• BIST 102.258
  • Altın 190,236
  • Dolar 4,5836
  • Euro 5,3954
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Türkiye'de zeytin ve zeytinyağının çilesi

Öner Y. Ilgaz

Ramazan yaklaştı “Zeytin” yine magazin haberleri olmaya başlar.
Fiyatı bu sene çok pahalı!
Aslında zeytini köylüden alacaksın!
Zeytin soframıza gelene kadar kaç el para kazanıyor!
İftarı zeytinle açmanın faydaları!
Zeytinin çekirdeğini çıkarmadan da yiyebilirsiniz!
Tabii birde zeytinin yağı var.
5 yıldızlı otellerde, tantanalı açık büfe iftar sofraları ve zeytinyağlı yemekler.
Azizim iftarda zeytinyağlı enginar öylesine hafif ki, miden rahatsız olmuyor!
İftarlarda zeytinyağlı yemeklere bayılıyorum, doktorumun tavsiye ettiği diyet programına öylesine uygun ki!
Eh müsaade edin böyle 5 yıldızlı iftarlarda bazıları da bilgiçlik taslasın…
“Garson bey bu zeytin Gemlik değil mi? Şeklinden belli! Şefim salataya kullanacağım “taş baskı” zeytinyağınız var mı?”
Zeytinin anavatanı Anadolu’dur.
Eeeeee ne olmuş yani anavatanı Anadolu ise, alt tarafı zeytin işte bırakın böyle popülist yaklaşımları. Ülkemizin onca problemi arasına bir de zeytinmi sokacaksınız?
Ankara’nın da anavatanı Anadolu’dur. Dolayısıyla zeytin siyaseti yapmayın. Ankara da mebzül miktarda yapılıyor siyaset.
Artvin den Nizip’e, İzmir den Mardin’e kadar her karış toprağında Anadolu’nun zeytin ağacı var.
Yaz kış dimdik ayakta, kökleri çok derinlerde, yaprakları gümüş ışıkları saçar rüzgârda…
Topu topu 3-4 ay sürer insanlara ürettiklerini toplatması. Onca yıldır bu topraklardadır ancak o topraklarda yaşayanlara bir türlü anlatamaz;
“Meyvelerimi narin toplayın, yeni filizlerimi kırmayın, seneye onlardan ürün elde edeceksiniz.”
Sofralıklar çeşitli yöntemlerle sofralarda yerini alması için hazırlanır, yağlıklar masaralara (yağhanelere) gönderilir.
Anadolu insanı zeytini tükettiği kadar, zeytinyağını tüketmez.
Zeytin yetiştiriciliğinin eğitimi veren topu topu 2-3 Meslek Yüksek Okulu kaldı. Gençler zeytin ve zeytinyağı sektöründe para kazanılamayacağını düşünüyor. Kamu oyu özellikle zeytinyağı konusunda bilgilendirilmiyor.
Tüm büyük marketlerde bol çeşitli zeytinyağları var. Çoğu da “sızma”
Tüketici bu sızma lafını çok tuttu.
Unutulan bir kelime de değil “Bu sızma değil mi? Zeytinyağının renginden belli!”
Bu sözlerden anlıyorsunuz ki tüketici aldığı zeytinyağı şişesinin içerisini görebiliyor.
Satıcı da doğrusunun böyle olduğunu savunuyor. Müşteriye yaranacak ya “haklı müşteri para veriyor aldığı zeytinyağının rengini görmeli”
Demek ki ne oluyormuş, zeytinyağının kalitesini renginden anlıyormuşuz. Hele hele kampanya da bir ürün ise bir litresi 5-6 TL olunca tüketici tam kaliteli zeytinyağı pardon likityağı almış oluyor.
Bazı art niyetli kaynaklardan ülkemize yılda 4,5 milyon dolarlık çeşitli likit yağ ithal ettiğimiz fısıldanıyor. Tüketicimizin böyle art niyetli haberlere değer vermediğinden haberleri yok. Yine de ben hiçbir niyet taşımadan soruyorum “Bu ithal edilen likit yağlar ne işlerde kullanılıyor?”
Yağcılığın birçok kesimde, birçok sektörde tercih edildiği ülkemde yine de insan merak ediyor doğrusu…

Bu yazı toplam 5271 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.