• BIST 105.492
  • Altın 162,101
  • Dolar 3,9029
  • Euro 4,6006
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 12 °C

Türklere asimilasyon var (2)

Türklere asimilasyon var (2)
Belek’teki Türk Alman Medya Diyaloğu toplantısında Almanya’da yaşayan Türklere karşı asimilasyon politikası uygulandığı ileri sürüldü.

ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM


ANTALYA-Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı tarafından Antalya Belek Lykia World Golf Oteli"nde düzenlenen Türk- Alman Medya Diyaloğu konulu toplantıda “Birbirimizi ne kadar iyi tanıyoruz? Güncel uyuşmazlıklara dair” başlıklı toplantıda sorunlar ve çözüm önerileri ortaya konuldu.  



Türk- Alman Medya Diyaloğu  toplantısını Araştırmacı yazar Dr.Dirk Halm toplantının açış konuşması yaptı.



Daha sonra Silkar Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Silahtaroğlu, toplantının önemne değinen bir konuşma yaptı:






Konuşmacılar Türk medyası ve Alman medyasının siyasilerin ve toplumun etkisinde kaldıklarını söylediler.  Almanya hükümeti Almanya"da yaşayan Türklerin sosyal sorunlarına yaklaşmadığını ve asimilasyon politikası izlediklerini iddia ettiler. Bu arada Türk medyasında yayınlanan haberlerin abartılarak kullanıldığını ve Alman medyasınında onları örnek alarak yayın yaptıklarını belirttiler. Konuşmacılar her iki toplumun medyasının uyuma katkısı olacak ve iki toplum arasındaki dengeleri koruyacak türde yayınlar yapmaları konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini önerdiler.



JÖRG DEHNERT: ALMANLAR TÜRKLERDEN MİSAFİRPERVERLİĞİ ÖĞRENMELİ

Türk- Alman Medya Diyaloğu  toplantısını Araştırmacı yazar Dr.Dirk Halm toplantının açış konuşmasında toplantının tanıtımını yaptıktan sonra  Friedrich Naumnn Vakfı Türkiye Temsilcisi Jörg Dehnert"e söz verdi.
Jörg Dehnert"e, Friedrich Naumnn Vakfı"nın kuruluşu calışmaları ve Almanya"da kurulu diğer vakıflar hakkında bilgi verdi. Jörg Dehnert şöyle devam etti:
Almanya"da 6 siyasi partininin herbirinin birer vakfı bulunduğunu ve liberal parti"nin vakfı"nında Friedrich Naumann Vakfı olduğunu belirten Türkiye Temsilcisi Jörg Dehnert  vakfın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Siyasi eğitim ve diyalog konularında çalıştıklarını belirterek yabancı düşmanlığı ve ırkçı çalışmanını programlarında yer almadığını söyledi. Çalıştıkları ülkelerde proje geliştirdiklerini ve teliflerini sunarak kabul eden ülkelerde çalışma yaptıklarını bildirdi.  Yüzde 80"i siyasi organizasyonlar olmak üzere hükümet ve üniversiteler ile işbirliği içinde çalıştıklarını söyledi. Türkiye için demokrasinin özendirilmesi, insan hakları ve serbest piyasa ekonomisi konusunda çalışmalarında bulunduklarını söyledi.  Birlikte çalıştıkları kuruluşlarla işleri yürüttüklerini söyledi. Almanya"daki siyasi vakfıların yüzde 90 "ı devlet finansmanı ile yaşar. Parlamento  siyasi vakıflara bütçe ayırır ve vakfılar paylaşır.  Paranın adil dağıtımı gereklidir.  Vakıfların belli bir siyasi bağlantısı olduğunu için aramızda bağlar vardır. Hükümet seçimde alınan oy oranı yüzdesine göre dağılım yapılır. Parti başkanları vakıflara hiçbir zaman müdahale etmez. Tek bağımlılık ona yakın olan siyasi partinin parlamentoda yüksek bir yüzdeye sahip olmasıdır.  Almanların Türklerden misafirperverliği öğrenmesi gerekir. Ancak Almanya"da ve Türkiye"de insanlar birbirlerini tanımıyorlar. Alınan cevaplar yanlış oluyor. Bu önyargıları ortadan kaldırmak için buradayız.  Alman ve Türk medyasının önemi büyüktür.  



