• BIST 95.394
  • Altın 277,806
  • Dolar 5,7622
  • Euro 6,3865
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 24 °C

Türk mutfağı dünyaya neden tanıtılamıyor?

Özkan Altıntaş

Bana Türk mutfağı denilince akar sular durur. Özellikle sebze ve zeytinyağı favorimdir. Çocukluğumdan beri taze fasulyenin yanına, soğüş domates geldiği zaman çikolatadan daha lezzetli gelir. Bir de patates yemeği geldiğinde çatalla patatesleri ezerim ve kıymalarla harman ederim. Sonra ise içine beyaz peynir veya yoğurt koyup ekmeğin üzerine sürdüğümde ise dondurma gibi gelir.
Bos baharatlı kapuskaya ise biraz pirinç veya bulgur konulduğunda lezzeti iki kat artar. Lahanaların arasında şişen pirinçler yemeğe ayrı bir lezzet katar.
İmam bayıldı, karnıyarık, patlıcan oturtma, patlıcan kebabı, hünkar beğendi, şakşuka ve gençlik günlerimden kalan bir lezzet daha patlıcan musakka…. Yani patlıcan Türk mutfağının kralıdır.
Tatlılara gelince benim favorim: Su muhallebisi… Çocukluğumda anneannem kolumdan tutar ve Kapalıçarşı’da Sandal Bedesten’den aşağıda bulunan ve şimdilerde yeller esen Çukur Muhallebicisi’ne götürürdü.

Ben vitrinde tepsiler içinde duran muhallebiyi ve ustanın onun kesip tabağa yerleştirmesini, üzerine gülsuyu ve pudra şekeri dökerek önüme konulmasını sabırsızlıkla beklerdim. Hangi muhallebiciye gitsem tercihim su muhallebisi olur…

Ancak sütlü tatlılar her zaman güzeldir. Sütlaç, muhallebi, tavuk göğsü, kazandibi…. Vazgeçilmez… Hatta Avrupalı Sultanahmet’teki pudding shop’tan lezzetini çok iyi biliyor.
Baklava ve diğerlerini… su böreği ve diğerlerini saysak yer kalmaz…
Türkiye’nin 81 ilinde aynı lezzet, ilçelerinde tarifleri sır olan yüzlerce lezzet daha var…
Ama dünyaya bunları anlatamıyoruz…
Televizyonda beslenme konusunda yapılan bir sohbette dikkatimi çekti. Doktor insanların hareketsiz yaşamlarına dem vurdu ve Türk mutfağı konuşuldu. Oradaki görüşlere aynen katılıyorum.
Hareketsiz yaşam ve oturan bir toplum nedeniyle mutfak batılılaştı.
Türk mutfağının gücü ülkemizde bile kalkıyor. Sulu yemek kavramı bitiyor.
Var mı yok mu fastfood…
Yani batılılaşan Türk mutfağının dünyaya layıkıyla ve gerçek isimleriyle açılması için özüne dönmesi lazım… Aşçılar dünya mutfağı ile değil, Türk mutfağında yarattığı harikalarla övünmelidirler.

Bu yazı toplam 543 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.