• BIST 103.328
  • Altın 193,733
  • Dolar 4,6527
  • Euro 5,4829
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Türkiye’de internete sansür geliyor

Türkiye’de internete sansür geliyor
TİB'e internet erişimini engelleme hakkı tanıyan yasaya tepki yağarken Türkiye de internete yasak uygulayan ülkeler arasına girdi.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten 10-15 Şubat 2014
İSTANBUL
- Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) internet erişimini engelleme hakkı tanıyan yasaya tepki yağarken Türkiye de internete yasak uygulayan ülkeler arasına girdi. Gazetecileri Koruma Komitesi isimli uluslararası sivil toplum kuruluşunun verilerine göre, yeni düzenlemeyle Türkiye; Kuzey Kore, Eritre, Suriye, İran, Ekvador Ginesi, Özbekistan, Myanmar, Küba ve Beyaz Rusya’nın aralarında bulunduğu internet yasağı uygulayan ülkeler ligine düştü. İnternete sansürün, yolsuzluk skandalının ardından gelmesine dikkat çeken İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yasayı veto etmesi gerektiğini açıkladı. TÜSİAD da Cumhurbaşkanı’na yazdığı mektupta “İnternet düzenlemesi denilince yasaklama refleksinin devreye girmesi kabul edilemez” Dedi.

TÜRKİYE RAPORU
İnternet iptal.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına(TİB) mahkeme kararı olmaksızın internete müdahale yetkisi veren düzenleme Meclisten geçti.CHP Milletvekili ve Bilişim uzmanı Erdal Atasünger’e göre;
“İktidar, 17 aralık’ta ortaya çıkan büyük yolsuzluk olayından fena halde rahatsız oldu. O olayda rüşvet belge ve bilgilerinin ortalığa saçılmasının nedeni olarak önce savcı ve polisleri…. İkincisi interneti gördü. Bir aydır yaptığı operasyonlarla savcı ve polis kısmını kendince halletti. Şimdi sıra geldi interneti kontrol altına almaya”.
Artık iktidar hangi sitelere girdiğinizi, kimlerle ne görüştüğünüzü, hangi bilgi, belge alışverişinde bulunduğunuzu görecek, bilecek.telefon dinler gibi interneti trafiğini izleyecek. Mailleri okuyacak.Mahkeme kararı olmaksızın,kendi atadığı TİB başkanı aracılığı ile internet kaynaklarından yapılan yayın ve haberleşmeye anında yasaklar koyabilecek. Bunun için TİB başkanına bir telefon kafi gelecek. İktidarın mesajı şu: ben yolsuzluk yapmadan duramam.gene yapacağım ama sen bunları yazmayacak, konuşmayacak, duymayacak, görmeyeceksin.”

İNTERNET’TE GÖZLER CUMHURBAŞKANI’NDA
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e bir mektup yazan TÜSİAD, "İnternet düzenlemesindeki değişikliklerin temel hak ve özgürlükleri olumsuz etkilediği" belirtildi.
TÜSİAD TBMM’de kabul edilen torba kanunda yer alan "5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar Aracılığıyla İşlenen Suçlara İlişkin Kanun" ile ilgili olarak görüş ve önerilerini Cumhurbaşkanlığı makamına birmektup ekinde sundu.

emenp-2.jpg

TÜSİAD tarafından yapılan açıklamada, daha önce TÜSİAD’ın görüş ve önerilerini ilgili Bakanlıklara, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na ve TBMM’de grubu bulunan siyasi partilere ilettiğine dikkat çekilerek, "Ülkemizde internet düzenlemesi denilince hemen yasaklama refleksinin devreye girmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Bu bağlamda, söz konusu kanunun, AİHM’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu diğer uluslararası antlaşmaların tanımladığı ifade özgürlüğü de dahil temel insan hakları kriterlerini içerecek şekilde düzenlenmesi gerektiğine kuvvetle inanıyoruz" denildi.
Kamuoyunda ciddi tepkilere yol açan düzenleme ile ilgili olarak sivil toplum örgütleri, bilişim hukuku uzmanları ve ilgili diğer kesimlerce yapılan eleştiri ve öneriler maalesef dikkat alınmamıştır.
Söz konusu düzenlemenin olumlu yönde hiçbir değişiklik yapılmadan TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş olması, hem katılımcı demokrasinin işleyişi hem de düzenlemenin doğurabileceği sakıncaların önlenmesi açısından beklentileri boşa çıkarmıştır.

