• BIST 105.026
  • Altın 162,827
  • Dolar 3,9195
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C

Türk turizmi tehlikeli kısır döngüde

Türk turizmi tehlikeli kısır döngüde
Frankfurter Rundschau Türk turizmi çarpık yapılaşma, kapasite fazlası oteller, düşük fiyatlar ve imaj sorunundan tehlikeli bir kısır döngüye kapıldı.

Alman Frankfurter Rundschau Gazetesi, Türk turizminin çarpık yapılaşma, kapasite fazlası oteller, düşük fiyatlar ve imaj sorunundan oluşan tehlikeli bir kısır döngüye kapılmış durumda olduğunu öne sürdü.

 Gazetenin 3 0cak 2008 tarihli sayısında, Thomas Wüpper imzasıyla yayımlanan yazıda şu görüşler kaleme alındı: " Dalyan ilçesi ve ünlü kaplumbağa sahilleri turizm sezonunda yüz binlerce turistin ilgisini çekiyor. 80'li yıllarda İztuzu'nda ilk turistik otellerin temeli atıldığında, bunun Caretta sahillerinin sonu olacağından endişelenilmişti.

Alman doğa korumacısı Günter Peter'in başlattığı ve uluslararası düzeye ulaşan protestolar sayesinde inşaat planları engellendi ve o dönemden beri bu doğa cenneti koruma altına alındı.

Ne var ki kitle turizmi çirkin izini başka yerlere bıraktı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye'nin turizme açılacak alanlar konusunda İspanya ya da İtalya'nın düştüğü hataya düşmeyeceğini söylese de 8000 kilometre uzunluğundaki sahillerde çok sayıda otel ve tatil sitesi çoktan yan yana dizildi bile.

Paraya doymayan turizm stratejistlerinin hayalleri, Antalya'nın batısındaki Belek'te şimdiden gerçekleşmiş durumda. 12 kilometre uzunluğundaki sahilde yan yana dizili tolam 50 bin yatak kapasiteli beş yıldızlı 40 lüks otel, bir düzine golf sahası, alışveriş merkezleri, restoranlar ve sinemalarla turistlere bir çatı altında herşey dahil paket tur programları çerçevesinde tatil olanağı sunuyor. Bazı turistler tatil boyunca otelden bir kez bile dışarı çıkmıyor.


Peki, bu geleceğin modeli midir?

Kalite ve kitleleri harmanlama deneyimi cesurca bir atak.  Belek'in " Türkiye'nin ucuz tatil hedefi olmak istemediğini" göstermesi amaçlanıyor ancak Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı Başkanı Faruk Şen'in de uyardığı gibi, maalesef eğilim ters yönde.

Eylül ayında Türkiyeye gelen turist sayısı rekorlar yılı olarak adlandırılan 2005'te erişilen sayıyı geride bıraktı ama elde edilen turizm geliri 2005'te elde edilenden daha az. (14,6 milyar dolar.)

Faruk Şen'e göre bu azalmanın nedeni Doğu Avrupalı turistlerin sayısının yoğun bir şekilde artması ve zengin Alman turistlerin sayısının da onda bir oranında azalarak 3,8 milyona düşmesiydi.

Alman Seyahat Acentaları Birliği -DRV Başkanı Klaus Laepple ise turizm gelirindeki azalmayı, turizm bölgelerinde meydana gelen terörist saldırılara, karikatür krizine ve kuş gribine bağlıyor.

Ayrıca, bu yıl rezervasyonların yeniden arttığına işaret eden Laepple, yine de Türkiye'nin turistik belde olarak bir imaj sorunu olduğunun bilincinde.

Önceki yıllarda pazarlama ve stratejik planlama konusunda vahim hatalar yapıldığını açıkça ifade eden Faruk Şen, Almanya'daki bazı seyahat acentelerinin sezon dışında, uçak bileti karşılığında beş yıldızlı otelde bir hafta tatil hediye ettiğini örnek vererek kapasite fazlasının sudan ucuza elden çıkarıldığını belirtiyor.

 

Uzmanlara göre bunun nedeni turizm sektöründeki katı rekabet

Büyük seyahat şirketlerinin aksi takdirde İspanya'ya yönelecekleri tehdidi üzerine lüks oteller, otellerini doldurabilme ve pazarlayabilme mücadelesinde fiyatlarını zorunlu olarak düşürdü.

