• BIST 90.186
  • Altın 232,735
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 27 °C

Türk sivil havacılık filosu yeterli mi?

Musa Alioğlu

Dünyanın en büyük uçağı olarak tanıtılan Aırbus A-380'in Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Bu uçağın İstanbul Atatürk Havalimanı'na inemeyeceğini dile getirenler bence sadece gazetecilere konu verdiler. Oysa ortada yalın bir gerçek var ki , bu uçak bu alana tıpkı bir kuş gibi süzülerek iner,  indiği gibi de kalkar. Çünkü uçak full yolcu, full bagaj ve full yakıt taşımadığı sürece hiçbir sorun yaşanmaz. Bunu alan otoritesi de teyid ediyor.

Biz burada neleri tartışıyoruz, bakın başkaları neler yapıyor. Bu uçağın tasarım maliyetinin tam 12 milyar Avro olduğunu söylemek bilmem size bir şeyler anlatabilir mi? Ve yine bu uçağın birim maliyetinin 295 Milyon Amerikan Doları olduğunu söylemeyi de ihmal etmek istemem.  Aırbus'ın Avrupa sorumlularından Douglas Anderson'un verdiği bilgiye göre, bu uçak 29 Ekim günü İstanbul'a gelecek ve 30 Ekim sabahı aralarında benim de bulunacağım en fazla 200 kişilik bir gurupla bir demo uçuşu yapacak. Böyle bir uçağa binmek elbette her faniye nasip olmayacağı için kendimi şanslı kullardan hissediyorum. Umarım bir aksilik olmaz ve bu uçağı gördükten ve uçuş gerçekleştikten sonra sizlerle duygularımı paylaşmak isterim.

Gazeteciler, uçağın iniş meselesinden başka bir de, bu uçaktan kimler alacak konusunu sormayı ihmal etmediler. Ben onlara siz ya sayı saymasını bilimiyorsunuz, ya da dayak yemediniz diyecektim ama nezaketim elvermedi. Elbette benim de gönlüm arzu eder ki, bu uçaktan Türkiye'de de bulunsun. Başta THY olmak üzere, büyük şirketlerimizde böyle uçaklar bulunsun. Ama bu şimdilik bir hayaldir ve hayalden de öteye gitmez.

Bu hayalin gerçeğe dönüşmesi ancak sektörün güçlenmesi ve büyümesi ile olur. Bakınız sektörün en önemli aktörlerinden olan Boeing'in Ticari Uçaklar Pazarlama Direktörü Drew Magill, şirketinın pazara bakış raporunu geçen Mart ayında  İstanbul’da açıklamış ve  sivil havacılıkta hızla büyüyen Türkiye pazarının, önümüzdeki 10 yıl içinde, değeri 12 ile 16 milyar doları bulacak, 150 ila 190 yeni uçağa ihtiyaç duyacağını söylemişti.

Drew Magill, daha sonra  “Türkiye ekonomisi yaklaşık 5 yıldır aralıksız büyüyor ve bu büyüme trendinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye, ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak, havacılıkta da inanılmaz bir büyüme yakaladı. Pazara giren ve hizmet dışı kalacak uçaklar göz önüne alındığında, Türkiye’deki filo büyüklüğünün önemli oranda artacağına inanıyoruz. Türkiye’de havayollarına teslim edilecek uçakların da yaklaşık % 87’sini, Yeni Nesil Boeing 737 gibi tek koridorlu modeller oluşturacak.” demiş.

Şimdi bana göre bu sözlerin altı boş. Çünkü 10 yıl içinde 150 veya 190 yeni uçağa ihtiyaç olduğunu nasıl belirlemişler anlamış değilim. Ayrıca, Türkiye'deki havayollarına teslim edilecek uçakların yüzde 87'sinin de Boeing'in yeni nesil 737'lerinden oluşacağını nasıl ve neye dayanarak söylüyorlar, doğrusu bilmiyorum.