SİYASİ REKABET SİYASİ SAVAŞA DÖNÜYOR
Ülkemdeki gelişmeler beni şahsen endişelendiriyor. 17 aralık yolsuzluk haftasından sonraki gelişmeler ülkeyi germeğe devam ediyor. Yeni Şafak’tan Ali Bayramoğlu’nun 5 Şubat tarihli yazısı “gidişatı’” çok iyi özetliyor.
“Yolsuzluk dosyaları ile büyük darbe alan hükümet, aldığı tedbirler ve karşı hamlelerle durumu kontrol altına aldı.Cemaate karşı mevzi kazanarak devlet içinde temizlik harekatına başladı. Bunda başarılı olan hükümet fırtınayı hafifletti. Ancak bu sefer başka bir fırtına “otoriterleşme” fırtınası çıktı. Hükümetin aldığı tedbirler hukuk sınırlarını zorladıkça demokrasi yara aldı.

emenp-4.jpg

Şimdi merak edilen bu otoriterleşme fırtınası ne kadar devam edecek sorusu? Şiddeti artacak mı, düşecek mi? Göstergeler artacağını gösteriyor. İşte kolluk kuvvetleri meselesi ve en son gelen internet sansürü. Belli ki 30 mart seçimlerine kadar bu fırtına devam edecek. Herkesin merak ettiği 30 mart seçimlerinden sonra ne olacak?
Eğer AKP %40 dolayında oy alırsa, 2009 seçimlerinde aldığı oy oranını yakalar veya geçerse otoriterleşme fırtınası kasırgaya dönüşür diyor Ali Bayramoğlu.Gerçekten hak vermemek elde değil. Çünkü dört ay sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri var.. Başbakan o tarihe kadar en ufak bir çatlaklık, yolsuzluk dedikodusu, resim ve belgenin ortaya saçılmasını istemeyecektir.
Hatırlarsanız Başbakan yolsuzluk ve rüşvet iddialarına yanıtı seçmenin vereceğini söylemişti.%40 oyu alınca “seçmen bu iddialara inanmadı ve partimi akladı” diyecek. Ondan sonra tut tutabilirsen.
Anlaşılan o ki seçim hiçbirşeyi çözmeyecek. AKP kazanırsa muhalefetin gerekçesi hazır. Önümü kestin yolsuzlukları örtbas ettin. Aldığın antidemokratik tedbirlerle seçmenden herşeyi gizledin diyecek. Muhalefet baskın çıkarsa, AKP’nin gerekçesi hazır. Seçime hile karıştırdından, paralel devlete kadar . Olan siyasi çekişme nedeniyle bir türlü istikrar bulamayacak olan ekonomiye olacak.
Siyasi süreklilik için standartların sonuna kadar zorlandığını görüyoruz..Bekleyen dünya kadar yapısal sorun sümenaltı ediliyor. . Pekçok önemli konu vergi reformu dahil seçim sonuna bırakılıyor.Yani siyasi iktidar önce can derdinde.

2013 YILINDA KREDİLER ARTTI, KAR ZİRVEYE OTURDU
Bankalarımız 2013 yılında parlak bir dönem yaşadılar.

emenp-88.jpg

BDDK Bankacılık Sektörü Genel Görünüm Raporunu yayınladı. Rapora göre;
• Bankaların toplam aktif büyüklükleri 2012 yılına göre %26.4 artarak toplam 1 trilyon 732 milyar oldu.
• 2013 yılında bankaların karları %5.1 artarak 24.7 milyar TL oldu.
• Kredilerin hacmı 1 trilyon 47 milyar liraya yükseldi.
• 49 bankanın faaliyette olduğu sistemde toplam 11 bin960 şube faaliyette.
• Sektörün çalışan insan sayısı 214bin 263 kişi.
• Bankaların kredi alacakları 2012 yılsonuna göre %26.4 (6.2 milyar) artarak29.6 milyar oldu.
• Bankaşların menkul kıymet portföyleri 2012 yılına göre %6.2 artarak 286.7 milyar oldu.
• Bankalarda dış kaynak artışı 2013 yılında da artmağa devam etti. Kaynak dağılımında yabancı para mevduat %61.5 payla 945.8 milyar oldu.Yabancı para kaynak artışı yılın üçüncü çeyreğinden itibaren hız kesti Yılın ilk yarısında YP mevduat artışı 810 milyon dolar, ikinci yarıdan 22.6 milyar dolar oldu.
• Yurtdışı bankalardan kaynak artışı devam etti.2012 yılına göre %23.7 oranında artarak 2013 yılsonunda 138.2 milyar dolar oldu.Sendikasyon kredilerinin yenileme oranı %100 olarak açıklandı.
• Bireysel kredilerde kurumsal kredilerdeki artışa göre yavaşlama hissedildi..