Özellikle PKK'nın geçen yıl düzenlediği terör saldırılarının ardından çok sayıda Alman seyahat acentesi de oda kontenjanını azalttı.

Bu durumdan istifade eden Rusya, Ukrayna, Gürcistan ve Bulgaristan'dan gelen Doğu Avrupalıların Antalya ve çevresindeki otelleri ele geçirdiğini söyleyen bir uzman, bu yıl Türkiye'ye gelen Rusların sayısının 2,4 milyonu bulduğunu belirtiyor. Bu da üçte birlik bir artışa işaret ediyor. Türklerin çoğu bu gelişmeyi şüpheyle izliyor. Bunun tek nedeni, iki halk arasındaki tarihe dayalı anlaşmazlıklar değil. Yerliler, daha şimdiden Kemer gibi betonlaştırılmış tatil beldelerinden küçümsercesine "küçük Rusya" diye söz ediyor.

Birçok yerde inşaat ve spekülasyon dalgası sahillerin ve Anadolu'nun el değmemiş doğal güzelliklerinin içlerine kadar uzanıyor.

İnşaat makineleri, özellikle turizmin kalesi Antalya'nın çevresindeki tatilcilerin çoğunun esasen en çok aradığı el değmemiş doğayı tahrip ediyor.

20 yıl önce 150 bin olan kentin nüfusu bugün beşe katlanmış durumda.

Otellerine doğru yol alan turistler, yol boyunca uçsuz bucaksız büyüyen kentin trafik sorunuyla karşılaşıyor.


Buna rağmen sadece burada 300 otelin daha yapılmasına izin verildi

Ülke genelinde toplam 300 bin yatak kapasiteli 1000'den fazla otelin inşaatı ise sürüyor.

Hükümet ve seyahat acenteleri, inşaat sektöründeki patlamayı ülkeye turizm geliri sağladığı gerekçesiyle onaylıyor.

Ülke gelirine katkısı neredeyse yüzde 6 olan turizm sektöründe 1,2 milyon kişi çalışıyor. Asıl kazancı elde edenlerse uluslararası tur operatörleri ile otel zincirleri.

Almanlar da bu sektörde iyi kazanıyor.

Bu yıl 6 milyonun üzerinde tatilcinin gittiği Antalya Havaalanı'nı Frankfurt merkezli Fraport şirketi işletiyor.

Türk-Alman ortalığu Sun Express, geçen yıl Boğaz istikametine neredeyse 3 milyon yolcu taşıdı.

Yerlilere ise seyahat endüstrisinde çoğunlukla sadece ucuz işleri yapmak kalıyor.

Bu durum özellikle taşradan gelen kesim için geçerli.

Alt yapısı zayıf Türkiye'nin doğusundan zengin turistik merkezlere ucuz işgücü akın ediyor.

Bazı otobüs sürücüleri, haftanın yedi günü durmaksızın 18 saat çalışıyor. İnsanların bu koşullarda çalıştıkları, genelde sadece kaza olduğunda ya da şoförler greve gittiğinde kamuoyu gündermine yansıyor.

Türkiye çarpık yapılaşma, kapasite fazlası oteller, düşük fiyatlar ve imaj sorunundan oluşan tehlikeli bir kısır döngüye kapılmış durumda.

Aslında, İtalya'nın Adria kıyısı veya İspanya'nın Costa Del Sol sahilleri gibi kitle turizminin yaşandığı sorunlu bölgelerden yeterince ibret alınması beklenirdi ancak Dalyan'daki gibi geri adım atıldığı şimdiye dek çok ender olarak görüldü.

Şimdi de Belek'te 120 bin ağacın kesilmesi öngörülüyor, zira daha çok golf ve diğer spor sahalarına ihtiyaç duyuluyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a göre turizm ülkenin bölgesel gelişiminin anahtarı.

2013 yılına kadar turistlerin sayısının ikiye katlanarak 40 milyona, 2023 yılındaysa 63 milyona çıkması hedefleniyor.

Ankara Hükümeti, bu hedefin tutturulması halinde yıllık turizm gelirinin dört katına çıkarak 60 milyar doları bulacağını umuyor.

Planlar arasında üç büyük havaalanının, yeni yat ve turistik yolcu gemileri için limanların yapımı ile Akdeniz'den Orta Anadolu ve Karadeniz'e kadar uzanacak yedi turistik koridor açılması da yer alıyor."

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.