SALİH MELEK: TÜRKİYE HAKKINDA EN ÇOK HABERİ ALMAN MEDYASI YAPIYOR

Başbakanlık Basın Yayın Genel Müdürü Salih Melek, her iki toplum arasında dostluk ilişkilerinin yerleşmesi için Türk ve Alman basın mensuplarının bir araya gelmeleri, karşılıklı bilgi edinlemeleri ve çözüm yolları aramalırının önemine değinerek şöyle konuştu:
Toplumların birbirlerine iletişim kurmalarında medyaya büyük görev düşmektedir.  Medyanın toplumları birleştirme görevi vardır. Karşılıklı anlayış ve hoşgörünün geliştirilerek dünyaya aktarılması gereklidir. İki ülkede meydana gelen olaylar büyük etki yaratmaktadır. Ancak iki toplum arasında hoşa gitmeyen olaylar meydana gelmektetir.
Biz bunun münferit ve araştırma yapılmayan bir olay olarak değerlendiriyoruz. Almanya"nın hoşuna gitmeyen Türk basınında da haberler çıkmaktadır. Bizde bu gibi haberlerin olmaması dileğimizdir. Türklerle Almanlar arasında geçmişe dayanan köklü ilişkilerimiz vardır.
2000-2007 arasında Alman madya mensuplarını Türkiye"ye davet ederek çeşitli alanlarda çalışma yapmalarını sağladık. 719 Alman medya mensubu Türkiye"ye geldi. Bu rakamlar dışında bağımsız gelenlerde var.  Türkiye hakkında en çok haber yapan ülkelere bakınca Mısır El Ahram, ikinci ise Alman Frankfurter Algemeine Zeitung olarak görülüyor. En fazla yazıyı 2006"da Türkiye"ye gelen FAZ ile Tages Zeitung"dan, Matter"ın yazdığını görüyoruz. Türkiye"de yerleşik yabancı medya 220 civarındadır. Dünyada 400 civarında medya kuruluşuna haber veriyorlar. Alman basın mensupları ise 27 tanedir. Art, ZDF  temsilcileri bulunuyor. Türkiye ile Almanya arasında köprü oluşturuyorlar. En fazla haberleri bu Alman medya mensupları geçiyorlar.



PROF.DR. FARUK ŞEN: ÖN YARGI İKİ TARAFTA DA VAR

Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı Başkanı Prof.Dr. Faruk Şen Almanya Türkiye arasında 6 ayrı grubu bir araya getirdik. Almanya"daki Türk basını, Alman basını, Türk basını, Türkiye"deki işverenlerimiz, Almanya ve İsviçre"deki Türk iş dünyasının temsilcileri, bilim dünyasının temsilcileri. Yayıncılarımız ve resmi temsilciler buradadır.
Türkiye ve Avrupa için önemli olan 5 milyon 300 bin Türk kökenli göçmenin Avrupa sınırlarında yaşamasıdır. Türkler Avrupa"da İsviçre haline geliyor. Bu nüfüs Avrupa medyasının ilgisini çekiyor. Bu nüfusun büyük yoğunluğu Almanca konuşan ülkelerde yaşıyor. Bu kişilerin önemli bir medya tüketimi var. Avrupa"da 9 Türk gazetesi yayınlanıyor. Avrupa"da 107 tane haftalık ve bölgesel gazete yayınlanıyor. Almanya"da 17 tane bölgesel telefon rehberi çıkıyor hem Almanca hem Türkçedir.
Avrupa"da yaşayanların yüzde 30 işsiz yüzde 3 fakirlik sınırı içindeler. Almanya"da TV"ye ilgi arttı. 92 ulusal ve bögesel Türk televizyonu seyrediliyor. Burada reklam pastası da büyüyor.TRT int, Star geldi 1964"tenberi Türk gazeteleri yayınlanıyor. Türklerin yüzde 96"sı aralıklı olarak Türk gazetelerini izler.  Yüzde 90"ı özellikle genç kesim Alman gazetelerine ilgi gösteriyor. Bu da Alman basını lehine gelişiyor. Almanya"daki Türklerin yüzde 27"si kendi bölgesinin gazetesini okuyor. Yüzde 25"i sürekli Bild gazetesini okuyor. Bölgesel olarak yüzde 4"ü Franfurter Algemeine Zeitng okuyor. FAZ en çok okunlar arasında yer alıyor.
Ludwigschafen olaylarını Alman basını az verdi denildi. Türk basını olayları abartıyor. Çarpıtıyor, Almanlarla Türkler arasında köprü atılıyor denildi. Arkasından Haagen"de polise sığınan bir Türk polis tarafından dövülerek öldürüldü.  Bütün bu ön yargılar iki tarafta da var. Alman basını neden lakayt davranıyor, "Türk basını neden böyle yazıyor?" şeklinde konuşacağız.
Türk basını Alman basınından daha çok olaylara yaklaşıyor. Basına Avrupa"daki Türk medyası, Türkey medyası ve Almanca dilinde yayın yapan medya olarak sorunlara bakacağız.

Prof Dr.Rüçhan Işık Türk medyasında Almanya ve Avrupa İmajı, Bulvar Gazeteciliği sorunu mu? Güncel gelişmeler konulu oturumu açtı. Schaffhauser Nachrichten gazetesinden Walter Joos, TRT"den Hasan Çakır, Radyo X"den İsmehan  Öztürk, Milliyet"ten Recai Aksu, Aksiyon"dan Zafer Özcan" katıldı.