• S&P ‘GÖRÜNÜMÜ’ BOZDU ‘SERT İNİŞ OLABİLİR’ DEDİ
• Türk ekonomisine kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s’tan (S&P) kötü haber geldi. S&P, dün akşam piyasaların kapanmasının ardından Türkiye’nin kredi notu görünümünü ‘durağan’dan ‘negatif’e indirdi.

emenp-6.jpg

Türkiye’ye yatırım sınıfında not vermeyen tel derecelendirme kuruluşu olan Standard&Poor’s
yaptığı derecelendirme sonunda ülke notunu BB+’de bıraktı değiştirmedi.Ancak görünümü durağandan negatife çevirdi.
Bu tür bir görünüm değişikliği, mevcut yatırımcıyı ürkütmez ancak yeni geleceklere fren yaptırabilir.. Negatif görünüm, S&P’nin önümüzdeki 12 ay içinde en az üçte bir olasılıkla Türkiye’nin kredi notunu düşürebileceği anlamına geliyor.
S&P açıklamasında, Türkiye ile ilgili 2 risk görüldüğünü belirtildi. Bunlardan ilki dış koşulların sıkılaşmasıyla Türkiye’nin mali ve para politikalarının ekonomiyi sert bir inişe maruz bırakabilme olasılığı. S&P, ikinci riski ise “kurumsal kontrol ve dengeler ile yönetim standartlarının öngörülmeyen bir erozyona uğraması” olarak gösterdi. S&P, Türkiye için temel senaryoda 2014 ve 2015 yılları için ortalama büyüme projeksiyonunu yüzde 3.4’ten yüzde 2.2’ye indirdi..

BANK OF CHİNA’MI GELİYOR?
Başbakan yardımcıs9ı Ali Babacan, sanayicilerle yaptığı toplantıda bir açıklama yaparak, büyük bir bankacılık devine çok yakında bankacılık lisansı verileceğini açıkladı. İNTES’in geleneksel toplantısında Sn. Babacan”Uluslararası bir bankacılık devi geliyor derken, şimdilik isim vermem doğru olmaz dedi.
Babacan’ın bu sözleri, dinleyicilerde heyecan yaratırken tahminler arasında öne çıkan isim Bank of China oldu.

ALİ FUAT TAŞKESENLİOĞLU HALKBANK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ATANDI.
Meslek hayatına Faysal Finans’da başlayan ve daha sonra Asya Katılım Bankasında çeşitli görevlerde bulunan Taşkesenlioğlu, Genel Müdür Yardımcılığı görevinden Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu Üyeliğine atanmıştı.Bültenimizin devamlı takipçisi olan Taşkesenlioğlu’nu tebrik eder, yeni görevinde başarılar dileriz.

AB RAPORU
ECB kararı gelişmekte olan ülkeleri rahatlattı

Geçtiğimiz haftanın iki önemli verisi vardı. Birincisi ECB Toplantısı, ikincisi ABistihdam verisi. ECB mutad toplantısını yaptı ve faizleri değiştirmeyerek 0.25 seviyesinde bıraktı. Arkasından bir basın toplantısı düzenleyen Başkan Draghi önemli açıklamalardabulundu.Draghi, enflasyona ilişkin aşağı yönlü risklerin belirginleşmesi durumunda para politikasını genişleme yönünde adımlar atacaklarını söyledi

