• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

Türkiye dönüşüm istiyor

Türkiye dönüşüm istiyor
Emen&Emen Danışmanlık Şirketi’nden Murat Emen 15-21 Haziran 2008 arasında Haftanın Ekonomik Görünümü yazısında “Türkiye dönüşüm istiyor”dedi.

İSTANBUL- Emen&Emen Danışmanlık Şirketi"nden Murat Emen 15-21 Haziran 2008 arasında Haftanın Ekonomik Görünümü yazısında  “Türkiye dönüşüm istiyor”şeklinde yorum yaptı.

Murat Emen'in hafta ile ilgili gözlemleri şöyle:

 

“Kişisel olarak Türkiye"deki dönüşümün "yönünden" kaygılıyım. Çünkü gittikçe cemaatleşen bir yapı ortaya çıkıyor. Bu yapı, maalesef umut edilen uluslaşmanın önünde engel. Öte yandan, kucaklayıcı, dayanışmacı, sağlıklı sosyal kontrol mekanizmalarına dayalı mahallenin fonksiyonlarını da gerçekleştirmekten uzak. Sadece güce ulaşmayı hedefleyen cemaatlerden oluşan, iğreti, yapay, şekilci, sağlıksız bir sosyal yığın ortaya çıkartıyor. Dramatik ve kaygı verici olan ise birbirini dengeleyecek cemaatlerin yokluğu ve alanın tamamen tek bir cemaatin tekeline girmesidir. Hem eğitim sistemi, hem güvenlik sektörü (emniyet) hem de medya ve finans alanında tek hákim gücün bir cemaat olması kaygı verici. (Secularism and Muslim Democracy, Dr.Hakan Yavuz Cambridge University Press, 2008).

 

 “Bush"lardan, Clinton"lardan bıkan Amerika bile değişim adına 40"lı yaşlardaki siyahi lider Obama"yı seçmeye hazırlanıyor. Çünkü insanlar değişim istiyor. Genç Türkiye"nin de bir Obama"ya ihtiyacı var. “(Zeynep Göğüş, Hürriyet )

 

Yavuz"un değerlendirmesini takdirlerinize bırakıyorum. Bu tür bir dönüşüm bizim arzuladığımız bir dönüşüm değil. Ama Sn. Zeynep Göğüş"ün ABD değişim alıntısı ilginç. Ben bile ABD"nin bir siyah başkana hazır olmadığını düşünüyorum. Ama değişim ihtiyacını duyan ABD"li farklı düşünmeğe başladı galiba.

 

Göğüş yazısında aciz ve yetersiz kalan CHP"yi ve liderini irdeliyor. Laiklerin dünyaya kendilerini anlatamamasının  suçunu CHP" ye yüklüyor. CHP kendini bir monşerler partisi olmaktan kurtarmalı ve ülkenin Ankara"dan ibaret olmadığını anlamalıdır.

 

 Bu haftanın Economist dergisi"nde  de kapatma  davasının sakıncalarını içeren bir makale yeralıyor. Laik elitlerin şeriat korkusunu irdeleyen yazı, ülkenin birçok siyasi ve ekonomik meselesi gündem de iken, AB katılım müzakereleri devam ederken, Türkiye"nin gündemindeki dava ile, büyük bir risk aldığının altını çiziyor.

 

Ülkenin AKP yönetiminde ve %46"nın gücü kullanılarak nasıl bir yöne götürüldüğün batı dünyasına yeterince anlatılamadığını anlıyoruz. Ama öbür taraftan Dışişleri Bakanı dahil AKP her fırsatı kullanarak “demokrasi” örtüsü altında dünya kamuoyunu yanına çekmekte başarılı oluyor. Gerçekten ayaktaki tek muhalefet diye düşündüğümüz ve laikliğin bekçisi olarak gördüğümüz CHP bu konuda yetersiz kalıyor. Sadece grup toplantılarında yapılan konuşmalarla bu dava anlatılamaz. Tuncay Özkan bile bu konuda CHP"den fazlasını yaptı. Sn. Göğüş" hak vermemek münkün değil. Türkiye"nin de bir Obama"ya ihtiyacı olduğu kesin.

 

Türk-Arap Zirvesi İstanbul"da yapıldı.