JOOS: TÜRKİYE TURİZMİ KULLANARAK KENDİNİ İYİ TANITABİLİR
Schaffhauser Nachrichten gazetesinden Walter Joos, 30 yıldır İsviçre gazetesinde editörlük yaptığını 100 bin kişinini yaşadığı bölgede yaşadığını söyledi. Koloni döneminde zengin olan ulus fakir ulusa kötü kullanım yapacak mı diye sorulurdu. İşbirliği imkanlarındaki gibi kazı kazan mı olacaktı? Denildi. Biryanda AB diğer yanda Türkiye duruyor. Kazı kazan mı olacak yoksa Türkiye kazanacak mı?  Medyalar toplumu yansıtmaktadır. Ekonomi AB içinde bu kadar önemli değildir. İşbirlikleri serbet ticaret anlaşmalarıdır. Herkes sınırlardaki zorlukları ortadan kaldırıp daha büyük pazarlar amaçlıyordu. Böylece refahın artması amaçlanıyordu. Ancak küreselleşen dünyada madalyonunun öbür yüzü var. Türkiye ve Orta Avrupa ile ilişkisinde bir toplum zorunlu olarak mütevazi koşullar altında yaşamaya mecbur kalırsa manevi ve siyasi düzen açısından böyle bir işbirliğinde böyle kıstaslar vardır. Ancak refah içinde yaşayan toplumda yeni kavramlar vardır. Avrupa Amerika"nın tersine durumu yaşadı. Avrupa"daki devletler ulusal kimliğe sahiptir ve bunu seviyorlar korumak istiyorlar. Bu birleşmeler dünyayı küresel bir köy haline getirmek istiyorlar ve bazı dirençlerle karşılaşıyorlar.
Türkiye"nin imajına gelirsek Türkiye son derece büyük bir ülkeder. Farklı sosyal gerekleri vardır. Bunları bilmemiz gereklidir. Görsel medyanın en güçlü olduğunu dönemde bazı konular sorun yaratıyor. Öyle görünüyor ki iyi haber iyi haber değildir. Kötü haber ilgi uyandırıyor.
Türkiye"nin bir şansı var o da turizmdir. Bunun dışında Türkiye göç akımlarını daha iyiye kullanabilir. İnsanlar daha çok geziyor ve ziyaret ettikleri ülkeler hakkında yeni şeyler öğreniyorlar. Ama bunları kendi ülkelerine geri getirmiyorlar. Bu şansı kullanın doğa, deniz  dışında başka şeylerin bulunduğunu anlatın diyorum. Yerel medya temsilcisiyle görüştüğümde tatildeki insanlara bakarsak bunların kültüre ilgi gösterdiğini geziler yapmak istediklerini öğrendik. Bu insanlar Türkiye"nin imajını düzeltecek konulara ilgi gösterebilir. Her turist kendi ülkesinin elçisidir.  Her göçmen kendi ülkesini tanıtabilir. Yanlış bilgiler ve önyargıların bu şekilde ortadan kalkacağını düşünüyoruz. Burda sansasyon haberlerinin incelenerek ortaya çıkarılması gerekmektedir. Medyadada gittikçe iki şey ayrılıyor. Heyecan verici kısa haberler ve artan bilgilere olan ilgdir. Türkiye bu şanslardan yararlanabilir.. Türkiye bunlara değer verirse Almanya"da daha iyi imaja sahip olabilir. Türkiye bir çok alanda  güçlenebilir. Türkiye"nin dinamiği yüksektir.



TRT'DEN HASAN ÇAKIR: CEPHELERİN MEDYASI GİBİYİZ

TRT"nin Berlin temsilcisi Hasan Çakır, Türkiye"deki sosyal değişimi ele alacak bir çalışma yaptıklarını söyledi.  Almanya"da görev yaparken yaşadığı örneklerden yola çıkarak konuştu. Gazete haberlerinin kendi ulusunun çıkarını öne çıkarması ve inan haklarını bir kenara bırakarak yaptığı yayınlar olarak gerçekleşiyor. Olaya bizimkiler sizinkiler anlayışı gibi yanlış bir gözle bakılıyor.  Cephelerin medyası gibiyiz. Siyasiler ve toplam gazetecileri gaza getiriyor. Gazetelerin Almanları dövmesini isteyen tahrikler yapılıyor.  Gazetecilerde yetenekleri ölçüsünde toplumun bu talebine cevap vermeye çalışıyor. Araştırma yapılmadan manşetler atılabiliyor. Fatih Akın"ın Berlin"de Altın Ayı ödülünü kazanması haberini  Alman gazeteleri nasıl verecek diye düşünerken, Sibel Kekili"nin porno kasetlerini gündeme getirmişlerdi. Seçilen bir Alman filmiydi. Alman meslektaşlarımız gerçek Türkiye"yi vermiyorlar. O zaman bu bir iyi niyet değil diye kuşkulanıyorsunuz.  Yapılanlar uzun vadede ince ince işlenen ayrımcılığın önüne geçemiyor. Gazeteciler aynı göz hizasından bakmak zorundadırlar.  Yanlış bilgi vererek çok ağır suçlar işlediğimiz kanaatindeyim. Almanların Türkleri çok sevdiğini düşünüyorum. Alman iş dünyası Türk tüketicinin önemi kavradı, ancak Alman medyası bunun farkında değil. Almanya"ya solcu giden insan Almanların zorlaması sonucu milliyetçi olarak dönüyor. Aksende kayma görülüyor. Türkiye"ye dönünce sosyal demakrat olunuyor. Ancak oy verecek sosyal demokrat parti bulamıyorsunuz.