Bu beyefendinin sözlerine bakarak Türk sivil havacılık sektörünün büyüyeceğine inanmakta herkes serbesttir. Ama gelin görün ki hayatın gerçekleri öyle demiyor. Türkiye'de  THY ile birlikte tam 20 havayolu şirketi var. Bunların 3'u kargo şirketi, geri kalanları ise yolcu taşımacılığı yapan şirketlerdir. 2004 yılından bu yana kurulan şirket sayısı ise sadece 6'dır. Bu şirketlerin uçak sayısı 15'i bile geçmiyor.  Yani son 4 yılda sivil havacılık filomuza özel sektörden 15 uçak katılmış, THY'nin de buna yakın bir artışı olduğunu söylersek ortada öyle büyük bir artış göremiyoruz.

Eğer kurulan özel şirketler ortalama 5'er uçaklık filolara kavuşsaydı, bu beyefendinin görüşlerine katılacaktım. Ama ne yazık ki, sadece THY'nin beklenmeyen bir büyümesi dışında, önemli sayılacak bir büyüme göremiyorum.103 uçakla en büyük filoya sahip olan THY'nin dışında ikinci büyük şirket olan Onur'un 27 uçağı vardır. Diğer şirketlerin uçaklarıyla birlikte özel sektörün elinde de toplam olarak 115 uçak vardır. Bunların dışında 20'ye yakın da kargo uçağı vardır. Bu sayı zaman zaman değişmektedir. Ama ortalama bir sayı olarak bunu söylemek mümkün.

Yani kaba bir hesapla yolcu taşıyan uçak sayımız, THY dahil 220'nin üstünde değildir. Son kurulan şirketler 2005 ve 2006 yıllarında kurulmuştur. Ufukta yeni şirket kuruluşları var mı derseniz, yok diyebilirim. Sadece bir şirketin hazırlık yaptığı ve uçak kiralayacağını biliyoruz. Bunun dışında yine başka bir şirket havlu atarak bu işten vazgeçmiştir. Ayrıca turizm sektöründe Avrupa'da büyük bir marka olan Öger'in tekrar bir havayolu şirketi kuracağı söyleniyor.

Sektörde genel kanı, yasal mevzuatın artık şirket kurmayı zorlaştırdığı yönündedır.  Maddi yaptırımların arttırılması ve sıkı maddelerle sektörün büyümesinin önüne engel konulduğunu söyleyenler var. Bilindiği gibi, havayolu kuruluşlarının  tabii oldukları SHY 6A yönergesi 1 Haziran 2007 tarihinde revize edilerek yeniden yayınlandı. Buna, sektörden yüksek sesle büyük itirazlar geldi. Fakat, bir kaç madde dışında ortak yol, ortak akılla bulundu diyebilirim.

Şimdi ya kapıları sonuna kadar açıp her önüne gelenin şirket kurmasına izin vereceksiniz, ya da işi sıkı tutup  ciddi bir şekilde olaya yaklaşacaksınız. Bu anlamda  sivil havacılık otoritesinin doğruları fazla. Yani havacılık kamyonla karpuz taşımaya benzemez. Uçuş emniyeti konusunda alınan tüm önlemlere aynen katılmak durumundayız. Bunun dışındaki itirazları çözdükten sonra acaba diyorum şirket kurulmasında bir hızlanma olabilir mi? Pek sanmıyorum. Bu sektör, dışarıdan olaya yabancı olanlara çok cazip görülüyor. Belki de her otobüs firmasının  patronunun aklından "Yahu ben de bu insanları otobüs yerine uçakla taşıyayım, daha çok para kazanayım" hayali yatabilir. Aman yatmasın...Varsın sektör de büyümesin derim.

Böyle düşünüp bu sektöre girmek isteyenler olabiliyor. Özellikle işin maddi boyutunun farkında olmayan sektör çalışanları tanıdıklarını bu işe kanalize etmeye bayılıyorlar. Onlar şirket kurarsa kendilerine de daha üst düzey bir görev verirler diye düşünüyorlar. Böyle kurulma hayalinde olan bir kaç ofisteki, bir kaç masanın ve bir kaç hayalci adamın önünü kesmesi açısında Sivil havacılık Genel Müdürlüğü'ne ne kadar teşekkür etsek azdır.

Havacılık ciddi iştir ve de havacılık havaya gelmez derler. Doğrudur. Bu nedenle varsın sektör böyle kalsın. Sağlıksız ve hormonal büyümenin  yerine sağlıklı olarak yerinde saymak veya  küçülmek belki daha iyidir.

Bu yazı toplam 1145 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.