 

Geçtiğimiz hafta zirve İstanbul Ceylan Otel"de yapıldı. Tam bir karmaşa içinde geçen zirvede Sn. Unakıtan dışında geride kalan bir şey bulmak değil. Başından sonuna izlediğim zirvede dişe dokunur bir şey bulamadım. Bazı arap ülkelerinin bakan seviyesinde temsil edildiği zirvede, Sn. Erdoğan"da bir konuşma yaptı. Medyanın akın ettiği  ve siyasi gerilimle ilgili yeni hücumlar beklediği konuşma, gündemin dışına çıkmayınca meydan Sn. Unakıtan"a kaldı. Dinleyenleri tebessüm ettiren ama bir bakana yakışmayan espriler yapıldı.

 

Benim anladığım bu tür toplantılarda  katılımcılar, “ paranızı bize getirin yerine “ büyüyen, gelişen  Türkiye"den örnekler görmek istiyorlar, yatırım olanaklarını ve başta taahhüt sektörü olmak üzere diğer sektörlerde nasıl işbirliği yapabileceklerini ve sizin bu konuda etkinliğinizi, başarılarımızı görmek istiyorlar. Hiç değilse benim görüştüğüm yabancılar bu amaçla gelmişlerdi. Reel sektörün iltifat etmediği veya davet edilmediği cılız standlarda sadece katılım bankaları boy gösterdi. Onlarda bir iki broşür vermekten öte geçemediler.

 

Birazda Ekonomi

Petrol fiyatları kabus olmaya devam ediyor. Nijerya"daki grev fiyatları 137 USD ye taşıdı. ABD perakende satış verileri beklenenden iyi gelmesine rağmen petrol fiyatları nedeniyle etkisi az oldu.

ABD"nin 4.nolu Yatırım Bankası Lehman Brothers"da sular durulmuyor. Yönetim değişiklikleri fayda getirmedi ve hisse düşmeye devam ediyor.. Şirket subprime zararlarının faturasını ödüyor. Benzetmeler “takım müthiş kötü oynuyor. Manager işten atıldı” şeklinde özetleniyor.

İç piyasaya gelince, piyasalar parti kapatmayı tamamen satın almış durumda. Genel kanı AKP"nin muhakkak kapatılacağı noktasında.

Hazine"nin Salı günü yaptığı ihaleden sonra bankalar bonoları elde tutmak istemeyerek, hemen satışa geçtiler. Bütün bu gelişmelerle bono bileşik faizi, Ekim 2006"dan bu yana en yüksek seviye olan %22.54"e yükseldi. Gelen tepki alımları ile 21.90"a geriledi. Beklentiler faizin %22 civarında hareket edeceği yönünde.

TCMB bu hafta toplanıyor. Bütün kritiklere rağmen piyasa bir puana yakın faiz artırımı bekliyor. Benim tahminim .50 baz puan atışı gelebilir. TCMB"ye kızanlar sadece siyasiler değil. ASO Başkanıda ekonomi kurmaylarına gönderdiği mektupda; faiz artırımı halinde pek çok fabrikanın kapanacağını hatırlatıyor. Bakan Çağlayan TCMB Başkanı"nı piyasayı tanımamakla suçluyor.

“Yüksek faiz sadece iç talebi bastırmayıp, iç talebin yerli ve ithal mallar arasındaki dağılımını da bozmaktadır. Çok işyeri  son günlerde daralan iç talep nedeniyle çalışanlarına ücretsiz izin vererek zaman kazanmağa çalışmaktadır. Ancak TCMB faiz yükseltirse birçok fabrika kapanacak, işsizlik daha da artacaktır.”

ASO bildirisinde ; “ Böyle bir ortamda yapılacak faiz artırımının enflasyon üzerinde çok sınırlı bir etki yapacağı, diğer yandan yabancı portföy yatırımcılarına verilen örtülü kur garantisinin yeniden teyidi anlamına geleceği ” belirtilmektedir.

Geçen haftaya 1.58"den başlayan dolar, gelen olumlu verilerle 1.53 seviyelerine geriledi. Beklentiler FED faiz artırım kararına göre değişiyor. Faiz artırımı halinde parite 1.50"lere doğru hareketlenebilir.

Doların YTL paritesi ise bono bileşiklerine bağlı olarak hareket ediyor. Yüksek bono faizi yatırımcıyı dolardan uzak tutuyor. TCMB"nin faiz artırımı halinde YTL cazibesi devam edecek. Tavsiyeler YTL mevduata. Geçen haftayı 1.2580"den kapatan doların 1.25-1.2650 bandında hareketi bekleniyor.


1-20 Haziran Haftasının ABD Veri Açıklama Takvimi


 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.