MİLLİYET"TEN RECAİ ÇAKIR: TÜRKLERİ ASİMİLE ETMEK İSTİYORLAR

Kuzey Ren Vestfalya"da 23 yıldanberi Milliyet"tin temsilciliğini yaptığını belirten Recai Aksu, son üç aydır Türk ve Alman medyası arasındaki tartışmalara değindi. Alman basının bir göç ülkesi olduğunun farkında olmadığını belirterek, Türklere karşı yayınlarını südürdürklerini belirtti. Türkleri Alman toplumu içinde asimile etmek gayreti içinde olduklarını belirte Çakır, hergün çıkarılan yeni yasalarla Türklerin haklarını gaspederek haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığını söyledi. Buna basınında destek verdiğini söyleyer Çakır,  Ülkede dengelerin bozularak Alman medyasında İslamfobisinin oluştuğunu söyledi. Meydana gelen olayların ilişkilerin gerilmesine yol açtı. Alman basına bu gri tabloyu siyaha bürTürkleri birer kanserli hücre olarak gösteriliyor. Yabıncı düşmanlığını körükleyen haberlere yer veriyorlar. Siyasiler göçmenleri seçim malzemesi yapıyorlar. Meydana gelen olaylara Alman basını önyargılı yaklaşıyor.  Türkiye"den Almanya"ya göçün 50. yılında iyi haber yerine kötü haberlere yer veriliyor. Alman basınında Türklerin mağdur edildiği  anadili, göçmen yasası gibi konulara yer verilmiyor. Aşırı sağcıların güçlendiğin Almanya"da Türkleri zor günler bekliyor.
Türklerin sorumluluklarda ve haklarda vatandaş olarak kabul edilmesi sorunun çözümünü sağlar.



ÖZTÜRK: MEDYA NEGATİF YÖNDE ÇALIŞIYOR

İsviçre"de Basel"de 10 yıldanberi çalışan Radio X"in temsilcisi İsmehan Öztürk, entegrasyon projesi ile devlet desteğinde çalışıyor. İki toplumun ilişkilerini güçlendirmek için kültür programları yapıyoruz. 100 bine yakın Türk"un bulunduğu ülkede yabancı dil bilmeyen Türklerin topluma uyum sağlamalarına katkıda bulunuyoruz. Medyanın daha çok negatif yönde çalıştığını düşünüyorum. Kürt, başörtüsü konuları gündeme getiriliyor. Bunun sonucu İsviçre basınında haberler yer alıyor. Bence iki toplumun birbirini tanımasının önemli olduğunu düşünüyorum. Uyum hakkında çok çaba vermemize rağmen İtlayan yabancı değildir. Türk yabancıdır. Medyadan bu konuda destek bekliyoruz.



ZAFER ÖZCAN: TÜRK MEDYASINDA ASIL SORUN AVRUPA"DAKİ DEĞİŞİMLERDİR

Aksiyon dergisinden Zafer  Özcan, Avrupa ile ilişkiler konularına değineceğini belirterek şöyle konuştu:
Türk medyasındaki Avrupa imajının yeterince anlaşılamayacağını belirterek salt ırkçı  söylemlerle olmayacağını söyledi. Türkiye"de çağdaşlaşma ve batılılaşma eş anlamlı kullanılıyor. Ancak Türkiye"de roller değişiyor. Türkiye"de Avrupacılık merkezden çevreye, Anadoluya geçmiştir. MHP ile CHP"nin Avrupa"ya bakışları örtüşüyor.
Türk medyasında değişim Türkiye gibidir. İktidarı batışa dönüşünün etkisi olayları yaratmaktadır. AK Parti gidip CHP gelse Avrupa Türkiye"ye daha sıcak bakacaktır. Türk medyası için asıl sorun Avrupa"daki değişimlerdir.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.