• BIST 103.378
  • Altın 162,713
  • Dolar 3,9500
  • Euro 4,6400
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 3 °C

Türk-Alman medya işbirliği (4)

Türk-Alman medya işbirliği (4)
Türk-Alman Medya Diyaloğu toplantısında “Haber içerikleri nasıl iyileştirilebilir?” oturumunda Türk-Alman medya işbirliği kurulması önerildi.
ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYETURİZM

ANTALYA- Antalya"da devam eden Türk-Alman Medya Diyaloğu toplantısının öğleden sonraki oturumunda “Haber içerikleri nasıl iyileştirilebilir?” başlıklı konuşmaların oturum başkanlığını Türk öğrencilere eğitim veren Anitta Steinmacher yaptı.



Sabah Gazetesinden Mikdat Karaalioğlu, Türklerin mağdur gibi gösterildiği ve kedyanın uslup değiştirmesi gerektiğini söyledi. Braunschweiger Zeitung"dan Paul Josef Raue, Türk ve Alman gazeteciler arasında işbirliği kurulması gerektiğini belirtti. Türkiye Gazetesi Almanya yayınları sorumlusu Ali İbrahimoğlu, Türklerin haklarını koruyan bir yayın politikası izliyoruz şeklinde konuştu.



MİKDAT KARAALİOĞLU ĞLU: ALMAN VE TÜRK MEDYASI USLUP DEĞİŞTİRMELİDİR
Sabah Gazetesi Avrupa Genel Müdürü Mikdat Karaalioğlu, iki toplumun birbirini anlayarak cevabını mutlaka vermesi gerektiğini belirterek şunları anlattı:
“Türk medyası açısından yapılması gereken değişiklikler neler olmalıdır. Türk medyasında Avrupa"daki Türkler hakkında haber verilirken Türkler kurban, mağdur, resmi daireler karşısında haksızlığa uğramış insanlar olarak veriliyordu. Bu haberler bize gelen tepkilere bakıldığında boşa yapıyan haberler değildi. Almanya"da yaşayan Türkler mağduriyet havası içndeler gibi gösteriliyor. Medyada yavaş yavaş uslup değişikliğine gitmek gerekiyor. Almanya"daki Türk toplumu çok hızlı bir değişim yaşıyor. Ancak bu değişimi tam olarak algıladığmızı düşünmüyorum. Çok çeşitli etkenler var ancak sonuçlarını irvöyoruz. Türk orta sınıf oluşuyor. Mesleki eğitimi olan üniversite eğitimi olan Almanyarla kıyaslandığında eksiğin olmayan bir orta sınıf oldu. Tıpkı Almanlar gibi rekabet halindeler. Daha iyi bir yaşam peşindeler. Avrupa vatandaşı olarak geleceklerini daha iyi ikame etmek için çalışıyorlar. Türk medyası olarak ulaşmamız gereken kitle budur. Türkiye"de her gazetenin farklı bakış açıları vardır. Ancak Almanya"da Türk medyası zaman zaman aynı şeyleri yazıyorlar.
Almanya"da farklı gazeteler var. Almanya"nın geleceğine dair farklı görüşler sunuyorlar. Alman ve Türk medyasının uslup değiştirme sorumluluğu vardır. Almanya"da oluşan orta sınıfın görülmesi teşvik edilmesi ve kabul edilmesi gerekmektedir. Ödüllendirildiğini gören Türkler o topluma daha fazla sahip çıkacaklardır. Pozitif örnekler neden öne çıkarılmıyor deniliyor. Bu konuda dikkatli davranıyoruz. Her türhlü toplumsal sorunun açıklıkla tartışılması lazımdır. Pozitif örnekler ise orta sınıf teorimle gündeme getirilmelidir.