EURO BÖLGESİNDE DEFLASYON YOK
Ortaya çıkmış olan karmaşık resim nedeniyle karar almak için beklemeyi tercih ettiklerini belirten ECB Başkanı Draghi, “Harekete geçmek için hazır ve istekliyiz” dedi.
“Euro bölgesinde bastırılmış, düşük enflasyon var, deflasyon yok” diyen Draghi, enflasyona ilişkin aşağı yönlü risklerin belirginleşmesi durumunda para politikasını genişletme yönünde adımlar atabileceğini söyledi.

emenp-7.jpg

Dünya Ekonomi Servisinin haberine göre Draghi'nin konuşmasından satırbaşları şöyle:
- Para ve kredi dinamikleri bastırılmış durumda
- Fiyat baskılarını zayıf kalmaya devam etmesini bekliyoruz
- Euro Bölgesi için enflasyon beklentisi yüzde 2'ye yakın
- ECB genişlemeci para politikası duruşunu gerekli olduğu sürece devam ettirecek
- Orta-uzun vade için enflasyon bekleyişleri güçlü şekilde çıpalanmış durumda
- Faiz oranlarının uzun bir dönem için cari seviyede veya daha düşük kalmaya devam etmesini bekliyoruz
- Para piyasasında gelişmeleri yakından izliyoruz
- Gerektiğinde mümkün olan tüm seçenekleri değerlendirmeye hazırız
- Euro bölgesi ekonomik görünümü için riskler aşağı yönlü olmaya devam ediyor
- Para politikası duruşumuz iç talebi destekleyecek
- Gelişmekte olan piyasalardaki belirsizliklerin ekonomik şartları negatif şekilde etkileme potansiyeli olabilir
- Enflasyon görünümü için yukarı ve aşağı yönlü riskleler sınırlı olmaya devam ediyor
- Zayıf krediler, ekonomi, kredi riskleri ve bilanço ayarlamalarını yansıtıyor
- Bankaların esnekliklerinin güçlendirilmesi zaruri
- Bankacılık birliği konusunda zamanında atılacak adımlar güveni yeniden tesis edecektir
- Kredi piyasası parçalanmışlıklarını daha da azaltılması önemli
- Enflasyonun yüzde 2'ye yakın olsa da altında seyretmesi bekleniyor

İNGİLTERE’NİN BAŞI İSKOÇYA İLE DERTTE
Bilindiği gibi Birleşik Krallık dört devletten meydana gelir. Galler, İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda. Bunlardan Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda halkı keltlerin devamıdır. İngiltere ise Germen kökenli Anglo sakson ve Normanların devamıdır

emenp-8.jpg

Şimdi İskoçya Birleşik Krallıktan ayrılmak istediğini ilan etti ve 18 eylül 2014 tarihinde referanduma gidiyor.
Geçtiğimiz hafta Parlemento’da duygusal bir konuşma yapan Başbakan Cameron “Together, we are stronger” yani birlikte daha kuvvetliyiz mesajı verdi. Eğer İskoçya’nın birlikten ayrılması gerçekleşirse bunun başta anayasa olmak üzere pekçok konuda önemli etkileri olacak.

PİYASALAR

Borsa
Dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul haftayı biraz yükselerek 64.616 seviyesinden kapattı.
Birara 60 bin direnç noktasına yaklaşan endeks ECB Toplantısından çıkan sonuçla moral buldu ve özellikle bankacılık hisselerine gelen alımla %3.38 yükseldi.

Faiz
Bileşik faiz getirileri hemen hemen tüm vadelerde geriledi. 2 yıllıkta bileşen spot kapanışta 10.80, on yıllıkta 10.20 oldu.

Döviz
ABD’nin bıraktığı gevşek para politikasının etkisiyle gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan sert satış baskısı yerini girişlere bıraktı.Gelişmekte olan ülkelerde biraz da ECB’nin verdiği olumlu havanın olumlu etkisi ve rahatlığı görülüyor. Dolar haftayı 2.2210, Euro 3.0264 olarak kapatırken parite 1.3635 oldu.Piyasalar rahat. Faiz artırımını gerçekleştiren Merkez’de aynı şekilde baskıdan kurtuldu. Bu haftada dolar/TL paritesinin 2.20-2.30 bandı içinde hareketini normal karşılamak gerekir.

Esenlikle Kalın

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.