarını birlikte yaşıyorum. Aklımın yettiğince onlara yardımcı olmaya gayret ediyorum. Bu bana mutluluk veriyor.

Bu kez Anadolu’nun en ücra köşesine kadar gitme fırsatım oldu ve Anadolu”nun sesini dinledim.
Güzel insanlarımın yaşadığı topraklarda, Van’da, Erçiş’te, Silvan’da Diyarbakır’da, Mardin’de, Batman’da bölgeyi etkileyen teröre rağmen kahramanca turizm yapmaya çalışan acenteleri gördüm.
Trakya’dan Ege’ye, Ege’den Akdeniz’e kadar uzanan kıyı şeridinde, İç Anadolu’da Ankara, Kapadokya ve Güneydoğu Anadolu’da terörün kol gezdiği topraklarda çırpınırcasına çalışan seyahat acentelerini ziyaret ettim.
Ziyaretlerde yüreklerinden fışkıran sevgiyi ve onların yanında olmamızın getirdiği mutluluğu gördüm.

ÜFÜRME HABERLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Öyle İstansul’da oturup “Şurası bizi kucakladı”, “Orası destek verdi”, “Bilmem neresi bizimle…” gibi üfürme haberlere itibar edilmeyeceğini bir kez daha iyice gördüm.
Her zaman söylerim:
Böyle hayati konularda mektupla  bültenle habercilik yapmam. Dolduruşa getirmek istiyenlere itibar etmem. Çünkü her zaman sorumlu olduğum turizm sektörü çalışanları ve çok değerli seyahat acenteleri var. Onlar benim okurumdur ve onların fikirlerine, görüşlerine ihanet etmem. Karşıma çıkmayı tercih eden adaylar ne söylerse onu yazarım.
Onların ağızlarından çıkanı kulaklarının duymasını beklerim. Yoksa sözlerinin altında kalırlar.
Ne yazık ki tek adayın toplantılarına çağrılıyorum. Bu nedenle diğerlerini gözlemliyemiyor ve haberlerini yapamıyorum. Bu da onların ayıbı olsun. Belki de gerçeklerden kaçınıyorlardır.

HEPSININ ORTAK DERDI: EKMEK

Anadolu gezisinde ziyaret ettiğim veya toplantılarda görüştüğüm seyanat acentelerinin görüşleri çok değerli oldu.
Türkiye’nin güzide seyahat acentelerinin ne parayla, ne de pulla satın alınamayacağını gördüm.
Hepsinin ortak derdi “ekmek”… Büyük ümitlerle girdikleri seyahat acenteciliğinden beklentileri ortada.
Yaşamlarını sürdürmek, ailelerine bakmak.
Bütün bu düşünceler içinde iken onların menfaatine olmayan, kendilerini ilgilendirmeyen projeler sunan veya hiç projeleri olmayan adaylara karşı tutumları belli…
Napolyon’un Rusya’ya karşı savaş kaybetmesine neden olan şey hakkında sözleri bugünde geçerliliğini koruyor….
Para… Para… Para…
Bu parayı birileri sadece kendi menfaatleri için kazanmak üzere karşılarına çıktıkça acenteler tepki gösteriyor. Kendileri için çalışacak ve yanlarında olacak bir yönetim arıyorlar.
“Bizim cebimiz ne zaman para görecek?. Bizim önümüzü kim açacak” diyorlar.
Her bölgenin, ilin, ilçenin, hatta köyün beklentisi farklı…
Bunu anlamak içinde onları dinlemek, söylediklerini not etmek ve gerçekten yapılacağına inandırmak gerekiyor.
Öncelikle “Ben büyüğüm. Onlar ben ne dersem yapar” şeklindeki politika artık gücünü kaybetmiş ve dumura uğramış.
Acenteler öyle büyük müyük, medyatikmiş, şöhretliymiş, TV'lere, gazetelere çıkıyormuş, reklamlarda boy gösteriyormuş şeklindeki gösterişlere bakmıyorlar.
Biz şöhret arasak “Kadir İnanır’ı seçerdik diyenler bile oluyor.

SEÇIMDEN SEÇIME ORTAYA ÇıKANLARA KıZıYORLAR

Anadolu acenteleri görev vermek için kendilerine hizmet edecek gerçek yönetim arıyor.
Seyahat acentelerinin 20 yıla yakın biriken ve kangren haline gelen sorunlarının çözülmesini bekliyorlar.
Acenteler meslek örgütünün her zaman yanlarında olmasını istiyorlar.
Seçimden seçime ortaya çıkanlara itibar etmiyorlar.
Kendilerini cezalandırmak için çalışanlardan ise nefret ediyorlar.
Boş vaatlerle ve oylarını satın alabileceklerini sananlara ise hiç inanmıyorlar.
Bu nedenle bir yerlerde kürsüye çıkıp, kimseyi dinlemeden, monolog şeklinde konuştuktan sonra “Şu grup bizim yanımızda”, “O grup bizim yanımızda” diyenler inanmıyorlar.
Bu şekildeki haberler ise gerçekleri yansıtmıyor.
Bize kimse sormadan fetva veriyor, demokratik hakkımız gaspediliyor, oyumuza ipotek konuluyor denilerek aksine tepki alıyor.

TÜRSAB ORTADA HIÇ YOK!

Anadolu’da hangi kapıyı çalsak işittiğimiz sözler aynı oldu.
Türsab 18 yıldır nerede?
Türsab’ın acentelere katkısı nedir?
Türsab sadece para mı toplar?
Türsab üyelerini sadece cezalandırır mı?
Türsab 18 yıldır ne yaptı?
Türsab bölge turizmini ilgilendiren çalışmalarda yok!
Bölgelerde STK’larda yok!
Türsab ileriye dönük projelerde yok!
Türsab acentelerin yanında yok!
Türsab’ın itibarı yok!
Türsab ortada hiç yok!

KONGREYE AKLı BAŞıNDA SEÇMEN KITLESI GELIYOR

Acente gezilerimizde kimsenin, kimsenin yanında olmadığını gördük.
Öyle adayların mangaldan attığı gibi degil yani!
Bu kez kongreye çok aklı başında bir seçmen kitlesi geliyor.
Kendilerini ziyaret eden adaylara usulen, nezaketen “tamam” diyorlar.
Ama sonra, imam bildiğini okuyor.
Yani iş sandıkta bitiyor.
Herkes menfaatini düşünüyor ve oyunu ona göre veriyor.

HERŞEY SANDIKTA BELLİ OLACAK

Bu kez pabuç pahalı, kongreye katılım yüksek.
Artık acenteler ortak menfaate, değişime ve demokrasiye oy verecekler.
Acenteler sıkıntılarını ortadan kaldıracak projeleri benimsiyorlar.
"Eskiden", "şimdiden", "yeniden", "sonradan" gibi “ufuksuz” kavramlara takılmıyorlar
Hayal değil, gerçekleri bekliyorlar
Hayallerindeki Türsab’ı istiyorlar.
En önemlisi artık, değişim ve yenilik istiyorlar.
Bu kez sandık Türk turizminin geleceği için önem arzediyor.
Hayırlısıyla herşey 7 Aralık’ta belli olacak. 

Bu yazı toplam 1600 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.