JOSEF RAUE: ALAN VE TÜRK GAZETECİLER İŞBİRLİĞİ KURMALIDIR
Almanya"nın Aşağı Saksonya Eyaleti"nde Braunschweiger Zeitung"dan Paul Josef Raue “Haber içerikleri nasıl iyileştirilebilir derken demekki haberler kötü” doiye başladığın konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir arkadaşım Alman medyası neden Polonya halkı için yapılan haberler gibi Türkler için yapmıyor dedi. Türkiye"de gerilimler bulunuyor. Alman medyası Türkiye"deki gerilimlere ilgi duyuyor. Türkiye"nin bu kadar açık olmasından Alman medyası bu konuda bilgi sahibidir. Bir ülkenin bu kadar acık imajını çizmek kolay değildir. Türkiye haberlerinin kalitesine bakılırsa kaliteli olduğunu söyleyebiliriz. Bu haberler Türkiye"de yaşayan Alman gezetecilerden geliyor. Medyalar olağanüstüyü arıyor ve genelde böyle haberler olumsuz oluyor. Düz duran borular yerine kırılanı, deprem olmayan ülkeler yerine deprem olan ülkeleri yazıyoruz. Almanya"da istisna olarak 1500 yerel gazetemiz var. Lokal gazetelerde Türk girişimcisi hakkında yazılar yazılıyor. Türklar hakkında yoğun haber yapılıyor. Türklerin cinayeti de yazılıyor. Bu ırkçılık değildir. Avusturya"da yaşanan ensest olaylarını yazmamızda aynıdır. Bir töre cinayeti Almanya"da rastlanmaz. Onunla ilgili haberler daha yoğundur. Bu Alman toplumu ile olan farktır. Türkiye hakkında yazı yazarak Alman Basın Konseyi"nde bir Alman medyasının yargılanması olmamıştır. Bir haber hazırlandığında ülkelerin birbirleriyle kıyaslanması önemlidir.
Noelden önce bizde yapılar bir organizasyon nedeniyle 5 dinden din adamları çağırıp kendi dinlerini öğretmelerini amaçladık. Aralarında imamda vardı. Hiçbir gazetede böyle bir tartışma yapılmamıştı. Şimdi ülkeler ve dinler karşılaştırılarak karar varılıyor. Ancak insanların bilgiye dayanarak kendi kararlarını vermeleri gerekir. İmam neden islamla barış yoktur diye sormuştu. Bu tartışmalar ilerlemeye faydalıdır. Toplumu etkileyen medyalar sorumluluğu üslenmelidir.
ABD savaştan sonra Alman gazetecilerini davet etmiş ve bir gazeteci kuşağı yetişmişti. Anti-Amerikan anlayış böyle gelişmişti. Alman ve Türk basını arasında böyle bir şey yoktur.
Bu durumda özel girişimlerin olması değil, devletin görevidir. Alman gazeteciliği Anglo Sakson gazeteciliğinin etkisindedir. Türk ve Alman gazeteciliği arasındaki fark nerededir? Alman ve Türk gazeteciler arasında işbirliği kurulursa haberde düzelme sağlanabilir. Kültürel farklarda büyük değildir. Alman gazeteciler ramazan hakkında yazı yazınca sorun yaşamıyor. Türk medyası paskalya hakkında yeterli bilgiye sahip midir? Alman gazeteciler Türklerin basın özgürlüğünü anlamada zorluk çekiyorlar. Bir gazetecinin haberden hapse atılmasını anlayamayoruz. Spiegel olayından bu yana hiçbir Alman gazeteci haber yaptığı için hapse atılmadı. Gazetecilerin öldürülmesi veya tehdit edilmesi Almanya"yı çok etkiliyor. Türkiye"de durum ne kadar vahim diyoruz. Bu şartlar değişmeli diyoruz. Türkiye"deki gazetecilerin durumu AB ülkelerinden farklı olmamalı diyoruz. Gazeteci gerçeği yansıttığı zaman tehdit edilmemelidir. Hayatı tehlikede olmamalıdır. Gazetecileri birleştirecek olan budur. Sürekli olarak şunu yanlış bunu yanlış yapıyorsunuz denilmemeli. Bizde de sorunlar vardır. Yayın ve gazetecilik konusunda özendirme şarttır. Bu da haber içeriğini düzeltir. Bazen öyle şeyler üzerinde duruyoruzki bunların üzerinde durmaya değmez diyorum. Türkiye"nin misafirperverliği önemlidir.



ALİ İBRAHİMOĞLU: ENTEGRASYON İÇİN GENÇLERİ İTİCİ GÜÇ OLARAK KULLANMALIYIZ

Türkiye Gazetesi"nden Ali İbrahimoğlu, Türklerin haklarını korumak üzere yayın politikamızı devam ettiriyoruz şeklinde başladığı konuşmasında Yunanistan doğumlu olduğunu belirterek yaşadığı olaylardan örnekler verdi. İbrahimoğlu şöyle konuştu:
İki ülke toplum arasındaki barışın sağlanmasında medyanın sorumluluğu büyüktür. Alman ve Türk medyası arasında ortak bir kurum oluşturulmalıdır. Ama nasıl uygulanacağını bilemiyorum. Entegrasyona yardımcı olmak için Almanya"da yeni yetişen gençleri itici güç olarak kullanabiliriz. Sorumlu basın anlayışını geliştirmeliyiz.



Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.